bugün
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek19
- sude sendromu9
- yagmurcu5
- rakipleri gözaltına alıp seçim kararı almak8
- ismet birader neden koşturmuyor sorunsalı4
- en sevdiğiniz ayı3
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz18
- 2027 asgari ücret tahmin yarışması3
- çıplaklar kampında tarih hocasıyla karşılaşmak5
- kemal kılıçdaroğlu6
- sözlük açsanız ismi ne olurdu9
- yandaş basını okumak2
- don don bey birader2
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi17
- kürt kızlarının güzel olması3
- 30 yaşına girmek6
- hristiyanlık8
- özenilen şeyler3
- bir şeyler söyle2
- cinler sizinle nasıl iletişime geçiyor14
- kızları en güzel olan şehir13
- silver ile evlenecek erkek52
- ey insan3
- samed agirbas3
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- sırrı süreyya önder28
- intihardaki vücut pozisyonunu yatakta taklit etmek3
- erkek erkeğe arkadaşça sakso çekmek3
- atatürk'e alerjisi olan tipler11
- kolye zincirlerinin birbirine dolaşması10
- damarsız tüysüz manisa yaprağı15
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- euro 20163
- mauro icardi13
- bir insanı aslında olmadığına ikna etmek2
- sarapci koala58
- dindarların çoğunun fakir olması10
- göğüs kıllarım çıkmıyor16
- and the oscar goes to5
- affetmenin gücü6
- mesaj atıp konuşmayan kız7
- hayatinin bittigini fark etmek2
- akrostişli şiir6
- flört uygulamasında yazılımcı profili2
- vahiy kitabına göre kıyamet alametleri11
- 18 ay askerlik yapanlar nasıl yaptı sorunsalı8
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası26
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- dün gece ne oldu13
- sıfır atık vakfı3
Patti Smith'in Türkçeye Çoluk Çocuk olarak çevrilen ve Domingo Yayıncılık, tarafından basılan 302sayfalık kitabı.
Kitabı, Yiğit Değer Bengi çevirmiştir.
Patti Smith, Leonard Cohen, Bob Dylan ve Tom Waits'le beraber, Amerikan rock müziğinde ozanlık geleneğini sürdüren ve hala yaşayan dört müzisyenden birisidir. Albümlerinin arasında on yıla yakın zaman aralıkları bulunan Smith'in en son 2007 senesinde Twelve isimli bir albümü yayımlanmıştı.
Twelve, Patti Smith'in çoğu 68'lerde yaşamış ve ölmüş arkadaşlarına yaktığı bir ağıt niteliğindeydi. Albümde, Hendrix'ten Jim Morrisson'a, Kurt Kobain'den, Neil Young'a, Bob Dylan'a uzanan bir yelpazede yer alan şarkılar Patti Smith yorumlarıyla yer alıyordu ve belki de bu sayede Patti Smith, uzun yılların ardından kaybettiği dostlarını ve 1960'lı yılları hem hatırlıyor hem de hatırlatıyordu.
Patti Smith 2007 tarihli bu albümünün ardından şimdi de bu albümü içerik olarak tamamlayan bir kitapla karşımıza çıktı.
Çoluk Çocuk, ilk bakışta ünlü fotoğraf sanatçısı ve Smith'in bir dönemki sevgilisi Robert Mapplethorpe'u anlatıyor gibi görünüyor fakat kitabı okuyup bitirdiğimizde anlatılmak istenenin aslında daha farklı olduğunu görüyoruz.
Çoluk Çocuk'ta, bir yandan Amerikan taşrasında yaşayan yoksul bir ailenin kızı olan Patti Smith'in New York'a gelişi, Robert Mapplethorpe ile tanışmaları ve o dönemin alternatif bir yaşam süren sanat çevrelerinde kendilerine bir alan yaratma çabaları anlatılıyor. Bu çerçevede yoksul ve tecrübesiz bir kızın içindeki şairi ve müzisyeni ortaya çıkarma sancılarına tanık oluyoruz. Bu sancılara bir de ne yapacağına bir türlü karar veremeyen Robert Mapplethorpe portesi ekleniyor. Bir gün müzisyen, bir gün yazar ya da fotoğrafçı olmak isteyen Mapplethorpe, bir taraftan da cinsel kimliğini netleştirmeye çalışıyor.
Zaman ilerledikçe Mapplethorpe-Smith çifti sevgilikten dostluğa geçiş yaparken, hangi kanaldan ilerleyecekleri de yavaş yavaş netleşiyor. Smith, şiir yazmaya ve müziğe yoğunlaşırken Robert Mapplethorpe polaroidle başladığı fotoğrafçılığı ilerletiyor. Bu arada ikili sigara, alkol ve diğer uyuşturucularla da tanışıyorlar ve bu maddeler o dönemin tüm sanatçıları gibi Patti Smith'in ve Robert Mapplethorpe'un yaşamında gittikçe daha belirleyici oluyor.
Kitapta, diğer yandan , 60'ların sonundaki New York sanat çevresini oluşturan kişiler, Andy Warhol, Janis Joplin, Jim Morrisson, Jimi Hendrix, Bob Dylan, William S. Burroughs ve diğer beat şair ve yazarları adeta bir geçit töreni sunuyorlar. Bu geçit törenine çoğunlukla ev sahipliği yapan yer ise Chelsea Hotel'dir. Chelsea Hotel iki yüz elli civarında odası, lobisi ve yakınlarındaki barlarıyla bu çevrenin yaşayabilmesi ve üretebilmesi için gerekli olanakları sunan bir yer olarak anlatılıyor romanda.
Çoluk Çocuk, içeriğinin dışında biçim olarak da oldukça doyurucu bir kitap olmuş. Kitap boyunca anlatılanlar, araya serpiştirilen fotoğraflar eşliğinde sunulmuş. Bu durum, bir yandan okurun kitabın dünyasına girmesini kolaylaştırırken diğer yandan da yazılanların belgesel yönünü belirginleştiriyor. Burada, kitabın çevirmeni olan Yiğit Değer Bengi'nin dipnotlar aracılığıyla biz okurlara sunduğu kolaylığı da belirtmekte yarar görüyorum. Bu dipnotlar sayesinde, kitap boyunca adı geçen filmler, kitaplar ya da yerlerle ilgili anında bilgi sahibi olabiliyoruz.
Sonuç olarak, 2010 National Book Award sahibi bu güzel kitabı eline alıp, bir Patti Smith albümü eşliğinde (tercihen Horses ya da Twelve ) okuyup altmışların ve yetmişlerin ruhunu solumak pek çok okura iyi gelecektir.
Kitabı, Yiğit Değer Bengi çevirmiştir.
Patti Smith, Leonard Cohen, Bob Dylan ve Tom Waits'le beraber, Amerikan rock müziğinde ozanlık geleneğini sürdüren ve hala yaşayan dört müzisyenden birisidir. Albümlerinin arasında on yıla yakın zaman aralıkları bulunan Smith'in en son 2007 senesinde Twelve isimli bir albümü yayımlanmıştı.
Twelve, Patti Smith'in çoğu 68'lerde yaşamış ve ölmüş arkadaşlarına yaktığı bir ağıt niteliğindeydi. Albümde, Hendrix'ten Jim Morrisson'a, Kurt Kobain'den, Neil Young'a, Bob Dylan'a uzanan bir yelpazede yer alan şarkılar Patti Smith yorumlarıyla yer alıyordu ve belki de bu sayede Patti Smith, uzun yılların ardından kaybettiği dostlarını ve 1960'lı yılları hem hatırlıyor hem de hatırlatıyordu.
Patti Smith 2007 tarihli bu albümünün ardından şimdi de bu albümü içerik olarak tamamlayan bir kitapla karşımıza çıktı.
Çoluk Çocuk, ilk bakışta ünlü fotoğraf sanatçısı ve Smith'in bir dönemki sevgilisi Robert Mapplethorpe'u anlatıyor gibi görünüyor fakat kitabı okuyup bitirdiğimizde anlatılmak istenenin aslında daha farklı olduğunu görüyoruz.
Çoluk Çocuk'ta, bir yandan Amerikan taşrasında yaşayan yoksul bir ailenin kızı olan Patti Smith'in New York'a gelişi, Robert Mapplethorpe ile tanışmaları ve o dönemin alternatif bir yaşam süren sanat çevrelerinde kendilerine bir alan yaratma çabaları anlatılıyor. Bu çerçevede yoksul ve tecrübesiz bir kızın içindeki şairi ve müzisyeni ortaya çıkarma sancılarına tanık oluyoruz. Bu sancılara bir de ne yapacağına bir türlü karar veremeyen Robert Mapplethorpe portesi ekleniyor. Bir gün müzisyen, bir gün yazar ya da fotoğrafçı olmak isteyen Mapplethorpe, bir taraftan da cinsel kimliğini netleştirmeye çalışıyor.
Zaman ilerledikçe Mapplethorpe-Smith çifti sevgilikten dostluğa geçiş yaparken, hangi kanaldan ilerleyecekleri de yavaş yavaş netleşiyor. Smith, şiir yazmaya ve müziğe yoğunlaşırken Robert Mapplethorpe polaroidle başladığı fotoğrafçılığı ilerletiyor. Bu arada ikili sigara, alkol ve diğer uyuşturucularla da tanışıyorlar ve bu maddeler o dönemin tüm sanatçıları gibi Patti Smith'in ve Robert Mapplethorpe'un yaşamında gittikçe daha belirleyici oluyor.
Kitapta, diğer yandan , 60'ların sonundaki New York sanat çevresini oluşturan kişiler, Andy Warhol, Janis Joplin, Jim Morrisson, Jimi Hendrix, Bob Dylan, William S. Burroughs ve diğer beat şair ve yazarları adeta bir geçit töreni sunuyorlar. Bu geçit törenine çoğunlukla ev sahipliği yapan yer ise Chelsea Hotel'dir. Chelsea Hotel iki yüz elli civarında odası, lobisi ve yakınlarındaki barlarıyla bu çevrenin yaşayabilmesi ve üretebilmesi için gerekli olanakları sunan bir yer olarak anlatılıyor romanda.
Çoluk Çocuk, içeriğinin dışında biçim olarak da oldukça doyurucu bir kitap olmuş. Kitap boyunca anlatılanlar, araya serpiştirilen fotoğraflar eşliğinde sunulmuş. Bu durum, bir yandan okurun kitabın dünyasına girmesini kolaylaştırırken diğer yandan da yazılanların belgesel yönünü belirginleştiriyor. Burada, kitabın çevirmeni olan Yiğit Değer Bengi'nin dipnotlar aracılığıyla biz okurlara sunduğu kolaylığı da belirtmekte yarar görüyorum. Bu dipnotlar sayesinde, kitap boyunca adı geçen filmler, kitaplar ya da yerlerle ilgili anında bilgi sahibi olabiliyoruz.
Sonuç olarak, 2010 National Book Award sahibi bu güzel kitabı eline alıp, bir Patti Smith albümü eşliğinde (tercihen Horses ya da Twelve ) okuyup altmışların ve yetmişlerin ruhunu solumak pek çok okura iyi gelecektir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar