bugün
- queen ravenna ifşası12
- sözlük kızlarının bicepsleri11
- sözlük yazarlarının en sevdiği tv kanalı7
- saat11
- kol saati7
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı12
- sözlük erkeklerini topluca veterinere götürmek10
- bir erkek adam kadınlara yükselmez8
- tavuklu pilav7
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği6
- denenecek çok şey var3
- erkeği karizmatik gösteren şeyler13
- true'nun çaylak olması4
- fırın sütlaç8
- sözlük kızlarının venüs gamzeleri5
- crystal palace7
- 25 yaşında hala evlenmeyi başaramamış kadın5
- ömür boyu yalnız kalmak istemek8
- 1 80 boyunda kadın olmak10
- özlemek3
- netflix yapımı izleyen erkek gizli eşcinseldir11
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı2
- ümit akdağ2
- güney afrika4
- beşiktaş21
- 40'a doğru yaklaşmak4
- yeşil3
- meksika açmazı macerası3
- izmirde murtakeye nezih yer diyen tip3
- sözlük gey saati vs din saati vs akp saati3
- 40 yaş üstü erkeklerin doğal yaşam alanları5
- futbol19
- 22 ekim 2026 trabzonspor hearts maçı10
- hay day3
- 2 kaslı sözlük erkeği arasında tost olmak3
- avrupa10
- izmirin en güzel semtleri10
- nike2
- kadınların araba kullanmasına izin vermek3
- hayatın son gününde yapılabilecekler4
- gocu reyizimizin sözlüğe dönmesi3
- akepe dönemi15
- yaptıklarından pişman olup af dileyememek3
- sütlü sütlü iri memeler2
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- cep telefonu25
- dün hiç eksi yememiş olmam2
- türkiye24
- yanlışlıkla enişteyle duşta seks yapmak2
- seagull2
2008 yapımı Martin Mcdonagh filmidir. oyuncular ise Colin Farell,Brendan Gleeson, Ralph Fiennes, Clemence Poesy .
--spoiler--
"Onları öldürdükten sonra silahı Thames nehrine attım, elimdeki kirleri Burger King'in tuvaletinde yıkadım ve talimatları beklemek üzere eve yürüdüm.." cümlesi ve gecenin sessizliğinde Brugge'un dar sokaklarıyla açılıyor film ve bizi nasıl bir atmosfer ve mekanın bizi beklediği konusunda haberdar ediyor adeta. Brugge kentinin tarihi dokusunu güzel bir biçimde yansıtırken filmin ilk 20 dakikasında bu dokuyu kullanarak görsel açıdan bir ziyafet sunuyor Martin Mcdonagh. Bu görüntüler bizi mest ederken hikaye hakkında da temel noktaları gayet güzel biçimde ve seyircinin gözüne sokmadan aktarmayı da başarıyor. Colin Farrell'in oynadığı karakter (Ray) Brugge'dan tam anlamıyla nefret ederken ortağı (Ken) rolündeki Brendan Gleeson ise belli ki görmüş geçirmiş olmanın da olgunluğuyla tadını çıkarmaya çalışıyor bu zorunlu tatilin. Tabi tatilden çok bir sonraki görevlerini bekledikleri durak olması da Ray karakterinin bekleyişini bir kat daha zorlaştırıyor içten içe. Film ilerledikçe karakterler hakkında öğrendiğimiz detaylar da oyunculukların (özellikle Colin Farell'ın oyunculuğuna dikkat) ne denli muazzam olduğunu anlamamızı sağlıyor. Bir süre sonra hikayeye dahil olan "patron" ise durgun ilerleyen filme ani bir ivme kazandırarak seyri kolaylaştırıyor ve filmin "hazmını" kolaylaştırıyor.Hikaye ile ilgili daha fazla ipucu vermek yerine geri kalan tüm lezzeti meraklılarına bırakmak daha doğru olacak sanırım.
--spoiler--
referans alanlar için belirteyim, filmin imdb notu 8,1'dir.
alıntı : http://antifa-kutay.blogs...om/2011/02/in-bruges.html
--spoiler--
"Onları öldürdükten sonra silahı Thames nehrine attım, elimdeki kirleri Burger King'in tuvaletinde yıkadım ve talimatları beklemek üzere eve yürüdüm.." cümlesi ve gecenin sessizliğinde Brugge'un dar sokaklarıyla açılıyor film ve bizi nasıl bir atmosfer ve mekanın bizi beklediği konusunda haberdar ediyor adeta. Brugge kentinin tarihi dokusunu güzel bir biçimde yansıtırken filmin ilk 20 dakikasında bu dokuyu kullanarak görsel açıdan bir ziyafet sunuyor Martin Mcdonagh. Bu görüntüler bizi mest ederken hikaye hakkında da temel noktaları gayet güzel biçimde ve seyircinin gözüne sokmadan aktarmayı da başarıyor. Colin Farrell'in oynadığı karakter (Ray) Brugge'dan tam anlamıyla nefret ederken ortağı (Ken) rolündeki Brendan Gleeson ise belli ki görmüş geçirmiş olmanın da olgunluğuyla tadını çıkarmaya çalışıyor bu zorunlu tatilin. Tabi tatilden çok bir sonraki görevlerini bekledikleri durak olması da Ray karakterinin bekleyişini bir kat daha zorlaştırıyor içten içe. Film ilerledikçe karakterler hakkında öğrendiğimiz detaylar da oyunculukların (özellikle Colin Farell'ın oyunculuğuna dikkat) ne denli muazzam olduğunu anlamamızı sağlıyor. Bir süre sonra hikayeye dahil olan "patron" ise durgun ilerleyen filme ani bir ivme kazandırarak seyri kolaylaştırıyor ve filmin "hazmını" kolaylaştırıyor.Hikaye ile ilgili daha fazla ipucu vermek yerine geri kalan tüm lezzeti meraklılarına bırakmak daha doğru olacak sanırım.
--spoiler--
referans alanlar için belirteyim, filmin imdb notu 8,1'dir.
alıntı : http://antifa-kutay.blogs...om/2011/02/in-bruges.html
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar