bugün
- hiç porno izlememiş erkek9
- irmik helvası vs un helvası6
- yunanistan7
- bik bikle yemek yapmak9
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- uludağ sözlük kızlarının terlikleri5
- sözlük yazarları ölünce hangi helva4
- sözlük erkeklerinin helvaları5
- nervio ile kedi beslemek5
- üşüyen erkek12
- adanalı ateist6
- japonya22
- sözlük yazarlarının kombinleri6
- herkesin hayatına kimse karışamaz4
- soyulacak devlet malının kalmaması5
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası9
- gelecek partisi'nin kapanması12
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması9
- dekolteye bakar mısınız6
- güzel kızların çaylaklığını merici çeksin5
- vergi iadesi doldurmak5
- selçuk bayraktar'ın siyasete atılması8
- bulgaristan4
- çocuklarin ve ergenlerin manifest aşkı8
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin16
- kawase hasui2
- nervio hamferdi12
- kerhaneye gitmek3
- yaz yavaştan bitiyor eylül geliyor 20264
- ahmet davutoğlu7
- sağa sinyal verip sola dönmek7
- ketçap aromalı ruffles5
- it is almost shabat2
- entry üstteki entrylere cevap niteliğinde3
- bir sözlük kızının elinden çay içmek2
- en iyi simit hangi şehirdedir23
- püf noktası2
- italya3
- almanya11
- mal varlıklarınız nelerdir5
- klima çarpması5
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı3
- asla yapmam denilen şeyler6
- battal gazi5
- arnavutluk2
- sinem dedetaş7
- genşlik dizisi2
- gürcistan25
- arkadaşlar5
- hiç durmayan rüzgarın anlamı2
okumadan önce "işte bir popüler kültür balonu daha" diye geçiriyordum içimden.
tıpkı nutella, eti browni intense ya da eternal sunshine of the spotless mind gibi...
derken bir gün okudum.
724 sayfayı okuduğumda -belki çok klişe ama- tokat yemiş gibi hissettim.
bu kitabın başarısı belki de herkese bir tokat atabilmesidir.
çünkü her okuyan kendini bulur.
çünkü bahsettiği şey başarısızlıktır; çok da yabancısı değiliz öyle değil mi?
okurken beğendiğim bazı kısımların altını çizmiştim.
hatta bazılarına yıldız da koymuştum.
benim için daha önemli olduklarından olsa gerek.
aylar sonra elime aldığımda altını çizdiğim kısımların bolluğu beni önce şaşırttı.
ama okumaya başladığımda yine kendimi buldum ve şaşkınlığım yerini yaşanmışlığa bıraktı.
şimdilerde ise masamın üzerinde, hep karşımda duruyor.
canım her sıkkın olduğunda biraz okurum.
doğrusu okuyunca canım iyice sıkılıyor ama en azından karşımda bana gerçekleri söyleyen birini buluyorum.
silkinip kendime geliyorum demek isterdim ama durum pek öyle değil.
ne de olsa yaşadıkça batıyor insan.
azar azar...
tıpkı nutella, eti browni intense ya da eternal sunshine of the spotless mind gibi...
derken bir gün okudum.
724 sayfayı okuduğumda -belki çok klişe ama- tokat yemiş gibi hissettim.
bu kitabın başarısı belki de herkese bir tokat atabilmesidir.
çünkü her okuyan kendini bulur.
çünkü bahsettiği şey başarısızlıktır; çok da yabancısı değiliz öyle değil mi?
okurken beğendiğim bazı kısımların altını çizmiştim.
hatta bazılarına yıldız da koymuştum.
benim için daha önemli olduklarından olsa gerek.
aylar sonra elime aldığımda altını çizdiğim kısımların bolluğu beni önce şaşırttı.
ama okumaya başladığımda yine kendimi buldum ve şaşkınlığım yerini yaşanmışlığa bıraktı.
şimdilerde ise masamın üzerinde, hep karşımda duruyor.
canım her sıkkın olduğunda biraz okurum.
doğrusu okuyunca canım iyice sıkılıyor ama en azından karşımda bana gerçekleri söyleyen birini buluyorum.
silkinip kendime geliyorum demek isterdim ama durum pek öyle değil.
ne de olsa yaşadıkça batıyor insan.
azar azar...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar