bugün
- bir erkeğin yapabileceği en büyük hata15
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı18
- akşam yemeğinden sonra uyumak5
- güzellik göreceli değildir5
- 40 yaş üstü erkekleri sözlükten tahliye ediyoruz19
- karton toplayan cocuk'un gerçek yüzü18
- üç sözlük kızına evlenme teklif etmek7
- üşümek hiç ısınmamak4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı9
- kale3112'nin yanında işe girip tiktok çekmek7
- bira şişeden mi kutudan mı içilir sorunsalı4
- coskuyla sabunlanan pipi8
- kolye140
- erkek düşmanlığı yapan kadınlar9
- sözlüğün en güzel kızları sıralı liste9
- caminin tuvaletinde 31 çekmek5
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi20
- gecenin bir vakti gelip vurdurmam lazım diyen kız8
- çizme giyen bir kadının daha kadın olduğu gerçegi3
- sözlük yazarlarının salataları15
- bdsm ci kadın yazar12
- salata bile yapamayan tip5
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı14
- havanın soğuması2
- zorda kalsanız kendinizden küçükle sevişir misiniz3
- sözlük erkeği düşürmeye çalışan kız6
- herhangi bir arkadaşa ihtiyaç duymamak3
- fransa da sokağa çıkma yasakları4
- egzotikbirkul6
- hangi 3 futbolcu ile ev arkadaşı olmak isterdiniz6
- türkiye nin en büyük sorunu13
- mandalinanın yanında ekmek yemek3
- 20583
- belinde don t stop dövmesi olan kız7
- fon vurgunu34
- usualsuspects'in ayağı15
- kızı için şoför arayan adamın ilanı10
- arkadaşlar cenabet kim3
- duş almak yerine sadece kafasını yıkayan insan6
- telefona eşini benim karı diye kaydeden erkek3
- uzaylıların beyini bizden büyük mü2
- uzaylılarda düğün geleneği var mı2
- dişi bir yazarla karşılıklı çay içmek7
- kekim kabarmıyor uff diye mesaj atan kız4
- kürt kızlarının afet'i devran olması4
- yazarların hayattaki başarıları9
- eskortluk yapan sözlük yazarı34
- moonlight'ın külo vermesi2
- kale3112 ifşa2
- sözlüğü amcalardan arındırıyoruz kampanyası6
4 yaşında bir çocuk ve muhafazakar bir hanım ablanın olduğu bir evse şaşırılacak bir durumdur.
sene 2006 nın ayık olduğum kış akşamlarından biriydi. ayık olmamda gerekiyordu. zira iş yerinden arkadaşım olan mustafa adında bir abim çok sevdiğim pırasa yemeği için beni evine davet etmişti. hanımının bu yemeği mükemmel yaptığını, böyle zeytinyağlı limonlu havuçlu falan parmaklarımı yiyeceğimi söyleyip duruyordu. e tabi pırasa ve kapuskayı çok seven enteresan bir göt olduğumdan mütevellit hemen bu teklifi, ağzımdaki tükürüğü gurıııttttttt diye yutarak kabul ettim.
ertesi gün öğlen yemeğini bisküvi ile geçiştirip kendimi bu muazzam menüye sakladım. ve akşam olmuş mustafa abimlerin kapsında kan ter içerisinde zile basıyordum.
şırlakkk kapı açılmış içeriye buyur edilmiştim. 4 yaşında küçük sevimli bir velet, kapalı hanım hanımcık bir yenge ve mustafa abi karşımda dikiliyordu. tek eksik pırasaydı. elim onlarla tokalaşırken gözüm tencereyi arıyordu. fazla uzakta olamazdı, lakin mis gibi kokusu ciğerime kadar işliyordu.
o da ne?
beyaz cam kapaklı küçük sevimli bir tencere. tam karşımdaydı. küçük veleti düşürüp mustafa abileri yararak hızlı adımlarla pırasaya doğru gittim. ayıp olmasın diye yalandan yere üşümüş numarası yapıp ellerimi sobaya tutuyor, tencerede fokurdayan pırasaların ahenkle dansını izliyordum. yok böyle bir dans havuç pırasanın beyaz ve yeşil taraflarıyla umarsızca eğleniyor, pirinçlerde adeta bunlara tempo tutuyorlardı. derken midemden pırasssss diye bir ses geldi. yüce allahım bu nasıl bir guruldamaydı. mustafa abi hemen gülerek hanımına seslendi '' hadi hatun sofrayı hazırla sen. çocuk bayılacak şimdi '' çok utanmıştım. ağzımı açıp '' acele etmenize gerek yok '' derken cızzzzz, cozzzzz diye sobadan sesler gelmişti. lanet olsun salyalarım akıyordu. yerin dibine girdikçe giriyordum.
artıkkk pırasayı içimde hissetmek istiyordum!!!!
ve yenge tabak çanaklarla içeriye girmiş, yavaş yavaş yer sofrasını hazırlamaya başlamıştı. hemen bağdaş kurup oturmuş, heyecan ve masum bakışlar eşliğinde pırasa koymasını bekliyordum. yenge '' tarhana çorbası içer misin ?'' dedi. ben '' hayırrrrrrrrrrr '' diye bağırdım. piç velet sesimden korkup ağlamaya başlamış, yenge tabakları bırakıp çocuğu susturmaya koyulmuştu. elim ayağım boşalmış mustafa abiye kaş göz işareti yapıp '' sen koy '' şekline bürünmeye başlamıştım. tedirginlik içerisinde titreyerek tencere alışını seyrediyor, inşallah düşürmez diye dualar ediyordum. ve en nihayetinde sırıtarak tabağıma pırasaları koydu. kaşığımı daldırıp ağzıma aldım. artık içime sıcak bir şey girmişti. ohhh pırasammm.
olum noldu lan bu entry. çekmecede gördüğüm porno filmini ve onun akabinde gelişen mustafa abiye yaptığım geyiği anlatacaktım lan.. nedir bendeki bu pırasa sevdası bilmiyorum valla. neyse lan pırasanın üzerine en kral tatlı bile gitmez valla. pırasayı sevin, kütür kütür yumurtanın yanında bile yeğin diyerek noktalayım bunu.
sene 2006 nın ayık olduğum kış akşamlarından biriydi. ayık olmamda gerekiyordu. zira iş yerinden arkadaşım olan mustafa adında bir abim çok sevdiğim pırasa yemeği için beni evine davet etmişti. hanımının bu yemeği mükemmel yaptığını, böyle zeytinyağlı limonlu havuçlu falan parmaklarımı yiyeceğimi söyleyip duruyordu. e tabi pırasa ve kapuskayı çok seven enteresan bir göt olduğumdan mütevellit hemen bu teklifi, ağzımdaki tükürüğü gurıııttttttt diye yutarak kabul ettim.
ertesi gün öğlen yemeğini bisküvi ile geçiştirip kendimi bu muazzam menüye sakladım. ve akşam olmuş mustafa abimlerin kapsında kan ter içerisinde zile basıyordum.
şırlakkk kapı açılmış içeriye buyur edilmiştim. 4 yaşında küçük sevimli bir velet, kapalı hanım hanımcık bir yenge ve mustafa abi karşımda dikiliyordu. tek eksik pırasaydı. elim onlarla tokalaşırken gözüm tencereyi arıyordu. fazla uzakta olamazdı, lakin mis gibi kokusu ciğerime kadar işliyordu.
o da ne?
beyaz cam kapaklı küçük sevimli bir tencere. tam karşımdaydı. küçük veleti düşürüp mustafa abileri yararak hızlı adımlarla pırasaya doğru gittim. ayıp olmasın diye yalandan yere üşümüş numarası yapıp ellerimi sobaya tutuyor, tencerede fokurdayan pırasaların ahenkle dansını izliyordum. yok böyle bir dans havuç pırasanın beyaz ve yeşil taraflarıyla umarsızca eğleniyor, pirinçlerde adeta bunlara tempo tutuyorlardı. derken midemden pırasssss diye bir ses geldi. yüce allahım bu nasıl bir guruldamaydı. mustafa abi hemen gülerek hanımına seslendi '' hadi hatun sofrayı hazırla sen. çocuk bayılacak şimdi '' çok utanmıştım. ağzımı açıp '' acele etmenize gerek yok '' derken cızzzzz, cozzzzz diye sobadan sesler gelmişti. lanet olsun salyalarım akıyordu. yerin dibine girdikçe giriyordum.
artıkkk pırasayı içimde hissetmek istiyordum!!!!
ve yenge tabak çanaklarla içeriye girmiş, yavaş yavaş yer sofrasını hazırlamaya başlamıştı. hemen bağdaş kurup oturmuş, heyecan ve masum bakışlar eşliğinde pırasa koymasını bekliyordum. yenge '' tarhana çorbası içer misin ?'' dedi. ben '' hayırrrrrrrrrrr '' diye bağırdım. piç velet sesimden korkup ağlamaya başlamış, yenge tabakları bırakıp çocuğu susturmaya koyulmuştu. elim ayağım boşalmış mustafa abiye kaş göz işareti yapıp '' sen koy '' şekline bürünmeye başlamıştım. tedirginlik içerisinde titreyerek tencere alışını seyrediyor, inşallah düşürmez diye dualar ediyordum. ve en nihayetinde sırıtarak tabağıma pırasaları koydu. kaşığımı daldırıp ağzıma aldım. artık içime sıcak bir şey girmişti. ohhh pırasammm.
olum noldu lan bu entry. çekmecede gördüğüm porno filmini ve onun akabinde gelişen mustafa abiye yaptığım geyiği anlatacaktım lan.. nedir bendeki bu pırasa sevdası bilmiyorum valla. neyse lan pırasanın üzerine en kral tatlı bile gitmez valla. pırasayı sevin, kütür kütür yumurtanın yanında bile yeğin diyerek noktalayım bunu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar