bugün
- ben ahbap derneğine güveniyorum16
- seri gizli artı oy veren melek13
- insan olmaya ceyrek kala12
- ben burada ne yapıyorum hissi4
- yazarların lahmacun yeme rekorları8
- dünya kuzenler günü5
- ideal erkek boyunun 1 84 olması9
- nervio27
- adnan oktar6
- true abazanlığı4
- arkadaşlar bakar mısınız bi4
- erdoğan ın dünya lideri olması8
- çocukların şımarık olması6
- doktor bey vizitte6
- put6
- true ahlaksızlığı3
- sizin adınız yanınca doktorun yanına giren tip6
- kabak yemeği vs hamburger13
- velvet hanım günaydın6
- ilk buluşmada ne getirilmeli8
- izmirli kızlar8
- insan ömrü2
- türk kızlarının sekste başarısız olması4
- hoşlanılan kızın kot kafali olması2
- orduspor çocukları4
- 24 temmuz 2026 istanbul baraj doluluk oranı3
- 186 boyundaki erkek19
- norveç futbolu5
- diktatörlükle yönetilen ülkeler4
- yeni parti için alternatifli hazırlık5
- en büyük korkunuz7
- fatma soydaş7
- ilişkiyi bitirme cümlesi3
- genç işsizlik3
- sözlük yönetimine bir teşekkür4
- olm herkes nerede lan2
- ahmet sezer bey11
- altı ok'a ihanet edip mührü başka yere vurmak20
- neden iyi kızlarla tanışamıyoruz4
- velvet48
- en merak ettiğin ulu yazarı30
- bu sözlükte beni herkes tanır17
- gemici çakmağı3
- sabahın 6 sında uyanmak4
- bursalı erkekler9
- truevesti2
- alevi erkek8
- kemaliste dokundum ne yapmalıyım3
- gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır10
- nervionun merak ettiği yazar19
"ya tamam iyi ama..." diye yorumlanmaya başlanılabilecek bir filmdir. serinin yakın takipçisi olarak beğenmediğimi baştan söylemeliyim. ama bağımsız düşünülürse evet çok başarılı.
--spoiler--
şimdi eğer eksiyi basan arkadaşlar aramızdan ayrıldıysa ayrıntılı kritiğe geçiyorum. anne-baba dedikten sonra 3. kelime olarak "aaba" ve "bmmmmmm" diyerek arabaların üzerine atlayan birisi olarak ilk günden beri arabalara çok meraklıyımdır. modifiye vs gibi konulara hayatımdan ayırdığım vakit çoğu anne babanın çoçuğuna ayırdığı vakitten fazladır. gerçekten mesai ayırdığınız ve bildiğiniz konularda yanlışlar çok çabuk göze çarpar. sonuçta bir aksiyon filmi diyebilirsiniz ki evet öyledir ama bu serinin başlangıcı olan film bugün "fast five" ın sadece araba severlere değil, tüm dünyaya açılmasındaki en önemli etkendir. ilk filmdeki o doğallık, sokak kokusu, arkadaşlık ve ana yemek olan araba tutkusu insanları bu seriye bağımlı hale getirdi. bu film sayesinde zaten var olan modifiye sektörü çok geniş kitlelere ulaştı ve milyon dolarların döndüğü bir sektör haline geldi. aslında serinin ilk filmi dünya çapında bir akım başlattı. ama günümüzde bu akım çok farklı sonuçlar doğurmaya başladı. sadece bizim ülkemizde bile bilinçsiz yarış yapan insanların sebep olduğu ölümler katlandı. tüm dünyada çığ gibi büyüyen bu sektör aslında pek çok trafik canavarı doğurdu. aile arabası olarak dizayn edilmiş arabalara modifiye yapılmaya ve bu arabalardan filmlerdeki hareketleri yapmaları beklendi. sonuç hem görsel olarak hemde topluma yarattığı tehdit açısından rezaletti. özellikle tokyo drift filmiyle konu çok daha farklı yerlere ulaştı. sokak aralarında minibüslerle bile el freni çekmeler vs vs... benim son iki filmde gördüğüm ise artık bu akıma son verilmeye çalışılması. konu süper modifiyeli arabalardan uzaklaşıp, standard görünüme sahip araçlar ve iyi sürücülere yöneldi. git gide artan akıl almaz aksiyon sahneleri bu görüşü destekleyicidir. ister kabul edin ister etmeyin ama tv de veya sinemada gördüğünüz şey "yapılabilir" ise yaparsınız. ama görevimiz tehlike modundaysa yapmazsınız. senelerdir aksiyon filmlerinin hepsinde araba, kovalamaca vb. sahneler vardır ancak kimseyi trafik canavarı olmaya bu serinin ittiği kadar itmemiştir. artık serinin son 2 filminde süper ithal modifiye parçaları görmüyoruz. arabalar dolu evet ama sahne önünde modifiye yok. arabalar standart ve sürücülerin 400metrelik yarışlardan daha önemli dertleri var. dolayısıyla başta yaratılan imaj değiştirilmeye çalışılıyor. bencede olması gereken bu. asla pistler dışında yarışı desteklemiyorum. caddelerde yarışmak cahilliktir. gerçekten bu işi yapabilecek kadar hem yürekli hemde yetenekli insanlar pistlere çıkmalıdır. işte filmin ilk filme göre başarısız olmasının sebepleri ve son filmin bağımsız düşündüğümüzde bir aksiyon filmi olarak çok başarılı olmasının sebepleri bunlardır.
--spoiler--
edit: imla.
--spoiler--
şimdi eğer eksiyi basan arkadaşlar aramızdan ayrıldıysa ayrıntılı kritiğe geçiyorum. anne-baba dedikten sonra 3. kelime olarak "aaba" ve "bmmmmmm" diyerek arabaların üzerine atlayan birisi olarak ilk günden beri arabalara çok meraklıyımdır. modifiye vs gibi konulara hayatımdan ayırdığım vakit çoğu anne babanın çoçuğuna ayırdığı vakitten fazladır. gerçekten mesai ayırdığınız ve bildiğiniz konularda yanlışlar çok çabuk göze çarpar. sonuçta bir aksiyon filmi diyebilirsiniz ki evet öyledir ama bu serinin başlangıcı olan film bugün "fast five" ın sadece araba severlere değil, tüm dünyaya açılmasındaki en önemli etkendir. ilk filmdeki o doğallık, sokak kokusu, arkadaşlık ve ana yemek olan araba tutkusu insanları bu seriye bağımlı hale getirdi. bu film sayesinde zaten var olan modifiye sektörü çok geniş kitlelere ulaştı ve milyon dolarların döndüğü bir sektör haline geldi. aslında serinin ilk filmi dünya çapında bir akım başlattı. ama günümüzde bu akım çok farklı sonuçlar doğurmaya başladı. sadece bizim ülkemizde bile bilinçsiz yarış yapan insanların sebep olduğu ölümler katlandı. tüm dünyada çığ gibi büyüyen bu sektör aslında pek çok trafik canavarı doğurdu. aile arabası olarak dizayn edilmiş arabalara modifiye yapılmaya ve bu arabalardan filmlerdeki hareketleri yapmaları beklendi. sonuç hem görsel olarak hemde topluma yarattığı tehdit açısından rezaletti. özellikle tokyo drift filmiyle konu çok daha farklı yerlere ulaştı. sokak aralarında minibüslerle bile el freni çekmeler vs vs... benim son iki filmde gördüğüm ise artık bu akıma son verilmeye çalışılması. konu süper modifiyeli arabalardan uzaklaşıp, standard görünüme sahip araçlar ve iyi sürücülere yöneldi. git gide artan akıl almaz aksiyon sahneleri bu görüşü destekleyicidir. ister kabul edin ister etmeyin ama tv de veya sinemada gördüğünüz şey "yapılabilir" ise yaparsınız. ama görevimiz tehlike modundaysa yapmazsınız. senelerdir aksiyon filmlerinin hepsinde araba, kovalamaca vb. sahneler vardır ancak kimseyi trafik canavarı olmaya bu serinin ittiği kadar itmemiştir. artık serinin son 2 filminde süper ithal modifiye parçaları görmüyoruz. arabalar dolu evet ama sahne önünde modifiye yok. arabalar standart ve sürücülerin 400metrelik yarışlardan daha önemli dertleri var. dolayısıyla başta yaratılan imaj değiştirilmeye çalışılıyor. bencede olması gereken bu. asla pistler dışında yarışı desteklemiyorum. caddelerde yarışmak cahilliktir. gerçekten bu işi yapabilecek kadar hem yürekli hemde yetenekli insanlar pistlere çıkmalıdır. işte filmin ilk filme göre başarısız olmasının sebepleri ve son filmin bağımsız düşündüğümüzde bir aksiyon filmi olarak çok başarılı olmasının sebepleri bunlardır.
--spoiler--
edit: imla.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar