bugün
- kedilerin yedigi ilginc seyler15
- özel sektör de çalışmak10
- aklınıza gelen şarkı sözü7
- ellerim bos gonlum hos13
- lukaku vs abdülkerim6
- sözlükte devamlı eksileyeceğiniz yazar16
- şeker hastalığı5
- ermenice6
- arkadaşlar ben birinden fena halde hoslanıyorum4
- kızlar buraya bakar mısınız6
- osmanlı mali açıdan zordayken saray yaptırması12
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi8
- galatasaray büyüklüğü14
- arkadaşlar bakar mısınız14
- ben geldim naneler6
- arjantin4
- migros ta şarap seçen kaslı ve hüzünlü erkekler6
- kız tavladığım için içerlenen sözlük geyi15
- bik bik'in mutfağına konuk olan yazar5
- kıbrısı ingilize veren padişah6
- açık oylayamamak6
- evli bir adama aşık oldum sözlük25
- şanlıurfa şehir hastanesi5
- 3 ekim alman birliği günü3
- bulgaristan5
- söğüşçü aco3
- ceviz kabuğunu kıramayan kargaya yardım etmek2
- arabesk2
- anın görüntüsü21
- 3 ekim 2026 finlandiya arnavutluk maçı3
- ispanya çin yakınlaşması ab de rahatsızlık5
- ioçk'nın müziği3
- cumartesi günü yapılabilecekler7
- memesiz kızlardaki özgüvenin kaynağı18
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi47
- ispanya'nin terör bitirme formülü41
- romanya52
- sözlükteki yazarların çok ahlaklı olması6
- fenerbahçe nin kurucusu4
- ispartalı kızlar9
- damarsız tüysüz manisa yaprağı17
- türkçeye sistemli saldırı7
- zengin erkeğe tanınan aldatma hakkı4
- kosova4
- hoşlanılan kızın evli bir adama aşık olması5
- türkiye31
- vincenzo montella6
- sırbistan2
- güne acı bir gerçek bırak8
- konuşurken yanlışlıkla tükürmek6
sevdiği entry'ler
o kadar çok ki durun size bikaç tanesini anlatayım da biraz gülün. ben de güleyim tabi. *
çok iyi bir insandı. hatta hayatımda tanıdığım en düzgün erkekti diyebilirim.
ama paraya çok düşkündü rahmetli. *
bana ''evlendikten sonra kendi masrafını kendin karşıla'' demişliği vardır unutamadığım en müthiş detay bu, beni siksen unutmam aklıma geldikçe gülüyorum.*
ulan sayın sözlük arkadaşlarım,
bir adam karısına kendi masrafını kendin karşıla der mi hiç?
ben kendi masrafımı kendim karşılarken sen ne işe yarıycan acaba o sırada kocam olarak çok merak ediyorum.
farzı misal ben masrafımı karşılayamacak duruma düştüm. napıcan git fahişelik mi yapıyosun napıyosan yap kendi masrafını karşıla bana ne mi diycen karına yani?
evin temel ihtiyaçlarını o karşılarmış, ben kendi masraflarımı karşılarmışım. hah. ay lütfettin çok sağol ya allah razı olsun. zahmet olmasın sana? (diyemedim) * ulan ya ne olacağıdı heralde sen ödeyecen amk ben miyim evin erkeği? (diyemedim) hiçbir zaman evini, karısını, çocuklarını sahiplenecek bir erkek potansiyeli göremedim. hiç güvenemedim bu konuda ona.
benim kişisel masrafıma çok takardı kafayı. sanıyordu ki ayda 1000 lirayı gömüyorum. halbuki yok en fazla 300 lira. ulan insan karısına ayda 300 lirayı çok görür mü be? akşam eve gelince kapıyı bakımlı kadın açsın istersin ama?
umarım benden sonra evleneceği kadın kapıyı fönsüz saç, alınmamış bacaklar ve gri donla açar da aklı başına gelir ne diyim yani? *
sen benim yaptığım yemeği yiyceksin,
benim yıkadığım donu, ütülediğim gömleği giyceksin,
akşam benim temizlediğim eve geliceksin,
benim yıkadığım bardakla su içiceksin,
ben sana çocuk doğurucam, onları büyütücem ama kendi masrafımı kendim karşılıycam he?
bak hele sen şu işe yav. allahın hikmeti. * yok anam sikerler öyle evliliği. (diyemedim)
pardon da ben hem çalışıp hem bunları yapacaksam kendime yeterim zaten senle neden evleniyim ki? hayır senin bana artın ne olacak yani? bana rahat battı da senle hizmetçi fantazisi mi yapıcam? (diyemedim) *
daha şimdiden nafakayı düşünmeler, yok evlilik sözleşmesiydi, yok masrafları yarı yarıya bölüşelim muhabbetleri bilmem ne. ulan dedim noluyoruz ya bismillahirrahmanirrahim adam daha evlenmeden beni boşamayı kafasına koymuş.* sanırsın kendine eş değil ev arkadaşı alıyor.
bi düşünsenize evdeki diyalogları ''suyu doğalgazı ben öderim elektriği sen öde, mutfak alışverişini paylaşalım ama bak aa vallahi darılırım'' falan, ne kadar komik. *
galiba planı benden çocuk yapıp beni boşamaktı. hayır yani aklıma başka bir şey de gelmiyor bi erkek başka neden bunların hesabını yapsın ki? *
''sodexo/setcard geçiyor mu?'' diye sormadan bi kafeye girmezdi canım benim adam geçmiyor dese girmeyecek yani o derece. *
hayır yani sanmayın ki bu adam asgari ücretle çalışan bir gariban. öyle olsa bunları anlatırken gülmekten sandalyeden düşmek yerine ulan adam haklı derdim. elimden geleni de yapardım. *
her zaman başarılarıyla, bulunduğu konumla ve kazandığı parayla gurur duyan bir adamdı. ne bunların hesabını yapmaya ne de benim kazanacağım paraya ihtiyacı vardı yani anlam veremiyordum bu tutumuna. sonradan anladım ki bu adamın derdi para harcayacak olması değildi; karısı dahi olsa bir kadına para harcayacak olmasıydı.
dedim yok anam bu adamla hayat geçmez yol yakınken topukla. ve ayrıldık. aşk sevgi bir yere kadar, bunlar uğruna bir hayat bokun içine atılmaz kızım kendine gel dedim. kurban olduğum rabbimin sevdiği kuluymuşum direkten döndüm arkadaşlar. *
gelelim parantez içindeki ''diyemedim'' lere. neden diyemedim? çünkü ben onun kadar çirkinleşemedim.
böyle şeylerin hesabını yapacak kadar mantık ve çıkar üzerine kurulu bir ilişkimiz olduğunu düşünmedim hiç.
hala da asıl ayrılık sebebimizin bu olduğunu bilmez. çünkü söylemedim. daha doğrusu yüzüne söyleyemedim. çünkü bunların muhabbetini yapmaya utandım. o utanmadı mesela.
varsın o sandığı kadarını bilsin benim çok başka sebeplerim vardı.
ya arkadaşlar işte böyle ufak tefek detaylar...
detay deyip geçmeyin 4 yıllık bir ilişkiyi bitirir ufacık detaylar. *
çok iyi bir insandı. hatta hayatımda tanıdığım en düzgün erkekti diyebilirim.
ama paraya çok düşkündü rahmetli. *
bana ''evlendikten sonra kendi masrafını kendin karşıla'' demişliği vardır unutamadığım en müthiş detay bu, beni siksen unutmam aklıma geldikçe gülüyorum.*
ulan sayın sözlük arkadaşlarım,
bir adam karısına kendi masrafını kendin karşıla der mi hiç?
ben kendi masrafımı kendim karşılarken sen ne işe yarıycan acaba o sırada kocam olarak çok merak ediyorum.
farzı misal ben masrafımı karşılayamacak duruma düştüm. napıcan git fahişelik mi yapıyosun napıyosan yap kendi masrafını karşıla bana ne mi diycen karına yani?
evin temel ihtiyaçlarını o karşılarmış, ben kendi masraflarımı karşılarmışım. hah. ay lütfettin çok sağol ya allah razı olsun. zahmet olmasın sana? (diyemedim) * ulan ya ne olacağıdı heralde sen ödeyecen amk ben miyim evin erkeği? (diyemedim) hiçbir zaman evini, karısını, çocuklarını sahiplenecek bir erkek potansiyeli göremedim. hiç güvenemedim bu konuda ona.
benim kişisel masrafıma çok takardı kafayı. sanıyordu ki ayda 1000 lirayı gömüyorum. halbuki yok en fazla 300 lira. ulan insan karısına ayda 300 lirayı çok görür mü be? akşam eve gelince kapıyı bakımlı kadın açsın istersin ama?
umarım benden sonra evleneceği kadın kapıyı fönsüz saç, alınmamış bacaklar ve gri donla açar da aklı başına gelir ne diyim yani? *
sen benim yaptığım yemeği yiyceksin,
benim yıkadığım donu, ütülediğim gömleği giyceksin,
akşam benim temizlediğim eve geliceksin,
benim yıkadığım bardakla su içiceksin,
ben sana çocuk doğurucam, onları büyütücem ama kendi masrafımı kendim karşılıycam he?
bak hele sen şu işe yav. allahın hikmeti. * yok anam sikerler öyle evliliği. (diyemedim)
pardon da ben hem çalışıp hem bunları yapacaksam kendime yeterim zaten senle neden evleniyim ki? hayır senin bana artın ne olacak yani? bana rahat battı da senle hizmetçi fantazisi mi yapıcam? (diyemedim) *
daha şimdiden nafakayı düşünmeler, yok evlilik sözleşmesiydi, yok masrafları yarı yarıya bölüşelim muhabbetleri bilmem ne. ulan dedim noluyoruz ya bismillahirrahmanirrahim adam daha evlenmeden beni boşamayı kafasına koymuş.* sanırsın kendine eş değil ev arkadaşı alıyor.
bi düşünsenize evdeki diyalogları ''suyu doğalgazı ben öderim elektriği sen öde, mutfak alışverişini paylaşalım ama bak aa vallahi darılırım'' falan, ne kadar komik. *
galiba planı benden çocuk yapıp beni boşamaktı. hayır yani aklıma başka bir şey de gelmiyor bi erkek başka neden bunların hesabını yapsın ki? *
''sodexo/setcard geçiyor mu?'' diye sormadan bi kafeye girmezdi canım benim adam geçmiyor dese girmeyecek yani o derece. *
hayır yani sanmayın ki bu adam asgari ücretle çalışan bir gariban. öyle olsa bunları anlatırken gülmekten sandalyeden düşmek yerine ulan adam haklı derdim. elimden geleni de yapardım. *
her zaman başarılarıyla, bulunduğu konumla ve kazandığı parayla gurur duyan bir adamdı. ne bunların hesabını yapmaya ne de benim kazanacağım paraya ihtiyacı vardı yani anlam veremiyordum bu tutumuna. sonradan anladım ki bu adamın derdi para harcayacak olması değildi; karısı dahi olsa bir kadına para harcayacak olmasıydı.
dedim yok anam bu adamla hayat geçmez yol yakınken topukla. ve ayrıldık. aşk sevgi bir yere kadar, bunlar uğruna bir hayat bokun içine atılmaz kızım kendine gel dedim. kurban olduğum rabbimin sevdiği kuluymuşum direkten döndüm arkadaşlar. *
gelelim parantez içindeki ''diyemedim'' lere. neden diyemedim? çünkü ben onun kadar çirkinleşemedim.
böyle şeylerin hesabını yapacak kadar mantık ve çıkar üzerine kurulu bir ilişkimiz olduğunu düşünmedim hiç.
hala da asıl ayrılık sebebimizin bu olduğunu bilmez. çünkü söylemedim. daha doğrusu yüzüne söyleyemedim. çünkü bunların muhabbetini yapmaya utandım. o utanmadı mesela.
varsın o sandığı kadarını bilsin benim çok başka sebeplerim vardı.
ya arkadaşlar işte böyle ufak tefek detaylar...
detay deyip geçmeyin 4 yıllık bir ilişkiyi bitirir ufacık detaylar. *
her ne kadar bir hakaret olarak kullanılsa da zihnimde bir övgü kelimesi etkisi yapmaktadır. ayı iyi hayvandır ya, güçlüdür, kararlıdır, zekidir, hızlıdır, sadıktır, aile mevhumu vardır.
Hayatıma giren ve beni üzen herkese teşekkürü bir borç bilirim.
Sizler olmasaydınız, ben onun tertemiz kalbinin kıymetini bilemezdim.
Sizler olmasaydınız, ben onun tertemiz kalbinin kıymetini bilemezdim.
doğru insanla yapıldığında, tanrının karşınıza çıkan onca kötü insana gösterdiğiniz sabrın bir hediyesidir evlilik.
sabahları bir türlü uyanmak bilmeyen eşinizin başına oturup işe geç kalacağınızı bile bile sabırla beklemektir bazen.
bazense haftasonu gidilmek istenen bir seyahat için sabırsızca uyandırmaya çalışmaktır.
her şehri baştan tanımak, baştan sevmektir evlilik.
her dokunuşu yeniden keşfetmektir.
teslim olmaktır evlilik.
onsuz geçen zamana üzülmek, onla geçen zamana şükretmekle geçen günler demektir.
yaşadığınız duygu, aşk mıdır, sevgi midir bilinmez ama güzeldir...
sabahları bir türlü uyanmak bilmeyen eşinizin başına oturup işe geç kalacağınızı bile bile sabırla beklemektir bazen.
bazense haftasonu gidilmek istenen bir seyahat için sabırsızca uyandırmaya çalışmaktır.
her şehri baştan tanımak, baştan sevmektir evlilik.
her dokunuşu yeniden keşfetmektir.
teslim olmaktır evlilik.
onsuz geçen zamana üzülmek, onla geçen zamana şükretmekle geçen günler demektir.
yaşadığınız duygu, aşk mıdır, sevgi midir bilinmez ama güzeldir...
Alacaksın başını yürüyeceksin arkadaş.O kafa dağılana kadar yürüyeceksin ne zaman olum geri nasıl dönecem diye düşüneceksiniz işte o zaman geri dönün.Benim tercihim müzik ile yürümek bu size kalmış tabii.
ilişki bir gereklilik olarak görülmemeli. Birlikte olduğunuz insan vazgeçilmez değil. Yalnızlıktan korktuğunuz için de ilişkiyi yürütmeyin. Seviyorsanız yanında olun. Emek var, yaşanmışlık var kafası yanlış çok yanlış.