bugün
- seninle esnaf lokantasına bile gelirim diyen kadın9
- insan iyiyi kötüyü bilme iradesine aden de kavuştu7
- kiraz cicegi kolonyasi37
- rahmi koç'un balığın kalanından çorba yapması10
- ilk buluşmada esnaf lokantasına gitmek14
- mutsuzken çirkin olmak7
- bu gün sözlük ne tatlı lan12
- kendine yalan söyleme eğilimi4
- güzel bir kazın yalnız olmasının nedenleri11
- esnaf lokantasında çorba içerken hayatı sorgulamak10
- seninle salam ekmek bile yerim diyen kız4
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler13
- arkadaşlar çabuk buraya bakın3
- seni severken valizini hazır tutan kadın10
- etli biber dolması yapan erkek9
- erkekler tuvaletinde gizli kamera bulunması5
- sardalya4
- loafer pabuç giyen tipin ortamlarda erkeğim demesi2
- ice latte ısmarlanacak sözlük yazarları6
- ilk buluşmada falafel yemek4
- özgürlük nedir sorunsalı7
- yemek pişirirken hayatı sorgulamak4
- platon un mağara alegorisi15
- true silik olsun10
- ona bir şey söyle6
- hepimiz allah'ın çocuklarıyız3
- iskender6
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı51
- moda olan yılan ejderha dövmeleri2
- çay içen erkeklerden iğreniyorum ıyy diyen kız4
- tek kasa açan kalabalık market4
- karınız için market poşetlerini taşır mısınız9
- sabahtan beri aç olmak5
- martin eden3
- güne bir şiir dizesi bırak2
- allah'ın insanı kendi suretinde yaratması ne demek2
- işe giderken eve dönünce yapacaklarını düşünmek4
- üsküdar'a çöktükten sonra kutlama yapmak11
- ibrahim tatlıses'in oynadığı filmdeki ilginç sahne3
- tavuk döner4
- 2000 yılında dünya nasıl olacak4
- karınızı kucağınızda taşır mısınız16
- ismail kartal30
- fenerbahçe18
- cebren ve hileyle bütün kalelerin işgal edilmesi4
- sucuk döner5
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- kapitalizm3
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı46
- aç karnına markete girmek3
akp'nin büyük ortadoğu projesi kapsamında hazırladığı ve türkiye cumhuriyetinde bir korku imparatorluğu yaratarak halkı sindirmeyi amaçladığı ergenekon tertibinin artık komediye dönüşmesidir.
aylardır, yıllardır suçsuz yere cezaevlerinde yatanlardan, iftiralara kurban gidip hayatlarını kaybeden, intihar eden, hastalananlardan bahsetmeyeceğim...
geçen süreçte bunlara hepimiz şahit olduk...
gözaltına alınan bir teğmen birinci kahramanımız...
hakim karşısına çıkıyor ve kendisine isimler veriliyor ve anlat deniliyor. teğmen bu isimlerin hiçbirini tanımadığını söyleyince bu isimlerin telefon rehberinde kayıtlı olduğu söyleniyor iddia makamı tarafından. lakin teğmen telefon rehberinde böyle isimlerin olmadığını bu isimleri tanımadığını telefon rehberine sonradan eklenmiş olabileceğini iddia ediyor.
mahkeme araştırıyor ve bu isimlerin teğmen'in telefonuna emniyet müdürlüğünde eklendiği ortaya çıkıyor.
başbakan'dan açıklama yok, cumhurbaşkanı sus pus, adalet bakanı zaten bu işlere karışmıyor, medya da zaten ellerinde...teğmen içerde, kimsenin haberi yok...
ikinci kahramanımız bir eski asker.
1994 yılında askerliğini yaptığı derecik'te bağlı oldukları birlikte 12 korucunun infaz edilip gömüldüğünü bildirir bir mektup yazıyor diyarbakır cumhuriyet savcılığına.
savcı fırsat bu fırsat diyerek 1 sene evvel birliği kazıyor, altını üstüne getiriyor lakin ortada ceset meset yok...
asker kızıyor.
bir mektup daha yazıyor savcıya.
"yanlış yeri kazdınız, bir daha kazın" diyor.
savcı tekrar peşine kepçe ve iş makinalarını takıp birliğe gidiyor. lakin yine birşey yok...
aynı savcıya ben de mektup yazacağım birazdan.
belli ki vatandaşı dikkate alıyor ve yerinde duramıyor.
balbay hala içerde,
tuncay özkan hala içerde,
haberal içerde,
komutanlar, subay ve astsubaylar içerde...
ama savcıya mektup yazan şizofrenler, milletin namahremine giren iftira atan, rehberlerine isim ekleyen işgüzarlar dışarıda cirit atıyor.
dışarıda olmakla yetinmiyor, bir de resmi makamlarla taşak geçiyorlar...
aylardır, yıllardır suçsuz yere cezaevlerinde yatanlardan, iftiralara kurban gidip hayatlarını kaybeden, intihar eden, hastalananlardan bahsetmeyeceğim...
geçen süreçte bunlara hepimiz şahit olduk...
gözaltına alınan bir teğmen birinci kahramanımız...
hakim karşısına çıkıyor ve kendisine isimler veriliyor ve anlat deniliyor. teğmen bu isimlerin hiçbirini tanımadığını söyleyince bu isimlerin telefon rehberinde kayıtlı olduğu söyleniyor iddia makamı tarafından. lakin teğmen telefon rehberinde böyle isimlerin olmadığını bu isimleri tanımadığını telefon rehberine sonradan eklenmiş olabileceğini iddia ediyor.
mahkeme araştırıyor ve bu isimlerin teğmen'in telefonuna emniyet müdürlüğünde eklendiği ortaya çıkıyor.
başbakan'dan açıklama yok, cumhurbaşkanı sus pus, adalet bakanı zaten bu işlere karışmıyor, medya da zaten ellerinde...teğmen içerde, kimsenin haberi yok...
ikinci kahramanımız bir eski asker.
1994 yılında askerliğini yaptığı derecik'te bağlı oldukları birlikte 12 korucunun infaz edilip gömüldüğünü bildirir bir mektup yazıyor diyarbakır cumhuriyet savcılığına.
savcı fırsat bu fırsat diyerek 1 sene evvel birliği kazıyor, altını üstüne getiriyor lakin ortada ceset meset yok...
asker kızıyor.
bir mektup daha yazıyor savcıya.
"yanlış yeri kazdınız, bir daha kazın" diyor.
savcı tekrar peşine kepçe ve iş makinalarını takıp birliğe gidiyor. lakin yine birşey yok...
aynı savcıya ben de mektup yazacağım birazdan.
belli ki vatandaşı dikkate alıyor ve yerinde duramıyor.
balbay hala içerde,
tuncay özkan hala içerde,
haberal içerde,
komutanlar, subay ve astsubaylar içerde...
ama savcıya mektup yazan şizofrenler, milletin namahremine giren iftira atan, rehberlerine isim ekleyen işgüzarlar dışarıda cirit atıyor.
dışarıda olmakla yetinmiyor, bir de resmi makamlarla taşak geçiyorlar...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar