bugün
- güzel zannedilen kadınların sıradan olmaları14
- japonyada 10 000 kürdün karakol basması20
- canımın sucuklu tost çekmesi6
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları27
- arkadaşlar kek yaptım6
- akrabalar ile görüşünce kavga çıkması7
- torpille hacca gitmek2
- cem karaca2
- kumar bağımlılığı4
- kendi ağzına vermek4
- 35 yaşında evlenmemiş erkek11
- italyanca3
- hoşlanılan kıza true'nun foto atmış olması13
- dağa çıkıp devlet isteyen türk9
- kredi çekip hacca gitmek2
- sözlük kızlarının çorapları3
- incel5
- gemini3
- ioçk vs manifest9
- 15 temmuzda başta chp olsaydı6
- tanrı yok21
- istanbul da yediemin otopark ve çekici ücretlerine2
- siktir olup gitmek2
- 4446
- gece hurdaya çıkmak3
- baklavanın yanında kola içmek2
- dondurma kabından dolma yada sarma çıkmaması2
- arkdaşlar izne çıkıyorum2
- kıymayı dışardan alıp pidecide pide yaptırmak8
- chp nin iktidar olamaması3
- yüzde yüz şarjın yetmemesi4
- kaka falı bakabilen yazarlar3
- hurdaya kitap vermek6
- özgür özel'in tutuklanması8
- anın görüntüsü19
- her güne gözaltı ve tutuklama haberiyle uyanmak6
- ioçk hangi manifest üyesinin yerine geçsin4
- bir daha kimseye kitap vermem6
- sudekiray4
- recep tayyip erdoğan7
- iranın bir türlü barış anlaşmasına yanaşmaması6
- ota boka devşirme diyen hırto27
- sabah nasıl uyanıyorsunuz16
- atatürkçü sanatçı azlığı9
- hesabı gizli olan gizli gey dir2
- ateistlerin nursuz olması23
- bir abazanın günlüğü4
- ak parti3
- marilyn manson kendi ağzına veriyormuş3
- sınanmamışlığın kibri5
--spoiler--
brecht film yapsa böyle bir şey olurdu heralde. dünya bir sahnedir mottosuyla tiyatro sahnesi üzerinde oynanan film herkesin çizdiği tebeşir evlerin şeffaflığını bize gösteriyor. kasabaya yeni gelen grace in aciz durumundan yararlanan kasabalının değişimini, bir nevi basamak atlamasını, ezilenin şartlar oluşunca ortaya çıkan ezme psikolojisini epik bir şekilde(brechtvari) izleyice aktarıyor.
lars von trier, hiçbir propaganda yapmadan merhamet- zorbalık kavramını da çok ince bir yerden yakalayarak bizi sorguya alıyor. ikisinin bittiği yer neresidir? saf iyilik-merhamet kavramı insanlığı kurtuluşa mı götürür yoksa yozlaştırır mı? ya da tersten soralım soruyu: güç kişinin elinde olduğunda ne kadar değişmeyebilir?
insanlığın doğasına yönelik bu yolculuğunda yönetmen seyirciyi de çok güzel kendine yabancılaştırıyor. seyirci köyün makineli tüfeklerle taranmasından zevk alıyor adeta. insanların ölümünden, çocuğun annesinin önünde katledilmesinden(!) bir iç huzur-katarsis- yaşıyor.
film bittiğinde ister istemez zihnime şu sorular takılıverdi: idam doğru bir karar mıdır? taş atan çocuklar içeri alınmalı mıdır? hapishanelerdeki tecrit doğru mudur?
gerçekten müthiş bir vicdan muhasebesi yaptıran film olmuş. eline sağlık lors.
--spoiler--
brecht film yapsa böyle bir şey olurdu heralde. dünya bir sahnedir mottosuyla tiyatro sahnesi üzerinde oynanan film herkesin çizdiği tebeşir evlerin şeffaflığını bize gösteriyor. kasabaya yeni gelen grace in aciz durumundan yararlanan kasabalının değişimini, bir nevi basamak atlamasını, ezilenin şartlar oluşunca ortaya çıkan ezme psikolojisini epik bir şekilde(brechtvari) izleyice aktarıyor.
lars von trier, hiçbir propaganda yapmadan merhamet- zorbalık kavramını da çok ince bir yerden yakalayarak bizi sorguya alıyor. ikisinin bittiği yer neresidir? saf iyilik-merhamet kavramı insanlığı kurtuluşa mı götürür yoksa yozlaştırır mı? ya da tersten soralım soruyu: güç kişinin elinde olduğunda ne kadar değişmeyebilir?
insanlığın doğasına yönelik bu yolculuğunda yönetmen seyirciyi de çok güzel kendine yabancılaştırıyor. seyirci köyün makineli tüfeklerle taranmasından zevk alıyor adeta. insanların ölümünden, çocuğun annesinin önünde katledilmesinden(!) bir iç huzur-katarsis- yaşıyor.
film bittiğinde ister istemez zihnime şu sorular takılıverdi: idam doğru bir karar mıdır? taş atan çocuklar içeri alınmalı mıdır? hapishanelerdeki tecrit doğru mudur?
gerçekten müthiş bir vicdan muhasebesi yaptıran film olmuş. eline sağlık lors.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar