bugün
- göğsüne dilan polat yazdıran başörtülü bacı8
- eğilirken eliyle göğüs dekoltesini kapatan kız9
- ilişkilerde yapılan en büyük hatalar2
- bugün de meme atan olmaması7
- netflix yasaklanmalıdır3
- 2026 trans onur yürüyüşü3
- cuckold erkek5
- hoşgeldin pazartesi3
- beyaz otomobil satın almak3
- kulak arkasını keselemek2
- benim kemiklerim iri2
- 22 yaşında kız 41 yaşında erkek ilişkisi4
- pazar günü aktiviteleri2
- 21 haziran 2026 belçika iran maçı5
- iş yerinde yapması zevkli şeyler4
- lahmacunu elle yiyen kız18
- femboy erkeklere yürüyen dayılar3
- morkstar2
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı47
- seksten sonra bira içmek5
- olduğundan genç göstermek9
- ona bir şey söyle16
- 120 kilo olup 1 2 opel corsa'ya binmek7
- 22 haziran 2026 uruguay yeşil burun adaları maçı3
- 2026 dünya kupası14
- kapalılar imha edilsin diyen kadına gözaltı6
- 21 haziran 2026 ispanya suudi arabistan maçı7
- sezen aksu abartılmış bir şarkıcıdır7
- sınava geç girenlere yönelik yapılan eleştiriler2
- ez te hezdikim6
- ciddi ilişki istemiyorum takılalım diyen kadın11
- evlilikteki en büyük sorun4
- sözlük kadınları5
- yaşlılığınız için insan biriktirin9
- balkonu camla kaplatmak7
- dünya kupasından banane diyen erkek6
- sevgilisinin kedisine işkence yapan adam2
- bir insana sonradan öğretilebilecek en zor şey9
- istanbul trafiğini bir cümleyle anlatmak6
- milli takımımızın balonu patladı7
- yazarların en sevdiği meyve9
- citroen in volkswagen den daha pahalı olması4
- akıllarını erkek analiziyle yitiren sözlük kızları4
- alevilerde muhammed ismi5
- türkiye'deki yakışıklı erkek kıtlığı16
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi8
- 21 haziran 2026 türkiye çin voleybol maçı2
- istanbul6
- güne bir şarkı bırak18
- köyde gece tuvalete gitmek7
günümüzde büyük devletlerin birbirlerine karşı, ayrıeten de daha küçük olanlarına karşı sürdürdükleri savaş çeşididir.
abd gizli servislerle ilgili almanca dilinde yazılmış ve ders kitabı kalitesindeki "die lautlose macht- sessiz iktidar" kitabına göre devletlerin birbirlerine karsı verdikleri savaş türleri arasında ;
-askeri savaş
-kültürel savaş
-ekonomik savaş
- psikolojik savaş
türleri mevcutmuş. askeri, yani askeri birliklerle verilen savaş en kestirme ama en kısa vadede yapılanı imiş. ancak çok daha etkili şekilde kültürel ve ekonomik savaş toplumların "kimyasını" egemen bir güce yaklaştırmak, ya da sessiz sedasız o ülkenin kaynaklarını ucuza satın almak suretiyle sahiplenmek, böylelikle de o ülkeye her şekliyle hükmetmek amaçlarını güdermiş.
bunu bir örnekle süsleyelim. mesela yunanistan örneği bu bahsettiğimize tıpatıp uyar. almanlar bundan 6 yıl önce falan bir yunan süpermarket zincirine ortak olmuşlardı,birkaç ay sürmedi, o şirketi tümüyle satın aldılar. sonra o şirketi kapatıp kendi şirketlerini götürdüler yunanistan´a. bugün yunanistan´ın en ücra köşelerine kadar "kaufhof" "aldi" şirketleri mevcut. oralarda çalışanlar hep yunanlı, ama satılan mallar genellikle alman malları. adam hem malını satıyo, hem de cirosu yükseliyo alman devletinin "kaufhof" dan aldığı vergi artıyo, sonuçta yunanistan yoğurdunun kaymağını almanya yemis oluyo.bu durum neye sebep oluyo? yunan devleti memurunun maaşını ödeyemeyecek hale geliyo. o öyle olunca halkın alım gücü düşüyo, alım gücü düşünce tasınmazların fiyatları düşüyo, bizim bu yakınlarda tanıdığımız bi alman geçen yunanistan´a gitmiş öyle adalarda falan 3-4 tane villa almış, yazın kiraya vercekmiş. o adam gibi 30 bin kişi aynı şeyi yapmış olsa yunanistan turizm sektörünü de kaptırmış olacak.
şimdi soru ; bundan güzel işgal olur mu?
e devletin de bir sürü gideri var, o giderlerini vergiyle karşılıyo, vergi alamayınca borç falan alıyo ama sonuçta...batıyo. yunanistan´ın başına gelen budur.
ben türkiye´de falan da çok "real" gördüm geçen türkiye´ye geldiğimde, o şirketler muazzam zengin şirketlerdir, onları türkiye´ye soktun mu adamın başına çok güzel çorap örerler onlar. icabında çevredeki bütün esnafı batırmak için herşeyi birkaç ay "bedava" dağıtırlar, aynı işi sen yapamaz, batarsın. bu da sonuçta türk devletinin cebine giren verginin azalması ve alman devletinin cebine giren verginin artması anlamına gelir. bu da böyle kansız ama çok etkili bir savaştır.
ayrıca türkiye´den kürtler icin bir bölge kopartmaya çalışmak da aynı planın bir parçasıdır. öyle bir federallesme olursa, o zaman kürtlere bir sürü hizmet götürmek gerekir, o hizmetleri herhalde ki kürtlerin kendisi değil , türkler de değil , ancak ve ancak batının o büyük şirketler götürecektir. böylelikle o kürtler de tamamıyla onlara bağımlı hale getirilecek, böylelikle türkiye, ve o kürtlerin yaşadıkları bölge tamamıyla batı sermayesinin emrindeki askerler haline geleceklerdir. para ve güç kendine ait değilse, senin milliyetin falan hikayedir.
en kötü zamanlarında almanlar opel i italyan fiat sirketine bile satmadılar. hani "globalleşme" vardı? ne yapıp yapıp şirketi bir "alman" şirketinin almasını sağladılar.
oturup bir düşünmek lazım, acaba niye öyle yapmışlar...
abd gizli servislerle ilgili almanca dilinde yazılmış ve ders kitabı kalitesindeki "die lautlose macht- sessiz iktidar" kitabına göre devletlerin birbirlerine karsı verdikleri savaş türleri arasında ;
-askeri savaş
-kültürel savaş
-ekonomik savaş
- psikolojik savaş
türleri mevcutmuş. askeri, yani askeri birliklerle verilen savaş en kestirme ama en kısa vadede yapılanı imiş. ancak çok daha etkili şekilde kültürel ve ekonomik savaş toplumların "kimyasını" egemen bir güce yaklaştırmak, ya da sessiz sedasız o ülkenin kaynaklarını ucuza satın almak suretiyle sahiplenmek, böylelikle de o ülkeye her şekliyle hükmetmek amaçlarını güdermiş.
bunu bir örnekle süsleyelim. mesela yunanistan örneği bu bahsettiğimize tıpatıp uyar. almanlar bundan 6 yıl önce falan bir yunan süpermarket zincirine ortak olmuşlardı,birkaç ay sürmedi, o şirketi tümüyle satın aldılar. sonra o şirketi kapatıp kendi şirketlerini götürdüler yunanistan´a. bugün yunanistan´ın en ücra köşelerine kadar "kaufhof" "aldi" şirketleri mevcut. oralarda çalışanlar hep yunanlı, ama satılan mallar genellikle alman malları. adam hem malını satıyo, hem de cirosu yükseliyo alman devletinin "kaufhof" dan aldığı vergi artıyo, sonuçta yunanistan yoğurdunun kaymağını almanya yemis oluyo.bu durum neye sebep oluyo? yunan devleti memurunun maaşını ödeyemeyecek hale geliyo. o öyle olunca halkın alım gücü düşüyo, alım gücü düşünce tasınmazların fiyatları düşüyo, bizim bu yakınlarda tanıdığımız bi alman geçen yunanistan´a gitmiş öyle adalarda falan 3-4 tane villa almış, yazın kiraya vercekmiş. o adam gibi 30 bin kişi aynı şeyi yapmış olsa yunanistan turizm sektörünü de kaptırmış olacak.
şimdi soru ; bundan güzel işgal olur mu?
e devletin de bir sürü gideri var, o giderlerini vergiyle karşılıyo, vergi alamayınca borç falan alıyo ama sonuçta...batıyo. yunanistan´ın başına gelen budur.
ben türkiye´de falan da çok "real" gördüm geçen türkiye´ye geldiğimde, o şirketler muazzam zengin şirketlerdir, onları türkiye´ye soktun mu adamın başına çok güzel çorap örerler onlar. icabında çevredeki bütün esnafı batırmak için herşeyi birkaç ay "bedava" dağıtırlar, aynı işi sen yapamaz, batarsın. bu da sonuçta türk devletinin cebine giren verginin azalması ve alman devletinin cebine giren verginin artması anlamına gelir. bu da böyle kansız ama çok etkili bir savaştır.
ayrıca türkiye´den kürtler icin bir bölge kopartmaya çalışmak da aynı planın bir parçasıdır. öyle bir federallesme olursa, o zaman kürtlere bir sürü hizmet götürmek gerekir, o hizmetleri herhalde ki kürtlerin kendisi değil , türkler de değil , ancak ve ancak batının o büyük şirketler götürecektir. böylelikle o kürtler de tamamıyla onlara bağımlı hale getirilecek, böylelikle türkiye, ve o kürtlerin yaşadıkları bölge tamamıyla batı sermayesinin emrindeki askerler haline geleceklerdir. para ve güç kendine ait değilse, senin milliyetin falan hikayedir.
en kötü zamanlarında almanlar opel i italyan fiat sirketine bile satmadılar. hani "globalleşme" vardı? ne yapıp yapıp şirketi bir "alman" şirketinin almasını sağladılar.
oturup bir düşünmek lazım, acaba niye öyle yapmışlar...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar