bugün
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak12
- haklısın özür dilerim seni seviyorum diyen kadın4
- öğretmenlerin teneffüse ihtiyacı olması2
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek9
- disco disco gezen insan8
- nissan micra kullanan erkek9
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum4
- nemlendirici krem16
- nev18
- erlik5
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri10
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- katatespizartmasi13
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın7
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması17
- askerde özlenen şeyler8
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek24
- sadrazam torununun izmir'in üçte ikisini istemesi7
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı12
- fon vurgunu56
- mokv yaşıyor mu6
- sözlük yazarlarının yapay zeka fotoğrafları5
- 2006'nın 20 sene önce olması8
- ağzı kokan arkadaş5
- teleferik6
- çocukluk arkadaşlığı11
- bakın ne geldi6
- sophie dee'nin memeleri4
- tabağın dibini ekmekle sıyıran kız6
- iri memeler6
- günaydın arkadaşlar bugün nasılsınız11
- batı trakya müftülük atamalarına ankara tepkisi4
- istanbul'da gezilebilecek en güzel yerler9
- ressam ılgın tosun pastel sanatçısı3
- birbirine benzeyen ünlüler4
- parayı gazze için katlamak istedim4
- babaların babası5
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- kimsenin memleket takımı tutmaması18
- şu an ne isterdin14
- sevgili deyince hemen aklına seks gelen insan3
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı26
- aziz yıldırım5
- filiz ankara piyale barilla pastavila mutlu arbela4
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı55
- kalıplaşmış güzellik standartları4
- from gold from dust34
- dincilere laf anlatmakta çalışmak19
- kedi tırnağı kesmek4
yunan şairlerinin en büyük kalemi.
kendi deyimiyle; ''sırtında taşıyıp da başkalarına veremediği ışığı en büyük yük sayan'' şairlerden biri.
1 mayıs 1909'da yunanistan'ın peleponez bölgesindeki küçük bir köyde dünyaya gelir.
dünyaya geldiği süre içerinde yaşanılan toprak reformu ve feodal kalıntılara son verme umudu arasında ailesi maddi kayıplar yaşar.
maddiyatla yok olan ailesi kayıplarını vermeye başlar. annesi ve erkek kardeşi bu dönemde veremden ölür. ve kısa süre sonra bunun etkisinde kalan kız kardeşininde delirdiğini görerek tamamen yıkılır.
yıllar sonra çok etkisinde kaldığı bu olayı kız kardeşimin türküsü olarak olarak edebiyat dünyasına armağan eder.
şiirde küçük kardeşine; ''yalnız senin gözlerinin pınarı susuzluğumu dindirebilir ve hayatıma baharı getirebilir'' şeklinde seslenir yüreği.
liseyi bitirip atina'ya yerleşir. burada kendi görüşlerini ve düzeni sorgulamaya başlarken o da tıpkı annesi gibi ciğerlerini vereme teslim eder.
ama ritsos tedavi için gittiği hastanede bile susmaz. şiirin yanı sıra resim, heykel ve müzikle de ilgilenmeye başlar.
öte yandan marksizmi benimser.
ve ilk şiir kitabı traktörler'i 1934 yılında yayınlar.
1935 yılında ise piramitler gelir edebiyat dünyasına.
ama ona asıl şöhreti getiren epitaphios olur. bu şiiri yunan devrimci hareketinin marşı olur.
bu süre zarfında dikta rejimine karşı eserlerini yayınlamaya devam eder şair.
1938 yılında ilk yaz senfonisi ardından 1940 yılında okyanusun yürüyüşü ve 1942'de yağmur ritimli mazurka gelir.
yunan iç savaş döneminde, siyasi düşünceleri nedeniyle 4 yıl sürgün yaşar. bu süre zarfında toplama kamplarında yaşar ve bizlere uyanıklık ve dünyanın mahalleleri kitaplarını armağan eder.
1952 yılında ise tekrar atina'ya döner.
''her birimiz aşka tek başına gidecek, kadere ve ölüme tek başına'' dizelerinin yer aldığı ay ışığı sonatı şiiriyle 1956 yılında ulusal şiir ödülünü alır.
1958 yılında yabancı ile yaşlı kadınlar ve deniz kitabını yayınlar.
daha sonra tekrar gelen dikta rejimi onu ve bir çok aydın yazarı tekrar sürgüne atar.
ve bu sırada 1981 yılında özdemir ince'ye röportaj verir.
tarihe geçen ise dönemin başbakan yardımcısına verdiği sözler olur .
kendisine bir şair olarak neden siyasetle ilgilendiğini soran başbakan yardımcısına cevabı kendisi kadar diktir.
''bir ozan önce vatandaştır ve politikayla ilgilenmek onun en asil görevidir''.
9 defa nobel ödülü'ne aday gösterilir fakat asla ödülün sahibi olamaz. ve 1977'de lenin barış ödülü'nü alır ve belirtir; ''bu ödül benim için nobel'den daha değerli''dir der.
not: copy paste değildir. tamamen bana aittir. hoş bu da asla okunmayacak ya neyse..
kendi deyimiyle; ''sırtında taşıyıp da başkalarına veremediği ışığı en büyük yük sayan'' şairlerden biri.
1 mayıs 1909'da yunanistan'ın peleponez bölgesindeki küçük bir köyde dünyaya gelir.
dünyaya geldiği süre içerinde yaşanılan toprak reformu ve feodal kalıntılara son verme umudu arasında ailesi maddi kayıplar yaşar.
maddiyatla yok olan ailesi kayıplarını vermeye başlar. annesi ve erkek kardeşi bu dönemde veremden ölür. ve kısa süre sonra bunun etkisinde kalan kız kardeşininde delirdiğini görerek tamamen yıkılır.
yıllar sonra çok etkisinde kaldığı bu olayı kız kardeşimin türküsü olarak olarak edebiyat dünyasına armağan eder.
şiirde küçük kardeşine; ''yalnız senin gözlerinin pınarı susuzluğumu dindirebilir ve hayatıma baharı getirebilir'' şeklinde seslenir yüreği.
liseyi bitirip atina'ya yerleşir. burada kendi görüşlerini ve düzeni sorgulamaya başlarken o da tıpkı annesi gibi ciğerlerini vereme teslim eder.
ama ritsos tedavi için gittiği hastanede bile susmaz. şiirin yanı sıra resim, heykel ve müzikle de ilgilenmeye başlar.
öte yandan marksizmi benimser.
ve ilk şiir kitabı traktörler'i 1934 yılında yayınlar.
1935 yılında ise piramitler gelir edebiyat dünyasına.
ama ona asıl şöhreti getiren epitaphios olur. bu şiiri yunan devrimci hareketinin marşı olur.
bu süre zarfında dikta rejimine karşı eserlerini yayınlamaya devam eder şair.
1938 yılında ilk yaz senfonisi ardından 1940 yılında okyanusun yürüyüşü ve 1942'de yağmur ritimli mazurka gelir.
yunan iç savaş döneminde, siyasi düşünceleri nedeniyle 4 yıl sürgün yaşar. bu süre zarfında toplama kamplarında yaşar ve bizlere uyanıklık ve dünyanın mahalleleri kitaplarını armağan eder.
1952 yılında ise tekrar atina'ya döner.
''her birimiz aşka tek başına gidecek, kadere ve ölüme tek başına'' dizelerinin yer aldığı ay ışığı sonatı şiiriyle 1956 yılında ulusal şiir ödülünü alır.
1958 yılında yabancı ile yaşlı kadınlar ve deniz kitabını yayınlar.
daha sonra tekrar gelen dikta rejimi onu ve bir çok aydın yazarı tekrar sürgüne atar.
ve bu sırada 1981 yılında özdemir ince'ye röportaj verir.
tarihe geçen ise dönemin başbakan yardımcısına verdiği sözler olur .
kendisine bir şair olarak neden siyasetle ilgilendiğini soran başbakan yardımcısına cevabı kendisi kadar diktir.
''bir ozan önce vatandaştır ve politikayla ilgilenmek onun en asil görevidir''.
9 defa nobel ödülü'ne aday gösterilir fakat asla ödülün sahibi olamaz. ve 1977'de lenin barış ödülü'nü alır ve belirtir; ''bu ödül benim için nobel'den daha değerli''dir der.
not: copy paste değildir. tamamen bana aittir. hoş bu da asla okunmayacak ya neyse..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar