bugün
- keşke dediğiniz bir anı yazar mısınız10
- ekşi sözlük13
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı35
- osuruktan şiirler47
- evde pide yapmak7
- enayimiknatisi ile kavga etmek4
- game of thrones taki kerhaneci5
- eski sevgili nerede ne yapıyor8
- aleksey batrakov15
- zeki olmanın avantajları4
- giysi fiyatlarının uçması12
- kavga yok mu ya5
- bu saatte seks yapılır mı sorunsalı4
- çirkin kaslı erkek vs yakışıklı cılız erkek5
- sözlükte kavga çıkmasının sebebi4
- en gıcık olunan şoför tipleri13
- her şeyi hatırlayan insan5
- bu saatte kahve içilir mi sorunsalı4
- vedat muriqi6
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci15
- konya da 3 4 büyüklüğünde deprem5
- anın görüntüsü30
- twin peaks3
- anne pizzası10
- online yazarlar2
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz11
- sütyenin 2 gözü doldurulmuş heybe olması3
- seninle sevişirken ölmek istiyorum3
- çaylakların dolunayda yazara dönüşmesi3
- uludağ sözlük'ü diriltme hareketi3
- sözlük kızı ile iletişim kurmak10
- dinci ve müslüman kavramları8
- arkadaşlar uyudunuz mu3
- beni neden sevmedin3
- kürt kelimesi türk kelimesinden mi türedi3
- ben geldim kerkenezler19
- apo orospu çocuğu değildir demek5
- yenilgisiz tek şampiyon5
- putin türkmüş11
- fenerbahçe17
- netflix ten daha iyi ücretsiz film sunucuları3
- şoförün yan koltuğu4
- ismail kartal ne zaman kovulur sorunsalı3
- arkadaşlar hoşçakalın3
- sevgilinin sensiz de mutlu olmasını ister misin4
- zorunlu eğitim12
- trileçe7
- ismail kartal'ın kovulması3
- türk vatandaşları türktür9
- herkes ülkeden şikayetçi ise sorunlu kim8
o kadar çok ki durun size bikaç tanesini anlatayım da biraz gülün. ben de güleyim tabi. *
çok iyi bir insandı. hatta hayatımda tanıdığım en düzgün erkekti diyebilirim.
ama paraya çok düşkündü rahmetli. *
bana ''evlendikten sonra kendi masrafını kendin karşıla'' demişliği vardır unutamadığım en müthiş detay bu, beni siksen unutmam aklıma geldikçe gülüyorum.*
ulan sayın sözlük arkadaşlarım,
bir adam karısına kendi masrafını kendin karşıla der mi hiç?
ben kendi masrafımı kendim karşılarken sen ne işe yarıycan acaba o sırada kocam olarak çok merak ediyorum.
farzı misal ben masrafımı karşılayamacak duruma düştüm. napıcan git fahişelik mi yapıyosun napıyosan yap kendi masrafını karşıla bana ne mi diycen karına yani?
evin temel ihtiyaçlarını o karşılarmış, ben kendi masraflarımı karşılarmışım. hah. ay lütfettin çok sağol ya allah razı olsun. zahmet olmasın sana? (diyemedim) * ulan ya ne olacağıdı heralde sen ödeyecen amk ben miyim evin erkeği? (diyemedim) hiçbir zaman evini, karısını, çocuklarını sahiplenecek bir erkek potansiyeli göremedim. hiç güvenemedim bu konuda ona.
benim kişisel masrafıma çok takardı kafayı. sanıyordu ki ayda 1000 lirayı gömüyorum. halbuki yok en fazla 300 lira. ulan insan karısına ayda 300 lirayı çok görür mü be? akşam eve gelince kapıyı bakımlı kadın açsın istersin ama?
umarım benden sonra evleneceği kadın kapıyı fönsüz saç, alınmamış bacaklar ve gri donla açar da aklı başına gelir ne diyim yani? *
sen benim yaptığım yemeği yiyceksin,
benim yıkadığım donu, ütülediğim gömleği giyceksin,
akşam benim temizlediğim eve geliceksin,
benim yıkadığım bardakla su içiceksin,
ben sana çocuk doğurucam, onları büyütücem ama kendi masrafımı kendim karşılıycam he?
bak hele sen şu işe yav. allahın hikmeti. * yok anam sikerler öyle evliliği. (diyemedim)
pardon da ben hem çalışıp hem bunları yapacaksam kendime yeterim zaten senle neden evleniyim ki? hayır senin bana artın ne olacak yani? bana rahat battı da senle hizmetçi fantazisi mi yapıcam? (diyemedim) *
daha şimdiden nafakayı düşünmeler, yok evlilik sözleşmesiydi, yok masrafları yarı yarıya bölüşelim muhabbetleri bilmem ne. ulan dedim noluyoruz ya bismillahirrahmanirrahim adam daha evlenmeden beni boşamayı kafasına koymuş.* sanırsın kendine eş değil ev arkadaşı alıyor.
bi düşünsenize evdeki diyalogları ''suyu doğalgazı ben öderim elektriği sen öde, mutfak alışverişini paylaşalım ama bak aa vallahi darılırım'' falan, ne kadar komik. *
galiba planı benden çocuk yapıp beni boşamaktı. hayır yani aklıma başka bir şey de gelmiyor bi erkek başka neden bunların hesabını yapsın ki? *
''sodexo/setcard geçiyor mu?'' diye sormadan bi kafeye girmezdi canım benim adam geçmiyor dese girmeyecek yani o derece. *
hayır yani sanmayın ki bu adam asgari ücretle çalışan bir gariban. öyle olsa bunları anlatırken gülmekten sandalyeden düşmek yerine ulan adam haklı derdim. elimden geleni de yapardım. *
her zaman başarılarıyla, bulunduğu konumla ve kazandığı parayla gurur duyan bir adamdı. ne bunların hesabını yapmaya ne de benim kazanacağım paraya ihtiyacı vardı yani anlam veremiyordum bu tutumuna. sonradan anladım ki bu adamın derdi para harcayacak olması değildi; karısı dahi olsa bir kadına para harcayacak olmasıydı.
dedim yok anam bu adamla hayat geçmez yol yakınken topukla. ve ayrıldık. aşk sevgi bir yere kadar, bunlar uğruna bir hayat bokun içine atılmaz kızım kendine gel dedim. kurban olduğum rabbimin sevdiği kuluymuşum direkten döndüm arkadaşlar. *
gelelim parantez içindeki ''diyemedim'' lere. neden diyemedim? çünkü ben onun kadar çirkinleşemedim.
böyle şeylerin hesabını yapacak kadar mantık ve çıkar üzerine kurulu bir ilişkimiz olduğunu düşünmedim hiç.
hala da asıl ayrılık sebebimizin bu olduğunu bilmez. çünkü söylemedim. daha doğrusu yüzüne söyleyemedim. çünkü bunların muhabbetini yapmaya utandım. o utanmadı mesela.
varsın o sandığı kadarını bilsin benim çok başka sebeplerim vardı.
ya arkadaşlar işte böyle ufak tefek detaylar...
detay deyip geçmeyin 4 yıllık bir ilişkiyi bitirir ufacık detaylar. *
çok iyi bir insandı. hatta hayatımda tanıdığım en düzgün erkekti diyebilirim.
ama paraya çok düşkündü rahmetli. *
bana ''evlendikten sonra kendi masrafını kendin karşıla'' demişliği vardır unutamadığım en müthiş detay bu, beni siksen unutmam aklıma geldikçe gülüyorum.*
ulan sayın sözlük arkadaşlarım,
bir adam karısına kendi masrafını kendin karşıla der mi hiç?
ben kendi masrafımı kendim karşılarken sen ne işe yarıycan acaba o sırada kocam olarak çok merak ediyorum.
farzı misal ben masrafımı karşılayamacak duruma düştüm. napıcan git fahişelik mi yapıyosun napıyosan yap kendi masrafını karşıla bana ne mi diycen karına yani?
evin temel ihtiyaçlarını o karşılarmış, ben kendi masraflarımı karşılarmışım. hah. ay lütfettin çok sağol ya allah razı olsun. zahmet olmasın sana? (diyemedim) * ulan ya ne olacağıdı heralde sen ödeyecen amk ben miyim evin erkeği? (diyemedim) hiçbir zaman evini, karısını, çocuklarını sahiplenecek bir erkek potansiyeli göremedim. hiç güvenemedim bu konuda ona.
benim kişisel masrafıma çok takardı kafayı. sanıyordu ki ayda 1000 lirayı gömüyorum. halbuki yok en fazla 300 lira. ulan insan karısına ayda 300 lirayı çok görür mü be? akşam eve gelince kapıyı bakımlı kadın açsın istersin ama?
umarım benden sonra evleneceği kadın kapıyı fönsüz saç, alınmamış bacaklar ve gri donla açar da aklı başına gelir ne diyim yani? *
sen benim yaptığım yemeği yiyceksin,
benim yıkadığım donu, ütülediğim gömleği giyceksin,
akşam benim temizlediğim eve geliceksin,
benim yıkadığım bardakla su içiceksin,
ben sana çocuk doğurucam, onları büyütücem ama kendi masrafımı kendim karşılıycam he?
bak hele sen şu işe yav. allahın hikmeti. * yok anam sikerler öyle evliliği. (diyemedim)
pardon da ben hem çalışıp hem bunları yapacaksam kendime yeterim zaten senle neden evleniyim ki? hayır senin bana artın ne olacak yani? bana rahat battı da senle hizmetçi fantazisi mi yapıcam? (diyemedim) *
daha şimdiden nafakayı düşünmeler, yok evlilik sözleşmesiydi, yok masrafları yarı yarıya bölüşelim muhabbetleri bilmem ne. ulan dedim noluyoruz ya bismillahirrahmanirrahim adam daha evlenmeden beni boşamayı kafasına koymuş.* sanırsın kendine eş değil ev arkadaşı alıyor.
bi düşünsenize evdeki diyalogları ''suyu doğalgazı ben öderim elektriği sen öde, mutfak alışverişini paylaşalım ama bak aa vallahi darılırım'' falan, ne kadar komik. *
galiba planı benden çocuk yapıp beni boşamaktı. hayır yani aklıma başka bir şey de gelmiyor bi erkek başka neden bunların hesabını yapsın ki? *
''sodexo/setcard geçiyor mu?'' diye sormadan bi kafeye girmezdi canım benim adam geçmiyor dese girmeyecek yani o derece. *
hayır yani sanmayın ki bu adam asgari ücretle çalışan bir gariban. öyle olsa bunları anlatırken gülmekten sandalyeden düşmek yerine ulan adam haklı derdim. elimden geleni de yapardım. *
her zaman başarılarıyla, bulunduğu konumla ve kazandığı parayla gurur duyan bir adamdı. ne bunların hesabını yapmaya ne de benim kazanacağım paraya ihtiyacı vardı yani anlam veremiyordum bu tutumuna. sonradan anladım ki bu adamın derdi para harcayacak olması değildi; karısı dahi olsa bir kadına para harcayacak olmasıydı.
dedim yok anam bu adamla hayat geçmez yol yakınken topukla. ve ayrıldık. aşk sevgi bir yere kadar, bunlar uğruna bir hayat bokun içine atılmaz kızım kendine gel dedim. kurban olduğum rabbimin sevdiği kuluymuşum direkten döndüm arkadaşlar. *
gelelim parantez içindeki ''diyemedim'' lere. neden diyemedim? çünkü ben onun kadar çirkinleşemedim.
böyle şeylerin hesabını yapacak kadar mantık ve çıkar üzerine kurulu bir ilişkimiz olduğunu düşünmedim hiç.
hala da asıl ayrılık sebebimizin bu olduğunu bilmez. çünkü söylemedim. daha doğrusu yüzüne söyleyemedim. çünkü bunların muhabbetini yapmaya utandım. o utanmadı mesela.
varsın o sandığı kadarını bilsin benim çok başka sebeplerim vardı.
ya arkadaşlar işte böyle ufak tefek detaylar...
detay deyip geçmeyin 4 yıllık bir ilişkiyi bitirir ufacık detaylar. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar