bugün
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı51
- sözlük erkeklerinin bicepsleri71
- sevgili olmanın çok saçma bir şey olması7
- kimsenin memleket takımı tutmaması13
- twitter da türklerle çinliler arasındaki kavga2
- eski sevgilinin bıraktığı iz8
- üzüntüsünü kimseye anlatmayan insan8
- akplisin yani27
- duanın bir şeye yaramaması28
- introsu atlanılmayan diziler6
- ısparta da gece hayatı14
- x de çinliler ve türklerin kavgası11
- hiçbir şey yapmak istemediğinizde ne yapıyorsunuz7
- kürtaj hak mıdır sorunsalı11
- fon vurgunu52
- benim bileğim yamuk mu10
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı15
- keşke kadın olsaydım diyen erkek2
- ajdar grup kursa muhtemel diğer üyeler6
- hesabını gizleyen erkek yazar10
- reddedilince öldürmek7
- kendine hayır demek4
- lezbiyen arkadaşınızı kız arkadaşınızla tanıştırma5
- gaye su akyol4
- berke özer7
- 1 kızın peşinden 10000 erkeğin koşması4
- ya aşkım senin neden bicepslerin yok diyen kız9
- vücut geliştirme ve eşcinsellik8
- kolye140
- samsun gece hayatı5
- azerbaycan'ın 31 türk vatandaşını istememesi4
- victor osimhen'in derbi açıklaması2
- sözlük erkeklerinin göğüs kasları12
- modacı erkeklerin top olması7
- gönlü zengin kalbi güzel erkek12
- sözlükteki fenerbahçeliler6
- fatma betül sayan kaya22
- bir oturuşta yarım ekmek tost yiyen erkek10
- işçileri köle gibi çalıştıran türk patronlar7
- sözlükte sevişilecek kız olmaması4
- hakkari de gece hayatı3
- arkadaşlar nerdesiniz4
- anın görüntüsü23
- aykirikadin13
- terlikle döven anne14
- götü güzel cüzdanı zengin sözlük erkekleri9
- internetin neden yavaş olması4
- ibrahim tatlıses'in 24 yaşında sünnet olması5
- fotosu yarım saatte 1500 beğeni alan kız5
- hiç uçağa binmemek7
--spoiler--
Buyur kulum!
BiR GECE, CEBRAiL Sidretül-Münteha'daydı. O esnada, Allah'tan sürekli: "Buyur kulum!" sesi geldiğini farketti. Bu sesi duyunca, kendi kendine: "Şimdi yeryüzünde bir kul Allah'ı çağırıyor olmalı. Acaba bu kul kim?" diye düşündü. Sonra da, içinden: "Şunu bir bilsem! Bu kulun kim olduğunu bilmiyorum ama, şurası aşikâr ki bu kul pek yüce bir kul olsa gerek. Nefsi ölmüş, ruhu diri!" diye geçirdi. Cebrail aleyhisselam, bu kulu muhakkak tanıma sevdasına düştü; yeryüzüne indi, denizler aştı, dağlar geçti. Fakat ne dağda böyle bir kimseyi buldu, ne de ovada! Yine melekût âlemine vardı. Allahu Teâlâ'nın hâlâ: "Buyur kulum!" dediğini işitiyordu. Bu kulu mutlaka öğrenmeliydi. Bir kez daha bütün âlemi döndü dolaştı, ama bu kulu yine bir türlü bulamadı. Allahu Teâlâ'ya halini arzedip: "Yâ Rabbi! Buyur kulum! buyurduğunuz o kulu görmek istiyorum. Onu bana buldur, bana bunun yolunu göster!" diye yalvardı. Allahu Teâlâ, Cebrail'e: "Rum ülkesine git, filan kiliseye gir, anlar, bilirsin" buyurdu. Cebrail yeryüzüne inip Rum ülkesine vardı. Allahu Teâlânın tarif buyurduğu kiliseye girdi. Bir de ne görsün? Bir adam, bir putun önünde ağlayıp inlemekte, o puta hitab edip durmakta! Cebrail bu manzarayı şaşırıp kaldı. içi kabardı, coştu, tuhaf bir hale geldi. O coşkunlukla tekrar melekût âlemine vardı. Dedi ki: "Yâ Rabbi! Bu işin içyüzünü anlat bana! O adam kilisede puta hitap ediyor, Sen buradan lutfedip ona cevap veriyorsun." Allahu Teâlâ: "Evet" buyurdu. "Onun gönlü kara; yolu şaşırmış, ama yolunu yanıldığını bile bilmiyor. O anlayışı sakat adam, gafletle yolunu şaşırmış ama, ben biliyorum. Ben yol şaşırmam, yanılmam." Sonra da: "Şimdi ona yol göstereyim de, hak dine girsin. Lutfumuz, onun özür dileyicisi olsun" buyurdu. Allahu Teâlâ bunu der demez, o adam yolunu şaşırdığını anladı, kalbine ve diline hidayet nasip oldu, adam "Yârabbi" diye yalvarıp dua etmeye başladı. Bu işi de, yeryüzünde her kulun O'nun kulu olduğunu bildirmek için yaptı.
--spoiler--
Buyur kulum!
BiR GECE, CEBRAiL Sidretül-Münteha'daydı. O esnada, Allah'tan sürekli: "Buyur kulum!" sesi geldiğini farketti. Bu sesi duyunca, kendi kendine: "Şimdi yeryüzünde bir kul Allah'ı çağırıyor olmalı. Acaba bu kul kim?" diye düşündü. Sonra da, içinden: "Şunu bir bilsem! Bu kulun kim olduğunu bilmiyorum ama, şurası aşikâr ki bu kul pek yüce bir kul olsa gerek. Nefsi ölmüş, ruhu diri!" diye geçirdi. Cebrail aleyhisselam, bu kulu muhakkak tanıma sevdasına düştü; yeryüzüne indi, denizler aştı, dağlar geçti. Fakat ne dağda böyle bir kimseyi buldu, ne de ovada! Yine melekût âlemine vardı. Allahu Teâlâ'nın hâlâ: "Buyur kulum!" dediğini işitiyordu. Bu kulu mutlaka öğrenmeliydi. Bir kez daha bütün âlemi döndü dolaştı, ama bu kulu yine bir türlü bulamadı. Allahu Teâlâ'ya halini arzedip: "Yâ Rabbi! Buyur kulum! buyurduğunuz o kulu görmek istiyorum. Onu bana buldur, bana bunun yolunu göster!" diye yalvardı. Allahu Teâlâ, Cebrail'e: "Rum ülkesine git, filan kiliseye gir, anlar, bilirsin" buyurdu. Cebrail yeryüzüne inip Rum ülkesine vardı. Allahu Teâlânın tarif buyurduğu kiliseye girdi. Bir de ne görsün? Bir adam, bir putun önünde ağlayıp inlemekte, o puta hitab edip durmakta! Cebrail bu manzarayı şaşırıp kaldı. içi kabardı, coştu, tuhaf bir hale geldi. O coşkunlukla tekrar melekût âlemine vardı. Dedi ki: "Yâ Rabbi! Bu işin içyüzünü anlat bana! O adam kilisede puta hitap ediyor, Sen buradan lutfedip ona cevap veriyorsun." Allahu Teâlâ: "Evet" buyurdu. "Onun gönlü kara; yolu şaşırmış, ama yolunu yanıldığını bile bilmiyor. O anlayışı sakat adam, gafletle yolunu şaşırmış ama, ben biliyorum. Ben yol şaşırmam, yanılmam." Sonra da: "Şimdi ona yol göstereyim de, hak dine girsin. Lutfumuz, onun özür dileyicisi olsun" buyurdu. Allahu Teâlâ bunu der demez, o adam yolunu şaşırdığını anladı, kalbine ve diline hidayet nasip oldu, adam "Yârabbi" diye yalvarıp dua etmeye başladı. Bu işi de, yeryüzünde her kulun O'nun kulu olduğunu bildirmek için yaptı.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar