bugün
- ölümden korkuyor musunuz25
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı25
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler8
- her biji amed8
- flört döneminde atılacak şarkılar3
- delilik5
- konuşmak istemiyorum4
- trabzonspor'un amedspor'u lider yapması5
- erkeklerin garip huyları3
- incir2
- amed sporlu bir kızı hoplatmak6
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- habire1219
- amedspor'un süper ligin lideri olması13
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı12
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi15
- sözlükte yaşanacak deseler inanmayacağınız şeyler2
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması7
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- duygusal dalgalanma2
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile10
- galatasaray'ın fb den ikinciliği de alması3
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- lilith fahişe mi sorunsalı3
- ne mutlu türküm diyene3
- sokak köpeklerinin saldırısına uğramak2
- 0 0 719
- esmer güzeli2
- muhteşem yüzyıl3
- hiç fuhuş yaptınız mı6
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- masumiyet2
- meriç keskin3
- türkiye türklerindir3
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- sarışın kızlar4
- 20 eylül2
- vedat muriqi5
- neslican tay2
- uçan arabalar neden çıkmadı3
- sözlükteki sinsi köpekler8
- sıfır atık vakfı11
- düzensizlik2
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- eski sevgilinin unutulmayan özellikleri2
- evli kadına kocan çok şanslı demek4
- true ile sevişmek5
- yalnız yaşayan erkek özellikleri7
- üniversite okumak3
- gecenin şarkısı10
entry'ler (177)
Yurt dışına çıkmak. (ucuz yolu demediniz)
Başlığı açan arkadaş kimdir, necidir diye profiline girip baktım.
10 dk önce de şöyle bir enrty girmiş:
*******
bahsi geçen erkek benim arkadaşlar bir tane kızı hamile bırakmıştım sonra hesabımı silip kaçtım olay bundan ibaret. o zamanlar liseye gidiyordum cinsellikten anlamıyordum, hehe.
*******
10 dk önce de şöyle bir enrty girmiş:
*******
bahsi geçen erkek benim arkadaşlar bir tane kızı hamile bırakmıştım sonra hesabımı silip kaçtım olay bundan ibaret. o zamanlar liseye gidiyordum cinsellikten anlamıyordum, hehe.
*******
Binlerce lira verilerek alınan pırlantanın, satarken beş kuruş etmemesi.
Açacaklar var biliyorum. Çünkü Einstein'de dediği gibi, iki şey hiç değişmez.
Evrenin sonsuzluğu ve insanoğlunun aptallığı.
(bkz: sakız orucu bozar mı)
Evrenin sonsuzluğu ve insanoğlunun aptallığı.
(bkz: sakız orucu bozar mı)
2017 de çocuklarıma yazdığım mektup.
Çocuk benim olacağı için, istediğim gibi nasihat verip, atıp tutmaktan geri kalmamışım. *
https://ciplakyazar.com/g...kteki-cocuklarima-mektup/
Çocuk benim olacağı için, istediğim gibi nasihat verip, atıp tutmaktan geri kalmamışım. *
https://ciplakyazar.com/g...kteki-cocuklarima-mektup/
Hakarete uğramak aslında insanı arındırmaz mı? En yoğun ve acı bilinçlenme hakarete uğramakla başlamaz mı? - Yeraltından Notlar
chrome adblock eklentisi ile çözdüğüm sorun.
Kendisi mesai arkadaşım olur.
Hiç öyle gümbür gümbür de geldiği söylenen z kuşağına benzemiyor.
Dur bakim...
Yok cidden benzemiyor.
Hiç öyle gümbür gümbür de geldiği söylenen z kuşağına benzemiyor.
Dur bakim...
Yok cidden benzemiyor.
boş zamanlarımda telefonun not defteri uygulamasını açarak çalakalem yazmaya çalıştığım mini hikayeler.
başta kolay gibi geliyor ama tamamen yüz (rakamla 100) kelimeyle bir şey anlatmaya çalışmak hakikaten zor.
Merak edenler için:
https://ciplakyazar.com/c...yku/100-kelimelik-hikaye/
başta kolay gibi geliyor ama tamamen yüz (rakamla 100) kelimeyle bir şey anlatmaya çalışmak hakikaten zor.
Merak edenler için:
https://ciplakyazar.com/c...yku/100-kelimelik-hikaye/
Bir hint çalgısı olan sitar olduğunu düşünüyorum. Acemi birinin çalmaya çalışırken parmaklarını kesebileceğini duymuştum.
Eğer Tercih edilen bir yalnızlık ise huzur, zoraki yalnızlık ise acı verir.
Tanrı kelimesinin dışlanmasının bir kaç nedeni vardır.
Birincisi bu kelimenin Kuran da geçmemesidir. Çünkü Kuran’a göre Allah’ın 99 ismi vardır ve bu 99 isim arasında Tanrı olmadığından bu kelime çoğu zaman dışlanmıştır.
ikincisi ise, Tanrı kelimesinin putperestlik olduğu düşüncesidir. Aslında sadece Arapça olan Allah kelimesinin Türkçe çevirisidir.
TDK : (1. özel, isim Kâinatta var olan her şeyi yaratan, koruyan, tek ve yüce varlık, Tanrı )
Tanrı kelimesinin yaşadığımız toplumda hoş karşılanmamasının bir diğer nedeni ise; Tanrı kelimesinin konuşma dilinde Allah gibi yaygın olarak kullanılmamasıdır. Fakat halk dilinde Tanrı pek yaygın kullanılmadığı gibi yazım dilinde de hoş karşılanmıyor.
Ayrıca kurum olarak iyi-kötü tartışmasına girmeden diyanetin bu konudaki cevabını da eklemek istedim.
Diyanet işleri Başkanlığı “Allah” ismi yerine “Tanrı” kelimesini kullanmak caiz midir? sorusuna şu şekilde yanıt veriyor:
--spoiler--
“Tanrı” kelimesi, Arapça “ilah” kelimesinin karşılığıdır. “ilah” daha çok, Allah’tan başka ibadete layık görülen varlıklar için kullanılır. “Allah” kelimesi onun bizzat kendisini ifade eden özel ismidir. Bu bakımdan, kelâm âlimlerine göre “Allah” kelimesi, Cenab-ı Hakk’ın yüce zatına ve bütün kemal sıfatlarına delalet eden özel ismidir. Hiçbir dilde bu kelimenin ifade ettiği özel manayı kapsayacak bir kelime bulunmamaktadır. Öte yandan “Allah” kelimesi bütün Müslümanlar için tevhid inancını temsil eden ortak bir bağ niteliğindedir. Bu sebeple Müslümanların, ibadet ettikleri tek yaratıcılarını “Allah” diye anmaları daha doğru olur. Dolayısıyla “Allah” bu adla veya “esmâ-i hüsnâ” adı verilen 99 isminden biriyle anılmalıdır. Bununla birlikte, dinimizin bildirdiği mutlak kemal sahibi, noksanlardan münezzeh olan yüceAllah’ı “Tanrı” diye anmak da islam inancına aykırı olmaz.
--spoiler--
Birincisi bu kelimenin Kuran da geçmemesidir. Çünkü Kuran’a göre Allah’ın 99 ismi vardır ve bu 99 isim arasında Tanrı olmadığından bu kelime çoğu zaman dışlanmıştır.
ikincisi ise, Tanrı kelimesinin putperestlik olduğu düşüncesidir. Aslında sadece Arapça olan Allah kelimesinin Türkçe çevirisidir.
TDK : (1. özel, isim Kâinatta var olan her şeyi yaratan, koruyan, tek ve yüce varlık, Tanrı )
Tanrı kelimesinin yaşadığımız toplumda hoş karşılanmamasının bir diğer nedeni ise; Tanrı kelimesinin konuşma dilinde Allah gibi yaygın olarak kullanılmamasıdır. Fakat halk dilinde Tanrı pek yaygın kullanılmadığı gibi yazım dilinde de hoş karşılanmıyor.
Ayrıca kurum olarak iyi-kötü tartışmasına girmeden diyanetin bu konudaki cevabını da eklemek istedim.
Diyanet işleri Başkanlığı “Allah” ismi yerine “Tanrı” kelimesini kullanmak caiz midir? sorusuna şu şekilde yanıt veriyor:
--spoiler--
“Tanrı” kelimesi, Arapça “ilah” kelimesinin karşılığıdır. “ilah” daha çok, Allah’tan başka ibadete layık görülen varlıklar için kullanılır. “Allah” kelimesi onun bizzat kendisini ifade eden özel ismidir. Bu bakımdan, kelâm âlimlerine göre “Allah” kelimesi, Cenab-ı Hakk’ın yüce zatına ve bütün kemal sıfatlarına delalet eden özel ismidir. Hiçbir dilde bu kelimenin ifade ettiği özel manayı kapsayacak bir kelime bulunmamaktadır. Öte yandan “Allah” kelimesi bütün Müslümanlar için tevhid inancını temsil eden ortak bir bağ niteliğindedir. Bu sebeple Müslümanların, ibadet ettikleri tek yaratıcılarını “Allah” diye anmaları daha doğru olur. Dolayısıyla “Allah” bu adla veya “esmâ-i hüsnâ” adı verilen 99 isminden biriyle anılmalıdır. Bununla birlikte, dinimizin bildirdiği mutlak kemal sahibi, noksanlardan münezzeh olan yüceAllah’ı “Tanrı” diye anmak da islam inancına aykırı olmaz.
--spoiler--
Hayat benden memnun mu orasını bilmem ama ben sanırım memnunum.
Bu hayattaki amacınız ne? Ne yapmak, ne olmak istiyorsunuz?
Bu hayattaki amacınız ne? Ne yapmak, ne olmak istiyorsunuz?
Şu anda dünyada 4000 küsür din ve mezhep var. inanlar bunun sadece 1 tanesini seçip kalan 3999 reddediyor. Ben ise 4000 i de yanlış diyorum.
Ancak!
Aynı zamanda Toplumun refahı için Tanrı ve din inancının gerekli olduğuna da inanıyorum.
2015 yılında yeni zelanda'da bir psikolog, yaşları 5-10 arasında değişen çocukları küçük bir teste tabi tutuyor.
Yere bir çizgi çekerek, o çizgiyi geçmeden arkaları dönük bir şekilde koyduğu hedef tahtasına elindeki topları atmasını istiyor. Sonunda da muhteşem bir ödülün onları beklediğini söylüyor.
Çocuklar tek tek odada bu oyunu oynarken onları gizli bir kamera ile izliyor. Ve görüyor ki çocukların çocu hile yaparak, topları atmadan eliyle hedef tahtasına koyuyor.
Daha sonra çocukları tekrar topluyor ve bu kez onlara boş bir sandalyeyi gösterek, orada bir prenses oturduğunu, çok iyi kalpli olduğunu söylüyor. Aynı zamanda bu prensesin görünmezlik gibi sihirli bir gücü olduğunu anlatıyor.
Çocuklar ikinci kez odaya teker teker girerek oyunu oynmaya başlıyor. Ancak ilginç bir şekilde hiçbiri hile yapmıyor. Hatta küçük bir kız çocuğu boş sandalyeyi eliyle yokluyor.
Sonuç olarak psikolog şu sonuca varıyor: Çocuklar kimse görmüyorsa neden hile yapmayayım ki diye düşünüyor.
Diğer bir deyişle inanç gerekli diyor. Bencil davranışlardan vazgeçip, kötülüğü kontrol etmek için izlendiğimize inanmamız gerektiğini söylüyor.
Cennet inananlar için nasıl ödül sistemi ise; cehennem de aynı zamanda işleyecekleri günahlar için caydırıcı görünmez bir güç oluyor.
Ancak!
Aynı zamanda Toplumun refahı için Tanrı ve din inancının gerekli olduğuna da inanıyorum.
2015 yılında yeni zelanda'da bir psikolog, yaşları 5-10 arasında değişen çocukları küçük bir teste tabi tutuyor.
Yere bir çizgi çekerek, o çizgiyi geçmeden arkaları dönük bir şekilde koyduğu hedef tahtasına elindeki topları atmasını istiyor. Sonunda da muhteşem bir ödülün onları beklediğini söylüyor.
Çocuklar tek tek odada bu oyunu oynarken onları gizli bir kamera ile izliyor. Ve görüyor ki çocukların çocu hile yaparak, topları atmadan eliyle hedef tahtasına koyuyor.
Daha sonra çocukları tekrar topluyor ve bu kez onlara boş bir sandalyeyi gösterek, orada bir prenses oturduğunu, çok iyi kalpli olduğunu söylüyor. Aynı zamanda bu prensesin görünmezlik gibi sihirli bir gücü olduğunu anlatıyor.
Çocuklar ikinci kez odaya teker teker girerek oyunu oynmaya başlıyor. Ancak ilginç bir şekilde hiçbiri hile yapmıyor. Hatta küçük bir kız çocuğu boş sandalyeyi eliyle yokluyor.
Sonuç olarak psikolog şu sonuca varıyor: Çocuklar kimse görmüyorsa neden hile yapmayayım ki diye düşünüyor.
Diğer bir deyişle inanç gerekli diyor. Bencil davranışlardan vazgeçip, kötülüğü kontrol etmek için izlendiğimize inanmamız gerektiğini söylüyor.
Cennet inananlar için nasıl ödül sistemi ise; cehennem de aynı zamanda işleyecekleri günahlar için caydırıcı görünmez bir güç oluyor.
Ölümünden sonra yerine 9 yaşındaki oğlu tutankamon geçmiştir. Ancak 9 yaşındaki bir çocuk yönlendirilmeye çok müsait olduğundan, insanlar ve tapınak rahipleri güneşe tapınmayı reddederek eski inanışlarına dönmüşler.
Hatta akhenaton'un ismi dönemin oyma taş duvarlarından kazınarak silinmiştir.
Oğlu tutankamon ise 19 yaşında, yani sadece 10 yıl hüküm sürdükten sonra ölmüştür.
Yanlış hatırlamıyorsam en genç mısır firevunu olarak da bilinir.
Hatta akhenaton'un ismi dönemin oyma taş duvarlarından kazınarak silinmiştir.
Oğlu tutankamon ise 19 yaşında, yani sadece 10 yıl hüküm sürdükten sonra ölmüştür.
Yanlış hatırlamıyorsam en genç mısır firevunu olarak da bilinir.
Tolstoy tarafından yazılan muhteşem eser.
Kitabı baştan sona pür dikkat şu kanaldan dinledim: https://www.youtube.com/watch?v=r80R1zEmdeM
Dikkatimi çeken bir hususu da burada sizlerle paylaşmak istedim.
Platona göre "en kötü devlet devletsizlikten iyidir."
Tolstoy ise; başkaldırmaktan korkmayın, siz vergi vermeyi bıraktığınız anda sizin o devlet dediğiniz otorite zaten güç kaybetmeye başlar. Kısaca bu kadar korkmayın diyor.
Bir noktada doğru söylüyor. Ancak Tolstoy'un hesaba katmadığı bir şey var ve kitabın başından sonuna kadar bundan hiç bahsetmedi.
O da yandaşlar.
Yani kralcılar!
Bu nedenle ben de platon gibi düşünüyor ve Olası bir devletsizliğin, o devlete bağlı topluluğu iç çatışmaya götüreceğini düşünüyorum.
Tabi yanılıyor da olabilirim. Konu tartışmaya açıktır.
Kitabı baştan sona pür dikkat şu kanaldan dinledim: https://www.youtube.com/watch?v=r80R1zEmdeM
Dikkatimi çeken bir hususu da burada sizlerle paylaşmak istedim.
Platona göre "en kötü devlet devletsizlikten iyidir."
Tolstoy ise; başkaldırmaktan korkmayın, siz vergi vermeyi bıraktığınız anda sizin o devlet dediğiniz otorite zaten güç kaybetmeye başlar. Kısaca bu kadar korkmayın diyor.
Bir noktada doğru söylüyor. Ancak Tolstoy'un hesaba katmadığı bir şey var ve kitabın başından sonuna kadar bundan hiç bahsetmedi.
O da yandaşlar.
Yani kralcılar!
Bu nedenle ben de platon gibi düşünüyor ve Olası bir devletsizliğin, o devlete bağlı topluluğu iç çatışmaya götüreceğini düşünüyorum.
Tabi yanılıyor da olabilirim. Konu tartışmaya açıktır.
Küçük bir kız çocuğunu alıp kendilerine Tanrıça ilan ediyor, sonra da ona tapınıyorlar. Bu kız çocuğu biraz yaşı ilerleyip genç kız olunca da, tamam sen artık tanrıça değilsin deyip, yeni bir tane seçiyorlar.
şin kötü yanı bu emekli Tanrıçayı eş olarak kimse de almıyor, çünkü erkekler lanetlenmekten korkuyorlar. Tabi daha da öncesinde Tanrıça olabilmek için (kesik hayvan başlarının bulunduğu karanlık bir odada üç beş gün geçirmek gibi) ilginç sınavlara tabi tutuluyorlar. Ve bu kız çocukları tüm bunları yaşarken sadece 4-5 yaşlarında oluyor. Bildiğin çocukluk travması, başka bir şey değil.
Coğrafya hakikaten bazen kader olabiliyormuş. Şimdi düşününce böyle bir tarikatın peşinden gitmek ya da küçük bir kız çocuğuna tanrıça diye tapınmak, insana gerçekten aptalca geliyor değil mi? Çünkü bilmediğimiz bir olguya cevap arayışımız ve onu metafiziksel anlamda yorumlayışımız 'Stephen Hawking‘in de dediği gibi olsa olsa masal olurdu.
--spoiler--
BEYNi, BiLEŞENLERi BOZULDUĞUNDA ÇALIŞMAYI DURDURACAK BiR BiLGiSAYAR OLARAK GÖRÜYORUM. BOZUK BiLGiSAYARLAR iÇiN CENNET YA DA ÖBÜR DÜNYA YOKTUR; BU KARANLIKTAN KORKAN iNSANLAR iÇiN BiR PERi HiKAYESi.
--spoiler--
Kaynak : https://ciplakyazar.com/c...et-ve-cehennem-olmasaydi/
şin kötü yanı bu emekli Tanrıçayı eş olarak kimse de almıyor, çünkü erkekler lanetlenmekten korkuyorlar. Tabi daha da öncesinde Tanrıça olabilmek için (kesik hayvan başlarının bulunduğu karanlık bir odada üç beş gün geçirmek gibi) ilginç sınavlara tabi tutuluyorlar. Ve bu kız çocukları tüm bunları yaşarken sadece 4-5 yaşlarında oluyor. Bildiğin çocukluk travması, başka bir şey değil.
Coğrafya hakikaten bazen kader olabiliyormuş. Şimdi düşününce böyle bir tarikatın peşinden gitmek ya da küçük bir kız çocuğuna tanrıça diye tapınmak, insana gerçekten aptalca geliyor değil mi? Çünkü bilmediğimiz bir olguya cevap arayışımız ve onu metafiziksel anlamda yorumlayışımız 'Stephen Hawking‘in de dediği gibi olsa olsa masal olurdu.
--spoiler--
BEYNi, BiLEŞENLERi BOZULDUĞUNDA ÇALIŞMAYI DURDURACAK BiR BiLGiSAYAR OLARAK GÖRÜYORUM. BOZUK BiLGiSAYARLAR iÇiN CENNET YA DA ÖBÜR DÜNYA YOKTUR; BU KARANLIKTAN KORKAN iNSANLAR iÇiN BiR PERi HiKAYESi.
--spoiler--
Kaynak : https://ciplakyazar.com/c...et-ve-cehennem-olmasaydi/
Çok tanrılı dinlerden biri olup, binlerce belki de milyonlarca tanrı vardır.
insanlar hastalandıkları zaman, hastalıklarını iyileştirdiklerine inandıkları (küçük başlı fil heykeli gibi) tanrılardan yardım istiyor.
insanlar hastalandıkları zaman, hastalıklarını iyileştirdiklerine inandıkları (küçük başlı fil heykeli gibi) tanrılardan yardım istiyor.
Kıyamet kelimesi Yunanca'da "örtüyü kaldırmak" anlamına geliyormuş.
Bazı inanışlarda kıyamet, bir son (kaos) olarak görülürken, bazı inançlarda ise tam tersi (değişim, yeniden doğuş) gibi anlamlara geliyor. Mayalar'ın 2012 kehaneti de bunlardan biri.
Bazı inanışlarda kıyamet, bir son (kaos) olarak görülürken, bazı inançlarda ise tam tersi (değişim, yeniden doğuş) gibi anlamlara geliyor. Mayalar'ın 2012 kehaneti de bunlardan biri.