bugün
- laf sokarken imla hatası yapmak6
- tanga giyen erkek6
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi8
- sözlük yazarlarının kombinleri13
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir11
- zor erkeği oynamak4
- eski sevgilinin kabotaj bayramını kutlamak8
- erdoğanın eski gücünü kaybetmesi6
- semicenk3
- queen feristah4
- yengeç burcu erkekleri ölsün kampanyası14
- özgüveni düşük tuvalet kapağı3
- gerizekalı yazarlar zirvesi10
- hapşıracak gibi olmak3
- şırnak üniversitesi rektörü abdürrahim alkış3
- geldi yine deli3
- deniz göktaş12
- ben ekonomistim4
- önüme geleni friendzonelarım2
- okulda felsefi sorgulama yasağı3
- bugün ne yaptınız9
- iyi futbol oynar mısınız9
- kemal kılıçdaroğlu11
- filistin in ermeni soykırımını tanıması39
- 158 boyundaki diva kız2
- şahsuvaroğlu2
- spor yapmayan erkek6
- avrupa klima krizi4
- gizem altunsoy3
- yazın dışarıda çırılçıplak dolaşmak isteyen insan2
- pandela24
- matrix'deki zencinin torbacı olması6
- tırcı kadınlar2
- mustafa kemal atatürk13
- tanga giyen kız2
- taksicilerin gri pantolon ve gömlek giyecek olması2
- aktrollerin ibb davasını takip etmeyi bırakması21
- aşk9
- gay bedenler klübü2
- atatürk'ü sevmemek8
- birazdan temmuza giriyoruz12
- senin işin ekimde bitiyor2
- matematikte en büyük ve en küçük sayının olmaması3
- amsızlık4
- dünyanın en ünlü dört keli3
- samuel chukwueze'nin trabzonspor'a transferi4
- ankara'nın nato zirvesi hazırlıkları3
- devlet4
- nutuk4
- 1 temmuz 2026 fransa isveç maçı12
jan guillou' nun aynı isimli kitabından uyarlanan 2003 yapımı mikael hafström filmidir. 2004 yılında yabancı dilde en iyi film dalında oscar adayı olan filmde başlıca karakterlere hayat veren oyuncular ise Andreas Wilson, Henrik Lundström, Linda Zilliacus, Gustaf Skarsgard .
--spoiler--
Masada açıyoruz Erik'in yaşamına açılan penceremizi. Annesi ve daha sonradan üvey olduğunu öğrendiğimiz babasıyla masadalar ve lokmarıyla meşguller. Ağır bir sessizliğin hakim olduğu masada "kuzey filminin boğuk atmosferi" diye düşünmenize fırsat vermeden ailenin kopukluğunu size aktarma yoluna koyuluyor film vakit kaybetmeden. Yemekten sonra konuşma (!) yapma çağrısı geliyor babadan ve Erik bir odaya girerken annesi piyano başına geçiyor, kırbaçlama benzeri terbiye seansını duymamak için. Biz de bir kavgaya şahit oluğ Erik'le müdürün odasına yollanıyoruz, malum haberi almak üzere. Erik bölgedeki okullara bile kaydolamamak üzere atıldığını öğrenince annesi tez elden kararı verip uygulamaya koyarak Erik' i yatılı bir okula göndermeye karar veriyor. Uzaklara, aristokrasinin ve burjuvazinin yeni üyelerinin yetiştirildiği bir okula hem de.Filmin bu anından itibaren Erik' in esasında "saf bir şeytan"dan çok daha fazlasına sahip olduğunu hissetmemiz geç olmuyor. Zira yatılı okul ziyadesiyle "gelenekçi" ve tahmin edersiniz ki bu "gelenek"ler tamamen devrecilik esasına dayalı. Üst devre alt devreyi her daim ezme lüksüne sahip, her ne olursa olsun. Alt devreler ise olabildiğince koyun olmaya özen gösteriyorlar, okulun akşam eğlencesi ya da yemek saati maskarası olmamak için. Bir minyatür "üst sınıf - alt sınıf" mücadelesi esasında, basbayağı sınıf kavgası, soyluluğu cüzdan kalınlığıyla doğru orantılı üst tabaka ve onun maskarası olmaya niyeti olmayan bir kaç "çapulcu"dan oluşan alt tabaka. Söz konusu gözden uzakta bir okul olunca oynanan entrikalar da pek masum olmuyor tabi, hele Erik'in de itaat etmeye niyeti olmadığını da hesaba katarsak. Devrecilikten kişisel itibara dönmeye başlayan çekişme sonunda bir kurban verilmesi gerekecekse bunun pek soylu kişilerden seçileceğini beklemek tam anlamıyla saflık olacağından kuşkunuz olmasın. Nihayetinde kesilen bilet hem okul hayatını, hem annesine verdiği sözleri hem de bir düşü (filmi izleyip görün) dalından koparıp çok uzaklara götürmek üzeredir.
--spoiler--
referans alanlar için belirtelim, filmin imdb puanı ise 7,9 .
alıntı ve daha fazlası : http://www.antifa-kutay.blogspot.com
--spoiler--
Masada açıyoruz Erik'in yaşamına açılan penceremizi. Annesi ve daha sonradan üvey olduğunu öğrendiğimiz babasıyla masadalar ve lokmarıyla meşguller. Ağır bir sessizliğin hakim olduğu masada "kuzey filminin boğuk atmosferi" diye düşünmenize fırsat vermeden ailenin kopukluğunu size aktarma yoluna koyuluyor film vakit kaybetmeden. Yemekten sonra konuşma (!) yapma çağrısı geliyor babadan ve Erik bir odaya girerken annesi piyano başına geçiyor, kırbaçlama benzeri terbiye seansını duymamak için. Biz de bir kavgaya şahit oluğ Erik'le müdürün odasına yollanıyoruz, malum haberi almak üzere. Erik bölgedeki okullara bile kaydolamamak üzere atıldığını öğrenince annesi tez elden kararı verip uygulamaya koyarak Erik' i yatılı bir okula göndermeye karar veriyor. Uzaklara, aristokrasinin ve burjuvazinin yeni üyelerinin yetiştirildiği bir okula hem de.Filmin bu anından itibaren Erik' in esasında "saf bir şeytan"dan çok daha fazlasına sahip olduğunu hissetmemiz geç olmuyor. Zira yatılı okul ziyadesiyle "gelenekçi" ve tahmin edersiniz ki bu "gelenek"ler tamamen devrecilik esasına dayalı. Üst devre alt devreyi her daim ezme lüksüne sahip, her ne olursa olsun. Alt devreler ise olabildiğince koyun olmaya özen gösteriyorlar, okulun akşam eğlencesi ya da yemek saati maskarası olmamak için. Bir minyatür "üst sınıf - alt sınıf" mücadelesi esasında, basbayağı sınıf kavgası, soyluluğu cüzdan kalınlığıyla doğru orantılı üst tabaka ve onun maskarası olmaya niyeti olmayan bir kaç "çapulcu"dan oluşan alt tabaka. Söz konusu gözden uzakta bir okul olunca oynanan entrikalar da pek masum olmuyor tabi, hele Erik'in de itaat etmeye niyeti olmadığını da hesaba katarsak. Devrecilikten kişisel itibara dönmeye başlayan çekişme sonunda bir kurban verilmesi gerekecekse bunun pek soylu kişilerden seçileceğini beklemek tam anlamıyla saflık olacağından kuşkunuz olmasın. Nihayetinde kesilen bilet hem okul hayatını, hem annesine verdiği sözleri hem de bir düşü (filmi izleyip görün) dalından koparıp çok uzaklara götürmek üzeredir.
--spoiler--
referans alanlar için belirtelim, filmin imdb puanı ise 7,9 .
alıntı ve daha fazlası : http://www.antifa-kutay.blogspot.com
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar