bugün
- iyi parti'nin çerçeve yasaya muhalefet şerhi2
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz16
- arkadaşlar nasılsınız11
- bana gel film izleriz diyen erkek15
- sigaranın yanına çay kahve dışında alternatifler7
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi18
- sözlük yazarlarına bir şey söyle8
- mamut avlayıp ev geçindiren efsanevi nesil6
- türkiye'ye en uygun yönetim şekli islami komünizm3
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması13
- gece yolda yürürken çöpten fırlayan adam5
- cansever18
- simko317
- gratisin içini merak etmek5
- sözlük yazarlarının 1999 yılından beklentileri5
- mekke anlaşması11
- açlık krizi nasıl bastırılır8
- kendine bir soru sor5
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- bir erkeğe en çok yakışan şey4
- insan sevmemek6
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları15
- futbol24
- anın görüntüsü10
- arkadaşlar önce soğan mı kavrulur yoksa biber mi4
- sözlüğün kırbacı5
- kavalali mehmet ali pasa3
- hewal ebo9
- kendini atatürk ten akıllı sanan ergen türkçü7
- sarapci koala7
- tavuk pilav4
- komik biri olmak2
- günlük tutan erkek13
- yeni parti pkk için imza atarsa nah oy alır3
- pazar günü evde oturan insan4
- kafamın içindeki sesler4
- victor osimhen9
- kürtler 13 000 yıldır anadoluda yaşıyor4
- ümit özdağ6
- pkklı anaları3
- bir sözlük kızını yatağa atmak2
- ders çalışmanın bazen iyi hissettirmesi2
- kadınlar denizi3
- tai lung16
- sözlükte kavga oluyor hissi5
- ip atlayan erkek2
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması16
- acı yiyen insan2
- galatasaray daikin den libero takviyesi2
- recep tayyip erdoğan3
son yıllarda en kafa karıştırıcı konulardan birisi olmuştur.
(bkz: ihsan eliaçık) 'ın konuyla ilgili aydınlatıcı makalesi.
--spoiler--
islamda çok eşlilik ne allah'ın bir emri, ne de kuran' ın verdiği bir ruhsattır. kuran'ın hitap çevresi, daha çok ekvator kuşağı ikliminde görüldüğü gibi 'poligaminin' (çokeşlilik) yaygın olduğu bir toplumdu. kadınların durumu çok kötüydü. alınıp satılıyorlar, bırakın mirastan pay almayı kendilerine mirasçı olunuyordu. boşanmış bir kadının üzerine paltosunu (gömleğini, entarisini, şalvarını) atan erkek onu 'kapatmış' sayıyordu. bırakın şahitliği, evlenirken de boşanırken de onlara bir şey sormak zül addediliyordu. onlarla evlenmenin ve boşanmanın sınırı yoktu. kadınların son derece kötü durumlarını düzeltmek için işe buralardan giren kuran, evlenme, boşanma, miras vs. konularında da büyük reformlar yaptı. doğrusu kur'an ayetlerinin inişi sona erdiğinde, yani yirmi üç yılın sonunda bu işten tabiri caizse en kârlı çıkan kadınlardan başkası değildi. çünkü kuran'daki bütün kadınla ilgili ayetler onlara ya bir hak veriyor, ya da koruma ve kollama amaçlı hükümler ihtiva ediyordu.'' ilgili ayet şudur. 'yetimler konusunda adaleti koruyamayacağınızdan korkarsanız, sizin için temiz kılınan kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikâhlayın. eğer bu durumda adaleti gözetemeyeceğinizden korkarsanız, bir tek kadınla yahut yeminlerinizin/sağ ellerinizin sahip olduklarıyla yetinin. işte bu, haksızlığa sapmamanız için en uygun yoldur. (nisa 3) 'demek ki ayetin sevk yönü, çokeşliliği teşvik değil; çokeşlilikten sakındırma, en azından dörde, üçe, ikiye hatta sonuçta teke indirme yönündedir. yani genellikle tekeşli evliliklerin olduğu bir toplumda giderek ikiye, üçe, dörde kadar çoğalma değil, zaten çokeşliliğin yaygın olduğu bir toplumda giderek dörde, üçe, ikiye hatta bire kadar azaltma amaçlanmaktadır. zaman içersinde bunu 'dörde kadar' izin olarak anlayan da olmuştur. burada ruhsat (izin) verilmiyor, bire kadar indirin deniyor. emir veya ruhsat yok bire kadar indirme tavsiyesi var. zaten çok eşli olan sahabede tam tersi 'cenab-ı hak bu kadar çokeşli olmamızı istemiyor, az eşli olmamızı, hatta teke kadar indirmemizi bizim için hayırlı olanın bu olduğunu söylüyor' diye anlamışlar ve dörder, üçer, ikişer, bire kadar azaltmak suretiyle evliklerini sürdürmüşlerdir. ' 'görüldüğü gibi kuran'ın bu ayetini çokeşliliğe ruhsat' hatta teşvik olarak anlayanlar yanılıyorlar. burada ruhsat verildiği filan yoktur. çünkü konu erkeklerin tekeşle yetinememe sorununu çözmeye yönelik değildir. zaten böyle bir sorun da yoktur. ayetin ilk muhatapları zaten bol bol evlenmişlerdi. bu ayet indiğinde zaten sahabelerin çoğu çokeşliydi. şu halde çokeşlilik ne allahın bir emri, ne de verdiği bir ruhsattır. ruhsat sıkışana verilir. buradaki sıkışma tekeşle yetinemiyor olmalarından kaynaklanan bir erkek sıkışması değildi. bilakis mallarının çokeşli olanlarca yenmesinden kaynaklanan bir yetim sıkışması idi.
--spoiler--
detaylı bilgi için (bkz: ihsan eliaçık) http://www.tevhidnesli.de...26%23305%3Bn-d.oe.vme.htm
(bkz: ihsan eliaçık) 'ın konuyla ilgili aydınlatıcı makalesi.
--spoiler--
islamda çok eşlilik ne allah'ın bir emri, ne de kuran' ın verdiği bir ruhsattır. kuran'ın hitap çevresi, daha çok ekvator kuşağı ikliminde görüldüğü gibi 'poligaminin' (çokeşlilik) yaygın olduğu bir toplumdu. kadınların durumu çok kötüydü. alınıp satılıyorlar, bırakın mirastan pay almayı kendilerine mirasçı olunuyordu. boşanmış bir kadının üzerine paltosunu (gömleğini, entarisini, şalvarını) atan erkek onu 'kapatmış' sayıyordu. bırakın şahitliği, evlenirken de boşanırken de onlara bir şey sormak zül addediliyordu. onlarla evlenmenin ve boşanmanın sınırı yoktu. kadınların son derece kötü durumlarını düzeltmek için işe buralardan giren kuran, evlenme, boşanma, miras vs. konularında da büyük reformlar yaptı. doğrusu kur'an ayetlerinin inişi sona erdiğinde, yani yirmi üç yılın sonunda bu işten tabiri caizse en kârlı çıkan kadınlardan başkası değildi. çünkü kuran'daki bütün kadınla ilgili ayetler onlara ya bir hak veriyor, ya da koruma ve kollama amaçlı hükümler ihtiva ediyordu.'' ilgili ayet şudur. 'yetimler konusunda adaleti koruyamayacağınızdan korkarsanız, sizin için temiz kılınan kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikâhlayın. eğer bu durumda adaleti gözetemeyeceğinizden korkarsanız, bir tek kadınla yahut yeminlerinizin/sağ ellerinizin sahip olduklarıyla yetinin. işte bu, haksızlığa sapmamanız için en uygun yoldur. (nisa 3) 'demek ki ayetin sevk yönü, çokeşliliği teşvik değil; çokeşlilikten sakındırma, en azından dörde, üçe, ikiye hatta sonuçta teke indirme yönündedir. yani genellikle tekeşli evliliklerin olduğu bir toplumda giderek ikiye, üçe, dörde kadar çoğalma değil, zaten çokeşliliğin yaygın olduğu bir toplumda giderek dörde, üçe, ikiye hatta bire kadar azaltma amaçlanmaktadır. zaman içersinde bunu 'dörde kadar' izin olarak anlayan da olmuştur. burada ruhsat (izin) verilmiyor, bire kadar indirin deniyor. emir veya ruhsat yok bire kadar indirme tavsiyesi var. zaten çok eşli olan sahabede tam tersi 'cenab-ı hak bu kadar çokeşli olmamızı istemiyor, az eşli olmamızı, hatta teke kadar indirmemizi bizim için hayırlı olanın bu olduğunu söylüyor' diye anlamışlar ve dörder, üçer, ikişer, bire kadar azaltmak suretiyle evliklerini sürdürmüşlerdir. ' 'görüldüğü gibi kuran'ın bu ayetini çokeşliliğe ruhsat' hatta teşvik olarak anlayanlar yanılıyorlar. burada ruhsat verildiği filan yoktur. çünkü konu erkeklerin tekeşle yetinememe sorununu çözmeye yönelik değildir. zaten böyle bir sorun da yoktur. ayetin ilk muhatapları zaten bol bol evlenmişlerdi. bu ayet indiğinde zaten sahabelerin çoğu çokeşliydi. şu halde çokeşlilik ne allahın bir emri, ne de verdiği bir ruhsattır. ruhsat sıkışana verilir. buradaki sıkışma tekeşle yetinemiyor olmalarından kaynaklanan bir erkek sıkışması değildi. bilakis mallarının çokeşli olanlarca yenmesinden kaynaklanan bir yetim sıkışması idi.
--spoiler--
detaylı bilgi için (bkz: ihsan eliaçık) http://www.tevhidnesli.de...26%23305%3Bn-d.oe.vme.htm
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar