bugün
- azrail gelse ona ne derdiniz9
- türbede dua etmenin şirk olması5
- g i l d e d l i l y10
- ümmetçilerin apo sevgisi6
- sevdiğine şiir yazabilen kaslı ve yakışıklı erkek4
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı10
- sözlük kızı ile kavga etmek13
- evde fare görmek4
- prezervatif içimde kaldı3
- hangi üye hangisiydi hepsi karıştı6
- ebeveynlerin evdeki oyun konsoluna çökmesi2
- benkimki5
- bana onu sormayin6
- yurt dışı çıkış harcı2
- satürnün halkasına imam hatip açmak2
- turhan çömez3
- ölülere kuran okumak2
- gece sokakta boynunda iple gezen şeyh görmek2
- hızır aleyhisselam ile görüşülebilir mi2
- caminin içinde mezar olması2
- sözlüğün dili olsa da konuşsa2
- hiçbir servet zamanı satın alamaz20
- böbrek taşından tespih yaptırmak2
- ayran fetişisti3
- arkadaşlar nick altılarda kavga etmeyiniz2
- silinen hesap 0145677
- muslettin amca2
- nakşibendi tarikatının halidi kolundanım2
- özgür özel14
- kemal kılıçdaroğlu2
- köfteci yusuf3
- duygusal yerine fiziksel ilişki tercih etmek2
- yengeç burcu erkeklerinin yengeç gibi olması2
- sakal erkeğin peçesidir2
- insan sevmemek7
- arkadaşlar zall gitti3
- futbol25
- aç karnına kahve içmek6
- 12 ağustos 20263
- gammazlık3
- altındaki 45 tl zararımı kim ödeyecek sorunsalı7
- arabada sigara içilir mi6
- gratisin içini merak etmek10
- yunus bülbül2
- uludağ sözlük te kaç hesabınız var4
- kaçan kovalanır mı sizce4
- kavganız bittiyse artık bilgi içeriği girelim3
- diamond bey dönsün kampanyası2
- sözlükte küfür eden insanlar3
- eline krem süren erkek6
hiçbir zaman okumayacağını bilerek bir şeyler yazmaktır..
ben bu yazıyı sana yazdım, tıpkı sana yazdığım yüzlerce not, onlarca mektup , yollanmamış ve asla yollanmayacak tüm mesajlar gibi. ta ilk günden beri söylemek isteyip sustuğum her şey gibi;sana yazılan her şey gibi. yazdığıma görsen bile inanmayacağın şeyler gibi.. keşke bilsen senin için yazdıklarımı, sana söylemek istediğim her şeyi bir çırpıda anlatıp kurtulabilsem tüm geçmişten. evet, artık geçmiş, çünkü tüm bunlar bana yıllardır yalnızca acı veriyor.. benim için sen hiç okunmamış kitaplar gibisin mesela. kapağını hafifçe araladığım, içindekileri hiç bir zaman öğrenemediğim.. aynı zamanda bir sürü şeyin ilk ve anlaşılmazısın. doğumgünün mesela, yıllarca hatırlayamadığım doğumgünün, oysa laf arasında söylemiştin, eylüldü sanki, yazdan kalma günler olarak kalmış aklımda,ama bilmiyorum.. en sevdiğin renk mesela..giydiğin, sevdiğin her eşyayı izleyip de yine yıllardır keşfedemediğim rengin.. önemsiz bunlar, tıpkı önemsemediğim seninle ilgili bir çok ayrıntı gibi, hatırlamayı hep çok istediğim fakat zihnimin oyunları arasında yitirdiğim ayrıntılar..bir parkta fal baktırmıştık, bakla falı hatırlarmısın bilmiyorum. sen istememiştin, falcı abla da sevmemişti seni, aşk demişti bana..keşke inansaydım fallara. çok sonra anladım, seninle ilgili şeylerden kurtulmaya çalışırken.. sevgililer gününde çantama tıkıştırdığım bir gülün kurusundan, giyip beğendiğim ve bana zorla aldığın bir kıyafet parçasından, bir kitabın son sayfasından, birlikte içtiğimiz ve benim nedense sakladığım bir gazoz şişesinden,her öpüşte dudaklarına bulaşan kırmızı rujumdan kurtulmaya çalışırken..kısacık birkaç aydan ne çok şey kalmıştı oysa aklımda,beni ne çok yoruyordu seni düşünmek, hak etmediğini bilerek her gün üzülmek...tek bir şeyi saklıyorum seninle ilgili. son görüşmemizde bana verdiğin bir şey.. "bir gün, artık beni sevmediğinde geri verirsin" demiştin, yıllarca denedim, yanına gelmek onu sana vermek istedim hep ve uzakta düşünürken kolaydı inan.yanına gelecektim, al diyecektim..kurtulacaktım içimdeki senden.olmadı, yapamadım... bir gün bile seni görmediğimde gözlerim heryerde seni ararken nasıl verebilirdimki onu sana. üstelik inanması zordu, sana göre çoktan unutmuştum tüm bunları, daha ilk günden yanımda bir başkası vardı ne de olsa..zaten hiç inanmamıştınki bana, hiçbir zaman benim gibi hissetmemiştinki..
son bir şey daha var, yıllar geçtikçe seni daha iyi anladım. önceleri günbegün benden nefret edişini görmek yakıyordu canımı, nasıl anlamaz hatasını diyordum, nasıl hiçbir şey yapmaz, nasılda değersizmişim ben..sonra anladım,sana başka çare bırakmamıştım.. iyi planlanmış bir oyun gibiydi, yapabileceğin her şeyi düşünmüş, birbirimizden uzak olmamızı sağlayacak her şeyi yapmış, benimle konuşmanı hatta bana bakmanı bile, bile isteye engellemiştim zaten. gözlerimde yaşlarla seni sevdiğimi söylemiş sonra da çekip gitmiştim, üstelik bir başkasına sığınmıştım kendimi senden uzak tutmak için ve sen nedenini hiçbir zaman anlayamamıştın..sen acı çekerken ben dışarıdan bakıldığında muhteşem olan bir aşka sığınmıştım.. oysa sen bilmiyordun..senden çok acıyordu canım, söylemiştim aslında: bir tek sen önemliydin benim için o şehirde, bir tek sen değerliydin ve ben seni kaybetmiştim..arkadaşım, aşkım,ne olduğunu hiç bilmediğim sen, sessizce onaylamıştın aramızdakilerin yalnızca benim hayallerim olduğunu, senin için ne olduğumun bir cevabı olmadığını..belki de acı çektiğini düşünmem bile hataydı.. hiçbir zaman yerini tam olarak öğrenemeyeceğim evine yakın olduğunu sandığım parkta kaç gün ve kaç gece geçirmiştim o günlerde, komik ama çocukluğunu bile düşünmüştüm o parkta,acaba bu salıncakta mı sallanmıştın küçükken. hissettiklerimin ne olduğunu bilmeden aylarca aşk ve öfke arasında geçirmiştim günlerimi orada..işte geçen zamanla bunları ve tüm nedenlerimizi daha iyi anladım, anlamadığın için sana kızdığım hislerimin beni o parkta günlerce sabahlatabileceğini ben anlamışmıydım acaba.. birlikte içemediğimiz şarabın her kadehinde, kesintisiz 5 sene seni düşüneceğimi tahmin edebilir miydim.. bir başkasının yanında ve üstelik mutluyken yine de gecelerce seni düşüneceğimi bilebilir miydim..sana gerçekten ve ilk kez belki de umutsuzca aşık olduğumu bilebilir miydim.. bir anlık öfke ile kapıldığım gururumun beni yıllarca esir alabileceğini tahmin edebilir miydim.. her gün sana gelmek isteyip de bir gün bile gururumu yenemeyeceğimi bilebilir miydim..
şimdi biliyorum, simdi artık sana karşı hissettiğim ne varsa böyle kendi kendime susuyorum,hani derlerya çığlık çığlığa bir suskunluk,benimki de öyle bir şey.. senin sessizliğine gelince, tüm bunların sebebi zaten senin susman, senin onaylar sessizliğin değilmiydi..işte ben bu yazıyı sana yazdım..
ben bu yazıyı sana yazdım, tıpkı sana yazdığım yüzlerce not, onlarca mektup , yollanmamış ve asla yollanmayacak tüm mesajlar gibi. ta ilk günden beri söylemek isteyip sustuğum her şey gibi;sana yazılan her şey gibi. yazdığıma görsen bile inanmayacağın şeyler gibi.. keşke bilsen senin için yazdıklarımı, sana söylemek istediğim her şeyi bir çırpıda anlatıp kurtulabilsem tüm geçmişten. evet, artık geçmiş, çünkü tüm bunlar bana yıllardır yalnızca acı veriyor.. benim için sen hiç okunmamış kitaplar gibisin mesela. kapağını hafifçe araladığım, içindekileri hiç bir zaman öğrenemediğim.. aynı zamanda bir sürü şeyin ilk ve anlaşılmazısın. doğumgünün mesela, yıllarca hatırlayamadığım doğumgünün, oysa laf arasında söylemiştin, eylüldü sanki, yazdan kalma günler olarak kalmış aklımda,ama bilmiyorum.. en sevdiğin renk mesela..giydiğin, sevdiğin her eşyayı izleyip de yine yıllardır keşfedemediğim rengin.. önemsiz bunlar, tıpkı önemsemediğim seninle ilgili bir çok ayrıntı gibi, hatırlamayı hep çok istediğim fakat zihnimin oyunları arasında yitirdiğim ayrıntılar..bir parkta fal baktırmıştık, bakla falı hatırlarmısın bilmiyorum. sen istememiştin, falcı abla da sevmemişti seni, aşk demişti bana..keşke inansaydım fallara. çok sonra anladım, seninle ilgili şeylerden kurtulmaya çalışırken.. sevgililer gününde çantama tıkıştırdığım bir gülün kurusundan, giyip beğendiğim ve bana zorla aldığın bir kıyafet parçasından, bir kitabın son sayfasından, birlikte içtiğimiz ve benim nedense sakladığım bir gazoz şişesinden,her öpüşte dudaklarına bulaşan kırmızı rujumdan kurtulmaya çalışırken..kısacık birkaç aydan ne çok şey kalmıştı oysa aklımda,beni ne çok yoruyordu seni düşünmek, hak etmediğini bilerek her gün üzülmek...tek bir şeyi saklıyorum seninle ilgili. son görüşmemizde bana verdiğin bir şey.. "bir gün, artık beni sevmediğinde geri verirsin" demiştin, yıllarca denedim, yanına gelmek onu sana vermek istedim hep ve uzakta düşünürken kolaydı inan.yanına gelecektim, al diyecektim..kurtulacaktım içimdeki senden.olmadı, yapamadım... bir gün bile seni görmediğimde gözlerim heryerde seni ararken nasıl verebilirdimki onu sana. üstelik inanması zordu, sana göre çoktan unutmuştum tüm bunları, daha ilk günden yanımda bir başkası vardı ne de olsa..zaten hiç inanmamıştınki bana, hiçbir zaman benim gibi hissetmemiştinki..
son bir şey daha var, yıllar geçtikçe seni daha iyi anladım. önceleri günbegün benden nefret edişini görmek yakıyordu canımı, nasıl anlamaz hatasını diyordum, nasıl hiçbir şey yapmaz, nasılda değersizmişim ben..sonra anladım,sana başka çare bırakmamıştım.. iyi planlanmış bir oyun gibiydi, yapabileceğin her şeyi düşünmüş, birbirimizden uzak olmamızı sağlayacak her şeyi yapmış, benimle konuşmanı hatta bana bakmanı bile, bile isteye engellemiştim zaten. gözlerimde yaşlarla seni sevdiğimi söylemiş sonra da çekip gitmiştim, üstelik bir başkasına sığınmıştım kendimi senden uzak tutmak için ve sen nedenini hiçbir zaman anlayamamıştın..sen acı çekerken ben dışarıdan bakıldığında muhteşem olan bir aşka sığınmıştım.. oysa sen bilmiyordun..senden çok acıyordu canım, söylemiştim aslında: bir tek sen önemliydin benim için o şehirde, bir tek sen değerliydin ve ben seni kaybetmiştim..arkadaşım, aşkım,ne olduğunu hiç bilmediğim sen, sessizce onaylamıştın aramızdakilerin yalnızca benim hayallerim olduğunu, senin için ne olduğumun bir cevabı olmadığını..belki de acı çektiğini düşünmem bile hataydı.. hiçbir zaman yerini tam olarak öğrenemeyeceğim evine yakın olduğunu sandığım parkta kaç gün ve kaç gece geçirmiştim o günlerde, komik ama çocukluğunu bile düşünmüştüm o parkta,acaba bu salıncakta mı sallanmıştın küçükken. hissettiklerimin ne olduğunu bilmeden aylarca aşk ve öfke arasında geçirmiştim günlerimi orada..işte geçen zamanla bunları ve tüm nedenlerimizi daha iyi anladım, anlamadığın için sana kızdığım hislerimin beni o parkta günlerce sabahlatabileceğini ben anlamışmıydım acaba.. birlikte içemediğimiz şarabın her kadehinde, kesintisiz 5 sene seni düşüneceğimi tahmin edebilir miydim.. bir başkasının yanında ve üstelik mutluyken yine de gecelerce seni düşüneceğimi bilebilir miydim..sana gerçekten ve ilk kez belki de umutsuzca aşık olduğumu bilebilir miydim.. bir anlık öfke ile kapıldığım gururumun beni yıllarca esir alabileceğini tahmin edebilir miydim.. her gün sana gelmek isteyip de bir gün bile gururumu yenemeyeceğimi bilebilir miydim..
şimdi biliyorum, simdi artık sana karşı hissettiğim ne varsa böyle kendi kendime susuyorum,hani derlerya çığlık çığlığa bir suskunluk,benimki de öyle bir şey.. senin sessizliğine gelince, tüm bunların sebebi zaten senin susman, senin onaylar sessizliğin değilmiydi..işte ben bu yazıyı sana yazdım..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar