bugün
- en büyük aşklar pilav üstü az kuruyla başlar2
- hükümet değişse ülke düzelir mi2
- aşk acısı çekiyorum sözlük9
- orjinalinden iyi coverlar2
- the blair witch project2
- nickten isim tahmini yapmak10
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği15
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı17
- isteklerinize nasıl sınır koyuyorsunuz5
- zorunlu eğitim9
- dublajı orjinalinden daha iyi olan izlenceler2
- sözlüğün boşalması3
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek13
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi26
- guinness birası4
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı12
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- haramidere de haramilik yapmak5
- caddebostan da bostan yetiştirmek4
- batıl inançlar7
- sinem dedetaş11
- içinizde bomba atmasını bilmeyen hayvanlar var3
- kemalistler yunanistan'a defolsun8
- arkadaşlar pizza yer miyiz4
- cabrio tigra süren kadının arabasına atlatmak3
- muşlettin amca3
- masak'ın ahbap bağışlarını incelemesi2
- büyük filmlerden büyük replikler3
- kilolu olmak5
- mason greenwood11
- çerçeve yasa7
- mazot fiyatlarının suçlusu2
- yürüyen bok4
- şaka maka 40'a yaklaşmak6
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı18
- fetönün siyasi ayağı araştırlsın önergesinin reddi8
- apo hapisten çıkınca ak partililerin tepkisi8
- kedin mi var derdin var4
- ev ödevi2
- renault 9 broadway12
- başlarım böyle hayata deyip akp'ye üye olmak4
- gerçek sözlük yazarı uzun saçlı sakallı obez olur3
- zall adlı yazar4
- velvet hanım ile kahve içmek8
- 15 temmuz tiyatro mu7
- ispanya6
- aşağı saksonya2
Son yazısı..
--spoiler--
süreci değerlendirelim...
olayın iki tarafı var...
bir tarafta digitürk, kulüp ve tff idarecileri...
diğer tarafta takımlarına gönül vermiş taraftarlar, yani tabirimi lütfen mazur görün yani küçük domuzcuklar olan bizler, bunu da ben değil onlar öyle gördüğü için belirtiyorum...
yoksa bu durumun başka izahı var mı?
devam edelim...
tff ve renkleri gözetmeden kulüplerin bugüne kadar sergiledikleri tüm tavır ve davranışlar samimiyetsiz ve çıkar ilişkileriyle doluymuş...
özellikle dün mehmet ali aydınların dün satır aralarında kalan ve kan donduran açıklamalarına dikkat edin...
play-off sisteminin tamamen kulüplerin maddi menfaatini gözetmek için yapıldığı anlattı bize güzel güzel!
yani sistem bahane yeşil sermaye şahane!
bu açıklamaları duymadan yazdığım yazıda çarşamba maçlarını hızlandırılmış para kaynağı olarak belirtmiştim...
nitekim çarşamba maçlarının oynatılacak olmasından altında futbol gelişiminin değil digitürkün liglerin ertelenmesinin kaynaklanan açığının kapatılması düşüncesi olduğunu aydınlar bizzat söyledi...
satır arasında da şu cümleyi kuruyor "türkiye kupası maçlarını da azaltıyoruz"...
bizde yedik. türkiye kupası maçlarından çerez parası kazanan kulüplerin kupa umurunda mı?
neden umurunda olsun ki digitürk ile alakası yok!
bu ligin neden oynandığı ve niçin f.bahçenin küme düşürülmediği konusunun altında da tamamen bu yatıyormuş...
nihat özdemir ile aydınları tehdit etmediği kaldı...
o zaman bizi bank asyaya düşürün cümlesi tehtid değilde nedir?
f.bahçesiz lig olmaz mantığının altında yatan gerçeğin para musluğunun kısılması belki de digitürkün geri çekilmesiyle tamamen kapanması olduğunu daha nasıl itiraf edebilirlerdi?
uefa bu yaşananlara neden el koydu, neden trabzonspor ve beşiktaşa men cezası vermedi sorusunun cevabı ise çok açık...
eldeki mevcut delilleri inceleyen uefa müfettişi sadece f.bahçe ile ilgili bulguları gördü...
sürecin başından beri ne beşiktaş ne de trabzonspor için delil olmadığını hepimiz zaten biliyorduk...
neden bu insanlar içerde diye biz boşuna mı bas bas bağırıyoruz?
uefa delil görmeden neden beşiktaşı men etsin?
gelgelelim uefada federasyonu bu yüzden köşeye sıkıştırdı...
adamlar açık açık diyor ki;
sen bu delilleri görüp nasıl olurda f.bahçeyi bana gönderirsin. ben sana disiplin soruşturması başlatmadan sen gereğini yap...
bunun daha açık türkçesi veya anlaşılmayan tarafı var mı?
uefa delilleri gördüğü anda noktayı koymayı başardı...
peki bunun nedeni nedir?
uefanın iç tüzüğü buna müsade etmiyor...
tff ise yargı kararını beklemeyi tercih etti...
çünkü uefa olayı anlık değerlendirebilir, tff ise tüm olaylar açıklığıyla ortaya çıksın gereken herkes aynı anda ceza alsın mantığıyla hareket etmeyi tercih etti...
en azından ben böyle olduğuna inanıyordum...
ama o işin aslında yeşil sermayeymiş...
başından beri futbolumuzu temizlemeden, avrupaya kimseyi göndermeyin diye gırtlak yırtan aklı başında insanların dediğinin ne kadar doğru olduğu ortaya çıktı...
en azından bu yüzsüzlüğümüz yüzümüze vurulmazdı!
sen bu işi kendi içinde çözmeden hala avrupa sevdasında olursan işte seni böyle dünyaya madara ederler...
türk futbolu an itibari ile;
gerçekten temizlenmek ve tertemiz sayfa açmak istemediği için bitmiştir...
halen taraftarların cebine göz dikip para kazanma sevdasında olunduğu için bitmiştir...
adil karar alamadığını bile bile uefaya yalan söylediği için bitmiştir...
**
digitürk yetkilileri ve şansal efendi...
övündüğünüz, toz kondurmadığınız, lafıyla adam kovduğunuz aziz yıldırım sizi bu hale getirdi...
çıkıpta türk futbolu bitmiştir biz kurtaracağız tribine sakın siz girmeyin, pılınız pırtınızı toplayıp ülkeyi terkedin...
şansal efendi hele sen mümkünse müzik kanallarında bile boy gösterme, bu yaşadığın rezillik sana yeter..
--spoiler--
--spoiler--
süreci değerlendirelim...
olayın iki tarafı var...
bir tarafta digitürk, kulüp ve tff idarecileri...
diğer tarafta takımlarına gönül vermiş taraftarlar, yani tabirimi lütfen mazur görün yani küçük domuzcuklar olan bizler, bunu da ben değil onlar öyle gördüğü için belirtiyorum...
yoksa bu durumun başka izahı var mı?
devam edelim...
tff ve renkleri gözetmeden kulüplerin bugüne kadar sergiledikleri tüm tavır ve davranışlar samimiyetsiz ve çıkar ilişkileriyle doluymuş...
özellikle dün mehmet ali aydınların dün satır aralarında kalan ve kan donduran açıklamalarına dikkat edin...
play-off sisteminin tamamen kulüplerin maddi menfaatini gözetmek için yapıldığı anlattı bize güzel güzel!
yani sistem bahane yeşil sermaye şahane!
bu açıklamaları duymadan yazdığım yazıda çarşamba maçlarını hızlandırılmış para kaynağı olarak belirtmiştim...
nitekim çarşamba maçlarının oynatılacak olmasından altında futbol gelişiminin değil digitürkün liglerin ertelenmesinin kaynaklanan açığının kapatılması düşüncesi olduğunu aydınlar bizzat söyledi...
satır arasında da şu cümleyi kuruyor "türkiye kupası maçlarını da azaltıyoruz"...
bizde yedik. türkiye kupası maçlarından çerez parası kazanan kulüplerin kupa umurunda mı?
neden umurunda olsun ki digitürk ile alakası yok!
bu ligin neden oynandığı ve niçin f.bahçenin küme düşürülmediği konusunun altında da tamamen bu yatıyormuş...
nihat özdemir ile aydınları tehdit etmediği kaldı...
o zaman bizi bank asyaya düşürün cümlesi tehtid değilde nedir?
f.bahçesiz lig olmaz mantığının altında yatan gerçeğin para musluğunun kısılması belki de digitürkün geri çekilmesiyle tamamen kapanması olduğunu daha nasıl itiraf edebilirlerdi?
uefa bu yaşananlara neden el koydu, neden trabzonspor ve beşiktaşa men cezası vermedi sorusunun cevabı ise çok açık...
eldeki mevcut delilleri inceleyen uefa müfettişi sadece f.bahçe ile ilgili bulguları gördü...
sürecin başından beri ne beşiktaş ne de trabzonspor için delil olmadığını hepimiz zaten biliyorduk...
neden bu insanlar içerde diye biz boşuna mı bas bas bağırıyoruz?
uefa delil görmeden neden beşiktaşı men etsin?
gelgelelim uefada federasyonu bu yüzden köşeye sıkıştırdı...
adamlar açık açık diyor ki;
sen bu delilleri görüp nasıl olurda f.bahçeyi bana gönderirsin. ben sana disiplin soruşturması başlatmadan sen gereğini yap...
bunun daha açık türkçesi veya anlaşılmayan tarafı var mı?
uefa delilleri gördüğü anda noktayı koymayı başardı...
peki bunun nedeni nedir?
uefanın iç tüzüğü buna müsade etmiyor...
tff ise yargı kararını beklemeyi tercih etti...
çünkü uefa olayı anlık değerlendirebilir, tff ise tüm olaylar açıklığıyla ortaya çıksın gereken herkes aynı anda ceza alsın mantığıyla hareket etmeyi tercih etti...
en azından ben böyle olduğuna inanıyordum...
ama o işin aslında yeşil sermayeymiş...
başından beri futbolumuzu temizlemeden, avrupaya kimseyi göndermeyin diye gırtlak yırtan aklı başında insanların dediğinin ne kadar doğru olduğu ortaya çıktı...
en azından bu yüzsüzlüğümüz yüzümüze vurulmazdı!
sen bu işi kendi içinde çözmeden hala avrupa sevdasında olursan işte seni böyle dünyaya madara ederler...
türk futbolu an itibari ile;
gerçekten temizlenmek ve tertemiz sayfa açmak istemediği için bitmiştir...
halen taraftarların cebine göz dikip para kazanma sevdasında olunduğu için bitmiştir...
adil karar alamadığını bile bile uefaya yalan söylediği için bitmiştir...
**
digitürk yetkilileri ve şansal efendi...
övündüğünüz, toz kondurmadığınız, lafıyla adam kovduğunuz aziz yıldırım sizi bu hale getirdi...
çıkıpta türk futbolu bitmiştir biz kurtaracağız tribine sakın siz girmeyin, pılınız pırtınızı toplayıp ülkeyi terkedin...
şansal efendi hele sen mümkünse müzik kanallarında bile boy gösterme, bu yaşadığın rezillik sana yeter..
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar