bugün
- the merich10
- kadim kültürler4
- erkeklerin giderek feminenleşmesi9
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak8
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- gocusuz sözlük5
- horoz hayası çorbası2
- arkadaşlar beni gammazlayın6
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- bir üniversitenin kötü olduğunu anlama yolları2
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip5
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- sözlük kızlarının kombinleri20
- kısık sesle hapşıran erkek2
- gammazların sanki biraz şey olması2
- bira cips6
- sözlük kızlarının burunları3
- şeytan6
- age of empire 23
- cristiano ronaldo dos santos aveiro2
- velvet vs nervio19
- sözlük kızlarının aletleri2
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- ömer hayyam3
- binlerce dansöz var3
- kalpte velvele yaratan güzel yazar4
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- laptop5
- kafanızdaki ses4
- yazarların çocukken en sevdiği çizgi film4
- sudekiray7
- cin çarpma hikayeleri2
- arkadaşlar nasılsınız2
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- sözlük kızlarının göbek delikleri2
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- aga be şarkılar5
- kaçak elektrik kullann bölgelern elektriğin kesmek4
- maden suyu4
- bir yazarın cinsiyetini öğrenme yolları5
- zam2
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- ismet'in çok hızlı entry girmesi3
- ispanya20
- tarot bakabilen sözlük yazarları3
- oytun erbaş3
- mezarlıkları sevmek5
--spoiler--
bugün ilk kez merhabalaştık sana akan ilk gözyaşımla...
çok garip hayat; her seferinde "40 yıl düşünsem aklıma gelmezdi" dedirtmeyi nasıl da başarabiliyor, nasıl eğebiliyor asi başımı, önünde diz çöktürtüyor... her işin en doğrusunu hep o biliyor; o seçiyor, yaşıyoruz biz, en ufak bir değişikliğe dahi yetmiyor zavallı gücümüz. değişim başka değiştirebilmek başka, yeryüzündeki hiçbir insan oğlu değiştiremedi herhangi bir şeyi kaderin iznini almaksızın, velhasıl değiştiremeyecek de... bu bir saçmalık ve bu saçmalık böyle işte...
ben de bugün bıraktım peşini, saldım iplerini, azad ettim kaderimi, hiç tahmin edemediğim biçimde, anda ve saniyede akınca gözyaşlarım ellerime... rahat bıraktım onu, gönlünce geçsin dalgasını benle, gülsün eğlensin ben sürüklendikçe... kukla gibi oynatsın beni, vursun yerden yere, duvarlara çarpa çarpa yüzüme de çarpsın gerçeği: hiçbir şeysin sen, her şeyin benim...
gerçekler toz pembedir, bulutların tepesi, gökyüzünün mavisi, denizin mis kokusu değildir ya, bu gerçek de katlanılamayacak derecede gerçek, öyle bir gerçek ki lime lime olmuş kalbimin her bir parçasını sızlatan...
ağlayabilmek, göz denen görme organımızla tuzlu su üretebilme yetisi midir yalnızca..? öyle bir ağlarım ki ben gerçekler karşısında, her bir organım yas tutar, boynunu büker, sessizce dinler şıpırtılarını içimdeki karanlık boşluklarıma damlayan göz yaşlarımın...
çaresizlik de bir ağlama biçimidir, ağlamıyorsan hala bir çaren var demektir...
çaresizim, ağlıyorum... ağlaya ağlaya ölecek miyim? bilmiyorum, yalnızca gerçek biliyor, yine ağlıyorum...
--spoiler--
bugün ilk kez merhabalaştık sana akan ilk gözyaşımla...
çok garip hayat; her seferinde "40 yıl düşünsem aklıma gelmezdi" dedirtmeyi nasıl da başarabiliyor, nasıl eğebiliyor asi başımı, önünde diz çöktürtüyor... her işin en doğrusunu hep o biliyor; o seçiyor, yaşıyoruz biz, en ufak bir değişikliğe dahi yetmiyor zavallı gücümüz. değişim başka değiştirebilmek başka, yeryüzündeki hiçbir insan oğlu değiştiremedi herhangi bir şeyi kaderin iznini almaksızın, velhasıl değiştiremeyecek de... bu bir saçmalık ve bu saçmalık böyle işte...
ben de bugün bıraktım peşini, saldım iplerini, azad ettim kaderimi, hiç tahmin edemediğim biçimde, anda ve saniyede akınca gözyaşlarım ellerime... rahat bıraktım onu, gönlünce geçsin dalgasını benle, gülsün eğlensin ben sürüklendikçe... kukla gibi oynatsın beni, vursun yerden yere, duvarlara çarpa çarpa yüzüme de çarpsın gerçeği: hiçbir şeysin sen, her şeyin benim...
gerçekler toz pembedir, bulutların tepesi, gökyüzünün mavisi, denizin mis kokusu değildir ya, bu gerçek de katlanılamayacak derecede gerçek, öyle bir gerçek ki lime lime olmuş kalbimin her bir parçasını sızlatan...
ağlayabilmek, göz denen görme organımızla tuzlu su üretebilme yetisi midir yalnızca..? öyle bir ağlarım ki ben gerçekler karşısında, her bir organım yas tutar, boynunu büker, sessizce dinler şıpırtılarını içimdeki karanlık boşluklarıma damlayan göz yaşlarımın...
çaresizlik de bir ağlama biçimidir, ağlamıyorsan hala bir çaren var demektir...
çaresizim, ağlıyorum... ağlaya ağlaya ölecek miyim? bilmiyorum, yalnızca gerçek biliyor, yine ağlıyorum...
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar