bugün
- güney kore34
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı70
- jaws filmindeki sikko balik29
- okan buruk10
- ilk buluşmada sevişenler4
- ismail kartal16
- chatgpt'nin bana yürümesi12
- fenerbahçe7
- sözlükteki fenerbahçeliler15
- sözlükteki fenerbahçe li yazarlar7
- en son alınan iltifat6
- galatasaray9
- mert hakan yandaş5
- karı istiyorum3
- kimsenin sizi sevmemesi4
- victor osimhen11
- ismet bin ebu lülü vel binici ül meydan'ı ilim4
- didem soydan5
- cedidacer6
- atilla karaoğlan5
- kolye18
- futbol16
- süper lig6
- avustralya2
- nervio tarzı entry girmek18
- vajinaya dil atmak3
- yere düşen sırt kaşıyıcı2
- istanbul6
- gece araba sürerken dinlenecek şarkılar2
- para5
- futbol izleyen erkek pasif gaydir5
- sözlükteki fenerbahçeli yazarların rezil olması4
- bir kadının tehlikeli olduğunu gösteren detaylar8
- türkiye10
- adkdşlajdşjasdfkhasf khsfoıwehfohfhjkdfbks jjshdkjhj2
- aç uyumak13
- fenerbahçelilerin ağlak olması3
- rövaşata denince akla gelen kişiler4
- fransa8
- arda güler16
- hurdacıdan son gelen kitaplar6
- archie brown3
- gay taklidi yapıp kızlarla takılmak5
- atatürk ün hataları15
- oktay saral13
- özelden alet atmak4
- ipkis tarzı entry girmek4
- meme gifleri atan sözlük yetkilisi6
- çin10
- güney afrika5
basitçe duygusal bağ kurma korkusudur. bu korkuyu taşıyan kimselerde, bağ kurulanla olan ilişkinin herhangi bir nedenle sekteye uğrayabileceği endişesi hakimdir. genellikle bu olgu, sadece ikili kadın-erkek ilişkilerine indirgense de aslında çok daha geniş bir çerçevede zuhur edebilir. insan, yaşadığı ülkeyle, kentle hatta mahalleyle, evinde beslediği hayvanla ve elbette dostlarıyla da derin duygusal bağlar kurabilen bir yaratıktır. bu korkunun temelinde, kişinin sevdiği şeylerden kopma, sevdiklerini kaybetme ihtimali üzerine kurduğu senaryolar yatar. fakat kişinin geçmişinde ekseriyetle bu korkuyu tetikleyen bazen de özgüven yitimine neden olan(sevdiklerini kaybetmek, terkedilmek vb.) travmatik bir olay yatmaktadır.
sözkonusu korku, kişinin hayatının gidişatına spesifik olarak da kurduğu ilişkilere, ilişki biçimlerine yön vermekteyse bunun hastalıklı bir durum olduğunu düşünmek yersiz değildir. yine de bu korku son kertede insanidir. zira yarın başına neyin geleceğini bilmemek, geleceğin netameli belirsizliğine mahkum olmak fanilerin yazgısının bir parçasıdır ve insan istese de istemese de bu gerçekle yaşamak zorundadır.
herkes bu dokunaklı gerçekle kendi hayatında farklı biçimlerde yüzleşmektedir. kimleri sırf duygusal bağların, özgür ruhlarına pranga vuracağını düşündüğü için korkar. her ne kadar bağlanma korkusunu negatif biçimde dışa vuranların, aslında duygusallıktan uzak kimseler olduğu sanılsa da bu kimseler genellikle duygularını uçlarda yaşayan, hassasiyetleri tavanda olanlardır.
bağlanma korkusunu bir fobi gibi taşıyan insanların aslında bir anlamda muhafazakar oldukları söylenebilir. kendi dünyalarında ne başkasına, ne de kendi inisiyatifleri dışında gerçekleşebilecek bir değişikliğe tahammülleri yoktur. ruhları her daim huzursuz ve göçebedir ama aynı zamanda aidiyet duygusuna, evcilliğe teslim olmuş kimselerin asla erişemeyeceği bir bilgelikle taçlanan da onlardır. hayatın bu yaman çelişkisini kimse onlardan daha iyi sezemez.
sözkonusu korku, kişinin hayatının gidişatına spesifik olarak da kurduğu ilişkilere, ilişki biçimlerine yön vermekteyse bunun hastalıklı bir durum olduğunu düşünmek yersiz değildir. yine de bu korku son kertede insanidir. zira yarın başına neyin geleceğini bilmemek, geleceğin netameli belirsizliğine mahkum olmak fanilerin yazgısının bir parçasıdır ve insan istese de istemese de bu gerçekle yaşamak zorundadır.
herkes bu dokunaklı gerçekle kendi hayatında farklı biçimlerde yüzleşmektedir. kimleri sırf duygusal bağların, özgür ruhlarına pranga vuracağını düşündüğü için korkar. her ne kadar bağlanma korkusunu negatif biçimde dışa vuranların, aslında duygusallıktan uzak kimseler olduğu sanılsa da bu kimseler genellikle duygularını uçlarda yaşayan, hassasiyetleri tavanda olanlardır.
bağlanma korkusunu bir fobi gibi taşıyan insanların aslında bir anlamda muhafazakar oldukları söylenebilir. kendi dünyalarında ne başkasına, ne de kendi inisiyatifleri dışında gerçekleşebilecek bir değişikliğe tahammülleri yoktur. ruhları her daim huzursuz ve göçebedir ama aynı zamanda aidiyet duygusuna, evcilliğe teslim olmuş kimselerin asla erişemeyeceği bir bilgelikle taçlanan da onlardır. hayatın bu yaman çelişkisini kimse onlardan daha iyi sezemez.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar