bugün
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek35
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz21
- masklavi'nin biraz gergin olması5
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri6
- kız kıza sevişmek4
- yandaş basını okumak6
- kolay gelsin denilen esnafın cevap vermemesi8
- 2027 asgari ücret tahmin yarışması7
- sude sendromu10
- yagmurcu6
- arkadaşlar kızarmış ekmek isteyen var mııı5
- günümüz çocuklarının ana babayı saymaması5
- rakipleri gözaltına alıp seçim kararı almak8
- adana demirspor3
- sözlük açsanız ismi ne olurdu10
- mehdiyetin takımı galatasaray3
- erecto don don bey3
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi17
- kürt kızlarının güzel olması5
- ismet birader neden koşturmuyor sorunsalı4
- çıplaklar kampında tarih hocasıyla karşılaşmak5
- kemal kılıçdaroğlu6
- belçika polisinin öldürdüğü türk3
- en sevdiğiniz ayı3
- 4 kasım 2026 viking sabah maçı2
- 13 ekim 2026 sabah slavia prag maçı2
- melih gökçek13
- maide 82
- ilk buluşmada ehonomi çoğ eyi diyen kız2
- bugünün yarından güzel olması2
- ben robot değilim tuzağı2
- arkadaşlar kavga etmeyin2
- akrostişli şiir7
- don don bey birader2
- silver ile evlenecek erkek52
- 6 kişi öldü diye yas ilan edilmez4
- 30 yaşına girmek6
- geleceğin hep güzel görünmesi olayının bitmesi2
- kızları en güzel olan şehir13
- özenilen şeyler3
- hristiyanlık8
- cinler sizinle nasıl iletişime geçiyor12
- sırrı süreyya önder28
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- atatürk'e alerjisi olan tipler11
- ekonomi2
- kolye zincirlerinin birbirine dolaşması10
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- damarsız tüysüz manisa yaprağı15
- sarapci koala58
entry'ler (20)
gidişime yollar açtı bugün, gün bana. git dedi ilk defa belkide umarsızca. kurumuş yapraklarını bile serdi yoluma, ben gibi sararmış,solmuş yapraklarını... koskoca bir tablo serdi sanki önüme. baktıkça baktım, düşündükçe dağıldım. bakışmaların sonu gelmedi, düşüncelerin şekli değişmedi. bir kendime baktım bir de o tabloya. ben baktım o söyledi, o söyledi ben baktım... buyur dedi sonra zaman hesaplaşma vakti. söyle hadi söyle ki başlasın yolculuk. uydum sözüne. yutkundum önce bi sonra akıttım gönülden dile. bakamadım söylerken içimdekileri ona. bir an önce bitsin diye, yüzüme değen gözleri nefesimi kesmesin diye bakamadım. öylece söyledim işte. bitti sandım susunca. yeni başlıyormuş oysa. git dedi bana, bakamayan gözlerime inat delicesine açılmış gözleriyle baktı yüzüme ve git dedi yeniden. kalakaldım karşısında. ne gitmek mümkün oldu ne kalmak. bir damla yaş takıldı gözlerime bir de söylenmeyi bekleyen iki kelime. ne zordu lan onu söylemek. söylemedim, söyleyemedim. o da söylemedi. ama söyleyemedi değil söylemedi. tablo açık, yollar açık... git hadi git işte dedim kendime. dedim demesine de yemedi lan. gitmedim, gidemedim. gitmedim ya söyledi ama..
cağ kebabının ardından yenilesi tatlıdır.
hafta sonları televizyon izleyememe sebebim. çocuğuyla parka giden ünlünün kim olduğunu neden merak eder ki insan ya da bu kadar önemsiz bir şey nasıl böyle allanıp pullanıp anlatılabilir ki?
içme dersin defalarca ama bilirsin aslında içme demenin hiçbir anlamı olmadığını. desen de demesen de istediğini yapacaktır çünkü o. hem kaç yaşına gelmiş artık; ne yaptığını bilen birisi değil mi sanki. nasıl müdahale edebilirsin ki onun özel hayatına. kendi tercihidir o. tıpkı meyve suyunu sevmek ya da sevmemek gibi. öyledir yani onun için. ayrıca neresiyle içtiğini bilen birine ya da kırk yılda bir içen birine söylemek gibi bir hataya da kat'iyen düşmemelisin. yanlışsındır çünkü. içme diye ikaz edilmeyi hak edecek birisi değildir o. şahsına hakaret gibi algılaması bile mümkündür. oysa bilmez senin ne demek istediğini, anlamaz bir türlü. anlayamaz ya da. Tüm bunlar engel değildir ama sevmeye. sevmek dediğin engelsizdir zaten. engel; beyinden geçen düşüncelerdir. sevmek dediğinse gönüldedir.
çantasındaki cüzdanı bir türlü bulamayan şahsiyetle aynı kategoride olan kişidir.
telefonla konuşmayı başaramayan odunumsu insanlarla yapılan mecburi konuşmalar. sadece iyi bayramlar demek bile eziyet haline dönüşebiliyor.
sürekli 'mantalite' diyen bir hocam vardı. onun yüzden hala nefret etmekteyim bu kelimeden.
elinde avucunda ne varsa üstüne başına harcayan kadının ısrarla söylediği sözdür.
başkalarının isimlerine benzemesin diye antin kuntin isimler konulmasın yeter.
hiç mesaj atmamaları daha makbul olan kişilerdir.
eskimeyen adamların söylediği sözlerdir zira eski olsalardı söyledikleri sözler hala biliniyor olmazdı.
hiçbir zaman sahip olamadığımız komşudur. değil et bir bardak çayı bile esirgemiştir aynı zamanda.
her sabah, hınca hınç doldurulan otobüslerde adım atacak yer kalmamışken bile yolcu almaya çalışan şoföre içerideki yolcular tarafından söylenen, duymaktan bıkmış olduğum kelimedir.
yıllar önce mezuniyet törenimde bana gururla bakan babamın, gözlerindeki o bir damla yaşa şahit olduğum andı..
bayram günlerinde saçma sapan toplu mesajlara maruz kalınmayacaktır.
dert etmeyiniz; yeterince mevcuttur zaten.
halkının çoğunun müslüman olduğunu bilen ancak bu çoğunluğun devletin dininin bir göstergesi olamayacağını henüz öğrenemeyen kişidir ki zaten TC devletinin bir dini yoktur.
sürekli yaptıklarını anlatan bir başbakan ve her daim şikayet içerisinde olan gençlik...
oluş şekline göre değişir yorumu. birkaç abaza tarafından mecbur bırakılmışsa kadınlığa acıdır sonucu. içten gelen bir davranışla bütünleşmişse bir önemi yoktur zaten kadınlığın ya da kızlığın.
günümüz şarkılarıyla kıyaslandığında çok daha güzel olduklarını kanıtlayabilen şarkılardır.