bugün
- herkes yatsın iyi geceler8
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- oğlum çok güzel lan6
- cips olsa da yesek7
- istanbul un çok pahalı olması12
- the merich13
- sözlük kızlarının kombinleri20
- velvet vs nervio19
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- otobüste kitap okuyan insanlara bakmak3
- aklını yitirmek4
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- matbaanın gecikmesine sebep5
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- 50 tl ile rolling yapmak6
- horoz hayası çorbası5
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- velvet13
- en sevilmeyen ev işleri2
- oğuzhan uğur'un tutuklanması2
- slavko vincic15
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- bira cips6
- eski nahif sözlük kızları2
- nervio11
- ispanya20
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- manifest grubu3
- acıktım ben3
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- ona bir şey söyle9
- kadim kültürler4
- 2026 dünya kupası25
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- laptop5
- yarın iş olduğu gerçeği3
- aga be şarkılar5
- manyak olmaya karar verdim9
- devlet bahçeli5
- gocusuz sözlük4
- tememda kenka nalaka10
- bir yazarın cinsiyetini öğrenme yolları5
- kalpte velvele yaratan güzel yazar4
--spoiler--
Kündekâri tekniği
En erken örneklerini XII. yüzyılda Mısır, Halep ve Anadolu'da gördüğümüz kündekâri tekniği küçük ölçüde geometrik parçaların, yapıştırma ve çakma işlemi olmaksızın yalnızca yivler yardımıyla birbirine geçirilmesiyle sağlanmış, bundan ötürü bu teknikle yapılan eserler, günümüze dek dış etkenlerden zarar görmemiştir. Küçük tahta parçacıklarının damarları birbirine karşıt yerleştirilmiş, böylece birinin diğerinin nem ve ısısından çarpılması önlenmiştir.Bunun sonucunda da kündekâri tekniğiyle yaratılan eserler, yüzyıllar boyunca düzgünlüğünü koruyarak en iyi biçimde günümüze ulaşmıştır.
Kündekâri tekniği, yapılışına göre hakiki ve taklit olarak ikiye ayrılır. Bir çatma tekniği olan hakiki kündekâride, sekizgen, baklava ve yıldız formuna sahip, içi arabesk rölyefli ahşap parçalar ile bunları birbirine bağlayan oluklu ahşap kirişler iç içe geçerek bağlanmıştır. Bu parçaları birbirine tutturmak için çivi veya tutkal kullanılmamıştır.
Parçalar geçme olduğundan, ahşabın zamanla kuruyup ufalmasına bağlı blok şeklinde ayrılmalar ve yarıklar oluşmamaktadır. Konya Alaeddin Camii (XII.yy), Malatya Ulu Camii (XIII.yy), Niğde Sungurbey Camii (XIV.yy) ve Bursa Ulu Camii (XIV.yy) minberlerinde hakiki kündekârinin en başarılı örneklerini görmek mümkündür.
Taklit kündekâri tekniği ise, çakma ve rölyefli, tamamen çakma ve yapıştırma ve tamamen rölyefli olmak üzerebirkaç grupta incelenebilir.Özellikle minber yan aynalıklarında ve kapılarda görülen çakma ve rölyefli kündekâri tekniğinde, aynalıklar ahşap blokların yan yana getirilmesiyle tamamlanır. içi arabesk dekorla süslü sekizgen, baklava ve yıldız şeklinde parçalar birer kabara gibi rölyef halinde işlenmiştir. Bu çıkıntılı yüzeylerin arasına ise, geometrik kafesi meydana getiren kirişler çakılmıştır. Sekizgen, yıldız ve baklavalarda çivi yoktur, ancak aradaki çıtalar çiviyle tutturulmuştur.Ahşap blokların kuruyup küçülmesi halinde panoların arasında boydan boya ayrıklar görülür.Taklit kündekarinin hakiki kündekari tekniğine en çok yaklaştığı örnekleri, Kayseri Ulu Camii (XIII.yy) ve Ankara Kızılbey Camii (XIII.yy) minberleri ile Kastamonu Candaroğlu Mahmutbey Camii'nin kapılarında görüyoruz.
--spoiler--
Kaynak:
http://www.motiftr.com/L/TR/mid/160/
Kündekâri tekniği
En erken örneklerini XII. yüzyılda Mısır, Halep ve Anadolu'da gördüğümüz kündekâri tekniği küçük ölçüde geometrik parçaların, yapıştırma ve çakma işlemi olmaksızın yalnızca yivler yardımıyla birbirine geçirilmesiyle sağlanmış, bundan ötürü bu teknikle yapılan eserler, günümüze dek dış etkenlerden zarar görmemiştir. Küçük tahta parçacıklarının damarları birbirine karşıt yerleştirilmiş, böylece birinin diğerinin nem ve ısısından çarpılması önlenmiştir.Bunun sonucunda da kündekâri tekniğiyle yaratılan eserler, yüzyıllar boyunca düzgünlüğünü koruyarak en iyi biçimde günümüze ulaşmıştır.
Kündekâri tekniği, yapılışına göre hakiki ve taklit olarak ikiye ayrılır. Bir çatma tekniği olan hakiki kündekâride, sekizgen, baklava ve yıldız formuna sahip, içi arabesk rölyefli ahşap parçalar ile bunları birbirine bağlayan oluklu ahşap kirişler iç içe geçerek bağlanmıştır. Bu parçaları birbirine tutturmak için çivi veya tutkal kullanılmamıştır.
Parçalar geçme olduğundan, ahşabın zamanla kuruyup ufalmasına bağlı blok şeklinde ayrılmalar ve yarıklar oluşmamaktadır. Konya Alaeddin Camii (XII.yy), Malatya Ulu Camii (XIII.yy), Niğde Sungurbey Camii (XIV.yy) ve Bursa Ulu Camii (XIV.yy) minberlerinde hakiki kündekârinin en başarılı örneklerini görmek mümkündür.
Taklit kündekâri tekniği ise, çakma ve rölyefli, tamamen çakma ve yapıştırma ve tamamen rölyefli olmak üzerebirkaç grupta incelenebilir.Özellikle minber yan aynalıklarında ve kapılarda görülen çakma ve rölyefli kündekâri tekniğinde, aynalıklar ahşap blokların yan yana getirilmesiyle tamamlanır. içi arabesk dekorla süslü sekizgen, baklava ve yıldız şeklinde parçalar birer kabara gibi rölyef halinde işlenmiştir. Bu çıkıntılı yüzeylerin arasına ise, geometrik kafesi meydana getiren kirişler çakılmıştır. Sekizgen, yıldız ve baklavalarda çivi yoktur, ancak aradaki çıtalar çiviyle tutturulmuştur.Ahşap blokların kuruyup küçülmesi halinde panoların arasında boydan boya ayrıklar görülür.Taklit kündekarinin hakiki kündekari tekniğine en çok yaklaştığı örnekleri, Kayseri Ulu Camii (XIII.yy) ve Ankara Kızılbey Camii (XIII.yy) minberleri ile Kastamonu Candaroğlu Mahmutbey Camii'nin kapılarında görüyoruz.
--spoiler--
Kaynak:
http://www.motiftr.com/L/TR/mid/160/
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar