bugün
- geceleri bir kadına sarılıp uyuyamamak10
- velvet55
- yazarların favori giyim markası14
- yakışıklı erkek denince akla gelen isim10
- friedrich hegel la bi cay icek14
- ölmedeyiz uludağ sözlük6
- sözlüğün en harbi kızı8
- inanılmaz sıkıcısınız ya6
- seninle sevişirken ölmek istiyorum7
- sözlük yazarlarının 2027 kararları6
- sözlüğün en harbi erkeği7
- migros'a sorulacak tek soru24
- arabayla dağdan inerken dinlenecek şarkılar9
- israile atom bombası atmak8
- sözlüğün en cool erkek yazarı6
- okul zorunluluğu2
- osuruktan şiirler61
- sözlük yazarlarının karşılaştığı garip olaylar9
- kadınların cinsel başlıkları eksilemesi7
- 2026 ekonomik krizi17
- insan olmaya ceyrek kala15
- öz eleştiri yaparken dikkat edilmesi gerekenler4
- geceye bir şarkı bırak10
- kendi klanına laf edilince hoplamak6
- michel foucault3
- hayattaki en değerli şeyler8
- spor ayakkabı5
- sekiz aydır masturbasyon yapmıyor olmak7
- kova burcunun su grubu yerine hava grubunda olması5
- tadej pogacar2
- yargıya güvenen varsa yazsın9
- manyak olmaya karar verdim3
- aleksey batrakov28
- bir sözlük yazarını kıskanmak13
- sigara içmeyi bırakmak istememek8
- dudaktan öpüşmek neden seksle bağlantılı5
- sözlükte güzel kız olmaması sorunsalı8
- 20 ağustos 2026 trabzonspor ferencvaros maçı4
- persac2
- victor osimhen20
- evde soğuk kahve yapımı7
- kadın2
- zeka içerikli entry vs bilgi içerikli entry8
- kadınları aşağılamanın moda olması7
- mutlu ama uzak olsun12
- migros'tan alışveriş yapınca elit olduğunu sanmak6
- sözlükte tek kalsanız yazmaya devam eder misiniz3
- alparslan kuytul15
- bilinçaltı algılama6
- ırkçıların geri zekalı olduğu gerçeği11
''allahın ve ahiretin varlığı veya yokluğu bilimin konusu değildir. imanın ve bilincin konusudur. çünkü allah dış dünyada bir nesne, ahiret de henüz olmuş bir olay değildir. bu nedenle de bilimin, araştırmanın, ispatın veya değillemenin konusu olamazlar. deneye tabi tutulamaz, laboratuarda test edilemezler.
bilakis kişinin vicdanında olacaktı şeklinde bir arayış olarak belirir ve kesin bir içsel itminana dönüşerek sanki allahı görmüşcesine ve sanki ahirete gidip de gelmişcesine bir iman olur. bir duygu, hissiyat, bilinç ve heyecan olarak yaşanır. buna saf bir yürek temizliği içinde inanmak (ihlas) ve allah bilinci ile yaşamak (takva) denir.
bu duygu, hissiyat, bilinç ve heyecandan yoksun olanlar içinse ne allah ne de ahiret vardır. o gün gelince, gerçeğin ta kendisi (hak) bütün görkemi ile yerleri ve gökleri kuşatacak ve insanlar demek elçilerin haber verip durduğu gün bugünmüş, eyvah! diyecekler ve fakat iş işten geçmiş olacaktır.
***
şu halde başta evrim teorisi olmak üzere, bilimin konusu olan araştırmalardan yola çıkarak allahı ve ahiret gününü ispata veya çürütmeye kalkışmak ham hayal olup abesle iştigaldir.
şu ana kadar yapılıp durduğu gibi evrim var demek ki allah yok veya allah var demek ki evrim yok mantığının her ikisi de yanlış
ister öyle ister böyle; ister topraktan ister havadan, ister sudan ister ağaçtan, ister maymundan ister böcekten; nerden ve ne şekilde gelmişsek gelelim allah her zaman var. bütün bunlar allah ile oluyor. ona rağmen veya onsuz değil
keza evrim teorisinde islam itikadını sarsacak bir durum yok, hiçbir halde de olmaz. ama hristıyan itikadı için var çünkü onlara göre isa tanrı, ona maymundan geldik derseniz itikadının kökünü dinamitlersiniz. bize göre ise isayı da, ademi de, insanları da, maymunları da, börtüyü de, böceği de allah yarattı. bunlar birbirine dönüşüyorsa yine ondandır: de ki (birbirinin içinden) yarılıp çıkanın rabbine sığınırım (gul euzu bi rabbil-felag)
bu nedenle evrim teorisine gösterilen tepkinin islam iklimi ile alakası yok. kilise endişelerinin buralara taşınmasından başka bir şey değil.
ben burada evrim teorisinin ayrıntısına girmiyorum. biyolog veya antropolog değilim. bu türden bilimsel araştırmalara dini (islami) açıdan nasıl bakmamız gerektiğine dair konuşuyorum.
isterse kesin ispatlasınlar hiç sorun değil. çünkü imanın konusu değil. hatta daha da ileri gideyim: diyelim ki insanın maymundan geldiği kesinlikle ispatlandı. o zaman bu şu anlama gelir: demek ki allah yaratılışı evrim süreçlerine bağlamış
hem bu tür araştırmaları sen de yapsana? araştırmanda onlarla aynı bulgulara ulaştın diyelim: korkma! allahın yaratışını araştırıyorsun, bulduğun her ne ise ondan başka bir şey değil. bu durumda fark bilimde değil; imanda, dışta değil; içte, fosilde değil; kalpte
bunlar karşı karşıya getirip paniklemenin ne alemi var?
benim içimdeki iman bilimle, deneyle, fosille, laboratuarla çürütülemez çünkü onlarla inanmış değilim.''
http://ihsaneliacik.org/makaleler/islam-ve-evrim-teorisi.html
bilakis kişinin vicdanında olacaktı şeklinde bir arayış olarak belirir ve kesin bir içsel itminana dönüşerek sanki allahı görmüşcesine ve sanki ahirete gidip de gelmişcesine bir iman olur. bir duygu, hissiyat, bilinç ve heyecan olarak yaşanır. buna saf bir yürek temizliği içinde inanmak (ihlas) ve allah bilinci ile yaşamak (takva) denir.
bu duygu, hissiyat, bilinç ve heyecandan yoksun olanlar içinse ne allah ne de ahiret vardır. o gün gelince, gerçeğin ta kendisi (hak) bütün görkemi ile yerleri ve gökleri kuşatacak ve insanlar demek elçilerin haber verip durduğu gün bugünmüş, eyvah! diyecekler ve fakat iş işten geçmiş olacaktır.
***
şu halde başta evrim teorisi olmak üzere, bilimin konusu olan araştırmalardan yola çıkarak allahı ve ahiret gününü ispata veya çürütmeye kalkışmak ham hayal olup abesle iştigaldir.
şu ana kadar yapılıp durduğu gibi evrim var demek ki allah yok veya allah var demek ki evrim yok mantığının her ikisi de yanlış
ister öyle ister böyle; ister topraktan ister havadan, ister sudan ister ağaçtan, ister maymundan ister böcekten; nerden ve ne şekilde gelmişsek gelelim allah her zaman var. bütün bunlar allah ile oluyor. ona rağmen veya onsuz değil
keza evrim teorisinde islam itikadını sarsacak bir durum yok, hiçbir halde de olmaz. ama hristıyan itikadı için var çünkü onlara göre isa tanrı, ona maymundan geldik derseniz itikadının kökünü dinamitlersiniz. bize göre ise isayı da, ademi de, insanları da, maymunları da, börtüyü de, böceği de allah yarattı. bunlar birbirine dönüşüyorsa yine ondandır: de ki (birbirinin içinden) yarılıp çıkanın rabbine sığınırım (gul euzu bi rabbil-felag)
bu nedenle evrim teorisine gösterilen tepkinin islam iklimi ile alakası yok. kilise endişelerinin buralara taşınmasından başka bir şey değil.
ben burada evrim teorisinin ayrıntısına girmiyorum. biyolog veya antropolog değilim. bu türden bilimsel araştırmalara dini (islami) açıdan nasıl bakmamız gerektiğine dair konuşuyorum.
isterse kesin ispatlasınlar hiç sorun değil. çünkü imanın konusu değil. hatta daha da ileri gideyim: diyelim ki insanın maymundan geldiği kesinlikle ispatlandı. o zaman bu şu anlama gelir: demek ki allah yaratılışı evrim süreçlerine bağlamış
hem bu tür araştırmaları sen de yapsana? araştırmanda onlarla aynı bulgulara ulaştın diyelim: korkma! allahın yaratışını araştırıyorsun, bulduğun her ne ise ondan başka bir şey değil. bu durumda fark bilimde değil; imanda, dışta değil; içte, fosilde değil; kalpte
bunlar karşı karşıya getirip paniklemenin ne alemi var?
benim içimdeki iman bilimle, deneyle, fosille, laboratuarla çürütülemez çünkü onlarla inanmış değilim.''
http://ihsaneliacik.org/makaleler/islam-ve-evrim-teorisi.html
Gündemdeki Haberler