bugün

antistar

şimdi bu adamı formata uydurmak adına belirli bir kalıbın, bir tanımın içine sokacak değilim.. şöyle ki hani nev-i şahsına münasır derler ya, işte öyle bir şey.. garip yani.. susarak anlaşabiliyoruz ya da azami kelime israf ederek.. yan yana olmadan sırtımızı dayayabiliyoruz birbirimize.. biliyorum ki bi haber etsem yanıbaşımda bitiverecek.

ama buraya böyle şeyler döktürmeye çalışmamın sebebi bu değil aslında.. ben kendi çapımda öyle az çok yazarım işte, severimde yazdıklarımı paylaşmayı, okutmayı arkadaşlarıma. her yazdığımı mutlaka gösterdiğim adamlardan biridir kendileri zaten ama; bu sefer durum değişik oldu bi parça.. öyle mal mal gezinirken sözlükte bir şey okudum.. ve hala da açıp açıp okuyorum. bir duygu bu kadar keskin, bu kadar içten, bu kadar çıplak ve dahi bu kadar güzel anlatılabilirdi.. şimdi şöyle desem anlatabilir miyim bilmiyorum ama; çok ender zamanlarda bazı yazılar/şiirler için "keşke ben yazmış olsaydım bunu.." derim ben. işte bu da öyle. yüreğine sağlık kardeşim..

ilgili entry için; (#954706)

ve benim yapmak istediğim bir alıntı var.. orhan veli kanık ustadan, tam da denk gelecek aslında..

sabaha kadar

Şu şairler sevgililerden beter;
Nedir bu adamlardan çektiğim?
Olur mu böyle, bütün bir geceyi
Bir mısranın mahremiyetinde geçirmek?

Dinle bakalım, işitebilir misin
Türküsünü damların, bacaların
Yahut da karıncaların buğday taşıdıklarını
Yuvalarına?

Beklemesem olmaz mı güneşin doğmasını
Kullanılmış kafiyeleri yollamak içein,
Kapıma gelecek çöpçülerle,
Deniz kenarına?

Şeytan diyor ki: 'Aç pencereyi;
Bağır, bağır, bağır; sabaha kadar. *
Güncel Önemli Başlıklar
© copyright 2005 - 2026