bugün
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı22
- bir sözlük erkeğine yürüyüp karşılık bulamamak9
- bir erkeğe saklama kabında sarma götürmek14
- sarma saramayan kız6
- izmirin diğer büyükşehirlere göre çok geri olması8
- arkadaşlar bişe dicem ya7
- bir sözlük erkeğine sarma sarmak6
- bir sözlük erkeğine sarma tenceresiyle saldırmak5
- bir sözlük erkegine merhaba adın ney diye sormak5
- gocu'nun 2 günde unutulması13
- türkiye26
- yasak cinsel ilişkiler12
- konfor alanına yapışıp kalmak3
- ibrahim ethem hacıosmanoğlu3
- futbol7
- nick vermeden bir yazara seslen17
- yağmurlu gece5
- kokoreççi asım usta3
- italya8
- milli takıma alınmaması gereken futbolcular3
- vincenzo montella4
- arkadaşlar biraz dertleşelim mi23
- ortada bir yolsuzluk olmaması28
- rapunzel'in bitli bir çingene olması2
- hala mehdiye deccale inanan insanların olması6
- abberline ın yeni hesabı12
- bizim çocuklar3
- italya attı3
- kadınların bilerek kavga çıkarması5
- fatma betül sayan kaya41
- altay bayındır3
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis16
- 28 eylül 2026 ahmet şık süzer plaza iddiaları2
- hepinizi yazdım bir kenara8
- ölem ölem derdo ölem'in ingilizcesi3
- inci sözlük11
- the end of oak street2
- tupperware2
- milli takıma teknik direktör önerileri2
- dondurma kabından dondurma çıkan buzdolabı2
- finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi3
- finansal yeniden yapılandırma çerçeve anlaşması3
- deniz göktaş6
- bornova girişindeki ikiz kuleler3
- yasaları çiğneyip içeri tıkanınca ağlayan zevat5
- judas'ın ölmesi6
- istanbul4
- yilan hikayesindeki kursat7
- yakın hasmım2
- torbalı3
hayatta okurken yaptığın hiçbir şeyin beş kuruş önemi olmadığını anlatır aynı zamanda insan .. her sene staj yapmış ol ingilizce kurslarına git zaman buldukça , ortalaman da fena olmasın hanii, ama kalantor bir tanıdık yoksa aylarca iş bekleyebilirsin şöyle iyi bir iş bulsam hemen başlayacağım diyen düşüncelerin aylar geçtikçe ne iş olsa yaparım abi ye kadar varır ..sonra aklında yokken kpds ,kpss,ales ve bilimum tüm sınavlara çalışayıp dersin kitapları , kapsam ve kalınlıklarını görünce için titrer.. "türkiye neden böylesi zor bir ülke" dersin .. okumak yetmiyor ,bilmek de yetmiyor her daim kanıtlaman lazım..devlet kendi üniversitesinde yetiştirdiği adama da güvenmiyor ..tekrar takrar sınava alıyor benim bu iç karartıcı ,dert depolayıcı süreçte farkına vardığım bir durum var yakında türkiye de rusya gibi olacak .. bu kadar çok üniversite açıp , her ile her ilçeye üniversite kurdukları için kimse iş beğenmeyecek raddesini de geçtim millet her işi üniversite mezununa yaptıracak çünkü aynı oranda ülkede üretim artmıyor ki istihdam da aartsın.. başbakan" her üniversite mezunu iş bulacak değil ya" diyor o zaman niye açtınız bu okulları o sene tüm türkiye de kaç tane iktisatçı kaç tane mühendis ihtiyacı olduğunu bilmeden bunu hiç düşünmeden neden kontanjanları patır patır yükselttiniz bu bir sarmal döngü bir oyun aslında her öğrenciyi ailelerinin sırtından geçindikleri bir 4 ya da 5 yıl daha kazandırmak için yapılan bir döngü..o paralar gidilen her şehire yeni bir ev açma zorunluluğundaki aillerin paralarıyla kalkındırılıyor böyle bir yapı oluşuyor ..okulllar açılmadan öğrenciye daha pahalı evler kiralanıyor..çünkü öğrenci daha ilk adımda yolunacak tavuk gözüyle bakılıyor.. neyse sonuçta üniversitede böyle başlayan süreç okuldan mezun olmakla birlikte yepyeni bir rotaya doğru kayarak sudan çıkmış balık olma durumu bünyeye hasıl oluyor.
dikkatle gözlemlediğim ilk şey ilk aylar tatilmiş edasıyla geziniliyor, farkedilmiyor ama iş eylül ekim hatta kasım sürecine geldiğinde mezun kişi daha asabi daha fütursuzlaşmaya başlayıp psikolojisinin darma duman olmaya başlaması süreci yaşanıyor ben hep böyle evde mi olacağım bunun sonu olmayacak mı şeklindeki sorular beynini kemirmeye başlarken kimseye farkettirme de gizli bir korku ve telaş da kendini göstermeye başlıyor hatta aralık ayını yaşayan ve yaz dönemi sonrası yılın ilk karını ilk defa evinde, üşümeden, arkadaşlarıyla fakülte kantininde geçirmeyen mezun kişi eğer ocak ayını da geçirirsem işim bitti gibi düşünerek hergün uyuyup uyandığı ama bir türlü kıramadığı bu sarmalın zincirlerine düşüncelerini tek tek takmaya başlıyor..ve bu ülkede bir sonuca ne yazık ki varamıyor..
dikkatle gözlemlediğim ilk şey ilk aylar tatilmiş edasıyla geziniliyor, farkedilmiyor ama iş eylül ekim hatta kasım sürecine geldiğinde mezun kişi daha asabi daha fütursuzlaşmaya başlayıp psikolojisinin darma duman olmaya başlaması süreci yaşanıyor ben hep böyle evde mi olacağım bunun sonu olmayacak mı şeklindeki sorular beynini kemirmeye başlarken kimseye farkettirme de gizli bir korku ve telaş da kendini göstermeye başlıyor hatta aralık ayını yaşayan ve yaz dönemi sonrası yılın ilk karını ilk defa evinde, üşümeden, arkadaşlarıyla fakülte kantininde geçirmeyen mezun kişi eğer ocak ayını da geçirirsem işim bitti gibi düşünerek hergün uyuyup uyandığı ama bir türlü kıramadığı bu sarmalın zincirlerine düşüncelerini tek tek takmaya başlıyor..ve bu ülkede bir sonuca ne yazık ki varamıyor..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar