bugün
- bütün eziklerin 80 ler paylaşımı yapması15
- uyudun mu11
- hayattan beklentiler7
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i22
- şeffaf ayakkabı9
- 81 ilde sığınak yapılması7
- patso3
- kadın bacağı paylaşan mehdi4
- kafasında konuşan sesi uzaylı zannetmek6
- gammazların gizli hesapları görebilmesi2
- sinek as5
- deliler bize ne anlatıyor sorunsalı7
- gebze yi gebze yapan şeyler3
- olgunlaştıkça farkına varılan şeyler4
- sözlüğün en kültürlü yazarı2
- insanı yoran duygular6
- at eti yemek3
- queen ravenna ve cinleri14
- bir zihinden diğer zihne geçen memler8
- spora başladım4
- manifestten hangi kızla sevişirdin16
- öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler5
- mesleğinizi söyleyince muhatap olduğunuz sorular12
- komünistlerin tatar sürgünü2
- pandela 310
- sözlük şifresinin uzaylılar tarafından çalınması6
- karabüyü yapılan kaynananın hala yaşaması7
- özgüven3
- ahlak abartılmış balon bir kavramdır5
- tavuğun neden kanatları var11
- beni affettiğini söylesin gideyim10
- sözlükte üzdüğüm yazarlar11
- sueda uluca silvermist benzerliği11
- hastanede kendini siktiren güvenlik kız2
- izmir yanıyor5
- sözlüğün en masum yazarları18
- hayatın insana diz çöktürmeye çalışması5
- uludağ sözlük deli istilası4
- taliban7
- sonbahar depresyonu4
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü12
- karton toplayan birini görseniz naparsınız5
- öldükten sonraki ilk 1 milyar yıl4
- kadınların cinsel cinsel konuşması3
- kuru patlıcan dolması4
- bilim ve materyalizm her şeyi açıklamaz4
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı8
- kulaklık6
- çok sıkıcısın be sözlük4
- büyülü zihinle seçici kitap okuma4
--spoiler--
Henüz 16 yaşındaydı...
Tam bir ay önce otobüse binmişti. Akşam saatiydi, hava kararmıştı. Eve gidecek, yemeğini yiyecek, dersine çalışacaktı.
Henüz dünyadan haberi yoktu. Otobüse binmenin onun ölümü olacağını da bilmiyordu elbet.
Küçükçekmece'de otobüsü durduruldu.
Molotoflandı ve yakıldı.
Serap gençti... Hatta çocuktu daha...
Ne olduğunu bile anlamadan yanmaya başladı.
Ve bir ay sonra, dün öldü.
Onu öldürenler de genç insanlardı, hatta çocuktular.
Dağdan teröristler iniyordu, davul zurna çalınıyordu.
Başbakan teröristlere aftan bahsediyordu.
Asker öldüren bile affedilirken molotof atmanın ne cezası olabilirdi ki bu ülkede?
Hem onlara "gariban Kürt çocukları" deniliyordu.
Onlar istediği kadar karakol taşlar, polise saldırırdı ve hep de masum olurlardı.
Çünkü devir, teröristlere "barış elçisi" muamelesi yapıldığı bir devirdi.
Devir, Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı devriydi.
Devir, komutanların hapse tıkıldığı bir devirdi.
Devir, Apo'ya tenis salonu tahsis edildiği bir devirdi.
Onlar da devre uydu ve otobüsü molotofladı.
Ve Serap'ı oracıkta yaktılar.
Çünkü bu ülkede idam insanlık suçuydu. idam isteyene cani denilirdi.
Ama isteyen istediği gibi -yakarak bile- insan öldürebilirdi. idam suçtu ama insan yakmak barış eylemiydi.
Bu ülkede adam öldürene "barış elçisi" denilirdi.
N'apsındı o çocuklar da bunu biliyordu.
O nedenle, rahatça, korkmadan, korunacaklarını bilerek, onları kurtaracak hukukçu ordusu, aydın korosu olacağını bilerek, rahatça yaktılar Serap'ı...
Serap yandı...
Hastanede bir ay yattı, tıp çaresiz kaldı.
Tıp ancak hastaları diriltebilirdi zaten. Ya vicdanları?
Bir ay boyunca Serap'ın yanan derisini yüreklerinde hissetmeyen sözde barışçı aydınların vicdanını ne diriltebilirdi?
Bir ay boyunca teröristler için yazılar döşenen o barış sever aydınların aklına bile gelmedi Serap...
Ne Sezen Aksu bir şeyler mırıldandı onun için ne de diğer hümanist sanatçılar.
Ve dün ölmeseydi haber de yapmayacaktı gazeteler...
Çünkü Serap bir Türk'tü... O teröre bulaşmamıştı...
O suç işlememişti... O masumdu...
Halbuki bu ülkede sadece teröristler, suçlular, katiller içindi hümanizm.
insanlık, Serap gibilere, masum sivillere kapalıydı bu ülkede.
insanlık, Küçükçekmece otobüsünde henüz son durağa gelmeden çoktan ölmüştü bu ülkede.
Serap'ın ağlayanı da olmayacak.
Serap'ın annesi ağlayacak ama onun ağlamasını kimse dinlemeyecek. Çünkü bu ülkede bu ülkeye hayırlı insan yetiştiren anneler için ağlamak normaldi.
Çünkü onlar terörist değil vatan evladı yetiştirmişti.
Çünkü onlar katil yetiştirmemişti.
Ve Serap'ın katilinin peşine düşmeyecek bu ülkede hukuk... Dalga dalga operasyonlar yapılmayacak...
Çünkü Serap'ın katilleri PKK'lı.
Çünkü bu ülkede hukuk da tıpkı vicdanlar gibi...
Teröriste davul zurna karşılama, askere operasyon...
Analar ağlamasın mı şimdi...
Ölen gencecik masum yavrusuna ağlamasın mı analar?..
Sussun mu vicdanlar?..
Düzene mi uysun yürekler?..
Ağla sevgili yurdum ağla...
Ölen insanlığa ağla...
--spoiler--
Henüz 16 yaşındaydı...
Tam bir ay önce otobüse binmişti. Akşam saatiydi, hava kararmıştı. Eve gidecek, yemeğini yiyecek, dersine çalışacaktı.
Henüz dünyadan haberi yoktu. Otobüse binmenin onun ölümü olacağını da bilmiyordu elbet.
Küçükçekmece'de otobüsü durduruldu.
Molotoflandı ve yakıldı.
Serap gençti... Hatta çocuktu daha...
Ne olduğunu bile anlamadan yanmaya başladı.
Ve bir ay sonra, dün öldü.
Onu öldürenler de genç insanlardı, hatta çocuktular.
Dağdan teröristler iniyordu, davul zurna çalınıyordu.
Başbakan teröristlere aftan bahsediyordu.
Asker öldüren bile affedilirken molotof atmanın ne cezası olabilirdi ki bu ülkede?
Hem onlara "gariban Kürt çocukları" deniliyordu.
Onlar istediği kadar karakol taşlar, polise saldırırdı ve hep de masum olurlardı.
Çünkü devir, teröristlere "barış elçisi" muamelesi yapıldığı bir devirdi.
Devir, Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı devriydi.
Devir, komutanların hapse tıkıldığı bir devirdi.
Devir, Apo'ya tenis salonu tahsis edildiği bir devirdi.
Onlar da devre uydu ve otobüsü molotofladı.
Ve Serap'ı oracıkta yaktılar.
Çünkü bu ülkede idam insanlık suçuydu. idam isteyene cani denilirdi.
Ama isteyen istediği gibi -yakarak bile- insan öldürebilirdi. idam suçtu ama insan yakmak barış eylemiydi.
Bu ülkede adam öldürene "barış elçisi" denilirdi.
N'apsındı o çocuklar da bunu biliyordu.
O nedenle, rahatça, korkmadan, korunacaklarını bilerek, onları kurtaracak hukukçu ordusu, aydın korosu olacağını bilerek, rahatça yaktılar Serap'ı...
Serap yandı...
Hastanede bir ay yattı, tıp çaresiz kaldı.
Tıp ancak hastaları diriltebilirdi zaten. Ya vicdanları?
Bir ay boyunca Serap'ın yanan derisini yüreklerinde hissetmeyen sözde barışçı aydınların vicdanını ne diriltebilirdi?
Bir ay boyunca teröristler için yazılar döşenen o barış sever aydınların aklına bile gelmedi Serap...
Ne Sezen Aksu bir şeyler mırıldandı onun için ne de diğer hümanist sanatçılar.
Ve dün ölmeseydi haber de yapmayacaktı gazeteler...
Çünkü Serap bir Türk'tü... O teröre bulaşmamıştı...
O suç işlememişti... O masumdu...
Halbuki bu ülkede sadece teröristler, suçlular, katiller içindi hümanizm.
insanlık, Serap gibilere, masum sivillere kapalıydı bu ülkede.
insanlık, Küçükçekmece otobüsünde henüz son durağa gelmeden çoktan ölmüştü bu ülkede.
Serap'ın ağlayanı da olmayacak.
Serap'ın annesi ağlayacak ama onun ağlamasını kimse dinlemeyecek. Çünkü bu ülkede bu ülkeye hayırlı insan yetiştiren anneler için ağlamak normaldi.
Çünkü onlar terörist değil vatan evladı yetiştirmişti.
Çünkü onlar katil yetiştirmemişti.
Ve Serap'ın katilinin peşine düşmeyecek bu ülkede hukuk... Dalga dalga operasyonlar yapılmayacak...
Çünkü Serap'ın katilleri PKK'lı.
Çünkü bu ülkede hukuk da tıpkı vicdanlar gibi...
Teröriste davul zurna karşılama, askere operasyon...
Analar ağlamasın mı şimdi...
Ölen gencecik masum yavrusuna ağlamasın mı analar?..
Sussun mu vicdanlar?..
Düzene mi uysun yürekler?..
Ağla sevgili yurdum ağla...
Ölen insanlığa ağla...
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar