bugün
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı57
- bardağı taşıran son damla6
- milli maçı izlemeyen erkek23
- evlenmeyi başaramamış kadın5
- sevgilisine ayı diyen kız3
- sevgilisini döşü kıllım diye seven kız3
- kötü insanların ortak özellikleri3
- zamanda yolculuk3
- ayak yalamamış erkek kalmaması2
- mantı abartılmış balon bir yemektir6
- erkeklerin 35 yaşından sonra çökmesi5
- bir mekanın kazıkçı olduğunu gösteren detaylar3
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi8
- avustralya9
- herkesin bir yerde yanlış olduğu4
- başıboş köpek sorunu2
- kadınlar neyden hoşlanır9
- ilk ev hapsi bilekliğim2
- türkiye de doğurganlık hızının 1 42'ye düşmesi2
- türkiye12
- onu anlatsana biraz4
- derinliğimizi anlayabilecek düzeyde kadın olmaması6
- bir şeyler söyle10
- 14 haziran 2026 maden işçilerine silahlı saldırı3
- avradı olmayana ne tavsiye edersiniz2
- hepinizin bana aşık olduğunu düşünüyorum3
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak2
- uzun zamandır aktif olmayan birinci nesil yazarlık6
- dünya kupasında en az çeyrek final yaparız3
- byd türkiye fabrikasını askıya aldı7
- şirine hangi şirinle evlenirdi sorunsalı5
- malum2
- yunan adaları3
- 19 haziran 2026 paraguay türkiye maçı5
- bir sözlük kızına yapılacak en güzel iltifat2
- bulutsuzluk özlemi2
- türkiye gruptan çıkar mı2
- vincenzo montella8
- ciddi ciddi maymundan geldiğine inanmak16
- tuğba kuruyemiş3
- yahudilerin bu kadar zengin olmasının nedeni8
- o kadar kadın varken neden onu beğendim sorusu4
- bir kızı doyurmak7
- squat yapan kız2
- migros'ta şarap seçen yalnız ve hüzünlü kadınlar5
- muşlettin geldi topu aldı vurdu goooooolll7
- manidar pekmez2
- 14 haziran 2026 brezilya fas maçı3
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı2
- deniz şortunun içine boxer giyilir mi sorunsalı20
entry'ler (13)
Bugünün tarihi 3 eylül ve benim doğum günüm.
Hayvanlar aleminin en asil üyeleri ve en sevimli canlıları.
sosyolojiye sadece toplum bilimi demek doğru ama eksik bir tanım olur. aslında toplumu ilgilendiren her türlü şey sosyolojinin konusunu oluşturur. bir çok alanı vardır. mesela; kent, kır, siyaset, edebiyat, sağlık, aile, medya, spor..vs. bunlar sadece birkaçı insanı ilgilendiren herşey sosyolojiye dahildir.
başlıcaları, saint-simon, auguste comte, herbert spencer, karl marx, max weber, georg simmel, emile durkheim'dır. türkiyedeki öncülleri ise ziya gökalp ve prens sabahattin'dir.
henüz değeri hala tam olarak anlaşılmamış bir bölümdür. her kuruma kesinlikle bir sosyolog gerekir.
başlıcaları, saint-simon, auguste comte, herbert spencer, karl marx, max weber, georg simmel, emile durkheim'dır. türkiyedeki öncülleri ise ziya gökalp ve prens sabahattin'dir.
henüz değeri hala tam olarak anlaşılmamış bir bölümdür. her kuruma kesinlikle bir sosyolog gerekir.
Doktora yapmadıktan sonra bir işe yaramayan, girmesi ve okuması kolay ancak sonunda çoğu zaman boşa giden bir süreç.
okuduğum sosyoloji bölümünü de içinde barındıran fakülte.
korktuğum tek hayvan. ismini bile duyunca tuhaf bir hisse kapıldığım, gördüğüm an çığlığı koparıp herkesi etrafıma topladığım yaratık.
zamanımı çok fazla kaybettiğim ve işe yarar hiçbirşeyle karşılaşmadığım ilk başlarda zevkle bakarken sonradan sıkıcılaşan genellikle oyun oynamak için kullandığım ünlü bir site.
toplumsal ilişkilerin olduğu heryerde sosyoloji vardır. sosyal hayatı insan davranışlarını inceleyen bir bilim dalıdır. önceleri önemsenmezken giderek değeri anlaşılıyor. öncüleri arasında emile durkheim, max weber, karl marx yer alır.
sonunda işsiz kalacak olsan da seni çok geliştiren özellikle de ailenden ayrı bir yerde gitmişsen kendi başına çok güzel deneyimler kazandığın kurum. kesinlikle hangi bölüm olursa olsun okunması gerekir. üniversite yılları çoğu kişinin hayatında özel bir yere sahip oluyor.
her yönüyle herşeyini çok sevdiğim canım memleketim.
Çok fazla önyargıyla bakılan, leblebinin kokusunu duya duya bıktığımız küçük ama gelişmekte olan bir şehir. nereye gidirsen git hediye olarak yanında paket paket leblebi götürürsün. bir yerde buluşulması gerekiyorsa genellikle orası saat kulesi olur. doğal güzellik ararsanız çoğu zaman bulamazsınız.
Gerçekten çok değerli hocalara sahip bir üniversite, zorluyorlar ama en azından öğreniyorsun. bir öğrenci olarak gezecek yer arasan da hep aynı yerleri gezmek zorunda kalıyorsun. Büyük şehirlerden gelenler için önceleri hayal kırıklığı olsa da daha sonra özleniyor. ilk yıl gelen çoğu kişi geçiş yapma hayalleri kuruyor bunların sadece hayalde kalacağını anlayanlar ise diğerlerinden daha çok sevmeye başlıyor.
Doğal güzellikten bol birşeyin bulunmadığı şehrimiz. Abant, Yedigöller, Gölcük, Kartalkaya sadece birkaçı. Üniversite'nin çok etkisi olduğu bir şehir. Şehirde sadece bir tane ana cadde olması ilginç gerçekten. Çoğu yere direk otobüsün olmaması ya da şehir içinde Karaköy'den başka alternatif bulunamaması da ayrı konu. En azından artık gelişmeye başladı. Yeni otobüs firmaları açılmaya, doğalgaz döşenmeye başladı. Kökez suyu da çok ünlü; nereye baksanız görürsünüz, halk genelde sıra olmuş su dolduruyordur heralde. Küçük bir şehir olduğu için adım başı tanıdıkla karşılaşınız genelde. Yollarda oturmuş mantar satan teyzelerle karşılaşırsınız. Büyük şehirden oraya gidenler için köy gibi görülür. Üniversitesi çok kaliteli ama eğer büyük şehirlerden birinde oturuyorsanız çok tavsiye etmem. Yine de gezilip görülmeye değer doğal güzellikleri var.