bugün
- yunanistan27
- sözlükten birinden hoşlanmak4
- sevişirken video çekmek10
- hırvatistan2
- en son aldığınız iltifat13
- sözlüğün bitmesi3
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı8
- sözlük kızları nerede3
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin22
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- dekolteye bakar mısınız15
- cem küçük10
- irmik helvası vs un helvası18
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak30
- türk ateisti2
- japonya23
- la ilahe illallah2
- nebiye salat ve resule itaat4
- douglas adams okuyanların kanser riski taşımaması2
- borsa3
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti16
- adalet ve kalkınma partisi4
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması12
- sözlük erkeklerinin helvaları11
- üşüyen erkek12
- erkelerin ayak bileğini gösterme çabadı10
- bir ayın daha bitmesi3
- gürcistan26
- fake hesap kullanan yazarlar uçurulsun5
- hayvan gibi acı salça yemek5
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası11
- en iyi simit hangi şehirdedir23
- macar pasaportuyla 184 ülkenin vizesiz gezilmesi12
- adanalı ateist10
- ketçap aromalı ruffles10
- demet akalın'ın bacakları2
- gelecek partisi'nin kapanması12
- bütün gün topladığın gazı gece yatakta çıkarmak3
- sözlükte hep zenginlere göre içerik üretiliyor6
- daş göprü sarmsağ geldih4
- sözlük yazarı dövmek2
- aşka düşmek4
- bik bikle yemek yapmak9
- 1 milyon verecekler mali yayında donunu indirecek8
- ctrlx22
- gammaz çetesi çökertildi8
- gocu12
- çocuklarin ve ergenlerin manifest aşkı10
- ilk buluşmaya bugatti veyron ile gelen kız7
entry'ler (21)
alışıldığı zaman diğer tüm biraların tadı su gibi gelir, içemezsiniz; öyle bir meret bu.
8 tanesinden fazlası geçici hafıza kayıplarına yol açabilir.
8 tanesinden fazlası geçici hafıza kayıplarına yol açabilir.
saç düzleştirmekten ziyade saçta hoş dalgalar yaratmak amacıyla kullanıldığında çok daha işlevsel hale gelen alet. saç düzleştiriciyle gerçekten saçı düzleştirmek 1 saatinizi alıyorsa, maşayla yapılmış gibi görünen dalgalar yaratmak en fazla 20 dakikanızı alır.
bunun içinse düzleştiricinin iki plakası arasına sıkıştırılmış saç tutamının düzleştiriciyle beraber 180 derece döndürülmesi ve bu hareketin tekrar edilmesi yeterlidir.
ya da şurdan buyurun: http://www.youtube.com/watch?v=otbwhvecw5o
bunun içinse düzleştiricinin iki plakası arasına sıkıştırılmış saç tutamının düzleştiriciyle beraber 180 derece döndürülmesi ve bu hareketin tekrar edilmesi yeterlidir.
ya da şurdan buyurun: http://www.youtube.com/watch?v=otbwhvecw5o
mağaza ve alışveriş merkezlerinde müşteriyi satış görevlisi sanıp ürün hakkında bilgi edinmeye çalışmak, fiyat sormak kadar kötü bir durumdur.
saçı başı yolunası, duvardan duvara çarpılası, yuvası yıkılası arkadaştır.
öyle bir pisliktir ki bu, sınav öncesi çalışmadım ayağına yatar. "bana kopya verin yeaa" diye ayaklarınıza kapanır. sınav esnasında ise kendisi soruları çatır çatır çözer, kağıdını asla ve asla size göstermez. eğer sınav test ise soru kağıdına asla işaretleme yapmaz, sadece optik forma işaretleme yapar ve optiği ekseriyetle kapatır. eğer ki yazılı sınav ise bu, mutlaka ve mutlaka en az bir tane ek kağıt ister. soruları çözmeyi bitirir bitirmez hemen kağıdını verir ve çıkar ki siz görüp kopya çekemeyesiniz.
sınav çıkışı nasıl geçti diye sorduğunuzda, sizi gerizekalı yerine koyup "bir bok yapamadım" diye ağlar. siz görmüyorsunuz ya çünkü kimin ne yaptığını sınavda. "o kadar ek kağıt aldın olm, nasıl kötü geçer lan?!" diye sorduğunuzda, "ben salladım durdum işte yea nasıl olsa puan alamayacağım." der ve tekrar çıldırtır sizi.
neyse efendim, sınav maratonunun sonuna gelelim yavaştan. notlar açıklanır. zaten notların açıklandığını da yine bu lanet arkadaştan öğrenirsiniz, her dakika sınav sonuçlarının yayınlandığı sayfayı yenilemek suretiyle notları takip ediyordur çünkü.
evet. sonuç mu?
siz 0 alırsınız, o 70.
siz 30 alırsınız, o 80.
allah belasını versindir bu arkadaşın. arkadaş falan değildir zaten o, her sınav dönemimde sizi kullanarak ego tatmini yapan bir insan (!) evladıdır sadece.
öyle bir pisliktir ki bu, sınav öncesi çalışmadım ayağına yatar. "bana kopya verin yeaa" diye ayaklarınıza kapanır. sınav esnasında ise kendisi soruları çatır çatır çözer, kağıdını asla ve asla size göstermez. eğer sınav test ise soru kağıdına asla işaretleme yapmaz, sadece optik forma işaretleme yapar ve optiği ekseriyetle kapatır. eğer ki yazılı sınav ise bu, mutlaka ve mutlaka en az bir tane ek kağıt ister. soruları çözmeyi bitirir bitirmez hemen kağıdını verir ve çıkar ki siz görüp kopya çekemeyesiniz.
sınav çıkışı nasıl geçti diye sorduğunuzda, sizi gerizekalı yerine koyup "bir bok yapamadım" diye ağlar. siz görmüyorsunuz ya çünkü kimin ne yaptığını sınavda. "o kadar ek kağıt aldın olm, nasıl kötü geçer lan?!" diye sorduğunuzda, "ben salladım durdum işte yea nasıl olsa puan alamayacağım." der ve tekrar çıldırtır sizi.
neyse efendim, sınav maratonunun sonuna gelelim yavaştan. notlar açıklanır. zaten notların açıklandığını da yine bu lanet arkadaştan öğrenirsiniz, her dakika sınav sonuçlarının yayınlandığı sayfayı yenilemek suretiyle notları takip ediyordur çünkü.
evet. sonuç mu?
siz 0 alırsınız, o 70.
siz 30 alırsınız, o 80.
allah belasını versindir bu arkadaşın. arkadaş falan değildir zaten o, her sınav dönemimde sizi kullanarak ego tatmini yapan bir insan (!) evladıdır sadece.
çoğu insana ilkokul ve lisede öğretildiği gibi aslında y, ş, s ve n olmayan harflerdir.
yalnızca s ve n'nin kaynaştırma harfi olduğu konusunda önüme bilgiler dayayan türk dili hocama selam ederim.
yalnızca s ve n'nin kaynaştırma harfi olduğu konusunda önüme bilgiler dayayan türk dili hocama selam ederim.
yaşadığı ülke hakkında hiçbir duyarlılığa sahip olmayan, politik konulardan hayatı boyunca uzak kalmış insanın yapabileceği acizliktir. ben bilmem beyim bilir diyen kadının çocuğu olma ihtimali yüksektir bu kişinin.
babası olmasa oy vermeye de gitmezdi zaten. evet.
babası olmasa oy vermeye de gitmezdi zaten. evet.
görüldüğü kadarıyla uludağ sözlükte hükmü geçmeyen yasaklardır.
duyulduğunda tüm gün insanın ağzına dolanan parça.
ne de güzel söylemişler: "şu cahillere bak, dünyanın sahibi onlar..."
buyrun bu da crossing the bridge the sound of istanbul filminden,
https://www.youtube.com/watch?v=COTPgdL1XuQ
ne de güzel söylemişler: "şu cahillere bak, dünyanın sahibi onlar..."
buyrun bu da crossing the bridge the sound of istanbul filminden,
https://www.youtube.com/watch?v=COTPgdL1XuQ
mantının yapılması çok zahmetli ve emek gerektiren bir yemek olmasından mütevellit ortaya çıkan durumdur.
yapılması için saatlerce uğraşılması gereken böyle bir yemek her yerde her dakika bulunamayacağından bu kadar kıymete binmiştir.*
yapılması için saatlerce uğraşılması gereken böyle bir yemek her yerde her dakika bulunamayacağından bu kadar kıymete binmiştir.*
biraz önce yarışan hatuna 15 defa oh yeah dedirten yarışma. yalnız hatun biraz saf sanırım. otur taner tolga tarlacı'dan bahset, çok rahat bir şekilde dersin o oh yeah'leri.
her neyse. ilk bölümlerinde ziyadesiyle güldürüyordu bu program lakin şu sıra çıkan dedikodulardan mütevellit zevkle izlenemiyor. ister istemez seyrettiğinin rol olup olmadığını gözlemlemeye çalışıyor insan. bir şeyin de bokunu çıkarmasak olmaz zaten.
her neyse. ilk bölümlerinde ziyadesiyle güldürüyordu bu program lakin şu sıra çıkan dedikodulardan mütevellit zevkle izlenemiyor. ister istemez seyrettiğinin rol olup olmadığını gözlemlemeye çalışıyor insan. bir şeyin de bokunu çıkarmasak olmaz zaten.
her cumartesi yeni bölümü ekrana gelmeden önce, bir önceki hafta gösterilen iki saatlik bölümün özetinin üç saat boyunca verildiği dizi. nasıl başarıyorlar anlamış değilim.
bu hafta sezon finali yapılacağına göre fox bu beş saatlik boşluğu nasıl dolduracak, merak ediyorum.
bu hafta sezon finali yapılacağına göre fox bu beş saatlik boşluğu nasıl dolduracak, merak ediyorum.
arkadaş duruma ılımlı baksa bile normal bir şekle bürünemeyecek durumdur.
her ne kadar "biz zaten kısa çıkmıştık", "unuttum gitti yahu", "bir çocuk yüzünden birbirimize mi gireceğiz canım saçmalama" dense de olmaz, yürümez o ilişki.*
sevgiliyle bir sorun yaşandığında gidip adamın eski sevgilisine dert yanmak ne derece mantıklı bir hareketse, bu tip bir ilişkiye başlamak da o derece mantıklıdır.
o yüzden yapmayın, yaptırmayın.
her ne kadar "biz zaten kısa çıkmıştık", "unuttum gitti yahu", "bir çocuk yüzünden birbirimize mi gireceğiz canım saçmalama" dense de olmaz, yürümez o ilişki.*
sevgiliyle bir sorun yaşandığında gidip adamın eski sevgilisine dert yanmak ne derece mantıklı bir hareketse, bu tip bir ilişkiye başlamak da o derece mantıklıdır.
o yüzden yapmayın, yaptırmayın.
psikolojiyi alt üst eden, insanı yerle bir eden durumdur babanın ağlaması.
hele ki yıllarca o güçlü duruşuyla size hiç yıkılmayacakmış izlenimi veren bir babaysa...
hele ki doğduğunuzdan beri size ne sevgisini ne üzüntüsünü belli etmiş bir babaysa...
hele ki size "herkes ağlar ama benim babam ağlamaz." diye düşündüren bir babaysa...
hele ki bu ağlaması 3 gün boyunca, uyurken bile hiç kesilmeden devam eden bir babaysa...
koyar adama babayı ağlarken görmek.
yıllardır hep sırtınızı yasladığınız, başınıza ne gelirse gelsin sizi kurtarabileceğini bildiğiniz babanın bir ölüm haberiyle ne kadar da kolay yıkılıp darmadağın olabileceğini görmek koyar. o gözyaşlarını durdurabilmenin bir yolu olmadığını bilmek koyar.
koyar be işte...
hele ki yıllarca o güçlü duruşuyla size hiç yıkılmayacakmış izlenimi veren bir babaysa...
hele ki doğduğunuzdan beri size ne sevgisini ne üzüntüsünü belli etmiş bir babaysa...
hele ki size "herkes ağlar ama benim babam ağlamaz." diye düşündüren bir babaysa...
hele ki bu ağlaması 3 gün boyunca, uyurken bile hiç kesilmeden devam eden bir babaysa...
koyar adama babayı ağlarken görmek.
yıllardır hep sırtınızı yasladığınız, başınıza ne gelirse gelsin sizi kurtarabileceğini bildiğiniz babanın bir ölüm haberiyle ne kadar da kolay yıkılıp darmadağın olabileceğini görmek koyar. o gözyaşlarını durdurabilmenin bir yolu olmadığını bilmek koyar.
koyar be işte...
çoğu erkeğin anlayamadığı ama gerçekte var olan durumdur.
öncelikle şunu söylemeliyim ki, bahsedilen erkek kadının hoşlandığı veya ilgi beklediği bir erkek değildir. dolayısıyla sürekli buluşmaya çağıran, asılan, telefon numarasını vermesi için ısrar eden erkek kadını her şekilde bunaltır.
bir de bunların istediklerini alamayınca hatun kişiye hakaret eden tipleri vardır ki ona değinmek bile istemiyorum.
e nasıl şikayet etmesin hatun böyle bir insandan söyleyin bana?
öncelikle şunu söylemeliyim ki, bahsedilen erkek kadının hoşlandığı veya ilgi beklediği bir erkek değildir. dolayısıyla sürekli buluşmaya çağıran, asılan, telefon numarasını vermesi için ısrar eden erkek kadını her şekilde bunaltır.
bir de bunların istediklerini alamayınca hatun kişiye hakaret eden tipleri vardır ki ona değinmek bile istemiyorum.
e nasıl şikayet etmesin hatun böyle bir insandan söyleyin bana?
es geçilen değil ulaşılamayan dudaklardır. orospu dediğin insan dudaklarını önüne gelenle paylaşmaz çünkü benim bildiğim.
almanya'nın resmen çakallık yaptığı yarışmadır. şimdiye kadar kimin aklına gelmiştir ki iki sene üst üste aynı insanla yarışmaya katılmak? hem de bir önceki sene birinci olmuşken... ne diyeceğimi bilemiyorum gençler.
(bkz: şu an ağlıyorum biliyor musun)
(bkz: şu an ağlıyorum biliyor musun)
son derece normal olmakla beraber, aksini iddia edenlerin aklından şüphe edeceğim durumdur. ailenle barda takılmak istiyorsan takılırsın, kimse de sesini çıkaramaz. bu çok anormal bir durummuş gibi ekstradan öyle bir şeyi hayal bile etmek saçmalık değil de nedir?
ya korkuyordur alacağı tepkiden, laf atanlardan dayak yemekten; ya da "ah bak sevgilim o kadar modernim ki, laf atanlara karşılık vermek falan çok banal geliyor bana yahu." bahanesine sığınıyordur.
bahane diyorum çünkü gerçekten bu şekilde düşünene erkek demem ben zaten, kusura bakmayın gençler.
bahane diyorum çünkü gerçekten bu şekilde düşünene erkek demem ben zaten, kusura bakmayın gençler.