bugün
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı26
- aleksey batrakov25
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı26
- queen ravennanın aşırı güzel olması15
- nükleer bomba5
- sözlükteki galatasaraylı yazarlar4
- eski uzun kış gecelerinde anlatılan yaratıklar3
- değişik meslekler3
- yarın fenerbahçe liverpool maçı 20 45 te trt 1 de2
- okan buruk3
- tanımadığı kadına tokat atan adam15
- yagmurcu çık açıkla10
- hayvan düşmanı2
- galatasaray 2 vfb stuttgart 02
- kırıkkaleli olmak istemek5
- seni içinin demir parmaklıklarından azat edeceğim3
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı20
- 9 haziran 20052
- the elder scrolls vi3
- ulu önder tektir o da hz muhammeddir8
- dedenize sahip çıkar mısınız5
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır6
- güne bir aleksey batrakov resmi bırak3
- son talika2
- atatürk düşmanı5
- sözlük dedeleri6
- durkheimın intihar teorisi6
- kablosuz mouse13
- futbol14
- arap götü9
- türkiye10
- cevheri güven4
- uefa şampiyonlar ligi4
- galatasaray3
- vfb stuttgart2
- iskilipli atıf hoca20
- almanyada doğanlar alman vatandaşı mı2
- ismet gürbüz'ün almanyada doğması2
- öylesine bir şeyler yaz4
- gördüğü rüyayı anlatan mezhebi geniş erkek3
- istanbul13
- melis babadağ'ın ayakları2
- arda güler'in ankara da doğması2
- ormanda orman kebabı yemek2
- her gün 1 litre kola içersek ne olur10
- yazarların akşama dair planları7
- susualsuspects4
- kale3112 tarzı entry girmek8
- takımınızın maçını izlemek istediğiniz yazarlar3
- sözlük kürdü55
nefis bir ahmet altan yazısı.
--spoiler--
Oturduğum yerden baktığımda, karşımda Ayasofya ile Sultanahmet Camii'ni görüyorum. Biri, klasik Yunan ve Roma kültüründen süzülmüş Hıristiyan bir imparatorluğun, diğeri geniş bir coğrafyanın dört bir yanından izler taşıyan Müslüman bir imparatorluğun mabedi.
Mirasçıları olduğumuz Doğu Roma ve Osmanlı imparatorluklarının bize bıraktığı iki görkemli yapı.
Bin beş yüz yıllık bir medeniyete bakıyor pencerem.
Sandaletlerine altından kartallar işlenmiş erguvan rengi harmaniyeli Bizans imparatorları da, inci işlemeli kavukları, samur kaftanlarıyla Osmanlı padişahları da benim baktığım kıyılarda gezindi.
Yunan filozoflarını doğurmuş iyonya da benim toprağım, Mevlana'yı dünyaya armağan eden Konya da benim toprağım.
Homeros'un anlattığı Truva da benim toprağım, Evliya Çelebi'nin anlattığı Anadolu da benim toprağım.
Hazreti Meryem Efes'teki kulübedeydi.
Anibal bu topraklarda öldü.
Yunus burada doğdu, Pir Sultan burada can verdi.
Cihanın dört bir yanına dağılan dinler, yeryüzüne ayak izlerini bırakan kavimler buradan geçti.
Trabzon'daki Rum kilisesi, Van'daki Ermeni şapeli, Sivas'taki Selçuklu camii, istanbul'daki Yahudi sinagogu benim.
Cenevizliler Galata kulesinin dibinde yaşıyordu, Barbaros gemilerini buraya yanaştırıyordu.
Ermeniler, Kürtler, Rumlar, Romalılar, Moğollar, Acemler, Araplar, Türkler bu topraklarda at koşturdu.
Dionysos ayinleri bu topraklarda yapıldı.
Ahi'ler bu topraklarda oturdu.
Semazenler bu topraklarda döndü.
Bektaşiler bütün aleme buradan güldü.
incil'i iznik'te temize çektiler.
Kuran'ı hattın en güzeliyle burada yazdılar.
Bahçelerinde aşmalı çardaklar olan zaviyelerde tasavvufun derinliklerine daldılar.
Tekkelerde kendilerinden geçerek zikrettiler.
Şeyh Galip, şiirinin sesini burada buldu.
isyanları gördük, savaşları gördük, cellatları gördük, canileri gördük, korsanları gördük, şairleri gördük, evliyaları gördük, velileri gördük, imparatorları gördük, padişahları gördük, düşmanlığı ve dostluğu gördük, efsaneleri ve gerçekleri gördük.
Sen, bu geçmişin çocuğusun.
Ruhunda, bütün cihanın ruhunu taşıyorsun.
Sesinde, bu seyyarenin sesi var.
Homeros seni anlattı, Yunus seni söyledi.
Şöyle bir başını kaldırıp baktığında binlerce yılı görüyorsun.
Kökleri binlerce yıla uzanmış, her bir dalında başka bir dinin, başka bir mezhebin, başka bir kavmin çiçeklerinin açtığı büyük bir ağaç gibisin.
Kimse sana yabancı değil.
Sen kimseye yabancı değilsin.
Kiliselerin çan sesleri de yankılandı bu topraklarda, müminleri her biri başka makamda Allah'ın huzuruna çağıran ezanlar da...
Kılıç şakırtılarını, top seslerini, en güzel şarkıları, en içten ayinleri bu topraklarda duydun.
Nasrettin'le güldün, Şeyh Bedrettin'le ağladın.
Zındık şeyhülislamlar, gizlice ibadet eden günahkârlar gördün.
Yaratılanı Yaratan'dan ötürü seven bir geçmişten geldin.
Sen, bu tarihin çocuğusun.
Meydan okumak yakışmaz sana.
Sen, meydan okunacak olansın.
Övünmek yakışmaz sana.
Sen, övülecek olansın.
Sen, "toprak vatanım, nev-i beşer milletim" diyen şairin çocuğusun.
Dünya senin vatanın, insanlar senin milletin.
Dininle, dilinle, inancınla, tevekkülünle, bu dünyanın kulu ve efendisisin, ne başkasını kendinden, ne kendini başkasından ayırırsın.
Sen ki bu geçmişin çocuğusun...
Hüzün kadar vakar yaraşır sana, tevekkül kadar tevazu yaraşır.
Sen ki bu geçmişin çocuğusun, ne başını eğersin, ne başları eğdirirsin.
Dünya vatanın senin, insanlar kardeşin.
Çünkü sen bu geçmişin çocuğusun.
--spoiler--
--spoiler--
Oturduğum yerden baktığımda, karşımda Ayasofya ile Sultanahmet Camii'ni görüyorum. Biri, klasik Yunan ve Roma kültüründen süzülmüş Hıristiyan bir imparatorluğun, diğeri geniş bir coğrafyanın dört bir yanından izler taşıyan Müslüman bir imparatorluğun mabedi.
Mirasçıları olduğumuz Doğu Roma ve Osmanlı imparatorluklarının bize bıraktığı iki görkemli yapı.
Bin beş yüz yıllık bir medeniyete bakıyor pencerem.
Sandaletlerine altından kartallar işlenmiş erguvan rengi harmaniyeli Bizans imparatorları da, inci işlemeli kavukları, samur kaftanlarıyla Osmanlı padişahları da benim baktığım kıyılarda gezindi.
Yunan filozoflarını doğurmuş iyonya da benim toprağım, Mevlana'yı dünyaya armağan eden Konya da benim toprağım.
Homeros'un anlattığı Truva da benim toprağım, Evliya Çelebi'nin anlattığı Anadolu da benim toprağım.
Hazreti Meryem Efes'teki kulübedeydi.
Anibal bu topraklarda öldü.
Yunus burada doğdu, Pir Sultan burada can verdi.
Cihanın dört bir yanına dağılan dinler, yeryüzüne ayak izlerini bırakan kavimler buradan geçti.
Trabzon'daki Rum kilisesi, Van'daki Ermeni şapeli, Sivas'taki Selçuklu camii, istanbul'daki Yahudi sinagogu benim.
Cenevizliler Galata kulesinin dibinde yaşıyordu, Barbaros gemilerini buraya yanaştırıyordu.
Ermeniler, Kürtler, Rumlar, Romalılar, Moğollar, Acemler, Araplar, Türkler bu topraklarda at koşturdu.
Dionysos ayinleri bu topraklarda yapıldı.
Ahi'ler bu topraklarda oturdu.
Semazenler bu topraklarda döndü.
Bektaşiler bütün aleme buradan güldü.
incil'i iznik'te temize çektiler.
Kuran'ı hattın en güzeliyle burada yazdılar.
Bahçelerinde aşmalı çardaklar olan zaviyelerde tasavvufun derinliklerine daldılar.
Tekkelerde kendilerinden geçerek zikrettiler.
Şeyh Galip, şiirinin sesini burada buldu.
isyanları gördük, savaşları gördük, cellatları gördük, canileri gördük, korsanları gördük, şairleri gördük, evliyaları gördük, velileri gördük, imparatorları gördük, padişahları gördük, düşmanlığı ve dostluğu gördük, efsaneleri ve gerçekleri gördük.
Sen, bu geçmişin çocuğusun.
Ruhunda, bütün cihanın ruhunu taşıyorsun.
Sesinde, bu seyyarenin sesi var.
Homeros seni anlattı, Yunus seni söyledi.
Şöyle bir başını kaldırıp baktığında binlerce yılı görüyorsun.
Kökleri binlerce yıla uzanmış, her bir dalında başka bir dinin, başka bir mezhebin, başka bir kavmin çiçeklerinin açtığı büyük bir ağaç gibisin.
Kimse sana yabancı değil.
Sen kimseye yabancı değilsin.
Kiliselerin çan sesleri de yankılandı bu topraklarda, müminleri her biri başka makamda Allah'ın huzuruna çağıran ezanlar da...
Kılıç şakırtılarını, top seslerini, en güzel şarkıları, en içten ayinleri bu topraklarda duydun.
Nasrettin'le güldün, Şeyh Bedrettin'le ağladın.
Zındık şeyhülislamlar, gizlice ibadet eden günahkârlar gördün.
Yaratılanı Yaratan'dan ötürü seven bir geçmişten geldin.
Sen, bu tarihin çocuğusun.
Meydan okumak yakışmaz sana.
Sen, meydan okunacak olansın.
Övünmek yakışmaz sana.
Sen, övülecek olansın.
Sen, "toprak vatanım, nev-i beşer milletim" diyen şairin çocuğusun.
Dünya senin vatanın, insanlar senin milletin.
Dininle, dilinle, inancınla, tevekkülünle, bu dünyanın kulu ve efendisisin, ne başkasını kendinden, ne kendini başkasından ayırırsın.
Sen ki bu geçmişin çocuğusun...
Hüzün kadar vakar yaraşır sana, tevekkül kadar tevazu yaraşır.
Sen ki bu geçmişin çocuğusun, ne başını eğersin, ne başları eğdirirsin.
Dünya vatanın senin, insanlar kardeşin.
Çünkü sen bu geçmişin çocuğusun.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar