bugün
- sarı tekerin yazar olamaması9
- bik bik'in kraliçe olması11
- bik bik moderatör olmasın kampanyası6
- kolye142
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- hacker saldırısı gazileri8
- erzurum da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı5
- asla evlenilmeyecek kızlar10
- hitler dönemi fenerbahçe dominasyonu7
- usualsuspects'e ödül ayağı atmak5
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi19
- sözlüğe yeni bir moderatör alınsın kampanyası5
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız7
- arkadaşınızın sizi övmesi3
- usualsuspects'in ayağı4
- cep telefonu22
- usualsuspectsin mod olması6
- zall'ın makara yapması6
- nokia20
- abd de futbol sahasına kamyonet dalması4
- fenerbahçe organize troll örgütü3
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- bilim3
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- ay3
- uzay3
- ben yokken sözlükte neler oldu4
- usualsuspects aslan parçası2
- jagermeister3
- esaretin bedeli5
- semih kılıçsoy3
- fon vurgunu24
- son parti4
- araba2
- rus salatası yiyecek kadar midesiz olmak2
- asansörde susma zorunluluğu3
- asla evlenilmeyecek erkekler10
- istersem sozlugu hacklerim5
- konya denilince akla gelenler7
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması7
- zall'ın otuz daireyle köşeyi dönmesi2
- mars2
- cimer'e yazılan öğretmen şikayetleri6
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- tiyatroya gitmek3
- sözlükte aynı anda iki hesap kullanan tip7
- türkiye19
- fransa6
- 20013
entry'ler (20)
gidişime yollar açtı bugün, gün bana. git dedi ilk defa belkide umarsızca. kurumuş yapraklarını bile serdi yoluma, ben gibi sararmış,solmuş yapraklarını... koskoca bir tablo serdi sanki önüme. baktıkça baktım, düşündükçe dağıldım. bakışmaların sonu gelmedi, düşüncelerin şekli değişmedi. bir kendime baktım bir de o tabloya. ben baktım o söyledi, o söyledi ben baktım... buyur dedi sonra zaman hesaplaşma vakti. söyle hadi söyle ki başlasın yolculuk. uydum sözüne. yutkundum önce bi sonra akıttım gönülden dile. bakamadım söylerken içimdekileri ona. bir an önce bitsin diye, yüzüme değen gözleri nefesimi kesmesin diye bakamadım. öylece söyledim işte. bitti sandım susunca. yeni başlıyormuş oysa. git dedi bana, bakamayan gözlerime inat delicesine açılmış gözleriyle baktı yüzüme ve git dedi yeniden. kalakaldım karşısında. ne gitmek mümkün oldu ne kalmak. bir damla yaş takıldı gözlerime bir de söylenmeyi bekleyen iki kelime. ne zordu lan onu söylemek. söylemedim, söyleyemedim. o da söylemedi. ama söyleyemedi değil söylemedi. tablo açık, yollar açık... git hadi git işte dedim kendime. dedim demesine de yemedi lan. gitmedim, gidemedim. gitmedim ya söyledi ama..
cağ kebabının ardından yenilesi tatlıdır.
hafta sonları televizyon izleyememe sebebim. çocuğuyla parka giden ünlünün kim olduğunu neden merak eder ki insan ya da bu kadar önemsiz bir şey nasıl böyle allanıp pullanıp anlatılabilir ki?
içme dersin defalarca ama bilirsin aslında içme demenin hiçbir anlamı olmadığını. desen de demesen de istediğini yapacaktır çünkü o. hem kaç yaşına gelmiş artık; ne yaptığını bilen birisi değil mi sanki. nasıl müdahale edebilirsin ki onun özel hayatına. kendi tercihidir o. tıpkı meyve suyunu sevmek ya da sevmemek gibi. öyledir yani onun için. ayrıca neresiyle içtiğini bilen birine ya da kırk yılda bir içen birine söylemek gibi bir hataya da kat'iyen düşmemelisin. yanlışsındır çünkü. içme diye ikaz edilmeyi hak edecek birisi değildir o. şahsına hakaret gibi algılaması bile mümkündür. oysa bilmez senin ne demek istediğini, anlamaz bir türlü. anlayamaz ya da. Tüm bunlar engel değildir ama sevmeye. sevmek dediğin engelsizdir zaten. engel; beyinden geçen düşüncelerdir. sevmek dediğinse gönüldedir.
çantasındaki cüzdanı bir türlü bulamayan şahsiyetle aynı kategoride olan kişidir.
telefonla konuşmayı başaramayan odunumsu insanlarla yapılan mecburi konuşmalar. sadece iyi bayramlar demek bile eziyet haline dönüşebiliyor.
sürekli 'mantalite' diyen bir hocam vardı. onun yüzden hala nefret etmekteyim bu kelimeden.
elinde avucunda ne varsa üstüne başına harcayan kadının ısrarla söylediği sözdür.
başkalarının isimlerine benzemesin diye antin kuntin isimler konulmasın yeter.
hiç mesaj atmamaları daha makbul olan kişilerdir.
eskimeyen adamların söylediği sözlerdir zira eski olsalardı söyledikleri sözler hala biliniyor olmazdı.
hiçbir zaman sahip olamadığımız komşudur. değil et bir bardak çayı bile esirgemiştir aynı zamanda.
her sabah, hınca hınç doldurulan otobüslerde adım atacak yer kalmamışken bile yolcu almaya çalışan şoföre içerideki yolcular tarafından söylenen, duymaktan bıkmış olduğum kelimedir.
yıllar önce mezuniyet törenimde bana gururla bakan babamın, gözlerindeki o bir damla yaşa şahit olduğum andı..
bayram günlerinde saçma sapan toplu mesajlara maruz kalınmayacaktır.
dert etmeyiniz; yeterince mevcuttur zaten.
halkının çoğunun müslüman olduğunu bilen ancak bu çoğunluğun devletin dininin bir göstergesi olamayacağını henüz öğrenemeyen kişidir ki zaten TC devletinin bir dini yoktur.
sürekli yaptıklarını anlatan bir başbakan ve her daim şikayet içerisinde olan gençlik...
oluş şekline göre değişir yorumu. birkaç abaza tarafından mecbur bırakılmışsa kadınlığa acıdır sonucu. içten gelen bir davranışla bütünleşmişse bir önemi yoktur zaten kadınlığın ya da kızlığın.
günümüz şarkılarıyla kıyaslandığında çok daha güzel olduklarını kanıtlayabilen şarkılardır.