bugün
- yurtdışında arap mısın diye sorulması11
- yurtdışında hintli misin diye sorulması8
- belinde kelebek dövmesi olan yazarlar11
- karışık kızartma9
- haluk levent'e bile devletten daha çok güvenmek7
- karpuza limon sıkıp yemek4
- yavudi yuzır7
- haluk levent in tutuklanması8
- arkadaşlar bu nedir8
- mide küçülmesi3
- bulgara gitmek8
- 33 yaşında işsiz ve hala aile evinde yaşamak3
- dövmem var açtım bak kıyafeti6
- 16 temmuz 2026 gece selası9
- ciddi ciddi maymundan geldiğine inanmak9
- üstteki yazara bir hayat tavsiyesi bırak5
- boş beleş sözlük yazarı3
- 31 yıl hapis cezalısı manavgat ta yakalandı3
- birazdan bira içecek olmam4
- yumurta yememek5
- ekşi sözlük4
- çekirge istilası4
- tek gözle entry yazmak3
- küçükken suya buvu dermişim diyen kezo3
- kahve yapmaya gidiyorum2
- sebze suyu3
- 15 temmuz 2026 ingiltere arjantin maçı37
- babayla koridorda karşılaşmak5
- anfibir komando5
- rüyada işe gittiğini görüp uyanıp işe gitmek3
- ice tea şeftali3
- kahpe dölün soyu5
- apartman boşluğuna düşen kuş3
- recep tayyip erdoğan6
- arkadaşlar kaliteli entry girin4
- sokrates bugün yaşasa hangi başlıklara yazardı4
- memur zihniyeti5
- aşk evliliği mantık evliliğidir2
- ulunun en iyi 5 yazarı5
- bakla2
- 1930 dünya kupası2
- yavudilerin yavudiliği tebliğ etmemesi2
- normal sözlüğün çökmesi5
- dünyayı yöneten gizli örgütün wp grubu kurması4
- özgür özel'in yeni parti kurması gerekliliği2
- sindirella2
- bitter ve limon2
- mason greenwood59
- günün kritiğini yapmak3
- thomas tuchel5
taahhüt yalanlı.
pencereden baktığımda gördüğüm krem rengi dolmuş her seferinde kalbimi uçuruyor. pijamalarım ve kafamdaki kurdele ile yanına koşup fotoğraf çektirmek istiyorum. o kadar güzel ki perdeyi çekmeye kıyamıyorum. küçüklüğüm geliyor aklıma sonra, korkunç bir insandım. pijamalarımın paçalarını çoraplarımın içine sokar, elektrik kesintilerinde insanların müziğe bakış açılarını değiştirirdim. koltuk tepelerinde ve caddelerde. sokağa çıkma yasaklı nüfus sayım günlerinde sokağa çıkınca öldürüleceğim korkusu birkaç gece kabus görmeme yol açmıştı. sonra masada ceviz kabukları vardı, bir de ölümsüzleştirilen anlar. süt, çağla, şapkalı panda dondurma, defile, geyikli kazak. şimdi hiçbiri yok. kakül kestirmek lazım belki de, bilmiyorum ki.
şimdi o günlere ait bir bakışa üç sayfa yazı yazmak vardı. başka bir üç sayfayı okumak vardı ama üç sayfaya bir bakış atasım dahi gelmiyor. bazen de gözlerimi sımsıkı kapatarak uyumaya çalışıyorum. uyumayı da mı öğrenemedim acaba? yok artık, çünkü ben on ikide uyuyup onda uyanabiliyorum. geçelim. bu tamam. ama tamam olmayan çok şey var. düşündükçe beynimin içinde dans eden kırıntılara rastlıyorum. unutayım hepsini desem yok olurum o boşluklarda, hepten kaybolurum. hiçbiri olmuyor, yapamıyorum. durduk yere en hastalıklı düşünce gelip kuruluyor beynimin orta yerine. bir adı var hayli karakter sahibi: vefasızlık. beni en çileden çıkaran. ben de öyleyim diye bir şey de diyemiyorum. göreceli misin acaba sen de demekten başka bir şey gelmiyor elimden. ayda bir arasan beni vefasız olmaz mısın, her gün arasam seni arsız mı dersin bana. şunu hatırlıyorum, yetmese de. sekiz dokuz yaşında falandım, yolda babamın bi arkadaşına denk gelmiştik annemle. babamdan bahsediyorlardı, adam tuttu babama vefasız dedi. kafa göz dalacaktım adama bacak kadar boyumla. o zamanlar vefasızlığı küfür sanıyordum, şimdi biliyorum. o adamı bulacağım!
pencereden baktığımda gördüğüm krem rengi dolmuş her seferinde kalbimi uçuruyor. pijamalarım ve kafamdaki kurdele ile yanına koşup fotoğraf çektirmek istiyorum. o kadar güzel ki perdeyi çekmeye kıyamıyorum. küçüklüğüm geliyor aklıma sonra, korkunç bir insandım. pijamalarımın paçalarını çoraplarımın içine sokar, elektrik kesintilerinde insanların müziğe bakış açılarını değiştirirdim. koltuk tepelerinde ve caddelerde. sokağa çıkma yasaklı nüfus sayım günlerinde sokağa çıkınca öldürüleceğim korkusu birkaç gece kabus görmeme yol açmıştı. sonra masada ceviz kabukları vardı, bir de ölümsüzleştirilen anlar. süt, çağla, şapkalı panda dondurma, defile, geyikli kazak. şimdi hiçbiri yok. kakül kestirmek lazım belki de, bilmiyorum ki.
şimdi o günlere ait bir bakışa üç sayfa yazı yazmak vardı. başka bir üç sayfayı okumak vardı ama üç sayfaya bir bakış atasım dahi gelmiyor. bazen de gözlerimi sımsıkı kapatarak uyumaya çalışıyorum. uyumayı da mı öğrenemedim acaba? yok artık, çünkü ben on ikide uyuyup onda uyanabiliyorum. geçelim. bu tamam. ama tamam olmayan çok şey var. düşündükçe beynimin içinde dans eden kırıntılara rastlıyorum. unutayım hepsini desem yok olurum o boşluklarda, hepten kaybolurum. hiçbiri olmuyor, yapamıyorum. durduk yere en hastalıklı düşünce gelip kuruluyor beynimin orta yerine. bir adı var hayli karakter sahibi: vefasızlık. beni en çileden çıkaran. ben de öyleyim diye bir şey de diyemiyorum. göreceli misin acaba sen de demekten başka bir şey gelmiyor elimden. ayda bir arasan beni vefasız olmaz mısın, her gün arasam seni arsız mı dersin bana. şunu hatırlıyorum, yetmese de. sekiz dokuz yaşında falandım, yolda babamın bi arkadaşına denk gelmiştik annemle. babamdan bahsediyorlardı, adam tuttu babama vefasız dedi. kafa göz dalacaktım adama bacak kadar boyumla. o zamanlar vefasızlığı küfür sanıyordum, şimdi biliyorum. o adamı bulacağım!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar