bugün
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı38
- fenerbahçeli yazarlar13
- ev boş gelsene diyen kızın amacı12
- sözlükte yasak aşk yaşadığına inandığımız yazarlar20
- yağmur yağınca direkt nescafe yapan kezban kız14
- queen ravenna'ya açık teklif9
- sözlük boş gelsene3
- aston villa'nın fenerbahçe'ye döşeyeceği boru4
- yeaaaaaaaaaaaah4
- 14 ekim 2026 fenerbahçe'nin ırzına geçilmesi6
- tarihin en güçlü aston villası3
- aslolan ağladıysan bi duşa gir6
- fenerin sevişirken ölü balık gibi yatması3
- kale3112'nin erik gibi hatun olması7
- aston villa'nın fenerbahçe'ye döşediği boru3
- erkeğin orospusu tipler8
- yeeeaaaahhh kadıköy5
- 14 ekim 2026 istanbul yağmuru10
- f6n6rb6hç62
- serenay sarıkaya5
- karton toplayan çocuğu aparta atmak2
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı86
- ithal kürtler10
- arkadaşlar acıktım5
- sindirella'nın orospu olması8
- karton toplayan abaza3
- sözlükte takılan evli barklı yazarların amacı28
- uludağ sözlükte yakışıklı erkek olmaması9
- akrabaların içindeki en zengin insan16
- din bilime engel mi3
- enayimiknatisii26
- eğleniyor muyuz gençler2
- insanı cinsel açıdan çekici yapan tuhaf ayrıntılar8
- arı alerjisi5
- fenerbahahahahahçe4
- tavukların pişmesi5
- aston villa fc3
- uludağ sözlük acil ilgi hattı15
- ilkokul bebesine türbanı savunmak33
- yağmurdan nefret etmeye başlamak8
- f4n4rb4hç42
- eşekten adam olur fenerden olmaz3
- din gerekli midir sorunsalı6
- belinde kobra dövmesi olan kadınla evlenilir mi7
- ankara abisi iyilik derneği11
- fenerbahçe3
- güzellik göreceli değildir2
- laptopun su çekmesi8
- nervionun beni reddetmesi7
- almanya da tuttuğunuz takım3
taahhüt yalanlı.
pencereden baktığımda gördüğüm krem rengi dolmuş her seferinde kalbimi uçuruyor. pijamalarım ve kafamdaki kurdele ile yanına koşup fotoğraf çektirmek istiyorum. o kadar güzel ki perdeyi çekmeye kıyamıyorum. küçüklüğüm geliyor aklıma sonra, korkunç bir insandım. pijamalarımın paçalarını çoraplarımın içine sokar, elektrik kesintilerinde insanların müziğe bakış açılarını değiştirirdim. koltuk tepelerinde ve caddelerde. sokağa çıkma yasaklı nüfus sayım günlerinde sokağa çıkınca öldürüleceğim korkusu birkaç gece kabus görmeme yol açmıştı. sonra masada ceviz kabukları vardı, bir de ölümsüzleştirilen anlar. süt, çağla, şapkalı panda dondurma, defile, geyikli kazak. şimdi hiçbiri yok. kakül kestirmek lazım belki de, bilmiyorum ki.
şimdi o günlere ait bir bakışa üç sayfa yazı yazmak vardı. başka bir üç sayfayı okumak vardı ama üç sayfaya bir bakış atasım dahi gelmiyor. bazen de gözlerimi sımsıkı kapatarak uyumaya çalışıyorum. uyumayı da mı öğrenemedim acaba? yok artık, çünkü ben on ikide uyuyup onda uyanabiliyorum. geçelim. bu tamam. ama tamam olmayan çok şey var. düşündükçe beynimin içinde dans eden kırıntılara rastlıyorum. unutayım hepsini desem yok olurum o boşluklarda, hepten kaybolurum. hiçbiri olmuyor, yapamıyorum. durduk yere en hastalıklı düşünce gelip kuruluyor beynimin orta yerine. bir adı var hayli karakter sahibi: vefasızlık. beni en çileden çıkaran. ben de öyleyim diye bir şey de diyemiyorum. göreceli misin acaba sen de demekten başka bir şey gelmiyor elimden. ayda bir arasan beni vefasız olmaz mısın, her gün arasam seni arsız mı dersin bana. şunu hatırlıyorum, yetmese de. sekiz dokuz yaşında falandım, yolda babamın bi arkadaşına denk gelmiştik annemle. babamdan bahsediyorlardı, adam tuttu babama vefasız dedi. kafa göz dalacaktım adama bacak kadar boyumla. o zamanlar vefasızlığı küfür sanıyordum, şimdi biliyorum. o adamı bulacağım!
pencereden baktığımda gördüğüm krem rengi dolmuş her seferinde kalbimi uçuruyor. pijamalarım ve kafamdaki kurdele ile yanına koşup fotoğraf çektirmek istiyorum. o kadar güzel ki perdeyi çekmeye kıyamıyorum. küçüklüğüm geliyor aklıma sonra, korkunç bir insandım. pijamalarımın paçalarını çoraplarımın içine sokar, elektrik kesintilerinde insanların müziğe bakış açılarını değiştirirdim. koltuk tepelerinde ve caddelerde. sokağa çıkma yasaklı nüfus sayım günlerinde sokağa çıkınca öldürüleceğim korkusu birkaç gece kabus görmeme yol açmıştı. sonra masada ceviz kabukları vardı, bir de ölümsüzleştirilen anlar. süt, çağla, şapkalı panda dondurma, defile, geyikli kazak. şimdi hiçbiri yok. kakül kestirmek lazım belki de, bilmiyorum ki.
şimdi o günlere ait bir bakışa üç sayfa yazı yazmak vardı. başka bir üç sayfayı okumak vardı ama üç sayfaya bir bakış atasım dahi gelmiyor. bazen de gözlerimi sımsıkı kapatarak uyumaya çalışıyorum. uyumayı da mı öğrenemedim acaba? yok artık, çünkü ben on ikide uyuyup onda uyanabiliyorum. geçelim. bu tamam. ama tamam olmayan çok şey var. düşündükçe beynimin içinde dans eden kırıntılara rastlıyorum. unutayım hepsini desem yok olurum o boşluklarda, hepten kaybolurum. hiçbiri olmuyor, yapamıyorum. durduk yere en hastalıklı düşünce gelip kuruluyor beynimin orta yerine. bir adı var hayli karakter sahibi: vefasızlık. beni en çileden çıkaran. ben de öyleyim diye bir şey de diyemiyorum. göreceli misin acaba sen de demekten başka bir şey gelmiyor elimden. ayda bir arasan beni vefasız olmaz mısın, her gün arasam seni arsız mı dersin bana. şunu hatırlıyorum, yetmese de. sekiz dokuz yaşında falandım, yolda babamın bi arkadaşına denk gelmiştik annemle. babamdan bahsediyorlardı, adam tuttu babama vefasız dedi. kafa göz dalacaktım adama bacak kadar boyumla. o zamanlar vefasızlığı küfür sanıyordum, şimdi biliyorum. o adamı bulacağım!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar