bugün
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- hangi yazarla çift olursunuz28
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz20
- whatsapp telegram discord grupları sözlüğü bitirdi18
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- silvermist sözlükten gitmesin kampanyası11
- murat kekilli dinleyip intihar eden gençler6
- ya bi siktirin gidin15
- üzülünce kime gidersiniz8
- sözlükte bile yalnız olmak10
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı22
- sözlük çiftleştirme servisi11
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- akp de fon krizi tartışmaları2
- nick vermeden bir yazara seslen13
- ulu sözlük telegram grubu12
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- şapka takar mısınız12
- sözlük yazarlarının eski sevgiliyi unutma süresi11
- ucan tekme atan hipopotam43
- arkadaşlar ben de hesabımı siliyorum11
- bakıp bakıp adım atmayan erkek17
- sözlükte sevgili yazar eksikliği9
- roman karakteri olsaydınız hangisi olurdunuz16
- istanbul12
- erkeklerin sohbet muhabbet edememesi7
- arkadaşlar sizce neyimi düşüreyim14
- penis boyu takıntısı3
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- sarapci koala hatayi13
- 2026 lisans kpss sonuçları8
- yemek yedikten sonra kusmak9
- fon skandalı önergesini akp ve mhp'nin reddetmesi5
- maltepe'deki çöken binanın kaçak katları13
- nervionun beni engellemesi10
- sezen taş7
- sümüklü böcek çiftleşmesi6
- düş sokağı sakinleri3
- arkadaşlar buldum9
- maaşınızla nasıl yatırım yapıyorsunuz11
- büyük oyunu görmek9
- şükürcülük9
- ismet gurbuz'ün tırnakları4
- karton toblayan cocuga arkadan sımsıkı sarılmak5
- bir bela geliyorun profil fotosu4
- kemalizmin çöküşü8
- ingiliz dili ve edebiyatı bitirmek3
- 2200 yılında nasıl görünürdüm4
- sizce karizma mıyım13
istanbul'da seçkin bir ailenin çocuğu olarak doğan Abdülhak Hamit Tarhan, özel eğitim gördü. 1876-1912 arasında Paris, Bombay, Londra, Lahey, Brüksel'de çeşitli diplomatik görevlerde bulundu.
1928'de seçildiği istanbul Milletvekilliği görevini ölümüne dek sürdürdü. Türk edebiyatında Şinasi ile başlayan yenileşme hareketi ilk büyük aşamasını onunla yaptı.
Divan edebiyatı nazım biçimleri ve kalıplarından kurtardığı şiire bütünüyle Avrupai bir nitelik kazandırdı. Yeni aruz kalıpları kullandı, duraksız hece ölçüsünü, vezinsiz, yalnızca kafiyeli şiiri denedi.
Şiirin alanını genişletti, yeni imgeler ve çarpıcı söyleyişlerle biçemi yenilerken, içeriğe felsefi bir derinlik kattı. Eşi Fatma Hanım'ın ölümü üzerine yazdığı 'Makber' (1885) hayat-ölüm, inanç-inançsızlık, boyun eğme-isyan arasında gidip gelen bir çığlık, bir ürpertiydi.
'Tarık yahut Endülüs Fethi' (1879), 'Eşber' (1880), 'ilhan' (1913), 'Finten' (1918), 'ibn Musa' (1919) gibi genellikle sahneye konulmaya elverişli olmayan, bazılan manzum tiyatro eserlerinin konularını daha çok tarihsel olaylardan aldı.
12 Nisan 1937'de kısa bir hastalıktan sonra istanbul'da, Maçka Palas'taki dairesinde hayata veda etti. Cenazesi 14 nisanda yeni açılan Zincirlikuyu Mezarlığı'nda ilk kabiri oluşturmak üzere toprağa verildi.
Atatürk'ün kendini temsilen yaverlerinden birini gönderdiği törene mülki ve askeri erkanın yanı sıra Hüseyin Siret Özsever, Ali Ekrem Bolayır, Hüseyin Cahit Yalçın, ismail Habib Sevük, ibrahim Çallı, Burhan Toprak, Musahipzade Celal, Mazhar Osman Usman, Akil Muhtar Özden gibi edebiyat, sanat ve bilim dünyasının ünlü isimleri katıldı.
Türk edebiyatının en üretken şairlerinden biri olan Abdülhak Hamit yaşadığı döneminin en büyük şairi sayıldı ve Şair-i Azam diye anıldı.
Eserleri
Şiirleri: 'Sahra' (1879), 'Makber' (1885), 'Ölü' (1885), 'Kahpe' (1885), 'Hacle' (1886), 'Bala'dan Bir Ses' (1911), 'Validem' (1913), 'Yadigar-ı Harb' (1913), 'ilham-ı Vatan' (1918), 'Tayflar Geçidi' (1919), 'Garam' (1919), 'Yabancı Dostlar' (1924).
Tiyatroları: 'Macera-ı Aşk' (1873), 'Sabrü Sebat' (1875), 'içli Kız' (1875), 'Duhter-i Hindu' (1876), 'Nesteren' (1878), 'Tarık yahut Endülüs'ün Fethi' (1879), 'ibn-i Musa' (1880), 'Tezer' (1880), 'Eşber' (1880), 'Finten' (1898), 'Sardanapal' (1908), 'Liberte' (1913).
Tarhan'dan iki şiir
Makber
Eyvah ne yer ne yar kaldı
Gönlüm dolu ah u zar kaldı
Şimdi buradaydı gitti elden
Gitti ebede gelip ezelden
Ben gittim o haksar kaldı
Bir köşede tarumar kaldı
Baki o enisi dilden eyvah
Beyrutta bir mezar kaldı
Bildir bana nerde nerde Ya Rab
Kim attı beni bu derde YA Rab
Nerde arayayım o dil rübayı
Kimden sorayım bi-nevayı
Derler ki unut o aşnayı
Gitti tutarak reh-i bekayı
Sığsın mı hayale bu hakikat
Görsün mü gözüm bu macerayı?
Sür'atle nasıl da değişti halim
Almaz bunu havsalam hayalim.
Çık Fatıma! lahteden kıyam et
Yanımdaki haline devam et
Ketn etme bu razı şöyle bir söz
Ben isterim ah öyle bir söz
Güller gibi meyl-i ibtisam et
Dağı dile çare bul meram et
Bir tatlı bakışla bir gülüşle
Eyyamı hayatımı temam et
Makber mi nedir şu gördüğüm yer
Ya böyle reva mı ey cay-ı dilber
içimde Sen
Yine gece, yine hüzün
Ve yine içimde sen
Ve yine biliyor musun?
içimde sen olunca hüzün de güzel...
http://www.cnnturk.com/YA...;HID=1&haberID=155387
1928'de seçildiği istanbul Milletvekilliği görevini ölümüne dek sürdürdü. Türk edebiyatında Şinasi ile başlayan yenileşme hareketi ilk büyük aşamasını onunla yaptı.
Divan edebiyatı nazım biçimleri ve kalıplarından kurtardığı şiire bütünüyle Avrupai bir nitelik kazandırdı. Yeni aruz kalıpları kullandı, duraksız hece ölçüsünü, vezinsiz, yalnızca kafiyeli şiiri denedi.
Şiirin alanını genişletti, yeni imgeler ve çarpıcı söyleyişlerle biçemi yenilerken, içeriğe felsefi bir derinlik kattı. Eşi Fatma Hanım'ın ölümü üzerine yazdığı 'Makber' (1885) hayat-ölüm, inanç-inançsızlık, boyun eğme-isyan arasında gidip gelen bir çığlık, bir ürpertiydi.
'Tarık yahut Endülüs Fethi' (1879), 'Eşber' (1880), 'ilhan' (1913), 'Finten' (1918), 'ibn Musa' (1919) gibi genellikle sahneye konulmaya elverişli olmayan, bazılan manzum tiyatro eserlerinin konularını daha çok tarihsel olaylardan aldı.
12 Nisan 1937'de kısa bir hastalıktan sonra istanbul'da, Maçka Palas'taki dairesinde hayata veda etti. Cenazesi 14 nisanda yeni açılan Zincirlikuyu Mezarlığı'nda ilk kabiri oluşturmak üzere toprağa verildi.
Atatürk'ün kendini temsilen yaverlerinden birini gönderdiği törene mülki ve askeri erkanın yanı sıra Hüseyin Siret Özsever, Ali Ekrem Bolayır, Hüseyin Cahit Yalçın, ismail Habib Sevük, ibrahim Çallı, Burhan Toprak, Musahipzade Celal, Mazhar Osman Usman, Akil Muhtar Özden gibi edebiyat, sanat ve bilim dünyasının ünlü isimleri katıldı.
Türk edebiyatının en üretken şairlerinden biri olan Abdülhak Hamit yaşadığı döneminin en büyük şairi sayıldı ve Şair-i Azam diye anıldı.
Eserleri
Şiirleri: 'Sahra' (1879), 'Makber' (1885), 'Ölü' (1885), 'Kahpe' (1885), 'Hacle' (1886), 'Bala'dan Bir Ses' (1911), 'Validem' (1913), 'Yadigar-ı Harb' (1913), 'ilham-ı Vatan' (1918), 'Tayflar Geçidi' (1919), 'Garam' (1919), 'Yabancı Dostlar' (1924).
Tiyatroları: 'Macera-ı Aşk' (1873), 'Sabrü Sebat' (1875), 'içli Kız' (1875), 'Duhter-i Hindu' (1876), 'Nesteren' (1878), 'Tarık yahut Endülüs'ün Fethi' (1879), 'ibn-i Musa' (1880), 'Tezer' (1880), 'Eşber' (1880), 'Finten' (1898), 'Sardanapal' (1908), 'Liberte' (1913).
Tarhan'dan iki şiir
Makber
Eyvah ne yer ne yar kaldı
Gönlüm dolu ah u zar kaldı
Şimdi buradaydı gitti elden
Gitti ebede gelip ezelden
Ben gittim o haksar kaldı
Bir köşede tarumar kaldı
Baki o enisi dilden eyvah
Beyrutta bir mezar kaldı
Bildir bana nerde nerde Ya Rab
Kim attı beni bu derde YA Rab
Nerde arayayım o dil rübayı
Kimden sorayım bi-nevayı
Derler ki unut o aşnayı
Gitti tutarak reh-i bekayı
Sığsın mı hayale bu hakikat
Görsün mü gözüm bu macerayı?
Sür'atle nasıl da değişti halim
Almaz bunu havsalam hayalim.
Çık Fatıma! lahteden kıyam et
Yanımdaki haline devam et
Ketn etme bu razı şöyle bir söz
Ben isterim ah öyle bir söz
Güller gibi meyl-i ibtisam et
Dağı dile çare bul meram et
Bir tatlı bakışla bir gülüşle
Eyyamı hayatımı temam et
Makber mi nedir şu gördüğüm yer
Ya böyle reva mı ey cay-ı dilber
içimde Sen
Yine gece, yine hüzün
Ve yine içimde sen
Ve yine biliyor musun?
içimde sen olunca hüzün de güzel...
http://www.cnnturk.com/YA...;HID=1&haberID=155387
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar