vantage point 


kapat
  1. matthew fox, dennis quaid, forest whitaker gibi oyuncuların oynadığı, türkiyede 11 nisanda vizyona girecek film.
    #2364832 (taharetmuslugu, 23.09.2007 03:19)
  2. güzel ve farklı gözüken ama yine ve malesef hollywood klisesi olmaktan öteye gidemeyecek bir sona imza atmış film.

    --spoiler--

    "kardeşim bu amerikalılar ne melek insanlarmış böyle, bir karıncayı bile incitmeye çekinen insanları var. taa başkanından en altta sıradan bir zencisine kadar. zenci menci deyip geçmeyin (ya da afro amerikan diyelim ehehe) haa. amerikanın havasını teneffüs etmişse melek olması yeterlidir" gibi bir mesajı adapte etmeye çalışıyor film.

    operasyonun beyni olan adam olabildiğince kötü yapılmaya çalışılmış. önüne geleni öldürüyor. arkadaşlarını bu yola başkoyduğu yoldaşlarını bile şahit olmaması için yok ediyor. yani -eeee siz türkler nasıl diyorsunuz?- tam bir orospu cocugu * resmedilmiş. amma velakin bu kadar cana kıyamakta beis görmeyen adamımızın, bir veledi ezmemek için bu tür atraksiyonlara girebileceğine kargalar bile güler. eğer muro bu adamı görseydi diyeceği laf şu olurdu. "nalet olsun senin bu icindeki cocuk sevgisine!" niye filmi böyle bağlamaya çalışmışlar ki. saçma sapan bir durum olmuş.

    ben zaten seyrederken o çocuk sahnesine bile yeterince ifrit olmuştum. "ne ulan bir amerikalının içindeki çocuk sevgisin göstermek için senaryoya kıytırıktan bir anneli çocuklu sahne eklemişler" izlenimi uyandırdığı için de o çocuğu her görüşümde "gebersin(!) de kurtulalım" dedim. tabi filmlerde cocuklarin asla olmemesi gerçeğinden haberdar olduğum için filmin içine edebileceğini de aklıma getirmiştim. neticede de o veled-i zinanın yaptığı aşırı mallıklar ile filmin içine edildi.

    nasıl edildi bakalım. içinde yüksek çocuk sevgisi bulunan amerikalı eli kameralı adamımız, yavrucağı içinde çocuk sevgisi o kadar da fazla olmayan ispanyol bir polise teslim etmekle ondan kurtulduğunu sanarak yanılmıştı. polisin elinden nasıl ve niye kaçtığını anlayamadığımız gereksiz varlık anna da mallığın zirvelerine tırmanarak, yol ortasında arabaların geldiğini görünce yürümeyi değil de durmayı tercih ediyor. (gerçi niye yola çıktı orası da muallakta. kaldırımdan yürüsene be çocuk!) bir de bekliyor ki birisi 50 m uzaktan koşarak gelsin de onu kurtarsın. neticede de öyle oluyor. saatte 90 takribi km hızla kayan ambulansın önünden çocuğu "yürüyerek" çeken adamı görüyoruz. yahu öyle yürüyerek kaçılabiliyorsa eğer kayarak gelen arabadan, o mal çocuk da öyle yapsaydı ya donup bekleyeceğine!

    bu sonu hazmedemedim arkadaş ben. zaten amerikan başkanı ölmedi diye deli oldum. adamlar amerika başkanını rehin olarak alıp ne yapacaklardı da öldürmediler orasını da bi söyleseydiniz keşke. jack shephard abimizi o tarafta gördüğümüzden mi nedir teröristerle karşı bir sempati beslediğimi de itiraf etmeliyim.

    ha bir de çok kolay yakalandı başkan. tek adam, tak tak vurdu herkesi. kurtlar vadisi pusu'da kızdığımız sahnelere benzer şeyler oldu. üstelik ispanya'daki her esmer insan, -ki muhtemelen faslı olan- ihanette rol oynadı. resepsiyonistinden kameramanına, berboyundan polisine kadar. "insanlar amerikalı değilse, asla güvenilmezdir ve içlerinde her daim ihaneti veya terörizmi barındırır. güvenmeyin ulan bunlara" alt mesajı çıkardım ben.


