bugün
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı9
- üç harflilerin size gösterdiği vizyonlar7
- incil vahiy9
- nervio hamferdi11
- recep tayyip erdoğan26
- diamond bey birader elmas beydir4
- 30 ağustos 2026 samsunspor fenerbahçe maçı8
- galatasaray11
- sarapci koala69
- 30 ağustos zafer bayramı16
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı29
- eksilemeyi hobi haline getirmek4
- zihin okuma mümkün mü4
- iq testi yaptırmış sözlük yazarları11
- nerede yanlış yaptım2
- winsley boteli2
- kadir mısıroğlunu vatandaşlıktan atan fenerbahçeli2
- tai lung44
- türklerin türkiye de asimile olması6
- gs'ye yapılan torpillere söylenmek10
- rafael leao34
- 0 0 713
- zihinsel atom2
- kışlık domates yapmak2
- almanya5
- anın görüntüsü19
- kadınlardaki sahiplenilme isteği8
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan34
- ismet gürbüz3
- mustafa kemal atatürk7
- mutlu ama uzak olsun6
- annenin hayatındaki kadını onaylamaması5
- sözlüğün en bohem yazarı5
- cem yılmaz7
- israil2
- aleksey batrakov11
- uludağ sözlük ten faşizm'i söküp atacağız23
- enayilerin bitik leao'ya 17 m euro maaş vermesi19
- beklenti2
- zihin kontrolü2
- baldız baldan tatlıdır3
- doğulu ve güneydoğulu türkler3
- uzun bacaklı ince belli iri göğüslü dar kalçalı4
- tom holland5
- şarap2
- zaman insanı olgunlaştırır mı4
- menzil cemaati ne üretiyor9
- tarihsizlik3
- ekt2
- sarapci koala'nın akp'li olması4
taahhüt yalanlı.
pencereden baktığımda gördüğüm krem rengi dolmuş her seferinde kalbimi uçuruyor. pijamalarım ve kafamdaki kurdele ile yanına koşup fotoğraf çektirmek istiyorum. o kadar güzel ki perdeyi çekmeye kıyamıyorum. küçüklüğüm geliyor aklıma sonra, korkunç bir insandım. pijamalarımın paçalarını çoraplarımın içine sokar, elektrik kesintilerinde insanların müziğe bakış açılarını değiştirirdim. koltuk tepelerinde ve caddelerde. sokağa çıkma yasaklı nüfus sayım günlerinde sokağa çıkınca öldürüleceğim korkusu birkaç gece kabus görmeme yol açmıştı. sonra masada ceviz kabukları vardı, bir de ölümsüzleştirilen anlar. süt, çağla, şapkalı panda dondurma, defile, geyikli kazak. şimdi hiçbiri yok. kakül kestirmek lazım belki de, bilmiyorum ki.
şimdi o günlere ait bir bakışa üç sayfa yazı yazmak vardı. başka bir üç sayfayı okumak vardı ama üç sayfaya bir bakış atasım dahi gelmiyor. bazen de gözlerimi sımsıkı kapatarak uyumaya çalışıyorum. uyumayı da mı öğrenemedim acaba? yok artık, çünkü ben on ikide uyuyup onda uyanabiliyorum. geçelim. bu tamam. ama tamam olmayan çok şey var. düşündükçe beynimin içinde dans eden kırıntılara rastlıyorum. unutayım hepsini desem yok olurum o boşluklarda, hepten kaybolurum. hiçbiri olmuyor, yapamıyorum. durduk yere en hastalıklı düşünce gelip kuruluyor beynimin orta yerine. bir adı var hayli karakter sahibi: vefasızlık. beni en çileden çıkaran. ben de öyleyim diye bir şey de diyemiyorum. göreceli misin acaba sen de demekten başka bir şey gelmiyor elimden. ayda bir arasan beni vefasız olmaz mısın, her gün arasam seni arsız mı dersin bana. şunu hatırlıyorum, yetmese de. sekiz dokuz yaşında falandım, yolda babamın bi arkadaşına denk gelmiştik annemle. babamdan bahsediyorlardı, adam tuttu babama vefasız dedi. kafa göz dalacaktım adama bacak kadar boyumla. o zamanlar vefasızlığı küfür sanıyordum, şimdi biliyorum. o adamı bulacağım!
pencereden baktığımda gördüğüm krem rengi dolmuş her seferinde kalbimi uçuruyor. pijamalarım ve kafamdaki kurdele ile yanına koşup fotoğraf çektirmek istiyorum. o kadar güzel ki perdeyi çekmeye kıyamıyorum. küçüklüğüm geliyor aklıma sonra, korkunç bir insandım. pijamalarımın paçalarını çoraplarımın içine sokar, elektrik kesintilerinde insanların müziğe bakış açılarını değiştirirdim. koltuk tepelerinde ve caddelerde. sokağa çıkma yasaklı nüfus sayım günlerinde sokağa çıkınca öldürüleceğim korkusu birkaç gece kabus görmeme yol açmıştı. sonra masada ceviz kabukları vardı, bir de ölümsüzleştirilen anlar. süt, çağla, şapkalı panda dondurma, defile, geyikli kazak. şimdi hiçbiri yok. kakül kestirmek lazım belki de, bilmiyorum ki.
şimdi o günlere ait bir bakışa üç sayfa yazı yazmak vardı. başka bir üç sayfayı okumak vardı ama üç sayfaya bir bakış atasım dahi gelmiyor. bazen de gözlerimi sımsıkı kapatarak uyumaya çalışıyorum. uyumayı da mı öğrenemedim acaba? yok artık, çünkü ben on ikide uyuyup onda uyanabiliyorum. geçelim. bu tamam. ama tamam olmayan çok şey var. düşündükçe beynimin içinde dans eden kırıntılara rastlıyorum. unutayım hepsini desem yok olurum o boşluklarda, hepten kaybolurum. hiçbiri olmuyor, yapamıyorum. durduk yere en hastalıklı düşünce gelip kuruluyor beynimin orta yerine. bir adı var hayli karakter sahibi: vefasızlık. beni en çileden çıkaran. ben de öyleyim diye bir şey de diyemiyorum. göreceli misin acaba sen de demekten başka bir şey gelmiyor elimden. ayda bir arasan beni vefasız olmaz mısın, her gün arasam seni arsız mı dersin bana. şunu hatırlıyorum, yetmese de. sekiz dokuz yaşında falandım, yolda babamın bi arkadaşına denk gelmiştik annemle. babamdan bahsediyorlardı, adam tuttu babama vefasız dedi. kafa göz dalacaktım adama bacak kadar boyumla. o zamanlar vefasızlığı küfür sanıyordum, şimdi biliyorum. o adamı bulacağım!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar