bugün
- yeni evli çift aktiviteleri8
- yarragi olan adam7
- from gold from dust37
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı5
- 2026'nın yaşayan en seksi erkeği6
- nervio'ya evlenme teklif etmek30
- kış gelince kısa etek ince çorap modası7
- okumuş kültürlü insandan nefret eden tip6
- sözlüğün kezban yazarı4
- sözlük kızlarına hallenen erkek yazarlar5
- çinliler alevi mi5
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı77
- seks hikayesi yazan trajedi yazarı5
- bir sözlük erkeğine patik hediye etmek8
- ıspartalıları sevmemek6
- sözlükte götü çok kaldırılmış kızlar8
- bir sözlük kızının çoraplarını hediye olarak almak8
- sözlük kızlarının çorapları8
- nervio'nun peşinden koşan yazarlar9
- leon the professional vs pulp fiction3
- rusyada neden kızlar şımarık değil sorunsalı8
- muslettin amca ile edirne genelevine gidiyoruz3
- mutlu günleri beklemek5
- havalım2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı9
- para kazanmak3
- binyamin netanyahu6
- profdrekremculfa2
- en son ne aldınız13
- 2026 yılında kitap oku falan diyen tip3
- onunla ben hep sevişecek gibi baktık birbirimize2
- sözlükten arada sırada sıkılmak2
- güzel bir kadının giydiği çorap2
- nervio abla13
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar17
- instagram da artan erotizm sebebi10
- kitapçıda dakikalarca vakit geçiren dallama7
- evlenecek 35 40 yaşlarında kadın aramak4
- yarımşar metre arayla bırakılmış kedi maması2
- sinemada yiyişen sevgililer9
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum13
- okuduğu kitaplardan bilgiler vermek4
- ayak sevecek kadar abaza olmak10
- dudaktan öpüşmek neden seksle bağlantılı9
- ümit kocasakal20
- ismail kartal22
- vajinaya dil atmak11
- sözlük erkeklerinin çok havalı olması3
- birbiriyle çiftleşecek uludağ sözlük yazarları12
- paçoz sözlük yazarı3
Patti Smith'in Türkçeye Çoluk Çocuk olarak çevrilen ve Domingo Yayıncılık, tarafından basılan 302sayfalık kitabı.
Kitabı, Yiğit Değer Bengi çevirmiştir.
Patti Smith, Leonard Cohen, Bob Dylan ve Tom Waits'le beraber, Amerikan rock müziğinde ozanlık geleneğini sürdüren ve hala yaşayan dört müzisyenden birisidir. Albümlerinin arasında on yıla yakın zaman aralıkları bulunan Smith'in en son 2007 senesinde Twelve isimli bir albümü yayımlanmıştı.
Twelve, Patti Smith'in çoğu 68'lerde yaşamış ve ölmüş arkadaşlarına yaktığı bir ağıt niteliğindeydi. Albümde, Hendrix'ten Jim Morrisson'a, Kurt Kobain'den, Neil Young'a, Bob Dylan'a uzanan bir yelpazede yer alan şarkılar Patti Smith yorumlarıyla yer alıyordu ve belki de bu sayede Patti Smith, uzun yılların ardından kaybettiği dostlarını ve 1960'lı yılları hem hatırlıyor hem de hatırlatıyordu.
Patti Smith 2007 tarihli bu albümünün ardından şimdi de bu albümü içerik olarak tamamlayan bir kitapla karşımıza çıktı.
Çoluk Çocuk, ilk bakışta ünlü fotoğraf sanatçısı ve Smith'in bir dönemki sevgilisi Robert Mapplethorpe'u anlatıyor gibi görünüyor fakat kitabı okuyup bitirdiğimizde anlatılmak istenenin aslında daha farklı olduğunu görüyoruz.
