bugün
- kendi değerini başkalarının gözünden ölçen insan7
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi21
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle31
- özel'in talebiyle zeyrek'e 950 bin euro verdim14
- kadınların aradığı erkek modeli6
- admin de insan3
- penis deliğinden içeri giren kene10
- sokakta kedi görünce akla nervio'nun gelmesi3
- ali cabbar5
- mesai bittiği gibi çıkmanın ayıp sayılması8
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir15
- tinder'dan hatun düşürmek4
- günü gününe uymamak5
- kürdistan kurulursa huzurun geleceği gerçeği3
- ormanda ayin yapan kızlar2
- gocu ve ktç'yi üst üste koymak4
- bir hatunu kıvama getirip yatağa atmak7
- ilk buluşmada sakso çekmeye yeltenen kız7
- iran'ın sessiz zaferi3
- türk tarihçilerin genellikle milliyetçi olması4
- alsancak vs karşıyaka vs bornova2
- 5 haziran 20264
- en gey özelliğiniz9
- göt deliği yalatmak11
- fırtınalı ve yağmurlu havada balkonda sigara içmek3
- instagram kızları3
- güney kore2
- tatile çıkılmayacak arkadaş tipleri2
- sek miyim3
- tbmm de yaşanan cinsel istismar skandalı2
- mokv geldi mi2
- beşiktaş ın çok kötü yönetilmesi3
- insansız hava aracı3
- chp'nin en kötü genel başkanı6
- gül gibi kız olma kriterleri7
- günün şarkısı2
- bu dünyaya çocuk getirmek17
- bakara suresi 286 ayet2
- gelmiş geçmiş en iyi stoper7
- ktç nerede lan5
- anın görüntüsü26
- evlilik masrafları14
- avrupanın en güzel dilleri4
- üst kattaki komşunun topuk sesi4
- nervionun kedisi6
- metafor kullanmak3
- 50 bin dolara götünü açarak çarşıda koşar mısın3
- günün şiiri10
- erkeklerin giderek kadınsı olması6
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba22
diyar-ı arjantin'e hayran olma sebeplerinden biri daha. 1988 yılında fernando solanas tarafından çekilmiş olağanüstü bir film. filmden cok daha fazlası belki de...
bir sinemasal...gerçekle büyü birbiriyle sevişiyor sanki.
arjantin 'de diktatörlük zamanında içeri giren ve 5 yıllık kuşatılmışlıktan sonra özgür olan floreal'in flashbecklerle detaylandırılmış eve dönüş öyküsü anlatılıyor.
arjantin'in 7o'ler ve 80'lerine ışık tutuluyor ve diktatörlüğün her dilde zulüm manasına geldiğini anlıyorsunuz...
fakir arjantin halkıyla bizim ortak noktalarımız göze çarpıyor bir de...yalnız onlar daha rahatlar ve eğlence çıkarabiliyorlar en berbat anlarda bile...
içiyorlar düşler masasında ve tango yapıyorlar...
dünyayı değiştirebileceğine inanan insanların da filmi aslında...rüyalarının kapıları uçurumlara açılsa da...
filmin baş kahramanlarından biri olan muhteşem tangolarda ise Astor Piazzola 'nın imzası varmış...kafayı çekip çekip tango tutturan filmdeki el senor'a hayran kaldım..hayran ne demek ya..."baba gel içelim beraber , sen de şarkı söyle" demek isterdim görebilsem...
--spoiler--
izlerken telefona not ettiğim, filmden bana yadigar birkaç kıymet cümle var...
"telleri olmayan bir gitardan daha hüzünlü görünüyordu...
"önce acı çekmeyi öğrendi sonra da sevmeyi...
"bir zamanlar olduğum adamın yankısıyım sadece...
"hayat anlamsız bir yaradan baska bir şey değildir...
"aşk en basit ve en karmaşık şeydir...
"ben sarhoşluğun sisine saklanarak unutanlardanım!...
"gelecek güneydedir!...
ve ve ve...evi basılan yaşlı yazarın karısıyla olan sahnesi kesinlikle efsaneydi...
o yaşlı teyze, amcayı bırakmak yerine, iki kadeh içkiyle daldı ya, biraz sonra ölüm kokacak sahneye ...gerçek aşk varsa , işte budur dedim...her zaman da derim...
ölüme birer kadeh içkiyle ,korkusuzca beraber dalmak...
--spoiler--
biraz önce izledim cnbc-e'de...hala büyüsündeyim... gecen bir yarısı ıssız sokaklara cıkıp bağıra çağıra sarkı soyleme hissiyatı uyandırdı bende...
içip, zil zurna sarhoş olup hem de...
bu filmi izlemeden ölsem çok üzülürdüm...
o yüzden ölmeyin siz de...filmi izlemeden yani...
bir sinemasal...gerçekle büyü birbiriyle sevişiyor sanki.
arjantin 'de diktatörlük zamanında içeri giren ve 5 yıllık kuşatılmışlıktan sonra özgür olan floreal'in flashbecklerle detaylandırılmış eve dönüş öyküsü anlatılıyor.
arjantin'in 7o'ler ve 80'lerine ışık tutuluyor ve diktatörlüğün her dilde zulüm manasına geldiğini anlıyorsunuz...
fakir arjantin halkıyla bizim ortak noktalarımız göze çarpıyor bir de...yalnız onlar daha rahatlar ve eğlence çıkarabiliyorlar en berbat anlarda bile...
içiyorlar düşler masasında ve tango yapıyorlar...
dünyayı değiştirebileceğine inanan insanların da filmi aslında...rüyalarının kapıları uçurumlara açılsa da...
filmin baş kahramanlarından biri olan muhteşem tangolarda ise Astor Piazzola 'nın imzası varmış...kafayı çekip çekip tango tutturan filmdeki el senor'a hayran kaldım..hayran ne demek ya..."baba gel içelim beraber , sen de şarkı söyle" demek isterdim görebilsem...
--spoiler--
izlerken telefona not ettiğim, filmden bana yadigar birkaç kıymet cümle var...
"telleri olmayan bir gitardan daha hüzünlü görünüyordu...
"önce acı çekmeyi öğrendi sonra da sevmeyi...
"bir zamanlar olduğum adamın yankısıyım sadece...
"hayat anlamsız bir yaradan baska bir şey değildir...
"aşk en basit ve en karmaşık şeydir...
"ben sarhoşluğun sisine saklanarak unutanlardanım!...
"gelecek güneydedir!...
ve ve ve...evi basılan yaşlı yazarın karısıyla olan sahnesi kesinlikle efsaneydi...
o yaşlı teyze, amcayı bırakmak yerine, iki kadeh içkiyle daldı ya, biraz sonra ölüm kokacak sahneye ...gerçek aşk varsa , işte budur dedim...her zaman da derim...
ölüme birer kadeh içkiyle ,korkusuzca beraber dalmak...
--spoiler--
biraz önce izledim cnbc-e'de...hala büyüsündeyim... gecen bir yarısı ıssız sokaklara cıkıp bağıra çağıra sarkı soyleme hissiyatı uyandırdı bende...
içip, zil zurna sarhoş olup hem de...
bu filmi izlemeden ölsem çok üzülürdüm...
o yüzden ölmeyin siz de...filmi izlemeden yani...
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