    --spoiler--

    ah ah ne güzeldi oysa film. 11 14 ile bile kıyaslarım belki demiştim başlarda.
    #3237390 (mewluth, 06.04.2008 16:45 ~ 18:59)
  3. --spoiler--
    elemanın, ki bu eleman duvarla araba arasında sıkışmasına rağmen arabadan çıktığında sendelememiş ve alnı bile kanamamış bir elemandır, başkanı kurtardığında kurduğu cümle;
    "başkanım sizi kurtardım."
    o kadar emek vermişin, her türlü aksiyonu yaşamışın, sadık bi imaj çizmişin. bu mudur yani, daha iyi bi cümle kuramadın mı be kardeşim, böyle bi başa kakma şekli var mıdır?
    neyse, onu geçelim koşarken o kadar iyi çekim yapan, sabit duruyo gibi görünen bi kamera varsa biri bana özelden söylesin.
    birde anna'nın annesinin tepkisi hasta etti beni. adam o kadar koşmuş, çocuğu kurtarmış, yeri gelmiş çocuğu korumuş eee peki sonuç ne; "teşekkürler"
    kadın resmen teşekkürler dedi ve döndü, gitti. tamam napsaydı yani diyebilirsiniz ama türkiyede teşekkür faslı bi 3 saat sürdüğünden sebep bana garip gelmiş de olabilr tabi. bu da hayatın gerçeği mesajı deyip geçelim o zaman.
    ha film kötü müydü, hayır böyle ayrıntılara takılmazsak, ki izlerken takılmıyosunuz zaten, gerçekten iyi bir film, özellikle çekimler çok iyi.
    Ama jack'i izlemek için gidecek olan kız arkadaşlarımı şimdiden uyarmak isterim; jacki filmin büyük bir bölümünde göremeyeceksiniz.
    --spoiler--
    #3244767 (nada, 08.04.2008 11:04 ~ 11:31)
  4. Kurgu olarak iyi düşünülmüş bir "bir amerikalı dünyaya bedeldir" filmi.8 farklı bakış açısı; the air i breathe tadında bir film izleyecebileceği hissine kapılanları yanıltabilir.
    Film başlarda oldukça akıcı geçiyor.ancak klişelere bağlı kalmak gibi bir misyon üstlenmiş gibi görünen film belli bir yerden sonra sıçmaya başlıyor.10 üzerinden 4,5'tan 5'lik bir film.
    #3256489 (fdngnr, 11.04.2008 09:22 ~ 09:23)
  5. tek kelimeyle mükemmel bir film. değişik kurgulanmış, değişik bir tarzı var. mathew fox u da görmek sevindiriciydi.
    #3256553 (aksamci, 11.04.2008 09:55 ~ 21.06.2008 14:37)
  6. yukarıdaki entrylerde de belirtildiği gibi, kurgusu ile göz dolduran bir film. fakat özellikle arabayla kovalama sahnesindeki saçmalıklar insanın canını sıkıyor.

    --spoiler--
    arabaya bildiğin kamyon çarpıyor ve airbag denen icattan eser yok. işin ilginç yanı adam duvarla kamyon arasında kalmışken hiçbir şey olmamış gibi çıkıyor.
    ikinci saçmalık ise; amerika birleşik devletleri gibi teknolojinin eşiği bir ülkenin başkanı, 4 tarafı binalarla çevrili açık bir alanda konuşma yapıyor, frekans bozucu diye bir aletin varlığından eser yok.
    üçüncü saçmalık adamın silahı counter strike oynarmış gibi kullanması. böyle bir aletin varlığını iddia eden lütfen beri gelsin.
    bir de vantilatörü kontrol etmeye giden adamın silahla bir alakası olduğu aşikardı ve beni hiç şaşırtmadı.
    --spoiler--

    bu olumsuzlukların dışında olayın içindeki herkesin bakış açısı, yakalanan bazı görüntüler hoş olmuş. zaman öldürmek için yeterli bir film.
    #3262914 (cemmm, 12.04.2008 23:28 ~ 23:29)
  7. gayet başarılı bir filmdi. kurgusu iyiydi ve eduardo noriega mükemmeldi.
    mantık hataları vardı elbette.
    misal filmin başrolü, suikastçi vs. hepsi bir cep telefonuydu.
    navigasyon özelliği olan bir cep telefonu...

    içimizdeki amerikan nefreti sebebiyle olsa gerek, filmin sonu çok üzücüydü.
    bir kez daha anlaşıldı ki mr president e hiç birşey olmaz.

    filmin ana fikrini ve vurucu cümlesini jack * abimiz söyledi
    "bu savaş asla bitmez"
    #3270796 (peizerat, 14.04.2008 22:22 ~ 26.04.2008 00:31)
  8. her ülkenin kendi korkularını filme çektiğini varsayarsak tipik bir amerikan filmi diyebiliriz. fakat şahane kurgusuyla yine mi başkan yine mi suikast demeden izlettiriyor.
    #3307962 (carnivalofrust, 23.04.2008 13:43 ~ 13:47)
  9. güzel olmasına güzel bir film de, muhteşem bir film olma potansiyeline sahipken entrye böyle başlıyor olmam üzücü bence.. ancak diyalogların ve bazı sahnelerin inanılmaz basitliği, bir kaç içinden kolayca sıyrılabilecek mantık hatası ve sonda bas bas 'us rocks' diye bağırıp bunu gözümüzün içine sokması, objektiviteden ziyadesiyle uzak olması gibi sebepler yüzünden sadece heyecanla izlenen ve yer yer başarılı bir şekilde içimize işlettiği terör korkusuyla adamı derinden etkileyen, uzunca bir klip olmuş..

    --spoiler--
    o değil de telefona bittim lan resmen.. o ne aletmiş lan öyle.. vantilatör çalıştırır, silahı hazırlar, başkanı vurur, telsizi var, ütü yapar, şikayet etmez vs.. o barnes denen adam da sağlam herifmiş valla.. herifin 1) götünde bomba patladı, 2)kafasına kamyon girdi, 3)kucağına araba düştü, 4)omzundan vuruldu, hala kapı gibi başkan da başkan diye dolanıyor.. bir de bir olay var ki anlayan mesaj atsın bu forest whitkaer karakteri 'ahanda valla shooterı çekiyom' diye gaza gelmişken bir adam görmedik mi olm orada?.. hayal miydi o?.. ne oldu o herife?..
    --spoiler--

    yine gidin lan güzel film.. ha unutmadan:

    --spoiler2--
    forest whitaker bir embesili oynuyor..
    --spoiler2--
    #3319567 (rapper ninja, 26.04.2008 00:36 ~ 00:41)
  10. lig tv de tuttuğunuz klubün zorlu bir mücadelesini izliyorsunuz...takımınız uzun zamandır iyi bir maç çıkaramamış ve şu an izlemekte olduğunuz karşılaşma oldukça önemli.ekran karşısında hop oturup hop kalkıyorsunuz.uzun zamandır takımınızın bu kadar etkili bir maç çıkardığını görmemiştiniz.bu kez galibiyete çok yakınsınız.ancak dakika 90 ve siz bir gol yiyorsunuz.oturduğunuz yerden kalkamıyor; öylece oturmuş rakip takımın gol sevincini izliyorsunuz.inanın bana vantage point de tam olarak böyle...ta başından sizi içine alan atmosferi ile pür dikkat bir sonraki sahnede olabilecekleri tahmin etmeye çalışıyorsunuz..."klişe bir film değil" diye içinizden geçirirken hevesinizi kursağınızda bırakan bir finalle bitiveriyor film.haliyle salondan filmin finalini, söve söve çıkıyorsunuz.tıpkı 90 yediğiniz golde olduğu gibi...
    #3322656 (ajiteadam, 26.04.2008 19:42)
  11. salamanca'da abd başkanına suikast girişiminin 8 ayrı karakterin bakış açısından 12:00pm'e döne döne anlatılması bi noktadan sonra bayıyor olsa da mevzunun iç içeliği, karmaşıklığı ile kurgusunu beğenmemek haksızlık olur. görev uğruna ekibindekileri çatır çatır öldüren Edgar Ramirez'in; küçük bir çocuğun hayatı için yemişim görevini demesi, ajan barnes'in bombadan, kazadan, kurşundan sapasağlam kurtulması gibi mantıksızlıkları gözardı ettiğimizde, ikinci bir 11 14 beklentisine kapılmadıkça filmden keyif almamak için hiç bir sebeb yok. az ile yetinmeyi biliyorsanız, iki damla tadı için keçiboynuzu kemirmeyi seviyorsanız izlemekten keyif alacağınız bir film. amerikalıların bakın biz teröre karşı nasıl mesafeliyiz, ne iyilik meleği, dost canlısı insanlarız muhabbetlerinden bahsetmeye bile değmez. eğer holivut yapımı bir "başkana suikast" filmi izlemeyi göze almışsanız bunları kabul etmiş sayılırsınız.
    #3364992 (mykalkan, 06.05.2008 19:32)
  12. öncelikle en heyecanli yeri'nin daha iyi olabilirmiş de olmamış dediği bir filmi izleme gafletinde bulunduğum için kendilerinden özür diliyorum tekrar.

    tüm eleştirilere rağmen capraz kurguyla düğün çekseler izlerim dediğim için izledim filmi. ama üstteki entrilerde dendiği gibi ne kadar klişe varsa kullanmışlar. yine de diye başlamak isterdim bir cümleye de akisyon seviyorsanız kaçırmayın derim ama aklınızda bir acaba bile varsa acaba başka bir film mi izlesem diye o filmi izleyin, eminim daha güzeldir.

    olmamış film.
    #3397667 (yalnis, 14.05.2008 20:11)
  13. bu yıl vizyon'a girmiş olup, aynı olayı farklı kişiler üzerinden başa dönüp tekrar tekrar sarması ile sinema'nın farklı bi yapısına sahip pete travis yönetmenliğinde çekilmiş film.

    Dennis Quaid ... Thomas Barnes

    Matthew Fox ... Kent Taylor

    Forest Whitaker ... Howard Lewis

    Bruce McGill ... Phil McCullough

    Edgar Ramirez ... Javier

    Saïd Taghmaoui ... Suarez

    Ayelet Zurer ... Veronica

    Zoe Saldana ... Angie Jones

    Sigourney Weaver... Rex Brooks

    William Hurt ... President Ashton

    James LeGros ... Ted Heinkin

    Eduardo Noriega ... Enrique

    Richard T. Jones... Holden

    Holt McCallany ... Ron Matthews

    Leonardo Nam ... Kevin Cross

    http://www.imdb.com/title/tt0443274/

    http://www.facebook.com/p.../Vantage-Point/9919453067
    #3443962 (sinergy, 25.05.2008 02:10 ~ 02:24)
  14. hakkında söylenenler doğruysa rashamon'la benzer tarzda olması muhtemel film.
    #3444033 (dolunayisi, 25.05.2008 02:22)
  15. az önce geldiğim film.
    filmin başı ve hatta ilk yarının öncesine kadar izleyeni sıkan* *, parçadan bütüne gittikçe ise insanı saran film.
    ama filmin başında kimin iyi; kimin kötü oluğunu anlıyorsunuz bu kötü olmuş.
    ayrıca matthew fox ve forest whitaker döktürmüştür. garip olan filmin kaçış kovalama sahnesinde kullandığı arabayla, iki arabayı yararak arasından geçerken araca pek bir şey birşey olmaması. yani ön taraf hiç ole kötü gözükmüyordu.
    tahminimce 2 veya daha çok araba parçalamışlar.
    genel olarak ilk yarı sıkan; ikinci yarı saran filmdir.
    #3520646 (picnick, 10.06.2008 18:50)
  16. Sonunu tutturamamış film, çok güzel sahnelerle açılıyor ama sonunda vasat amerikan filmlerinden farkı kalmıyor.

    (bkz: Olmamış)
    #3520673 (sozlugun ebesi, 10.06.2008 18:55)
  17. kullanılan vectranın ön tarafında 21410941049 darbe almasına rağmen hava yastığının açılmadığı film.
    #3551748 (DeWe, 17.06.2008 23:23)
  18. türkçe isminin "lost'taki dr. jack'in oynadığı film" olarak çevrilmemesine şaşırdığım gudik film.
    #3724538 (eye queue, 26.07.2008 16:29)
  19. "bir amerikalı dünyaya bedeldir, ajan; kamyonun arasında kalsa da, orasından burasından vurulsa da, iğnenin deliğinden geçer, başkanı kurtarır, amerikada bu böyledir, amerikanlar harika, mükemmel ötesi, olağanüstü vs yetenekli insanlardır, terör müslümanlardır, araplardır vs" adamların bu imajı kanalize etmek için ne kadar çaba sarfedip, ne büyük actionlarla film çevirdiklerini bir kez daha görmek istiyorsanız, bu filme gidin.

    keşke biz de "türk" olmaktan "müslüman" olmaktan, bu kadar gurur duysaydık, "türk" olmaktan "müslüman" olmaktan bu kadar gurur duyan zengin iş adamlarımız, para babalarımız paralarını türk sinemasına yatırsalardı ve dünya türkleri tanısaydı diye düşünüyorum.
    #3785936 (şakayık, 07.08.2008 23:41)
  20. (bkz: thomas barnes)
    #3785941 (notrinova, 07.08.2008 23:42)

© 2008 - uludağ sözlük

vantage point başlığındaki yazılar uludağ sözlük yazarları tarafından yazılmıştır. vantage point ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu vantage point nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» tayyip i uzmek allah i uzmektir » alemitu bekele degfa » korkunc tilbe ve soru adamciklari » bad attitude » tatli su levregi » kirgizistan milli gunu nde tugba ozay i kesmek » cici papa » tabla » diyosun » i put a spell on you a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa » Beijing 2008 Olympic Games