Çoluk Çocuk'ta, bir yandan Amerikan taşrasında yaşayan yoksul bir ailenin kızı olan Patti Smith'in New York'a gelişi, Robert Mapplethorpe ile tanışmaları ve o dönemin alternatif bir yaşam süren sanat çevrelerinde kendilerine bir alan yaratma çabaları anlatılıyor. Bu çerçevede yoksul ve tecrübesiz bir kızın içindeki şairi ve müzisyeni ortaya çıkarma sancılarına tanık oluyoruz. Bu sancılara bir de ne yapacağına bir türlü karar veremeyen Robert Mapplethorpe portesi ekleniyor. Bir gün müzisyen, bir gün yazar ya da fotoğrafçı olmak isteyen Mapplethorpe, bir taraftan da cinsel kimliğini netleştirmeye çalışıyor.
Zaman ilerledikçe Mapplethorpe-Smith çifti sevgilikten dostluğa geçiş yaparken, hangi kanaldan ilerleyecekleri de yavaş yavaş netleşiyor. Smith, şiir yazmaya ve müziğe yoğunlaşırken Robert Mapplethorpe polaroidle başladığı fotoğrafçılığı ilerletiyor. Bu arada ikili sigara, alkol ve diğer uyuşturucularla da tanışıyorlar ve bu maddeler o dönemin tüm sanatçıları gibi Patti Smith'in ve Robert Mapplethorpe'un yaşamında gittikçe daha belirleyici oluyor.
Kitapta, diğer yandan , 60'ların sonundaki New York sanat çevresini oluşturan kişiler, Andy Warhol, Janis Joplin, Jim Morrisson, Jimi Hendrix, Bob Dylan, William S. Burroughs ve diğer beat şair ve yazarları adeta bir geçit töreni sunuyorlar. Bu geçit törenine çoğunlukla ev sahipliği yapan yer ise Chelsea Hotel'dir. Chelsea Hotel iki yüz elli civarında odası, lobisi ve yakınlarındaki barlarıyla bu çevrenin yaşayabilmesi ve üretebilmesi için gerekli olanakları sunan bir yer olarak anlatılıyor romanda.
Çoluk Çocuk, içeriğinin dışında biçim olarak da oldukça doyurucu bir kitap olmuş. Kitap boyunca anlatılanlar, araya serpiştirilen fotoğraflar eşliğinde sunulmuş. Bu durum, bir yandan okurun kitabın dünyasına girmesini kolaylaştırırken diğer yandan da yazılanların belgesel yönünü belirginleştiriyor. Burada, kitabın çevirmeni olan Yiğit Değer Bengi'nin dipnotlar aracılığıyla biz okurlara sunduğu kolaylığı da belirtmekte yarar görüyorum. Bu dipnotlar sayesinde, kitap boyunca adı geçen filmler, kitaplar ya da yerlerle ilgili anında bilgi sahibi olabiliyoruz.
Sonuç olarak, 2010 National Book Award sahibi bu güzel kitabı eline alıp, bir Patti Smith albümü eşliğinde (tercihen Horses ya da Twelve ) okuyup altmışların ve yetmişlerin ruhunu solumak pek çok okura iyi gelecektir.
Kitabı, Yiğit Değer Bengi çevirmiştir.
Patti Smith, Leonard Cohen, Bob Dylan ve Tom Waits'le beraber, Amerikan rock müziğinde ozanlık geleneğini sürdüren ve hala yaşayan dört müzisyenden birisidir. Albümlerinin arasında on yıla yakın zaman aralıkları bulunan Smith'in en son 2007 senesinde Twelve isimli bir albümü yayımlanmıştı.
Twelve, Patti Smith'in çoğu 68'lerde yaşamış ve ölmüş arkadaşlarına yaktığı bir ağıt niteliğindeydi. Albümde, Hendrix'ten Jim Morrisson'a, Kurt Kobain'den, Neil Young'a, Bob Dylan'a uzanan bir yelpazede yer alan şarkılar Patti Smith yorumlarıyla yer alıyordu ve belki de bu sayede Patti Smith, uzun yılların ardından kaybettiği dostlarını ve 1960'lı yılları hem hatırlıyor hem de hatırlatıyordu.
Patti Smith 2007 tarihli bu albümünün ardından şimdi de bu albümü içerik olarak tamamlayan bir kitapla karşımıza çıktı.
Çoluk Çocuk, ilk bakışta ünlü fotoğraf sanatçısı ve Smith'in bir dönemki sevgilisi Robert Mapplethorpe'u anlatıyor gibi görünüyor fakat kitabı okuyup bitirdiğimizde anlatılmak istenenin aslında daha farklı olduğunu görüyoruz.
Çoluk Çocuk'ta, bir yandan Amerikan taşrasında yaşayan yoksul bir ailenin kızı olan Patti Smith'in New York'a gelişi, Robert Mapplethorpe ile tanışmaları ve o dönemin alternatif bir yaşam süren sanat çevrelerinde kendilerine bir alan yaratma çabaları anlatılıyor. Bu çerçevede yoksul ve tecrübesiz bir kızın içindeki şairi ve müzisyeni ortaya çıkarma sancılarına tanık oluyoruz. Bu sancılara bir de ne yapacağına bir türlü karar veremeyen Robert Mapplethorpe portesi ekleniyor. Bir gün müzisyen, bir gün yazar ya da fotoğrafçı olmak isteyen Mapplethorpe, bir taraftan da cinsel kimliğini netleştirmeye çalışıyor.
Zaman ilerledikçe Mapplethorpe-Smith çifti sevgilikten dostluğa geçiş yaparken, hangi kanaldan ilerleyecekleri de yavaş yavaş netleşiyor. Smith, şiir yazmaya ve müziğe yoğunlaşırken Robert Mapplethorpe polaroidle başladığı fotoğrafçılığı ilerletiyor. Bu arada ikili sigara, alkol ve diğer uyuşturucularla da tanışıyorlar ve bu maddeler o dönemin tüm sanatçıları gibi Patti Smith'in ve Robert Mapplethorpe'un yaşamında gittikçe daha belirleyici oluyor.
Kitapta, diğer yandan , 60'ların sonundaki New York sanat çevresini oluşturan kişiler, Andy Warhol, Janis Joplin, Jim Morrisson, Jimi Hendrix, Bob Dylan, William S. Burroughs ve diğer beat şair ve yazarları adeta bir geçit töreni sunuyorlar. Bu geçit törenine çoğunlukla ev sahipliği yapan yer ise Chelsea Hotel'dir. Chelsea Hotel iki yüz elli civarında odası, lobisi ve yakınlarındaki barlarıyla bu çevrenin yaşayabilmesi ve üretebilmesi için gerekli olanakları sunan bir yer olarak anlatılıyor romanda.
Çoluk Çocuk, içeriğinin dışında biçim olarak da oldukça doyurucu bir kitap olmuş. Kitap boyunca anlatılanlar, araya serpiştirilen fotoğraflar eşliğinde sunulmuş. Bu durum, bir yandan okurun kitabın dünyasına girmesini kolaylaştırırken diğer yandan da yazılanların belgesel yönünü belirginleştiriyor. Burada, kitabın çevirmeni olan Yiğit Değer Bengi'nin dipnotlar aracılığıyla biz okurlara sunduğu kolaylığı da belirtmekte yarar görüyorum. Bu dipnotlar sayesinde, kitap boyunca adı geçen filmler, kitaplar ya da yerlerle ilgili anında bilgi sahibi olabiliyoruz.
Sonuç olarak, 2010 National Book Award sahibi bu güzel kitabı eline alıp, bir Patti Smith albümü eşliğinde (tercihen Horses ya da Twelve ) okuyup altmışların ve yetmişlerin ruhunu solumak pek çok okura iyi gelecektir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar