bugün
- ama yeni parti tüzüğü10
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması23
- amedspor6
- 10 eylül 2026 bayern münih bordo glimt maçı3
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı27
- hoşlanılan kızın 6 erkekle çırılçıplak poz vermesi4
- google reyiz3
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz2
- şanghay işbirliği örgütü'nün 25 yılı3
- 31 ağustos 2026 beşiktaş çorum maçı8
- savaş çıksa en önden kaçacak ekip19
- birader avanosta mı sorunsalı2
- evlenecek kız kalmaması11
- ayın 12 sinde meeş almak2
- hoşlanılan kızın senden daha çok meeş alması2
- hangi yazarı on üzerinden kaç seviyorsunuz24
- 2 eylül 20262
- müzik eşliğinde sevişmek3
- yeni adli yıl2
- sarapci koala67
- 2026 eylül ayı nasıl geçecek3
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı33
- beşiktaş 6 atınca anlık fenerbahçeliler3
- 15 eylül 20262
- anya4
- kadınınızı çalıştırır mısınız8
- sözlükte bir şeylerin eksik olması10
- öyle bir sevişmek ki yatağın ağlaması4
- türk kızı9
- gocu31
- seri eksici ezik11
- sevgili varken sarışın bir rus kızıyla karşılaşmak3
- 1 eylül dünya barış günü2
- trabzonspor5
- bu saatte uyanan insanın amacı2
- pozitif karmaya sahip olanların biraz şey olması7
- aktrollerin akp'yi hiç eleştirmemesi14
- sikerim siyasetini deyip aşk konuşmak6
- koşun koşun havadis var7
- kocasını seven külotsuz yatar4
- siyahi arkadaşla ankarada eve çıkmak2
- güne bir şiir bırak6
- bir yazarın profiline girip entrylerini okumak6
- türk seküler devrimi11
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası14
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan36
- seri eksici ibne4
- bu koyden olsam ne olacak20
- geceye bir kadın yalanı bırak4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı13
entry'ler (23)
Bok gibiyim. Herkese bir yalanı pazarladım. Herkese. Aslında bu kadar rahat ve duygusuz değilim, aslında zora düşen bütün insanlara yardım eden o kahraman ben değilim. Kendi kafamın içerisinden geçen şeyleri ben bile anlamıyorum. Kendim de dahil bir yalana aşık ettim herkesi. Pişmanlıklarla doluyum aslında. Bu yönden kendimi sokak lambasına benzetiyorum, gecenin karanlığı beni sarmalamış ama ben kendimi aydınlatamasam da çevreye yalancı bir ışık yayıyorum. Aslında şuan daha mantıklı buldum bu olayı, çünkü yalancı ışık saçmak sadece bana özel değil. Her sokak lambası güneşin bir sahtesi değil midir zaten? Neyse, umarım gecenizi aydınlatan şey sokak lambaları değil de; güneş ve yıldızlardır. Çünkü bir yalana inanan insan; kendine yalan söylemiştir en başta.
Kanta aşağılık diyen adamı paket yapar evine gönderirim. iki gram ahlak felsefesi okusa kanta tapacak adamlar gelmiş burada ne diyor.
Japonya'da yıllardır var olan bir kültürün ve eğitimin ürünüdür. insanlara eğitim önemli dediğimizde dinletemiyoruz, alın görün karşınızda canlı örneği.
Japonya'daki tüm okullarda okul çıkışında sınıfları temizleyen hademe değil öğrencilerdir. Bu zorunludur. Her gün listedeki iki kişi çıkışa kalır ve sınıfı temizler. Böylelikle temizlik kültürü öğrenciye aşılanmış olur.
Bir gram japon kültürü bilmeden şov diyen dallamalara da diyecek bir şeyim yoksa zaten, bu kafayla uzun yaşamazlar.
Japonya'daki tüm okullarda okul çıkışında sınıfları temizleyen hademe değil öğrencilerdir. Bu zorunludur. Her gün listedeki iki kişi çıkışa kalır ve sınıfı temizler. Böylelikle temizlik kültürü öğrenciye aşılanmış olur.
Bir gram japon kültürü bilmeden şov diyen dallamalara da diyecek bir şeyim yoksa zaten, bu kafayla uzun yaşamazlar.
Silgi yiyen yaratıktır o, kadın olsa duramazsın. Silgi yemek ne lan?
Anksiyete, obsesif kompulsif bozukluk ve hiperaktiviteye sahibim. Yeterince ilginç lan bence
Bazen ölmek istersiniz, sebepsizce ölmek. Hani derler ya her intihar bir haykırıştır diye, klişedir. intiharın genel bir tanımı olamaz.
Kimi sadece canı istediği için intihar eder, kimi hayatın yükü altında ezildiği için. Kimisi de depresyona girdiği için intihar eder, hem de sadece küçücük bir sebepten.
"Aman canım insanların ne dertleri var sen de hüsnü kuruntu yapıyorsun." Demeyin. Depresyon denilen şeyin bir hastalık olduğunun farkına varın.
Cahil olmayın. insanları tek bir kalıba sokmayın. Okuyun.
Bir gün yapacağım şeydir efendim kendilerini.
Kimi sadece canı istediği için intihar eder, kimi hayatın yükü altında ezildiği için. Kimisi de depresyona girdiği için intihar eder, hem de sadece küçücük bir sebepten.
"Aman canım insanların ne dertleri var sen de hüsnü kuruntu yapıyorsun." Demeyin. Depresyon denilen şeyin bir hastalık olduğunun farkına varın.
Cahil olmayın. insanları tek bir kalıba sokmayın. Okuyun.
Bir gün yapacağım şeydir efendim kendilerini.
Kendini müslüman sananlardan daha dürüsttür.
Adam benle aynı rakı masasına oturuyor, aynı hayatı yaşıyoruz, o da namaz kılmaz ben de.
Benden tek fazlası arada bir gittiği cuması ama müslümanım diyor.
Bence insanların işine fazla karışmayın.
Adam benle aynı rakı masasına oturuyor, aynı hayatı yaşıyoruz, o da namaz kılmaz ben de.
Benden tek fazlası arada bir gittiği cuması ama müslümanım diyor.
Bence insanların işine fazla karışmayın.
Hiç umudun kalmadıysa en dibe düşmüşsün demektir. En dibe düşmen de daha dibe düşemeyeceğin anlamına gelir. Bundan sonra hep yükselirsin.
Yani demem o ki bunu bir fırsat olarak görün.
Yani demem o ki bunu bir fırsat olarak görün.
Lütfen artık insanları etiketlemeyi bırakın. Lütfen.
Bu entryi o kadar kötü hissederek yazıyorum ki anlatamam. Çevremde dış görünüşü gerçekten kötü olan bir kız var. Ama kötü derken çirkin anlamında değil daha çok tuhaf diyebiliriz. Yani bakan insan tuhaf buluyor. Sırf bu yüzden hayatı o kadar kötü etkilenmiştir ki tahmin bile edemiyorum.
Ama kız bunun farkında bile değil çünkü herkes arkasından konuşuyor. Yüzüne gülüyorlar ama arkasından çok kötü şeyler söylüyorlar. Her öğle yemeğini yalnız yiyor.
insanlar gerçekten böyle şeyler yaşamalı mı? Oysaki gerçekten iyi birisi. Sırf istediğiniz gibi görünmüyor diye kimseye bu acıyı yaşatma hakkına sahip değilsiniz.
Neredeyse ağlayacağım bak o kıvama geldim.
Bu entryi o kadar kötü hissederek yazıyorum ki anlatamam. Çevremde dış görünüşü gerçekten kötü olan bir kız var. Ama kötü derken çirkin anlamında değil daha çok tuhaf diyebiliriz. Yani bakan insan tuhaf buluyor. Sırf bu yüzden hayatı o kadar kötü etkilenmiştir ki tahmin bile edemiyorum.
Ama kız bunun farkında bile değil çünkü herkes arkasından konuşuyor. Yüzüne gülüyorlar ama arkasından çok kötü şeyler söylüyorlar. Her öğle yemeğini yalnız yiyor.
insanlar gerçekten böyle şeyler yaşamalı mı? Oysaki gerçekten iyi birisi. Sırf istediğiniz gibi görünmüyor diye kimseye bu acıyı yaşatma hakkına sahip değilsiniz.
Neredeyse ağlayacağım bak o kıvama geldim.
insanlar bu olguyu düşünmeden nasıl hayatlarına devam ediyorlar cidden merak ediyorum.
insanoğlu çok garip gerçekten. Düşünsene lan bir gün yok olacaksın ve seni bir daha asla kimse göremeyecek, hatta 150 200 yıl kadar sonra varlığından bile kimse haberdar olmayacak.
Ona rağmen herkes birbirini etiketleme derdinde sen şöylesin ben böyleyim diye. Öleceksin lan ötesi mi var?
insanoğlu çok garip gerçekten. Düşünsene lan bir gün yok olacaksın ve seni bir daha asla kimse göremeyecek, hatta 150 200 yıl kadar sonra varlığından bile kimse haberdar olmayacak.
Ona rağmen herkes birbirini etiketleme derdinde sen şöylesin ben böyleyim diye. Öleceksin lan ötesi mi var?
Olmak istediğin kişi misin sorusu baştan hatalıdır. Çünkü hayatının hiçbir döneminde aynı kişi değilsindir.
Örnek olarak 9 yaşındaki halini ele alalım. Seni 9 yaşındaki halinle tanıştırsak gerçekten olmak istediği kişi olarak mı görür seni? Ya da 72 yaşındaki halinle tanışsan şuanki senle aynı mı olur düşünceleri?
Hayatın her devresinde farklı bir benlik ediniriz ve diğer benliğimiz ölür. E o zaman gerçek sen hangisi oluyorsun?
Seni sen yapan şey karakterin mi? Hissettiklerin mi? Hepsi zaman içinde değişiyor.
Düşüncelerin, karakterlerin, hissettiklerin hepsi farklı ama sen bu 3 karaktere de ben adını veriyorsun.
Soruyorum sana;
Hangisi sensin?
Örnek olarak 9 yaşındaki halini ele alalım. Seni 9 yaşındaki halinle tanıştırsak gerçekten olmak istediği kişi olarak mı görür seni? Ya da 72 yaşındaki halinle tanışsan şuanki senle aynı mı olur düşünceleri?
Hayatın her devresinde farklı bir benlik ediniriz ve diğer benliğimiz ölür. E o zaman gerçek sen hangisi oluyorsun?
Seni sen yapan şey karakterin mi? Hissettiklerin mi? Hepsi zaman içinde değişiyor.
Düşüncelerin, karakterlerin, hissettiklerin hepsi farklı ama sen bu 3 karaktere de ben adını veriyorsun.
Soruyorum sana;
Hangisi sensin?
Şuan sadece şuana odaklanabilmeyi isterdim. Kafamızı geçmiş ve gelecek planlarıyla o kadar dolduruyoruz ki şuan ne oluyor hiç fark edemiyoruz. Geçmiş ve geleceğin kasvetinden kurtulup sadece 5 dakikalığına şuana odaklanmak istiyorum. Sadece şuana.
1000tl maaş ile 1000 tane ekmek bile alamıyorken bunun tartışılmasını bile komik bulduğum önerme :D .
Psikologları ve yaptıkları işi küçümseyen yazarları ortaya çıkaran başlık.
Birincisi antidepresanların verem hastalığına çözüm aranırken tesadüfen bulunduğunu belirtelim. Yani öyle düşündüğünüz gibi sadece ilaçla tedavi edilemez bir hasta çünkü zaten ilaç tam olarak ihtiyacı karşılamıyor bunda bir anlaşalım.
ikinci olarak hastaların çoğunun sorunu geçmişinde yaşadığı birtakım olaylar yüzünden gelişiyor. Örneğin küçükken köpek tarafından ısırılıyor ve köpek fobisi oluşuyor ama hasta köpek tarafından ısırıldığını hatırlamıyor bile, yani bilinç altında yatan bir sebep var. Psikologlar da bu sebepleri ve işleyiş mekanizmasını iyi biliyorlar ve hastanın bunu fark etmesine yardımcı oluyorlar.
Üçüncü ve son olarak insanlara neyin iyi geleceğini altını çizerek söylüyorum "bilimsel temellere" dayanarak öğreniyorlar. Yani senin gibi kanka geçer zaten kasma yia demiyorlar. Önerdikleri çoğu şeyin altında bir dayanak oluyor.
Daha fazla yazardım da yeterince anlaşılır bence.
Birincisi antidepresanların verem hastalığına çözüm aranırken tesadüfen bulunduğunu belirtelim. Yani öyle düşündüğünüz gibi sadece ilaçla tedavi edilemez bir hasta çünkü zaten ilaç tam olarak ihtiyacı karşılamıyor bunda bir anlaşalım.
ikinci olarak hastaların çoğunun sorunu geçmişinde yaşadığı birtakım olaylar yüzünden gelişiyor. Örneğin küçükken köpek tarafından ısırılıyor ve köpek fobisi oluşuyor ama hasta köpek tarafından ısırıldığını hatırlamıyor bile, yani bilinç altında yatan bir sebep var. Psikologlar da bu sebepleri ve işleyiş mekanizmasını iyi biliyorlar ve hastanın bunu fark etmesine yardımcı oluyorlar.
Üçüncü ve son olarak insanlara neyin iyi geleceğini altını çizerek söylüyorum "bilimsel temellere" dayanarak öğreniyorlar. Yani senin gibi kanka geçer zaten kasma yia demiyorlar. Önerdikleri çoğu şeyin altında bir dayanak oluyor.
Daha fazla yazardım da yeterince anlaşılır bence.
insanlarla fazla konuşmadığın için iki kelimeyi bir araya getirememek.
Topluluk önünde açıklama yapacağın zaman heyecandan yapamamak.
Sosyal fobi sahibi olmak.
Bir süre sonra napıyorum ben? deyip depresyona girmek vs.
Ama en çok koyanı bunlardan hiçbiri değil, biliyor musunuz? En kötüsü bu insanlarda sosyal hayatı tavan olan insanlara özenme eğilimi olduğu için yarı kompleksli bir şekilde onların yanında takılmak istemeleri. Yani artık arkadaş edinme kahramanımız için hayatın bir parçası değil lüks haline gelir. O yüzden de hayatı boyunca kompleks sahibi biri olarak yaşar.
Topluluk önünde açıklama yapacağın zaman heyecandan yapamamak.
Sosyal fobi sahibi olmak.
Bir süre sonra napıyorum ben? deyip depresyona girmek vs.
Ama en çok koyanı bunlardan hiçbiri değil, biliyor musunuz? En kötüsü bu insanlarda sosyal hayatı tavan olan insanlara özenme eğilimi olduğu için yarı kompleksli bir şekilde onların yanında takılmak istemeleri. Yani artık arkadaş edinme kahramanımız için hayatın bir parçası değil lüks haline gelir. O yüzden de hayatı boyunca kompleks sahibi biri olarak yaşar.
(x+y)²= x²+2xy+y²
Pisagor= a²+b²=c²
Peçete kağıdı (sert sessizler p, ç, t, k)
Anası mezar dikecekmiş.
Pisagor= a²+b²=c²
Peçete kağıdı (sert sessizler p, ç, t, k)
Anası mezar dikecekmiş.
Tüketim.
Her şeyi o kadar fazla tüketiyoruz ki artık hastalık boyutuna ulaşmış vaziyette. Kahve içmek için bir kafeye oturdunuz, tüketim. Kahveyi içmeden önce fotoğrafını Instagrama yüklediniz, tüketim. Hoşlanmadığınız parfümleri, giymediğiniz elbiseleri, aslında hiç işinize yaramayan koltuk takımlarını aldınız; tüketim. Aslında nefes aldığınız her saniye dahi "tüketim".
Nefret ediyorum bu çağdan.
Her şeyi o kadar fazla tüketiyoruz ki artık hastalık boyutuna ulaşmış vaziyette. Kahve içmek için bir kafeye oturdunuz, tüketim. Kahveyi içmeden önce fotoğrafını Instagrama yüklediniz, tüketim. Hoşlanmadığınız parfümleri, giymediğiniz elbiseleri, aslında hiç işinize yaramayan koltuk takımlarını aldınız; tüketim. Aslında nefes aldığınız her saniye dahi "tüketim".
Nefret ediyorum bu çağdan.
Bu hissiyatı gerçekten yaşayan insanlarda umursamazlık da görülür.
O kadar boşluğa düşersiniz ki, bir süre sonra boşluğa düşmek dahi umrunuzda olmaz. Boş gözlerle etrafa bakarsınız. Anlamsız ve donuk bakışlara sahip olursunuz. etrafınızdaki insanlar bundan rahatsız olmaya başladığında ise geçmiş olsun artık geri dönüşü bayağı zor olan bir depresyona sahipsiniz.
O kadar boşluğa düşersiniz ki, bir süre sonra boşluğa düşmek dahi umrunuzda olmaz. Boş gözlerle etrafa bakarsınız. Anlamsız ve donuk bakışlara sahip olursunuz. etrafınızdaki insanlar bundan rahatsız olmaya başladığında ise geçmiş olsun artık geri dönüşü bayağı zor olan bir depresyona sahipsiniz.
Sebebi aramaktır. Sevgili bulunacak bir şey değildir. AA işte uzun süredir de sevgilim yokmuş ya gideyim de bir sevgili arayayım kendime diyemezsiniz. Aşk böyle bir şey değildir. Bu yüzden bu sevgili adı verilen müessesede "sevgi" eksik olmuş olur. 21. Yüzyıl insanının en iğrenç özelliği hayatı çok hızlı yaşaması sanırım. o kız olmadı buna dön o olmadı buna dön falan gerçekten çok iğrenç.