bugün
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması14
- sürekli vurduran kadın nasıl anlaşılır4
- ölümün en iyi tanımı8
- ölümden sonra yaşamın var olduğu gerçeği3
- tarık biberovic2
- kadınların esasında ters dönmüş penis olması2
- yazarların mezun olduğu okullar17
- vurdurmuş erkek nasıl anlaşılır15
- arjantin mısır maçı13
- sabahın şiiri2
- sözlüğün en muhteşem yazarlarının fotoğrafları14
- avm otoparkında uygunsuz çifte bağıran kadın18
- bir kadına verilecek en güzel çiçek9
- yazarların en sevdiği hayvan2
- ankara da nato zirvesi13
- sözlüğün en güzel 3 kadın yazarı24
- ctrlx'in ayakları11
- rafadan yumurta kaç dk olmalı13
- donald trump'ın anıtkabir'i ziyaret etmemesi12
- balık burcu bir sözlük kızıyla evlenebilirim16
- 7 temmuz 2026 isviçre kolombiya maçı8
- tanrı mı bizi yarattı tanrıyı mı biz yarattık10
- günün şiiri25
- bakire kadını gözünden tanımak6
- 7 temmuz 2026 arjantin mısır maçı11
- saraca finch house21
- radiohead dinleyenlerin çok kız düşürmesi5
- üst düzey yönetici olabilmek için gerekenler9
- atm'ye ateme diyen hanzo13
- şişman kısa tembel kıllı ama egosu tavan kız4
- yoğurt11
- sevgiliyle köpeköldüren içmek5
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması27
- 23 yaş7
- sözlüğünü başka sözlükle aldatan hain yazar6
- döl bankası4
- 7 temmuz 2026 abd belçika maçı16
- aleyna tilki nin ayakları4
- dövmesi olan erkek9
- sivas ta kayınbabanın damadını vurması2
- kaslı yakışıklı sert mizaçlı memur erkekler4
- 2026 dünya kupası24
- dünyayı kezbanlardan temizleme planım3
- izmir'de başörtülü kadını sahilden kovan seküler21
- adana sokak lezzetleri5
- ragnar rockefeller38
- velvet30
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- sonsuza dek uyumak istiyorum4
- 40 yaş altı sözlük bebeleri11
entry'ler (20)
gidişime yollar açtı bugün, gün bana. git dedi ilk defa belkide umarsızca. kurumuş yapraklarını bile serdi yoluma, ben gibi sararmış,solmuş yapraklarını... koskoca bir tablo serdi sanki önüme. baktıkça baktım, düşündükçe dağıldım. bakışmaların sonu gelmedi, düşüncelerin şekli değişmedi. bir kendime baktım bir de o tabloya. ben baktım o söyledi, o söyledi ben baktım... buyur dedi sonra zaman hesaplaşma vakti. söyle hadi söyle ki başlasın yolculuk. uydum sözüne. yutkundum önce bi sonra akıttım gönülden dile. bakamadım söylerken içimdekileri ona. bir an önce bitsin diye, yüzüme değen gözleri nefesimi kesmesin diye bakamadım. öylece söyledim işte. bitti sandım susunca. yeni başlıyormuş oysa. git dedi bana, bakamayan gözlerime inat delicesine açılmış gözleriyle baktı yüzüme ve git dedi yeniden. kalakaldım karşısında. ne gitmek mümkün oldu ne kalmak. bir damla yaş takıldı gözlerime bir de söylenmeyi bekleyen iki kelime. ne zordu lan onu söylemek. söylemedim, söyleyemedim. o da söylemedi. ama söyleyemedi değil söylemedi. tablo açık, yollar açık... git hadi git işte dedim kendime. dedim demesine de yemedi lan. gitmedim, gidemedim. gitmedim ya söyledi ama..
cağ kebabının ardından yenilesi tatlıdır.
hafta sonları televizyon izleyememe sebebim. çocuğuyla parka giden ünlünün kim olduğunu neden merak eder ki insan ya da bu kadar önemsiz bir şey nasıl böyle allanıp pullanıp anlatılabilir ki?
içme dersin defalarca ama bilirsin aslında içme demenin hiçbir anlamı olmadığını. desen de demesen de istediğini yapacaktır çünkü o. hem kaç yaşına gelmiş artık; ne yaptığını bilen birisi değil mi sanki. nasıl müdahale edebilirsin ki onun özel hayatına. kendi tercihidir o. tıpkı meyve suyunu sevmek ya da sevmemek gibi. öyledir yani onun için. ayrıca neresiyle içtiğini bilen birine ya da kırk yılda bir içen birine söylemek gibi bir hataya da kat'iyen düşmemelisin. yanlışsındır çünkü. içme diye ikaz edilmeyi hak edecek birisi değildir o. şahsına hakaret gibi algılaması bile mümkündür. oysa bilmez senin ne demek istediğini, anlamaz bir türlü. anlayamaz ya da. Tüm bunlar engel değildir ama sevmeye. sevmek dediğin engelsizdir zaten. engel; beyinden geçen düşüncelerdir. sevmek dediğinse gönüldedir.
çantasındaki cüzdanı bir türlü bulamayan şahsiyetle aynı kategoride olan kişidir.
telefonla konuşmayı başaramayan odunumsu insanlarla yapılan mecburi konuşmalar. sadece iyi bayramlar demek bile eziyet haline dönüşebiliyor.
sürekli 'mantalite' diyen bir hocam vardı. onun yüzden hala nefret etmekteyim bu kelimeden.
elinde avucunda ne varsa üstüne başına harcayan kadının ısrarla söylediği sözdür.
başkalarının isimlerine benzemesin diye antin kuntin isimler konulmasın yeter.
hiç mesaj atmamaları daha makbul olan kişilerdir.
eskimeyen adamların söylediği sözlerdir zira eski olsalardı söyledikleri sözler hala biliniyor olmazdı.
hiçbir zaman sahip olamadığımız komşudur. değil et bir bardak çayı bile esirgemiştir aynı zamanda.
her sabah, hınca hınç doldurulan otobüslerde adım atacak yer kalmamışken bile yolcu almaya çalışan şoföre içerideki yolcular tarafından söylenen, duymaktan bıkmış olduğum kelimedir.
yıllar önce mezuniyet törenimde bana gururla bakan babamın, gözlerindeki o bir damla yaşa şahit olduğum andı..
bayram günlerinde saçma sapan toplu mesajlara maruz kalınmayacaktır.
dert etmeyiniz; yeterince mevcuttur zaten.
halkının çoğunun müslüman olduğunu bilen ancak bu çoğunluğun devletin dininin bir göstergesi olamayacağını henüz öğrenemeyen kişidir ki zaten TC devletinin bir dini yoktur.
sürekli yaptıklarını anlatan bir başbakan ve her daim şikayet içerisinde olan gençlik...
oluş şekline göre değişir yorumu. birkaç abaza tarafından mecbur bırakılmışsa kadınlığa acıdır sonucu. içten gelen bir davranışla bütünleşmişse bir önemi yoktur zaten kadınlığın ya da kızlığın.
günümüz şarkılarıyla kıyaslandığında çok daha güzel olduklarını kanıtlayabilen şarkılardır.