bugün
- kolye140
- cep telefonu16
- nokia15
- rüzgar11
- bal9
- asla evlenilmeyecek erkekler5
- pazar günleri ekmek almak2
- sevgiliye uzaktan bakmak3
- lale13
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- günün sözü3
- pizza bira ikilisi2
- pazar günü erken kalkmak2
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- var olmak için ne yaptınız12
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- kader4
- galatasaray balı2
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- evi ev yapan şeyler14
- kaplan17
- billie eilish'in memeleri7
- fil9
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- kuş5
- bileklik19
- aslan15
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- yogartiksen39
- at6
- hizmet sektörü3
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- sevgili nedir7
- inançsızlığınız ve akıl almaz gecikmeniz3
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- brezilya7
- gül7
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- gece gece sinirlenmek4
- cadılar bayramında ne olacaksınız18
- kim kimi neden sevmiyor14
- galatasaray19
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- ankara8
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek12
- mavi4
- güne psikolojik bir tespit bırak4
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- fenerbahçe18
insanoğlunun belirli bir coğrafya içerisinde; dayanışması, paylaşması ve kendilerine has bazı yaşayış usülleri geliştirmesi ile oluşan milliyet kavramı zaman çarkının dişlileri arasında devletlere dönüşmüş durumda. Hatta öyleki devlet kavramı artık milliyetten de bağımsız bir tanım olma yolunda. Evet, işte insanoğlunun uyumsuzluğu ve gerçek dışı çekişmeleri ile oluşan sınırlar, parseller adımımızı attığımız heryerde. Açlık, cahillik, gayesizlik içerisinde birer gelişmiş hayvan olarak sürdürdüğümüz bu dayanışmasız yaşantımızın işleyişini düzenleyen bahçelerdir devletler. Ülkeler arasında onurlu yaşamaya çalışan bir ülkeydi Türkiye. Emperyalist güçlere göğüs gererek kurulmuş, kabuğunu kırarak yeşermiş bir ülke bizimki. Şu sıralar yaşadığımız; "ver gülüm, ver gülüm" mantığı ile 100 yıllık sömürü stratejileri belirlenmiş ülkelerle masaya oturan ve onlara öz kaynaklarını peşkeş çeken bir yönetimi başa getiren insanların bulunduğu bir Türkiye. Güzel, utangaç, ham insanların doyduğu, bazen aç kaldığı, genellikle sadece doymaya çalıştığı Türkiye. Devrim denince yalnızca Cumhuriyetin ilk yıllarını utanmadan konuşabilen, mahçup ülke. Düşünenlerinin fişlerinin çekildiği, balyozlar ve militarizmin ülkesi. Kendi çocuğuna BABA diye seslenen insanların olduğu bir ülke yaşadığımız. Devlet babası ile huzursuz bir Türkiye bizimki. Futbol takımlarının rekabetinden, söylenen şarkının diline kadar her an iç savaşın çıkabileceği nedensiz nedenleri olan o vakur topraklar.. Utanmaktır devrimin kendisinden hastalığımızın sebebi. Atatürkle bitti sanmaktır. Aslında bir başlangıcı son diye adlandırmaktır kanımızdaki virüs. ilacı bizde : Onurlu ama bir müddet lükssüz yaşayabilmektir gelecekte var olacak sağlıklı Türkiye!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar