bugün
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı40
- flört uygulaması eşleşme algoritması2
- ölüm9
- enayimiknatisii36
- dansöz izleme keyfi12
- aziz yıldırım12
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- insan olmaya ceyrek kala26
- yarın kpssye girecek yazarlar9
- amerikada hasidik yahudi avı başlaması8
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı13
- hangi renksiniz17
- saraca finch house2
- serhat kılıç13
- güneş kremimi yenilemem lazım diyen erkek12
- ölümün delilinin olmadığı gerçeği4
- ne yazarsanız yazın anında gerçeğe dönüşseydi8
- ismail kartal9
- açık oylayan yazar ne demek istiyor13
- 05 09 2026 silvermist'e ciğer ısmarlamam14
- online listesinden manita beğenmek7
- kerem aktürkoğlu8
- fusya semsiyeli yabanci8
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu21
- uzak durulası insan modelleri5
- özledim mesajına verilecek cevaplar13
- öylesine bir şeyler yaz3
- gocu50
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı32
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak6
- geceye bir söz bırak8
- bik bik dondurma yapsın da görelim6
- tai lung42
- sözlükteki şer çetesi12
- geleneksel ciğer ısrmarlama şenlikleri9
- sözlükte herkesin avcı olması12
- anın görüntüsü24
- sözlükteki zorbalar12
- s'i l v'e r m'i s t29
- evde dondurma yapmak5
- sözlükteki fenerbahçeliler6
- flat white4
- milan skriniar5
- ragnarın memeleri5
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı8
- 5 eylül 2026 köprülerin özelleştirilmesi13
- 5 eylül 2026 fenerbahçe'ye döşenen boru5
- sürekli ilgi bekleyen erkek9
- beşiktaş8
- limonlu dondurma4
hey gidi hey.
senelerden 1996 olması lazım taşradan istanbul'a gezmeye gelmişim. o güne kadar görmemişim bu internet denen şeytan icadını. zeki adamız internet dedikleri bir zımbırtı var farkındayız ve lakin dokunmuşluğumuz yok tenine. hani elimize geçse şöyle çatır çatır sörf yapacağız ama taşrada nâmünkün böyle şeyler. o zamanlar bizim oralarda "bir arkadaş girmiş olm süpper bi şey"den öteye gitmemiş hakkında duyup ettiklerimiz. gazetelerde haberler çıkıyor, arada televizyonda görüyoruz interneti o kadar.
gelmişim istanbul'a. abim hasbelkader paraya kıymış mmx işlemcili bir bilgisayar almış eve. bilgisayarla tanışıklığım eskiden beri var el bilgisayarıyla gerdeğe giriyorum tabi. daha kendi klavyeme kahve dökmüş felan değilim. neyse oturmuşum başına bilgisayarın karıştırıyorum orasını burasını. abim hayatımın geri kalanına hükmedecek cümleyi kuruyor; internete bağlanabiliyorsun buradan!
lan yapılır mı daha eril olmamış bir delikanlıya bu? tertemiz dimağlar bu kadar hoyratça karartılır mı? sen ne dediğinin bu gencecik körpe çocuğu hangi yola soktuğunun farkında mısın?
hadi ya nasılmış felan derken dial-up'ın o orgazma yakın heyecanı veren sesini dinleyerek bekliyorum bağlantıyı. ahanda iki bilgisayar birden yanıp sönüyor.
hayda bre diyerekten açıyorum internet explorer'ı bakıyorum salak salak. tamam internete girdik de bu sayfalara nasıl ulaşacağım bilmiyorum.
o zamanlar ece erken çıtı pıtı bir hatun. yeni yeni parlamaya başlamış yıldızı. klip 96-97 felan diye giden bir seri vardı işte onları yapıyor. programında ekranda arada web sitesi görünüyor. sitesinin reklamını yapıyor vs. hafızada kalmış tek adres bu yazıyorum adres çubuğuna basıyorum entera aha internetteyim!
sitede ne vardı hatırlamıyorum. hatırladığım tek şey bir arkadaşlık sitesinin reklamı. ne ki lan bu diyip giriyorum, üye oluyorum, chat yapıyorum. geceleri abim uyuduktan sonra sabahlara kadar hatun kaldırmaya çalışıyorum felan. chat odalarında yarı-tanrı elamanlar var birilerini atıyorlar birilerini kral* yapıyorlar hayret ediyorum. bir ay böyle devam ediyor bu. ama hâlâ siteye girebilmek için önce ece erken'in sayfasını açıp reklama tıklıyorum.
sonra taşraya dönüyorum. ne bir internete cafe var ne başka bir şey. derken bir süre sonra süper akıllı bir girişimci internet cafe açıyor. dalıyorum içeri. abi diyorum şuraya gireceğim ben yüzüm kızararak. hani alemde şeklimiz de var ne işin var arkadaşlık sitesinde bakışlarına maruz kalıyoruz. mirc diye bir şey açıyor bana yazıyor bir adres. diyorum bu işler böyle değil. sus diyor öğreneceksin. demez olaydın lan!
sonraki iki yılım internet cafelerde o server senin bu server benim gezmekle geçiyor. bu arada operatör oluyorum, ircop, oluyorum, admin oluyorum. server açıyorum. site kuruyorum. hayatım hâlâ chatten ibaret.
chat yapmayı bıraktıktan sonra başlıyor internet. başlamaz olasıca. hâlâ şu makinanın karşısında isem bunun tek müsebbibi abimdir tutanaklara geçile!
bu da böyle bir anımdır.
senelerden 1996 olması lazım taşradan istanbul'a gezmeye gelmişim. o güne kadar görmemişim bu internet denen şeytan icadını. zeki adamız internet dedikleri bir zımbırtı var farkındayız ve lakin dokunmuşluğumuz yok tenine. hani elimize geçse şöyle çatır çatır sörf yapacağız ama taşrada nâmünkün böyle şeyler. o zamanlar bizim oralarda "bir arkadaş girmiş olm süpper bi şey"den öteye gitmemiş hakkında duyup ettiklerimiz. gazetelerde haberler çıkıyor, arada televizyonda görüyoruz interneti o kadar.
gelmişim istanbul'a. abim hasbelkader paraya kıymış mmx işlemcili bir bilgisayar almış eve. bilgisayarla tanışıklığım eskiden beri var el bilgisayarıyla gerdeğe giriyorum tabi. daha kendi klavyeme kahve dökmüş felan değilim. neyse oturmuşum başına bilgisayarın karıştırıyorum orasını burasını. abim hayatımın geri kalanına hükmedecek cümleyi kuruyor; internete bağlanabiliyorsun buradan!
lan yapılır mı daha eril olmamış bir delikanlıya bu? tertemiz dimağlar bu kadar hoyratça karartılır mı? sen ne dediğinin bu gencecik körpe çocuğu hangi yola soktuğunun farkında mısın?
hadi ya nasılmış felan derken dial-up'ın o orgazma yakın heyecanı veren sesini dinleyerek bekliyorum bağlantıyı. ahanda iki bilgisayar birden yanıp sönüyor.
hayda bre diyerekten açıyorum internet explorer'ı bakıyorum salak salak. tamam internete girdik de bu sayfalara nasıl ulaşacağım bilmiyorum.
o zamanlar ece erken çıtı pıtı bir hatun. yeni yeni parlamaya başlamış yıldızı. klip 96-97 felan diye giden bir seri vardı işte onları yapıyor. programında ekranda arada web sitesi görünüyor. sitesinin reklamını yapıyor vs. hafızada kalmış tek adres bu yazıyorum adres çubuğuna basıyorum entera aha internetteyim!
sitede ne vardı hatırlamıyorum. hatırladığım tek şey bir arkadaşlık sitesinin reklamı. ne ki lan bu diyip giriyorum, üye oluyorum, chat yapıyorum. geceleri abim uyuduktan sonra sabahlara kadar hatun kaldırmaya çalışıyorum felan. chat odalarında yarı-tanrı elamanlar var birilerini atıyorlar birilerini kral* yapıyorlar hayret ediyorum. bir ay böyle devam ediyor bu. ama hâlâ siteye girebilmek için önce ece erken'in sayfasını açıp reklama tıklıyorum.
sonra taşraya dönüyorum. ne bir internete cafe var ne başka bir şey. derken bir süre sonra süper akıllı bir girişimci internet cafe açıyor. dalıyorum içeri. abi diyorum şuraya gireceğim ben yüzüm kızararak. hani alemde şeklimiz de var ne işin var arkadaşlık sitesinde bakışlarına maruz kalıyoruz. mirc diye bir şey açıyor bana yazıyor bir adres. diyorum bu işler böyle değil. sus diyor öğreneceksin. demez olaydın lan!
sonraki iki yılım internet cafelerde o server senin bu server benim gezmekle geçiyor. bu arada operatör oluyorum, ircop, oluyorum, admin oluyorum. server açıyorum. site kuruyorum. hayatım hâlâ chatten ibaret.
chat yapmayı bıraktıktan sonra başlıyor internet. başlamaz olasıca. hâlâ şu makinanın karşısında isem bunun tek müsebbibi abimdir tutanaklara geçile!
bu da böyle bir anımdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar