bugün
- sözlük yazarlarının gerçek adları35
- sadece filistin'i önemsemek11
- reagan ridley10
- true vs sarı şeker kafes dövüşü8
- arkadaşlar bir şey soracağım13
- öcalan'ın kira vermeden villada oturması12
- kahvaltıda kaç zeytin yersiniz11
- as maca4
- larisalisa öldü mü5
- kürdü sevin7
- başkasını açık oylamış bir erkekle evlenen kız4
- çocuk gibi nickten küfür peyda eden yazarlar5
- doktor kadın çöpçü erkek evliliği11
- mazotun litresi 101 lira34
- arkadaşlar bakar mısınız18
- sözlüğün en zeki yazarı anketi5
- en iyi bisküvi9
- yer çekimi mi atmosfer basıncı mı5
- iltica13
- yazarların fobileri20
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek20
- sıkıldım13
- her boka lapin gibi atlamak3
- hasan atilla uğur9
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler25
- ktç'nin küçükken sarışın yeşil gözlü olması11
- gocu35
- açık oyla başlayan ilişkiyi nikahla taçlandırmak2
- mantar toplayan çocuk3
- asgari ücret alıp apo'ya villayı savunmak5
- vermio'nun ağzına vermek4
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak6
- 31 çekmek çok yoruyor4
- stormtrooper ların darth vader a darbe yapması4
- kahvaltıda sevgilinizden nasıl çay istersiniz10
- g i l d e d l i l y27
- benim dedem çok fakirmiş diyen olmaması9
- bana onu sormayin5
- apoya statü verilen dönem7
- ağda yapmayan güzel kız2
- domates çorbanıza size sormadan kaşar atılması8
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz45
- east of eden2
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- cicibebe3
- 38 yaşında olup 20 liklere çıtır gözüyle bakmak14
- star wars ta en çok stormtrooper ların sevilmesi3
- eti sik3
- eti üç harfli4
- claudian clouds13
ne kadar az korkarsanız, o kadar çok özgür olursunuz.
Toplum mühendisleri tarafından bizim gibi cahil insanlara empoze edilen ters propaganda ürünü yönlendirmelere meyil verilmemesi lazım.
Toplum içinde öne çıkan insanların bazı maddi tasarruflarını sorgulayacak seviyede olaylara yaklaşım göstermek, siyasi coğrafya üzerinden tartışmak, bazı etnik hareketlere saplanıp insanların birbirlerini başka güdüm-amaç için çalıştığını öne çıkararak tartışmak cahilliktir.
Jullian assange davasını-kefalet, itiraz sürecini incelediğinizde burda rol alan faktörleri değerlendirdiğinizde, daha çarpıcı sonuçlara ulaşırsınız.
Afaki olarak konuşmak, dikkatleri kişiler-olaylara çekerek, asıl mecra dışına çıkıp magazinsel ve tamamen dedikodu üzerine ukalalık yapmamalıyız.
''Bir konuşursam yer sarsılır, oooo daha neler oluyor'' banallığından sıyrılmalıyız. Sözkonusu wikileaks belgelerine yada bu tarz haber kaynaklarındaki resmi dökümanlara bakıp, ''falanca elçi bunu demiş-filanca istihbarat raporu sahteymiş, mal varlığı, kişisel analizler, haksız savaş kararları vb.'' söylemlerle tartışmak-paylaşıma açmak çocukça bir ukalalıktan başka bir anlam ifade etmez.
Oysa bu haber kaynakları, bize Dünyada bilgilendirmenin amiral gemisi olan gazetecilik+habercilik+tv üçlemesinin artık çürümüş bir leş olduğunu gösterir.
Son 30 yılda istisnasız tüm çatışma bölgelerindeki mutlak güç-iktidarlar ve bu çatışmaya karar veren iktidarlar çok uluslu silah-kimya-enerji şirketlerinde hissedar-yönetici insanlardan kuruludur.
Aynı zamanda son 30 yıldır bu silah-kimya-enerji şirketleri tüm gazete ve tv'leri satın almıştır. Halk sorgulama yapamaz hale getirilip, ucuz krediler uzun vade taksitler ile tüketim çılgınlığına yöneltilmiştir. Bu tüketim için gerekli girdileri elde etmek için en az-ucuz maliyet savaştır. Halkın refahı söylemleri ile tüketim çılgınlığına alışmış magazin-popüler kültür ile a-politik hale gelen uzun vadeye yayılmış kredilendirilmiş gelir seviyesinde olan halk ne verirsen o'nu alır haldedir.
Şirket özelleştirilmeleri-bankadaki hesap-falanca büyükelçinin söylediği söz-yazılan raporlar- off the record konuşmaları tartışacak beyinde değilim.
Dünya bir yok oluşa giderken, milyonlarca insan ölürken bu konu hakkında tek satır yazmayan basın, bu konuyu işlemeyen ulusal kanallar,
insanları ''ne için savaşıyoruz yada biz kime inanıyoruz?'' diye sormaya yönlendirmiyorlar. Dünyada bir din çatışması yada etnik çatışma olduğuna inandıran bu belli şirketler vahşli doymaz bir emperyal ile hareket etmekte yeni çatışma sahaları yaratmaktadır. Savaşları masraflı bir uğraş gibi göstererek aslında en ucuz ve kazançlı şey silah-insan hayatı olduğunu gizliyorlar.
Zaten depolarında 10 dolara imal ettiği bombalar çürürken bunu insanların üzerine atmak, savaş tazminatı olarak doğal kaynaklarını alırken 10 dolarlık bombayı 100 dolar faturalandırmak, insan hayatı ise bedava zaten ölen düşman, öldüren ölürse ülke-millet-insanlık-demokrasi-özgürlük vb söylemlerle iş kazasında ölürse vereceği tazminat kadar maliyeti varki zaten kendisi ödemiyor. Ölen insanlardan alınan vergiler ile ödeniyor.
magazin-dedikodu seviyesine indirgemeden tartışmak ve sosyolojik analizler yapmalıyız. Basın-yayın tarafından toplum algılısı şekillendirilmiştir. Kişiler-kurumlar-iktidarlar kutsallaştırılmıştır. Soru sormaya cesaret edemeyen insan azalmış aynı zamanda soru sormaya gerekli sorgulama kültürü olmayan insanımsılar yaratılmıştır.
Toplum mühendisleri tarafından bizim gibi cahil insanlara empoze edilen ters propaganda ürünü yönlendirmelere meyil verilmemesi lazım.
Toplum içinde öne çıkan insanların bazı maddi tasarruflarını sorgulayacak seviyede olaylara yaklaşım göstermek, siyasi coğrafya üzerinden tartışmak, bazı etnik hareketlere saplanıp insanların birbirlerini başka güdüm-amaç için çalıştığını öne çıkararak tartışmak cahilliktir.
Jullian assange davasını-kefalet, itiraz sürecini incelediğinizde burda rol alan faktörleri değerlendirdiğinizde, daha çarpıcı sonuçlara ulaşırsınız.
Afaki olarak konuşmak, dikkatleri kişiler-olaylara çekerek, asıl mecra dışına çıkıp magazinsel ve tamamen dedikodu üzerine ukalalık yapmamalıyız.
''Bir konuşursam yer sarsılır, oooo daha neler oluyor'' banallığından sıyrılmalıyız. Sözkonusu wikileaks belgelerine yada bu tarz haber kaynaklarındaki resmi dökümanlara bakıp, ''falanca elçi bunu demiş-filanca istihbarat raporu sahteymiş, mal varlığı, kişisel analizler, haksız savaş kararları vb.'' söylemlerle tartışmak-paylaşıma açmak çocukça bir ukalalıktan başka bir anlam ifade etmez.
Oysa bu haber kaynakları, bize Dünyada bilgilendirmenin amiral gemisi olan gazetecilik+habercilik+tv üçlemesinin artık çürümüş bir leş olduğunu gösterir.
Son 30 yılda istisnasız tüm çatışma bölgelerindeki mutlak güç-iktidarlar ve bu çatışmaya karar veren iktidarlar çok uluslu silah-kimya-enerji şirketlerinde hissedar-yönetici insanlardan kuruludur.
Aynı zamanda son 30 yıldır bu silah-kimya-enerji şirketleri tüm gazete ve tv'leri satın almıştır. Halk sorgulama yapamaz hale getirilip, ucuz krediler uzun vade taksitler ile tüketim çılgınlığına yöneltilmiştir. Bu tüketim için gerekli girdileri elde etmek için en az-ucuz maliyet savaştır. Halkın refahı söylemleri ile tüketim çılgınlığına alışmış magazin-popüler kültür ile a-politik hale gelen uzun vadeye yayılmış kredilendirilmiş gelir seviyesinde olan halk ne verirsen o'nu alır haldedir.
Şirket özelleştirilmeleri-bankadaki hesap-falanca büyükelçinin söylediği söz-yazılan raporlar- off the record konuşmaları tartışacak beyinde değilim.
Dünya bir yok oluşa giderken, milyonlarca insan ölürken bu konu hakkında tek satır yazmayan basın, bu konuyu işlemeyen ulusal kanallar,
insanları ''ne için savaşıyoruz yada biz kime inanıyoruz?'' diye sormaya yönlendirmiyorlar. Dünyada bir din çatışması yada etnik çatışma olduğuna inandıran bu belli şirketler vahşli doymaz bir emperyal ile hareket etmekte yeni çatışma sahaları yaratmaktadır. Savaşları masraflı bir uğraş gibi göstererek aslında en ucuz ve kazançlı şey silah-insan hayatı olduğunu gizliyorlar.
Zaten depolarında 10 dolara imal ettiği bombalar çürürken bunu insanların üzerine atmak, savaş tazminatı olarak doğal kaynaklarını alırken 10 dolarlık bombayı 100 dolar faturalandırmak, insan hayatı ise bedava zaten ölen düşman, öldüren ölürse ülke-millet-insanlık-demokrasi-özgürlük vb söylemlerle iş kazasında ölürse vereceği tazminat kadar maliyeti varki zaten kendisi ödemiyor. Ölen insanlardan alınan vergiler ile ödeniyor.
magazin-dedikodu seviyesine indirgemeden tartışmak ve sosyolojik analizler yapmalıyız. Basın-yayın tarafından toplum algılısı şekillendirilmiştir. Kişiler-kurumlar-iktidarlar kutsallaştırılmıştır. Soru sormaya cesaret edemeyen insan azalmış aynı zamanda soru sormaya gerekli sorgulama kültürü olmayan insanımsılar yaratılmıştır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar