bugün
- tembel ve çalışmayan insan16
- ktç birader4
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması5
- lahmacun4
- 1 saatte 10 bira içmek16
- mezarlıkları sevmek4
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- sözlük kızlarının kombinleri20
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- velvet vs nervio19
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- manyak olmaya karar verdim9
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- almanya da hangi partiyi seçerdiniz5
- arkadaşlar neden bu kadar salaksınız5
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip3
- ioçk bak bi buraya2
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri5
- skyhunter2
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- velvet12
- türkiyeden siktirolup gitmek5
- nervio11
- hırt5
- slavko vincic15
- şaka maka 2026 dünya kupasının bitmesi3
- messi ve arjantin'in tüm dünyaya rezil olması7
- otomobile ek vergi5
- otokar3
- aylık 550 milyar tl iyi para mıdır sorunsalı2
- ingilterede çocuklar açlıktan silgi yiyor5
- haber turk2
- kıbrıs barış harekatı3
- yüksek seviye otomobile binmeye utanmak2
- sevilince şımaran kızlar4
- cunda adası3
- teröriste o da insan demek4
- ispanya19
- blok33
- kadınların efendi erkek yerine katil tercihi4
- yazık oldu yarınlara4
- akşamları yürüyüşe çıkmak2
- anna karenina'ya orospu diyen beyinsiz adi köpek6
- arjantin'in 115 dakika şut atamaması8
- özgünlüğün faydasız olması5
- tememda kenka nalaka10
- vurgun yemek4
- üniversite tercih edeceklere tavsiyeler3
- sözlük kimsenin tekelinde değildir9
hakkinda uretilen efsanelerden biri de soyledir, klasik olarak densize haddini bildirme iceriklidir:
"1950'lerin başında bir gece beyoğlu meyhanelerinden birine, elinde bir ney muhafazası taşıyan, 25-30 yaşlarında,iyi giyimli bir genç girer.
şöyle bir etrafı kolaçan ettikten sonra,boş bulduğu bir masaya ilişip,havalı bir el hareketi ile garsonu çağırır;
-şişşşt,bakar mısın buraya.
garson seyirtir hemen masaya doğru;
-buyrun beyim?
-bir fahrettin kerim bana.biraz buz,az da badem.
fahrettin kerim,o zamanların istanbul valisinin adı ile anılan minik rakı şişesi.
büyüklerim bilir, hani "mini mini valimiz,ne olacak halimiz" sözleriyle anılan.
-başüstüne beyim.
sipariş gelmeden daha,mekanın sahibi gelir masaya;
-delikanlı,bakar mısınız?
delikanlı afili bir bakış atar;
-buyurun?
-o masadan kalkmanızı rica edecektim,şu arkadaki masaya alsak sizi.
-ne münasebet efendim,boştu masa ben geldiğimde.
-üstadın masasıdır bu,buraya gelen herkes bilir,kimse oturmaz!
-ne üstadı imiş bu?
patronun gözü masadaki neye ilişir ve gözüyle işaret eder;
-üstad neyzen tevfik,tanıyor olmalısınız.
-ben benden başka üstad tanımam, benim üstad diyeceğim adam bu aleti benden iyi üflemeli...
patron sinirlenmeye başlar,iki de fedai hareketlenir masaya doğru.
tam o sırada,az önce meyhaneye girip tartışanların haberi olmadan duruma şahit olan neyzen tevfik el eder patrona"bırak kalsın" anlamında.ne de olsa son demleridir artık hayatının,durulmuştur artık gençlik ateşi.yavaşça ilişir arkadaki boş masaya,bir fahrettin kerim de o söyler,az da badem.
delikanlı ikinci şişeyi de bitirdikten sonra,neyi çıkartır muhafazasından,dudaklarına götürür.
patron artık dayanamaz acele seyirtir masaya;
-delikanlı ayıp yahu,üstadın yanında..herşeyin bir edebi,usulü var yahu!
arka masadan kısık bir ses duyulur;
-şşşşt bırak efendi,tamamdır.
patron üstada hürmetten,geri geri çekilir karanlığa doğru,delikanlı başlar bir taksim üflemeye.herkes bırakır çatalı,bıçağı,kadehi;kulak kesilir.ustadır delikanlı hakikaten. ustadır da,çok tizden girmiştir,hem caka satma merakı,hem de içkinin tesiri ile.tıkanır kalır..
tam fısıltılar başlamışken,ilahî bir ney sesi duyulur üstadın masasından,delikanlının çıkamadığı perdeden almış,devam etmektedir.şaşırır delikanlı,hem zordur o perdeye çıkmak,hem de alıcı gözle baktığı halde,ney görememiştir üstadın elinde o ana kadar.
arkasına döner...bakar...gördüğü yeter ona..
alelacele,kıpkırmızı bir suratla.. çeker gider.
üstadın elinde ney değil,boş bir fahrettin kerim şişesi vardır,ona üflemektedir ney yerine."
"1950'lerin başında bir gece beyoğlu meyhanelerinden birine, elinde bir ney muhafazası taşıyan, 25-30 yaşlarında,iyi giyimli bir genç girer.
şöyle bir etrafı kolaçan ettikten sonra,boş bulduğu bir masaya ilişip,havalı bir el hareketi ile garsonu çağırır;
-şişşşt,bakar mısın buraya.
garson seyirtir hemen masaya doğru;
-buyrun beyim?
-bir fahrettin kerim bana.biraz buz,az da badem.
fahrettin kerim,o zamanların istanbul valisinin adı ile anılan minik rakı şişesi.
büyüklerim bilir, hani "mini mini valimiz,ne olacak halimiz" sözleriyle anılan.
-başüstüne beyim.
sipariş gelmeden daha,mekanın sahibi gelir masaya;
-delikanlı,bakar mısınız?
delikanlı afili bir bakış atar;
-buyurun?
-o masadan kalkmanızı rica edecektim,şu arkadaki masaya alsak sizi.
-ne münasebet efendim,boştu masa ben geldiğimde.
-üstadın masasıdır bu,buraya gelen herkes bilir,kimse oturmaz!
-ne üstadı imiş bu?
patronun gözü masadaki neye ilişir ve gözüyle işaret eder;
-üstad neyzen tevfik,tanıyor olmalısınız.
-ben benden başka üstad tanımam, benim üstad diyeceğim adam bu aleti benden iyi üflemeli...
patron sinirlenmeye başlar,iki de fedai hareketlenir masaya doğru.
tam o sırada,az önce meyhaneye girip tartışanların haberi olmadan duruma şahit olan neyzen tevfik el eder patrona"bırak kalsın" anlamında.ne de olsa son demleridir artık hayatının,durulmuştur artık gençlik ateşi.yavaşça ilişir arkadaki boş masaya,bir fahrettin kerim de o söyler,az da badem.
delikanlı ikinci şişeyi de bitirdikten sonra,neyi çıkartır muhafazasından,dudaklarına götürür.
patron artık dayanamaz acele seyirtir masaya;
-delikanlı ayıp yahu,üstadın yanında..herşeyin bir edebi,usulü var yahu!
arka masadan kısık bir ses duyulur;
-şşşşt bırak efendi,tamamdır.
patron üstada hürmetten,geri geri çekilir karanlığa doğru,delikanlı başlar bir taksim üflemeye.herkes bırakır çatalı,bıçağı,kadehi;kulak kesilir.ustadır delikanlı hakikaten. ustadır da,çok tizden girmiştir,hem caka satma merakı,hem de içkinin tesiri ile.tıkanır kalır..
tam fısıltılar başlamışken,ilahî bir ney sesi duyulur üstadın masasından,delikanlının çıkamadığı perdeden almış,devam etmektedir.şaşırır delikanlı,hem zordur o perdeye çıkmak,hem de alıcı gözle baktığı halde,ney görememiştir üstadın elinde o ana kadar.
arkasına döner...bakar...gördüğü yeter ona..
alelacele,kıpkırmızı bir suratla.. çeker gider.
üstadın elinde ney değil,boş bir fahrettin kerim şişesi vardır,ona üflemektedir ney yerine."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar