bugün
- yagmurcu çık açıkla10
- sözlük dedeleri6
- queen ravennanın aşırı güzel olması11
- tanımadığı kadına tokat atan adam14
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı20
- takımınızın maçını izlemek istediğiniz yazarlar3
- ulu önder tektir o da hz muhammeddir7
- cevheri güven3
- atatürk düşmanı3
- arap götü9
- birazdan maç var3
- susualsuspects4
- kadınlar3
- otistik bir insanla sohbet etmek4
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı10
- dedenize sahip çıkar mısınız2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı23
- savcı esra2
- iskilipli atıf hoca20
- yazarların akşama dair planları7
- kale3112 tarzı entry girmek8
- her gün 1 litre kola içersek ne olur10
- camgöz balık ekmek4
- valla en güzeli hangisi bilmem2
- kablosuz mouse12
- yalikazigi2
- gina caranonun iyi bir insan olması2
- doların 50 tl olması7
- 99 lu sevgiliye güz gülleri kaseti hediye etmek4
- topla topla topla3
- tren4
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek13
- kırıkkaleli olmak istemek4
- favlayan yazarın asıl amacı12
- sürekli çalışmak zorunda olmamız8
- ese dezze'nin ayşe teyze olması2
- 57 puanla devlet hastanesine atanan gerontolog2
- prof dr üstad kadir mısıroğlu2
- futbol13
- sözlük kürdü55
- tiktok hesabı olan yazar2
- erecto bruder2
- true niye hala çaylak5
- nar3
- yagmurcu3
- uefa şampiyonlar ligi3
- galatasaray2
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması8
- robert de niro denince akla gelen ilk film8
- sözlükteki kuzucuklarım6
ve saatlerce beklemek... anlatamadım kimseye derdimi, acımı. ağladım saatlerce tek başıma ''kimseden güç almaya ihtiyacım yok'' diyebilecek kadar çaresiz kaldım. sevdim ben ve bekledim...
ne gelen vardı ne giden... öyle bir beklemekti ki bu, sesimi bile duymaya tahammül edemeyen birini bekledim.
''arama beni, sil sil her şeyi sil, benden kalan eşyaları da at'' diyebilecek birini bekledim.
ağlamak çare olsa keşke, bilsem ki ağlayınca bitecek gözyaşlarım ve biten gözyaşlarımla acım da bitecek, her şeyi verirdim.
avuntu bunlar! çaresizliğimin adı ''hiç gelmeyecek birini beklemek'' şimdi...
hiç kötülük bulaştırmadım sevgime, en masum sevgiyi aldım koydum önüne. yarın ne getirir diye düşünmeden sevdim.
''sevginin zamanı olmaz'' demiştin. zamansızca girdin hayatıma mahvettin, beni benden aldın.
götürdün bir uçurumun kenarına ''ne yaparsan yap şimdi burada'' deyip gittin. bir hakedişlik arıyorum kendime cevap alamıyorum...
her yeni bigün uyanır uyanmaz çocuklar gibi ''bugün yeni güzel bigün her şey güzel olacak'' diyorum, pürneşe olmak istiyorum.
ve yine kandırıyorum kendimi...
kandırılmanın hikayesi miydi bizimki? severken ayrılmak mı revaydı bana? hiç düşünmez misin beni? için acımaz mı?
geriye dönüp bakmadan nasıl uzaklaşırsın bu kadar çabuk? neden koşarak uzaklaşıyorsun ki benden?
bense içimde saklıyorum seni kalbimde bir delik açar gibi... ''yangın yeri'' olur mu insanın içinde, acı verir mi bu kadar sensiz olmak... acının zirvesindeyim sanki. ben de arkama dönüp bakmadan gitmek istiyorum. yeter bu acı bünyeme daha fazlasını kaldıracak gücüm olsa vallahi çekmeye hazırım ama tükendim. ne etrafımda konuşanları anlıyorum ne doğan güneş anlamlı. kurtulmak istiyorum bu hastalıktan, sevmek beklemek hastalık artık. saatlerce seni anlatmak istiyorum çıldıracak gibi oluyorum kayıtsızca susuyorum... demiş ya ismet özel ''Yaşamayı bileydim yazar mıydım hiç ....''
hani demişya sait faik ''yazmasaydım çıldıracaktım.'' benim de çıldırma noktam sendin, anlatmasaydım yazmasaydım çıldıracaktım...
ne gelen vardı ne giden... öyle bir beklemekti ki bu, sesimi bile duymaya tahammül edemeyen birini bekledim.
''arama beni, sil sil her şeyi sil, benden kalan eşyaları da at'' diyebilecek birini bekledim.
ağlamak çare olsa keşke, bilsem ki ağlayınca bitecek gözyaşlarım ve biten gözyaşlarımla acım da bitecek, her şeyi verirdim.
avuntu bunlar! çaresizliğimin adı ''hiç gelmeyecek birini beklemek'' şimdi...
hiç kötülük bulaştırmadım sevgime, en masum sevgiyi aldım koydum önüne. yarın ne getirir diye düşünmeden sevdim.
''sevginin zamanı olmaz'' demiştin. zamansızca girdin hayatıma mahvettin, beni benden aldın.
götürdün bir uçurumun kenarına ''ne yaparsan yap şimdi burada'' deyip gittin. bir hakedişlik arıyorum kendime cevap alamıyorum...
her yeni bigün uyanır uyanmaz çocuklar gibi ''bugün yeni güzel bigün her şey güzel olacak'' diyorum, pürneşe olmak istiyorum.
ve yine kandırıyorum kendimi...
kandırılmanın hikayesi miydi bizimki? severken ayrılmak mı revaydı bana? hiç düşünmez misin beni? için acımaz mı?
geriye dönüp bakmadan nasıl uzaklaşırsın bu kadar çabuk? neden koşarak uzaklaşıyorsun ki benden?
bense içimde saklıyorum seni kalbimde bir delik açar gibi... ''yangın yeri'' olur mu insanın içinde, acı verir mi bu kadar sensiz olmak... acının zirvesindeyim sanki. ben de arkama dönüp bakmadan gitmek istiyorum. yeter bu acı bünyeme daha fazlasını kaldıracak gücüm olsa vallahi çekmeye hazırım ama tükendim. ne etrafımda konuşanları anlıyorum ne doğan güneş anlamlı. kurtulmak istiyorum bu hastalıktan, sevmek beklemek hastalık artık. saatlerce seni anlatmak istiyorum çıldıracak gibi oluyorum kayıtsızca susuyorum... demiş ya ismet özel ''Yaşamayı bileydim yazar mıydım hiç ....''
hani demişya sait faik ''yazmasaydım çıldıracaktım.'' benim de çıldırma noktam sendin, anlatmasaydım yazmasaydım çıldıracaktım...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar