bugün
- sözlük yazarlarının salatalıkları17
- hangi renksiniz11
- özledim mesajına verilecek cevaplar12
- necip fazıl a sorulmak istenen sorular5
- sözlükte herkesin avcı olması12
- hardallı patates salatası3
- sözlükteki zorbalar12
- sürekli ilgi bekleyen erkek9
- takı takmayı çok seven kız7
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu17
- sözlükteki şer çetesi9
- kadir mısıroğlu2
- voleybol maçlarını izleyen erkekler3
- 5 eylül 2026 türkiye sırbistan voleybol maçı8
- izmirbeyefendisi13
- masum erkek6
- gocu50
- sivaslılar6
- sinoplular nasıl insanlardır7
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı32
- 05 09 2026 silvermist'e ciğer ısmarlamam5
- tarihin en kötü psg si3
- sokaktan kız geçerken kurt gibi uluyan tipler3
- bıçak kemiğe dayandı6
- sözlükte içki fotoğrafı paylaşan tip6
- sözlükteki büyücüler5
- ağzıyla içemeyen insan6
- sözlüğe farklı bir kimlik ile sızmak5
- menzil terör örgütü metö3
- islamcı entelektüeller3
- berhan şimşek'in kadına şiddet görüntüsü10
- deccalin sözlükte olma ihtimali5
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı17
- kılıçlar çekildi bu bir düello5
- zeki demirkubuz4
- finaaaalllddddeeeeeyyy yiiiiiiizzzzzz2
- 5 eylül 2026 köprülerin özelleştirilmesi13
- ebubekir sifil in deve sidiğini içmemesi2
- sözlükte kavga çıkarsa gocunun kini tutuyoruz9
- alkolün beyin hücreleri üzerindeki etkileri4
- isa mesih'in ikinci kez geleceği gerçeği4
- sinoplu diyojen4
- dincilerin agresif olmasının nedeni2
- kuzukulağı3
- havaların soğumaya başlaması5
- yobaz kudurtma yolları2
- anın görüntüsü23
- paris saint germain8
- tai lung45
- kış gelince karışık turşu yapan kız2
diyar-ı arjantin'e hayran olma sebeplerinden biri daha. 1988 yılında fernando solanas tarafından çekilmiş olağanüstü bir film. filmden cok daha fazlası belki de...
bir sinemasal...gerçekle büyü birbiriyle sevişiyor sanki.
arjantin 'de diktatörlük zamanında içeri giren ve 5 yıllık kuşatılmışlıktan sonra özgür olan floreal'in flashbecklerle detaylandırılmış eve dönüş öyküsü anlatılıyor.
arjantin'in 7o'ler ve 80'lerine ışık tutuluyor ve diktatörlüğün her dilde zulüm manasına geldiğini anlıyorsunuz...
fakir arjantin halkıyla bizim ortak noktalarımız göze çarpıyor bir de...yalnız onlar daha rahatlar ve eğlence çıkarabiliyorlar en berbat anlarda bile...
içiyorlar düşler masasında ve tango yapıyorlar...
dünyayı değiştirebileceğine inanan insanların da filmi aslında...rüyalarının kapıları uçurumlara açılsa da...
filmin baş kahramanlarından biri olan muhteşem tangolarda ise Astor Piazzola 'nın imzası varmış...kafayı çekip çekip tango tutturan filmdeki el senor'a hayran kaldım..hayran ne demek ya..."baba gel içelim beraber , sen de şarkı söyle" demek isterdim görebilsem...
--spoiler--
izlerken telefona not ettiğim, filmden bana yadigar birkaç kıymet cümle var...
"telleri olmayan bir gitardan daha hüzünlü görünüyordu...
"önce acı çekmeyi öğrendi sonra da sevmeyi...
"bir zamanlar olduğum adamın yankısıyım sadece...
"hayat anlamsız bir yaradan baska bir şey değildir...
"aşk en basit ve en karmaşık şeydir...
"ben sarhoşluğun sisine saklanarak unutanlardanım!...
"gelecek güneydedir!...
ve ve ve...evi basılan yaşlı yazarın karısıyla olan sahnesi kesinlikle efsaneydi...
o yaşlı teyze, amcayı bırakmak yerine, iki kadeh içkiyle daldı ya, biraz sonra ölüm kokacak sahneye ...gerçek aşk varsa , işte budur dedim...her zaman da derim...
ölüme birer kadeh içkiyle ,korkusuzca beraber dalmak...
--spoiler--
biraz önce izledim cnbc-e'de...hala büyüsündeyim... gecen bir yarısı ıssız sokaklara cıkıp bağıra çağıra sarkı soyleme hissiyatı uyandırdı bende...
içip, zil zurna sarhoş olup hem de...
bu filmi izlemeden ölsem çok üzülürdüm...
o yüzden ölmeyin siz de...filmi izlemeden yani...
bir sinemasal...gerçekle büyü birbiriyle sevişiyor sanki.
arjantin 'de diktatörlük zamanında içeri giren ve 5 yıllık kuşatılmışlıktan sonra özgür olan floreal'in flashbecklerle detaylandırılmış eve dönüş öyküsü anlatılıyor.
arjantin'in 7o'ler ve 80'lerine ışık tutuluyor ve diktatörlüğün her dilde zulüm manasına geldiğini anlıyorsunuz...
fakir arjantin halkıyla bizim ortak noktalarımız göze çarpıyor bir de...yalnız onlar daha rahatlar ve eğlence çıkarabiliyorlar en berbat anlarda bile...
içiyorlar düşler masasında ve tango yapıyorlar...
dünyayı değiştirebileceğine inanan insanların da filmi aslında...rüyalarının kapıları uçurumlara açılsa da...
filmin baş kahramanlarından biri olan muhteşem tangolarda ise Astor Piazzola 'nın imzası varmış...kafayı çekip çekip tango tutturan filmdeki el senor'a hayran kaldım..hayran ne demek ya..."baba gel içelim beraber , sen de şarkı söyle" demek isterdim görebilsem...
--spoiler--
izlerken telefona not ettiğim, filmden bana yadigar birkaç kıymet cümle var...
"telleri olmayan bir gitardan daha hüzünlü görünüyordu...
"önce acı çekmeyi öğrendi sonra da sevmeyi...
"bir zamanlar olduğum adamın yankısıyım sadece...
"hayat anlamsız bir yaradan baska bir şey değildir...
"aşk en basit ve en karmaşık şeydir...
"ben sarhoşluğun sisine saklanarak unutanlardanım!...
"gelecek güneydedir!...
ve ve ve...evi basılan yaşlı yazarın karısıyla olan sahnesi kesinlikle efsaneydi...
o yaşlı teyze, amcayı bırakmak yerine, iki kadeh içkiyle daldı ya, biraz sonra ölüm kokacak sahneye ...gerçek aşk varsa , işte budur dedim...her zaman da derim...
ölüme birer kadeh içkiyle ,korkusuzca beraber dalmak...
--spoiler--
biraz önce izledim cnbc-e'de...hala büyüsündeyim... gecen bir yarısı ıssız sokaklara cıkıp bağıra çağıra sarkı soyleme hissiyatı uyandırdı bende...
içip, zil zurna sarhoş olup hem de...
bu filmi izlemeden ölsem çok üzülürdüm...
o yüzden ölmeyin siz de...filmi izlemeden yani...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar