bugün
- 9 5 çalışan ipneler10
- cenazende kötü bilirdik denmesi11
- terlikle döven anne12
- akşamki tantana13
- arap neferler7
- hesabını gizleyen erkek yazar8
- sözlük erkeklerinin bicepsleri38
- evliliğin süper bir şey olması5
- poğaça yiyen kız6
- gammazların gizli hesapları görebilmesi6
- bir kaplumbağanın acele işi olması4
- fatma betül sayan kaya16
- patlıcanın organize suç örgütü kurması3
- açtığınız başlığa entry girilmemesi4
- köftenin insandan çok güven vermesi5
- bir salatalığın geçmişinden utanması3
- uludağ sözlük ün insana hiçbir şey kazandırmaması16
- yan sen derdine benden ala mal yok yine sana2
- cedidacer9
- kokoreç10
- kargaların insanları fişlemesi4
- from gold'un bicepsleri12
- hurdacı geldi hurdacı2
- uzaylılar seracılık yapıyorlar mı2
- özlale'nin fon krizinde gönüllü iade eleştirisi7
- açtığın başlığa yazılanları favlama kuralı2
- uzaylı dışkısından gübre yapılır mı3
- sokağın sinirli hacı amcası3
- lokum gibi3
- hayatta başarısı olmayıp güzel hapşıran insan4
- fenerbahahahahahçe9
- muzlu centro5
- sözlük yazarlarının tatlıları18
- yarayı ateşle dağlamak5
- sude sendromu3
- melek mosso2
- ilişkide kıskançlık ve mülkiyet4
- kanada başbakanı'nın türkiye ziyareti4
- travesti uzaylılar var mı4
- çok uyunan günün sabahı2
- insanlık olarak vazgeçmek2
- uzaylı kadın dünyalıdan hamile kalır mı3
- neden 50 tane arap devleti var2
- kassız erkekler sözlükten gitsin3
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı22
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı19
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması7
- memeleri ile gündeme oturan yazar15
- patatesli yumurta2
- fenerbahçe taraftarı2
entry'ler (28)
cinsellik
doğa, doğada yaşam
insan ilişkileri
insan anatomisi
sanat
doğa, doğada yaşam
insan ilişkileri
insan anatomisi
sanat
hata yapan yazarlardır. buralar kimlere kaldı kimlere.
tam tersi terk etmek istemeyenlerin terk ettirilmesi, terk edenlerin ise geri getirilmesi ile bu durumun düzeltilmesi gerektiğini düşünüyorum *
tam tersi terk etmek istemeyenlerin terk ettirilmesi, terk edenlerin ise geri getirilmesi ile bu durumun düzeltilmesi gerektiğini düşünüyorum *
yavaş yavaş çoğunluğun dönüştüğünü düşündüğüm durumlar.
hepside fazlaca meşakkatli ve zordur. önce varlığınızın kanıtı olarak bir ruhunuz olduğunu hissetmelisiniz, buradaki hissetmek alelade bir 'evet nefes alıyorum burdayım işte' kadar basit değildir. parmak uçlarınıza kadar tüm ekosistem içinde bir yeriniz olduğunu ve bu yerin ne kadar değerli olduğu bilincine varıp kendinizi inandırabilirseniz, işte başlıyoruz demektir! duygularınız ve düşünceleriniz içinse kendinizle yalnız kalıp onlara izin vermelisiniz. bırakınız, akıp geçsinler aklınızdan ve kalbinizden. geçsinler ki kendinize yabancı, kendinize hoyrat bir varlığa dönüşmekten kurtulasanız. belki o zaman herşeye daha güzel daha anlamlı ve daha hoşgörülü bakabilirsiniz kim bilir.
hepside fazlaca meşakkatli ve zordur. önce varlığınızın kanıtı olarak bir ruhunuz olduğunu hissetmelisiniz, buradaki hissetmek alelade bir 'evet nefes alıyorum burdayım işte' kadar basit değildir. parmak uçlarınıza kadar tüm ekosistem içinde bir yeriniz olduğunu ve bu yerin ne kadar değerli olduğu bilincine varıp kendinizi inandırabilirseniz, işte başlıyoruz demektir! duygularınız ve düşünceleriniz içinse kendinizle yalnız kalıp onlara izin vermelisiniz. bırakınız, akıp geçsinler aklınızdan ve kalbinizden. geçsinler ki kendinize yabancı, kendinize hoyrat bir varlığa dönüşmekten kurtulasanız. belki o zaman herşeye daha güzel daha anlamlı ve daha hoşgörülü bakabilirsiniz kim bilir.
cartoon deyince akıllara hollywood, warner bros ve disney gelir. anime de ise çizimler, tarz daha kültürel ve marjinal bir yaratılıcılık eseridir. özellikle hollywood yapımı disney vb. üreticilerin yaptığı çizgi film ve animasyon filmlerinin çoğu seri üretim mantığıyla yapılmış birbirine benzer işler. anime'nin kendine has tarzıyla önde olduğunu düşündüğüm versus.
"eninde sonunda ölecek olan birisinin bu dünyanın derdini çözmesine imkan yok."
(bkz: sen aydınlatırsın geceyi)
(bkz: swh)
(bkz: sen aydınlatırsın geceyi)
(bkz: swh)
hâlâ girmediğim sınav.
teoman - renkli rüyalar oteli
https://youtu.be/kynr9ZCXtkw
https://youtu.be/kynr9ZCXtkw
çocukken 1 lira çok büyük bir şeydi. en başta bir sürü sakız demekti. şimdi 1 liraya sakız bile yok. 20 yaşındayken ise dertler derya olmuş büyümüşsün artık yüzleşmişsin dünyayla şimdi seni ne 1 lira mutlu eder ne de 1000 lira.
salyangozu taş sanmak.
karikatür maalesef gerçekleri yansıtıyor. ama işin en acı tarafı kim hangi siyasi görüşten olursa olsun, çıkıpta vicdanı el vererek, yürek yemişcesine çocuk evliliklerini meşrulaştırmaya yönelik, yok rızası vardı yok 6 yaşında evlenebilir bilmem ne gibi cümleleri sarf edebiliyorsa ben bu cümleleri onaylayan ve söyleyen kişilerin vicdanından haysiyetinden onurundan şüphe duyarım.
maalesef ki insanlar ağızlarından çıkan lafları duymuyorlar neyi savunduklarının farkında değiller. bunun başka bir izahı olamaz. aklı başında bir insan bir 'çocuk' için nasıl bu kadar sapkın ve çarpık bir düşünceyi makul görür anlayabilmiş değilim. ben buraya yazarken bile çocuk ve evlilik kelimelerini yan yana yazamazken...
kendinize saygınız varsa zaten durup düşünürsünüz. kendi kardeşlerinizi, evlatlarınızı, kuzenlerinizi, komşunun çocuğunu, mahallenin çocuğunu, çevrenizdeki çocukları düşünün. çocuk hatta bebek sayılabilecek 8-9 yaşlardaki bir çocuğun 50 -60 yaşında biriyle evlendirildiğini düşünün. onu da geçtim bir çocuğun evlendirilmesi kimin niye aklına gelir? bu durumun hayalini kurmak bile ürkütücü ve vahşiyken asla ama asla bu durumu normal karşılayan ve savunan zihniyetleri anlayamayacağım ve hepsine küfürler belalar yağdıracağım. ne ara bu kadar sapkın bir toplum olduk ne ara kendimizi kaybettik hiç bilmiyorum.
maalesef ki insanlar ağızlarından çıkan lafları duymuyorlar neyi savunduklarının farkında değiller. bunun başka bir izahı olamaz. aklı başında bir insan bir 'çocuk' için nasıl bu kadar sapkın ve çarpık bir düşünceyi makul görür anlayabilmiş değilim. ben buraya yazarken bile çocuk ve evlilik kelimelerini yan yana yazamazken...
kendinize saygınız varsa zaten durup düşünürsünüz. kendi kardeşlerinizi, evlatlarınızı, kuzenlerinizi, komşunun çocuğunu, mahallenin çocuğunu, çevrenizdeki çocukları düşünün. çocuk hatta bebek sayılabilecek 8-9 yaşlardaki bir çocuğun 50 -60 yaşında biriyle evlendirildiğini düşünün. onu da geçtim bir çocuğun evlendirilmesi kimin niye aklına gelir? bu durumun hayalini kurmak bile ürkütücü ve vahşiyken asla ama asla bu durumu normal karşılayan ve savunan zihniyetleri anlayamayacağım ve hepsine küfürler belalar yağdıracağım. ne ara bu kadar sapkın bir toplum olduk ne ara kendimizi kaybettik hiç bilmiyorum.
https://youtu.be/xmUsp64fJh8
model - pembe mezarlık
model - pembe mezarlık
çağın vebasıdır bence.
şahsıma gelince mutsuzken daha mutlu olduğuma inanıyorum. çünkü mutsuzluktan ilham alıyorum. mutsuzluğu seviyorum. mutsuz kalmayı başarabiliyorsam mutluluk zaten ara sıra göz kırpar bana, unutmaz beni buralarda diyorum. kendime müsade ediyorum biraz hüzünlenmek için. mutlu olmaya çabalamadığım her an daha özgürüm ve o zaman mutluluk daha ulaşılabilir bir hal alıyor. belli kalıplara girmeye çalışmadan çoğunluğu ardınızda bırakabilirseniz ne mutlu size ne mutlu bana. ayrıca levent yüksel söylüyor ve diyor ki "bugünün bir de yarını var mutluyduk belki bugüne kadar ya sonra?".
şahsıma gelince mutsuzken daha mutlu olduğuma inanıyorum. çünkü mutsuzluktan ilham alıyorum. mutsuzluğu seviyorum. mutsuz kalmayı başarabiliyorsam mutluluk zaten ara sıra göz kırpar bana, unutmaz beni buralarda diyorum. kendime müsade ediyorum biraz hüzünlenmek için. mutlu olmaya çabalamadığım her an daha özgürüm ve o zaman mutluluk daha ulaşılabilir bir hal alıyor. belli kalıplara girmeye çalışmadan çoğunluğu ardınızda bırakabilirseniz ne mutlu size ne mutlu bana. ayrıca levent yüksel söylüyor ve diyor ki "bugünün bir de yarını var mutluyduk belki bugüne kadar ya sonra?".
Ukalalık. Her şeyi bilirim tavırları. Bir sus bir dinle önce karşındakini.
Çok güzel kısa film konusu olabilecek hadisedir.
Hayatı kaçırmaktır. Aynı anda hem snapchate hem instagrama fotoğraf yetiştirmeye çalışırken gözünün önünden akıp gidenlerdir. Yolda önüne ve etrafına bakmadan yürümektir. (bkz: akıllı telefon).
Açılan başlıkları gördükçe ben nereye düştüm denilen forumumsu sözlük.
An itibariyle canımın çektiği tosttur.
Kimse bilmez - Mehmet Güreli.
1959 yapımı siyah beyaz film. Çocuk yetişkin çatışması bir çocuğun gözünden anlatılmış. Yetişkinlerin dünyasında sıkışıp kalan Antoine'ın okuldan evden ve en sonunda ıslah evinden kaçarak özgürlüğüne kavuşmasını izleriz. Kamera Paris sokaklarında gezer. Çokca dış çekim görürüz. Ev ve iç mekan çekimleri çok dar açılı çekimlerle verilmiş. Ev ve okul Antoine için birer hapishanedir ve karakterimiz en sonunda bu hapishanelerden kaçarak özgürlüğüne kavuşmaya koşar. Ayrıca film müzikleri de hoştur, güzeldir.
(bkz: yeni dalga)
(bkz: françois truffaut)
(bkz: yeni dalga)
(bkz: françois truffaut)