bugün
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz14
- atatürk düşmanı değilim5
- muslettin amca15
- yağmurlu bir günde doğdum anamdan8
- fenerbahçe 3 liverpool 13
- gastronomi4
- muslettin amca ile halı sahaya gitmek4
- gerilim hissi veren şarkılar2
- kadir mısıroğlu nu takip eden mallar10
- fenerlilerin ağlaması4
- teoman müziği bıraktı4
- sözlükteki kızların benim memem daha büyük kavgası2
- ankara savaşında gavur ile ittifak yapan osmanlı6
- yeni tanışılan kimse8
- sex shop5
- aşermek2
- insan sevmemek3
- cezaevine özenen gençler8
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı28
- 4 kasım 2026 liverpoolun fbye döşeyceği boru4
- sözlük klasikleri8
- ucanpembekoala5
- 6 milyon lirayı zimmetine geçiren zabıt katibi5
- inancın sıcacık fırınları5
- yağmurlu bir güne uyanmak5
- ömer üründül'ün izdivaç programı sunması2
- 5000 yıllık kürt tarihinin ıspatı5
- bencil olmak2
- onca puan alıp memur olunca 12 saat çalışmak11
- dedeağaç2
- aleksey batrakov27
- eski uzun kış gecelerinde anlatılan yaratıklar4
- erkekler neden teşhirci giyinmez5
- biz de birileriyiz3
- anlamadım true ayıplı film çekerken mi yakalanmış3
- 24 kasım 2026 galatasaray aston villa maçı5
- kasım indirimleri2
- anın görüntüsü33
- suavi nin tıraş bıçağı reklamında oynaması2
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- hoşlanılan kızın aşkın ne kadar derin diye sorması5
- akepem yapmaz5
- tanımadığı kadına tokat atan adam19
- adolescence2
- 12 kasım 2026 türkiye belçika maçı3
- güne bir kitap alıntısı bırak3
- kırıkkaleli olmak istemek10
- kamala harris4
- doların 50 tl olması10
- yazılımcıların flörtleşme algoritması2
'' to his coy mistress'' adlı şiiri türkçe'ye çevrilmiştir.
''utangaç sevgiliye
olsaydı eğer yeterince yerimiz ve biraz zamanımız
işte belki o zaman, sevgili hanımefendi, çekilirdi nazınız
oturur düşünürdük, ne yapıp ne etsek de
uzun aşk günlerini hoşça geçirsek diye.
sen hindistanda, ganj kıyısında
yakutlar bulurdun, bense akıntısında
humber nehrinin, yakınırdım senden gündüz gece.
seviyor olurdum seni tufandan on yıl önce
ve sen - eğer lütfedersen reddederdin
yahudiler ikna olup dinden dönene değin.
aşkım bir bitki gibi büyür yayılırdı
imparatorluklar bile yanında ufak kalırdı
gözlerine övgüler düzmek alırdı yüzyılımı
ve tabii seyredeceğim o muhteşem alnını
iki yüzyıl sürerdi tapmak göğüslere tek tek
gerisi içinse tam otuz bin yıl gerek.
en az yüzyıl vermeli her uzvuna ayrı ayrı
ancak sonuncusunda açılmalı kalbinin sırrı
çünkü, sevgili bayan, sizin hakkınız budur
zaten ben de başka türlü sevemezdim, doğrudur.
ama bir ses var ki, hep duyuyorum ardımda
zaman üstümüze geliyor kanatlı arabasında
ve ondan sonra her şeyin ötesinde serilip yatan
sonsuzluğun uçsuz bucaksız çölleri olacak inan
ne bir eser kalacak güzelliğinden
ne de var gücümle seslenirken ben
duyacaksın mermerlerin altında yankılanan sesimi
solucanlar kemirecek onca sakındığın bekaretini.
bir avuç toz olacak erdem dediğin şeyler
benim arzum durur mu, o da kül olur gider
mezar özel mülkündür, yalnız kalabilirsin
ama orada kimse sana sarılır mı hiç dersin?
işte o zaman, henüz gençliğin rengi
ışıyorken teninde çiğ taneleri gibi
ve hala fışkırıyorken istekli ruhun
sabırsız bir ateşle bütün hücrelerinden vücudunun
işte o zaman bırak gönlümüzce davranalım
ve bir çift sevdalı şahin olalım
onlar gibi yutalım bir lokmada vaktimizi
beklemeyelim onun yavaş yavaş tüketmesini bizi.
gel bütün gücümüzü, bütün güzelliğimizi yuvarlayalım seninle
ve topa tutup hayatın çelik kapılarını
geçirelim sevgimizi öteye.
böylece durduramasak da güneşi gökte
bırakırız koşsun bizimle birlikte.''
''utangaç sevgiliye
olsaydı eğer yeterince yerimiz ve biraz zamanımız
işte belki o zaman, sevgili hanımefendi, çekilirdi nazınız
oturur düşünürdük, ne yapıp ne etsek de
uzun aşk günlerini hoşça geçirsek diye.
sen hindistanda, ganj kıyısında
yakutlar bulurdun, bense akıntısında
humber nehrinin, yakınırdım senden gündüz gece.
seviyor olurdum seni tufandan on yıl önce
ve sen - eğer lütfedersen reddederdin
yahudiler ikna olup dinden dönene değin.
aşkım bir bitki gibi büyür yayılırdı
imparatorluklar bile yanında ufak kalırdı
gözlerine övgüler düzmek alırdı yüzyılımı
ve tabii seyredeceğim o muhteşem alnını
iki yüzyıl sürerdi tapmak göğüslere tek tek
gerisi içinse tam otuz bin yıl gerek.
en az yüzyıl vermeli her uzvuna ayrı ayrı
ancak sonuncusunda açılmalı kalbinin sırrı
çünkü, sevgili bayan, sizin hakkınız budur
zaten ben de başka türlü sevemezdim, doğrudur.
ama bir ses var ki, hep duyuyorum ardımda
zaman üstümüze geliyor kanatlı arabasında
ve ondan sonra her şeyin ötesinde serilip yatan
sonsuzluğun uçsuz bucaksız çölleri olacak inan
ne bir eser kalacak güzelliğinden
ne de var gücümle seslenirken ben
duyacaksın mermerlerin altında yankılanan sesimi
solucanlar kemirecek onca sakındığın bekaretini.
bir avuç toz olacak erdem dediğin şeyler
benim arzum durur mu, o da kül olur gider
mezar özel mülkündür, yalnız kalabilirsin
ama orada kimse sana sarılır mı hiç dersin?
işte o zaman, henüz gençliğin rengi
ışıyorken teninde çiğ taneleri gibi
ve hala fışkırıyorken istekli ruhun
sabırsız bir ateşle bütün hücrelerinden vücudunun
işte o zaman bırak gönlümüzce davranalım
ve bir çift sevdalı şahin olalım
onlar gibi yutalım bir lokmada vaktimizi
beklemeyelim onun yavaş yavaş tüketmesini bizi.
gel bütün gücümüzü, bütün güzelliğimizi yuvarlayalım seninle
ve topa tutup hayatın çelik kapılarını
geçirelim sevgimizi öteye.
böylece durduramasak da güneşi gökte
bırakırız koşsun bizimle birlikte.''
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar