bugün
- kabataş olayı görüntüleri20
- gönül almaya çalışan erkek10
- kavgada ele sıçıp yumruklar atmak7
- mel mel bakan gibson ve 0 0 76
- istanbul un çok pahalı olması22
- haluk levent son açıklaması6
- karı kıza para yedirir misiniz4
- toplu taşımada milletin ekranına bakan tipler4
- molla rejimi2
- en sevilmeyen ev işleri9
- kız dediğin biraz saf olur2
- yazarların bugün cılkını çıkardığı şarkı7
- lansor4
- 21 temmuz 2026 fenerbahçe gornik zabrze maçı4
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri9
- en fazla artılanmayı hak eden yazarlar2
- ömer hayyam4
- bütün mal varlığı üstünde sokakta yaşayan insan4
- oytun erbaş4
- gençlerin öfkesinin yanlış yerlere yönelmesi2
- yıldız falına bakan kezo2
- hayat geriye doğru anlaşılır2
- iran da patlama sesleri2
- en son ne aldınız2
- yks 20263
- neden okula gitmek zorundayız3
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- herkes yatsın iyi geceler9
- philadelphia krem peyniri2
- 1 saatte 10 bira içmek19
- sözlük kızlarının kombinleri20
- tembel ve çalışmayan insan16
- velvet vs nervio19
- fenerbahçe gornik zabrze maçı3
- parayla dert dinlenir3
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- the merich13
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- fazlası zarar2
- cips olsa da yesek7
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- oğlum çok güzel lan6
- slavko vincic15
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- ölmeyi dilemek2
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- velvet10
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- ispanya20
diyar-ı arjantin'e hayran olma sebeplerinden biri daha. 1988 yılında fernando solanas tarafından çekilmiş olağanüstü bir film. filmden cok daha fazlası belki de...
bir sinemasal...gerçekle büyü birbiriyle sevişiyor sanki.
arjantin 'de diktatörlük zamanında içeri giren ve 5 yıllık kuşatılmışlıktan sonra özgür olan floreal'in flashbecklerle detaylandırılmış eve dönüş öyküsü anlatılıyor.
arjantin'in 7o'ler ve 80'lerine ışık tutuluyor ve diktatörlüğün her dilde zulüm manasına geldiğini anlıyorsunuz...
fakir arjantin halkıyla bizim ortak noktalarımız göze çarpıyor bir de...yalnız onlar daha rahatlar ve eğlence çıkarabiliyorlar en berbat anlarda bile...
içiyorlar düşler masasında ve tango yapıyorlar...
dünyayı değiştirebileceğine inanan insanların da filmi aslında...rüyalarının kapıları uçurumlara açılsa da...
filmin baş kahramanlarından biri olan muhteşem tangolarda ise Astor Piazzola 'nın imzası varmış...kafayı çekip çekip tango tutturan filmdeki el senor'a hayran kaldım..hayran ne demek ya..."baba gel içelim beraber , sen de şarkı söyle" demek isterdim görebilsem...
--spoiler--
izlerken telefona not ettiğim, filmden bana yadigar birkaç kıymet cümle var...
"telleri olmayan bir gitardan daha hüzünlü görünüyordu...
"önce acı çekmeyi öğrendi sonra da sevmeyi...
"bir zamanlar olduğum adamın yankısıyım sadece...
"hayat anlamsız bir yaradan baska bir şey değildir...
"aşk en basit ve en karmaşık şeydir...
"ben sarhoşluğun sisine saklanarak unutanlardanım!...
"gelecek güneydedir!...
ve ve ve...evi basılan yaşlı yazarın karısıyla olan sahnesi kesinlikle efsaneydi...
o yaşlı teyze, amcayı bırakmak yerine, iki kadeh içkiyle daldı ya, biraz sonra ölüm kokacak sahneye ...gerçek aşk varsa , işte budur dedim...her zaman da derim...
ölüme birer kadeh içkiyle ,korkusuzca beraber dalmak...
--spoiler--
biraz önce izledim cnbc-e'de...hala büyüsündeyim... gecen bir yarısı ıssız sokaklara cıkıp bağıra çağıra sarkı soyleme hissiyatı uyandırdı bende...
içip, zil zurna sarhoş olup hem de...
bu filmi izlemeden ölsem çok üzülürdüm...
o yüzden ölmeyin siz de...filmi izlemeden yani...
bir sinemasal...gerçekle büyü birbiriyle sevişiyor sanki.
arjantin 'de diktatörlük zamanında içeri giren ve 5 yıllık kuşatılmışlıktan sonra özgür olan floreal'in flashbecklerle detaylandırılmış eve dönüş öyküsü anlatılıyor.
arjantin'in 7o'ler ve 80'lerine ışık tutuluyor ve diktatörlüğün her dilde zulüm manasına geldiğini anlıyorsunuz...
fakir arjantin halkıyla bizim ortak noktalarımız göze çarpıyor bir de...yalnız onlar daha rahatlar ve eğlence çıkarabiliyorlar en berbat anlarda bile...
içiyorlar düşler masasında ve tango yapıyorlar...
dünyayı değiştirebileceğine inanan insanların da filmi aslında...rüyalarının kapıları uçurumlara açılsa da...
filmin baş kahramanlarından biri olan muhteşem tangolarda ise Astor Piazzola 'nın imzası varmış...kafayı çekip çekip tango tutturan filmdeki el senor'a hayran kaldım..hayran ne demek ya..."baba gel içelim beraber , sen de şarkı söyle" demek isterdim görebilsem...
--spoiler--
izlerken telefona not ettiğim, filmden bana yadigar birkaç kıymet cümle var...
"telleri olmayan bir gitardan daha hüzünlü görünüyordu...
"önce acı çekmeyi öğrendi sonra da sevmeyi...
"bir zamanlar olduğum adamın yankısıyım sadece...
"hayat anlamsız bir yaradan baska bir şey değildir...
"aşk en basit ve en karmaşık şeydir...
"ben sarhoşluğun sisine saklanarak unutanlardanım!...
"gelecek güneydedir!...
ve ve ve...evi basılan yaşlı yazarın karısıyla olan sahnesi kesinlikle efsaneydi...
o yaşlı teyze, amcayı bırakmak yerine, iki kadeh içkiyle daldı ya, biraz sonra ölüm kokacak sahneye ...gerçek aşk varsa , işte budur dedim...her zaman da derim...
ölüme birer kadeh içkiyle ,korkusuzca beraber dalmak...
--spoiler--
biraz önce izledim cnbc-e'de...hala büyüsündeyim... gecen bir yarısı ıssız sokaklara cıkıp bağıra çağıra sarkı soyleme hissiyatı uyandırdı bende...
içip, zil zurna sarhoş olup hem de...
bu filmi izlemeden ölsem çok üzülürdüm...
o yüzden ölmeyin siz de...filmi izlemeden yani...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar