bugün
- bakarız diyen erkek6
- iş görüşmesine çağrılınca telefonda maaş soran tip8
- dünyada en güzel kadınların yaşadığı ülke7
- 100 yıl içinde ai bağımsız hareket edecek6
- taze fasulye yiyen erkek8
- sonra konuşuruz diyen sevgili14
- torpilsiz iş bulmak3
- sözlüğün sarması13
- manitasına aferin diyen erkek3
- oğlak burcu kadını4
- maaş yüz yüze görüşülecektir12
- koreli erkek seven muhafazakar kız8
- uykusuz kedi ile soba çayı içip dedikodu yapmak3
- sevilen şiir dizeleri3
- sözlüğün en kültürlü yazarı14
- dünyanın en güzel kadınları sivaslılardır5
- kaygılı bağlanma6
- cigarettes after sex2
- ben olmasam burası batar insanı7
- burası terk edilmiş şikayet etsenizde bi bok olmaz3
- çindistan2
- akp liler yargılansaydı6
- arkadaşlar çok sormuşsunuz5
- gocu34
- nasıl bir işe bulaştığının farkında olmamak2
- hoşlanılan kızın buluşmaya opel tigra ile gelmesi2
- raw fotoğraf çekmek3
- nervio22
- şu an dinlenen şarkıdan bir cümle2
- anın görüntüsü27
- yapaysa yapay zeka yapar2
- arkadaşlar yogaya başlayalım mı10
- otobüste açamadığı camı kıran erkek13
- dağlarda gezmeyi sevmek2
- sözlüğün en kütür kütür yazarı6
- recete8
- insanoğlu çalışmak ile lanetlenmiştir2
- yapay zekanın testlerde hile yapması3
- galatasaray10
- biz bu aptallık ile nasıl mücadele edeceğiz ya7
- misafir gelecek diye temizlik yapmak5
- kiraz cicegi kolonyasi6
- iltica7
- gocu geldi gocu geldi6
- yanlışlıkla cappuccino içen erkek4
- yagmurcu12
- yazarlara çaylakken neler oluyor5
- dinamik güler yüzlü takım çalışmasına yatkın6
- sibel can'ın kıyafetinin azizliğine uğraması4
- gökçeklere üzülmek3
kafasına göre dükkan açmayı adet edinmiş xl italyan esnafını hesaba katmayıp; ''ulan bu da kulüp mağazası arkadaş, kafalarına göre açıp kapatacak değiller ya; illa ki makul çalışma saatleri vardır'' diyerek kaldığımız hostelden cenova çarşısındaki sampdoria pointe yürüdük arkadaşımla... saatlerimiz tam 11:30 u gösteriyordu ki birde baktık ne görelim, çarşıdaki tek kapalı dükkan sampdoria point... türkiye'de aylarca sampdoria formasının hayaliyle yanıp tutuşmuş bir insan için cenovaya gelip formayı bulamamak nedir tahmin bile edemezsiniz. yani insan değişik ruh hallerine giriyor ayak üstü... bir anda sinirlenip bir anda düşüncelere dalıyor, ara ara azıp; bazı bazı gülümsüyor elinde olmadan.
sampdoria formamı alamamış olmam beni buhrandan buhrana sokuyordu fakat bu ruh halinden çarçabuk kurtulmam gerektiğininde farkındaydım. çünkü cenovadaki son günümdü ve bu şehirden o formayı almadan gidemezdim*. hemen etraftaki esnaftan sampdoria point'ler hakkında bilgi aldım. italyan esnaf amca 2 mağaza daha bildiğini birinin stadyumda olduğunu söyledi, diğerini de tarif etti ama ben bi bok anlamadım. artık benim de arkadaşımında fazla seçeneği kalmamıştı... sampdoria'nın mabedine, yani stadio luigi ferraris'e gitmeliydik...
azimle sıçan taşı deler hesabı, yaklaşık 10-11 km yürüdükten sonra stada varmıştık. formayı almam için son şansım stadın içindeki taraftar mağazası idi. bir yandan içimdeki ''ya burası da kapalıysa'' korkusunu bastırmaya çalışırken bir yandan da forma uğruna sürüklediğim yorgun arkadaşımın küfürlerini dinlemekle meşguldüm. bir kaç dakika sonra mağazaya varmıştık. mağazanın kapıları ardına kadar açıktı, adeta beni kucaklıyordu. içeriye heyecanla girdim, karşımda esmer renkli gözlü taş gibi bir satış elemanı duruyordu. aramızda müthiş bir elektriklenme olmuştu. cesaretimi toplayıp ''ciao'' dedim, o da bana ''ciao'' dedi, ... sonra ikimiz de işimizi yapmaya başladık... ben deliler gibi formalara dokunup bedeni uygun bir tane bulmaya çalışırken o da yeni gelen ürünleri kolilerden çıkarıp raflara yerleştiriyordu... tanrım; bu satış elemanı ayak tırnağından saç teline kadar tam bir kadındı.
bir kaç dakika sonra aradığım uzun kollu formayı bulmuştum. satış elemanı bayana, üzerimi nerde değiştirebileceğimi sırıtarak sordum, bana kasanın arkasındaki depoyu gösterdi. soyunma kabinlerinin olmaması şaşırtıcıydı... ürün deposunda üzerimi değiştirip sampdoria formamla aynaya baktım. aman yarrabi! bildiğin pazzini'ye dönüşmüştüm ya la! soyunma kabininden çıkıp kasaya gittim, formayı almak istediğimi söyledim. satış elemanı bayan formanın fiyatının 56.40 euro olduğunu söyledi. 10 euro indir alayım dedim gülümseyerek. suratıma mal mal baktı... hatunu tavlamak için yapmış olduğum espri tutmamıştı anlaşılan. parayı verdim ve arkadaşımı alarak mağazadan uzaklaştım...
sonuç olarak aylardır hayalini kurduğum formayı almakla kalmamış, sampdoria'nın efsanevi stadını da görmüştüm, ayrıca taş gibi bir sampdoria'lı hatuna ''ciao'' demiş, yorgun arkadaşımdan şimdiye kadar duymadığım küfürler duymuştum yaa işte öyle...
ayrıca pazzini'yi inter milan'a cassano'yu ac milan'a kaptırmış kulüptür.
sampdoria formamı alamamış olmam beni buhrandan buhrana sokuyordu fakat bu ruh halinden çarçabuk kurtulmam gerektiğininde farkındaydım. çünkü cenovadaki son günümdü ve bu şehirden o formayı almadan gidemezdim*. hemen etraftaki esnaftan sampdoria point'ler hakkında bilgi aldım. italyan esnaf amca 2 mağaza daha bildiğini birinin stadyumda olduğunu söyledi, diğerini de tarif etti ama ben bi bok anlamadım. artık benim de arkadaşımında fazla seçeneği kalmamıştı... sampdoria'nın mabedine, yani stadio luigi ferraris'e gitmeliydik...
azimle sıçan taşı deler hesabı, yaklaşık 10-11 km yürüdükten sonra stada varmıştık. formayı almam için son şansım stadın içindeki taraftar mağazası idi. bir yandan içimdeki ''ya burası da kapalıysa'' korkusunu bastırmaya çalışırken bir yandan da forma uğruna sürüklediğim yorgun arkadaşımın küfürlerini dinlemekle meşguldüm. bir kaç dakika sonra mağazaya varmıştık. mağazanın kapıları ardına kadar açıktı, adeta beni kucaklıyordu. içeriye heyecanla girdim, karşımda esmer renkli gözlü taş gibi bir satış elemanı duruyordu. aramızda müthiş bir elektriklenme olmuştu. cesaretimi toplayıp ''ciao'' dedim, o da bana ''ciao'' dedi, ... sonra ikimiz de işimizi yapmaya başladık... ben deliler gibi formalara dokunup bedeni uygun bir tane bulmaya çalışırken o da yeni gelen ürünleri kolilerden çıkarıp raflara yerleştiriyordu... tanrım; bu satış elemanı ayak tırnağından saç teline kadar tam bir kadındı.
bir kaç dakika sonra aradığım uzun kollu formayı bulmuştum. satış elemanı bayana, üzerimi nerde değiştirebileceğimi sırıtarak sordum, bana kasanın arkasındaki depoyu gösterdi. soyunma kabinlerinin olmaması şaşırtıcıydı... ürün deposunda üzerimi değiştirip sampdoria formamla aynaya baktım. aman yarrabi! bildiğin pazzini'ye dönüşmüştüm ya la! soyunma kabininden çıkıp kasaya gittim, formayı almak istediğimi söyledim. satış elemanı bayan formanın fiyatının 56.40 euro olduğunu söyledi. 10 euro indir alayım dedim gülümseyerek. suratıma mal mal baktı... hatunu tavlamak için yapmış olduğum espri tutmamıştı anlaşılan. parayı verdim ve arkadaşımı alarak mağazadan uzaklaştım...
sonuç olarak aylardır hayalini kurduğum formayı almakla kalmamış, sampdoria'nın efsanevi stadını da görmüştüm, ayrıca taş gibi bir sampdoria'lı hatuna ''ciao'' demiş, yorgun arkadaşımdan şimdiye kadar duymadığım küfürler duymuştum yaa işte öyle...
ayrıca pazzini'yi inter milan'a cassano'yu ac milan'a kaptırmış kulüptür.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar