• Bak şimdi dostum. Benim babam eski bir mutezileci ve felsefe mütefekkiri. evet kurana önem vermelerinden dolayı değildi demesekte gelişmeleri sanata, bilime felsefeye önem vermesindendir diyebiliriz.
    Bunları nereden biliyorum deme. direkt kaynaklar var elimde. babamın ilgi alanı ilahiyat, felsefe, edebiyat olduğu için ve hatta eski bir mutezile hayranı olmasından dolayı sadece mutezileyi araştırabileceğim mutezilenin kendi tefsirleri var eski evimde.

    Ama ben bu düşünceyi tasvip etmiyorum. memun dönemindeki insanlar kurandan hareket ederek bilim yapma çabasında olmuşlar. onları şu anda eleştirmek bana bir şey kazandırmıyor. bundan dolayı eleştirmiyorum. ve günümüzde bu imkansız diyen bir kişiye karşı sağlam bir argüman da koyamam ortaya. bu arada merak ediyorsanız maturidi laik bir siyaset izleme zorunluluğunu ortaya koyuyordu ama emin değilim kendi araştırmam okumam değil. 5. yahut 6. kaynaktan okudum. yanı sıra mutezilede bile bu sözü söyleyen adam yaşamaz. mutezile kuranın rabbin sözü olduğunu ama aklın vahiyden önce gelmesi gerektiğine inanıyor. ama daraltılıp böyle düşünüyorlar demekte en çok zorluk çekeceğimiz itikadi mezhep.
    ibni haldunda da geçer bu yönetim tarzı. laik bir yönetim yoktu. bilimin dinle beraber gelişiyor olmasını günümüz toplumu anlamakta zorlanabilir ama o dönemde dinle uğraşan adamlar bilimle bir şekilde uğraşıyorlardı. çünkü kıbleyi bulmak için meridyen boyutlarıyla hesaplama yapmaları gerektiğini anlamış insanlardı. tıbbi gelişmeler yine ayetlerden aldıklarını yazarlar. bir çok o dönemde yaşamış bilim adamlarının kitaplarında direkt olarak şu cümle geçer Allahın ayetleri bize ilham olur. yani bildiğin şu anda caner taslaman beyin yaptıklarını o dönemde yapıyorlardı. ve bu onlar için gayet normaldi. kısacası makale yerine o döneme yakın yahut kişilerin direkt kendini okumak lazım. bence tabii. nacizane fikrim. bu arada bu araştırmalarımda tarih bölümü öğrencilerinden arapça ve osmanlıca bilenlerle beraber çalıştım bunları öğrenirken asıl amacım mutezile konusuydu. ve mutezilede de laik bir yönetim görülmemektedir.

    islam düşünce tarihindeki ekollerden biri olan mutezile'nin çağdaş savunucusu bu fırkanın abbasiler döneminde elde ettiği siyasal güçle diğer düşünce ekollerine mensup olan insanlara olmadık işkenceler ettiklerini hatırlatmak isterim.

    mutezile kelamcıları islam düşüncesine önemli katkılarda bulunmasına rağmen siyasi gücün şehvetine yenik düşmüştür ve daha sonraki dönemlerde islam toplumu içinde gelişecek olan akıl ve felsefe düşmanlığının tohumlarını bizzat kendileri atmıştır.

    demekki makul olmanın nihai kriteri akıl değil ahlak ve hoşgörü imiş.
    mechulkull
    435 - 57 dk önce
    ... 9  :)   :( 
  • Az evvel çiğ köfte krizine girdim. Elim ayağım titredi başım döndü. Neyim var diye düşünürken çiğ köfte ihtiyacı hissettim.
    Hemen nöbetçi çiğ köfteci aradım yana yakıla, sokaklara düştüm. Çok şükür kapanmasına az kalmıştı ki duruuun diye daldım içeri.

    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1312986/+
    essy
    3152 - 2 saat önce
    ... 14  :)  2  :( 
  • acımak

    65.
  • nietzsche acıma duygusundan ve birilerinin kendisine acımasından nefret ederdi. ona göre acımak en büyük zayıflıktı. bunun sebebi çok açıktır, zira nietzsche birilerine acıma sebebimizin, tamamen kendi vicdan rahatlığımız için olduğundan bahseder. o halde arzu asla bize ait değildir, biz arzunun kendisini yani arzulanmayı arzularız.

    insanlara acımak, sürekli acizliklerini yüzlerine vurmak demek değildir. siz, insanlara istediğiniz kadar acıyıp, iyi biri olduğunuzu düşünebilirisiniz. ancak ne iyilik, ne sevgi böyle olmamalı, severken ve iyilik yaparken hiçbir beklenti gütmemeli insan.

    iyilik maskelerinizi, acıyan bakışlarınızı kendinize saklayın. kendi istencinizle yaptığınızı düşündüğünüz her şey, esasında hiçbir zaman sahip olamayacağınız arzu nesnesinden başka bir şey değil.

    ne insanlar sandığınız kadar zayıf, nede siz sandığınız kadar iyi birisiniz. nietzsche'nin dediği gibi;" bizi öldürmeyen şey güçlendirir."

    insan acılarını kabul ettiği ölçüde, gerçek bir birey olabilir. o halde bırakın sahte maskeleri, neyseniz o olun.
    kahraman arketipi
    5259 - 2 saat önce
    ... 13  :)   :( 
  • insanı çocukluğa götüren eylemdir.

    Annem sabah müjdeyi daha ben yataktayken verirdi. Bugün marketten şunları al, pide yapacağız diye. O heyecanla gidip malzeme alırdım, sonra annem kıymayı hazırlardı, pideciye giderdim.

    Eve yaklaşık 1 km mesafedeydi pideci. Yürüyerek giderdim. Dönüşte kollarıma ağrılar girerdi o ağırlıktan. Eve getirdikten sonra hep beraber oturup yerdik. Annem salata ve ayran yapardı. Bunların tadı apayrı be sözlük. Ailedeki herkes evde olurdu. Güzel bi muhabbetle yerdik.
  • Yağmur yok, çok sevdiğim kar da
    Bugün cuma, uyandılar komşular
    Camların önünde kuşlar, rahat değiller.
    Televizyonda yeni şarkılar çalıyor bu saatlerde
    Gönül kapısından beklenilen geçenlere doğru.
    Yağmur da yok, çok sevdiğim kar da.
    Işte uyandılar komşular.
    Bugün cuma ve ben seni bugün de özlüyorum...
    catlak margrit
    10849 - 4 saat önce
    ... 10  :)  4  :( 
  • türk insanının saçmalığı. neymiş efendim ? piyasası yokmuş satmakta zorluk çekilirmiş, neymiş efendim ? far bozulsa parça bulamazmışsın. ya bu ülkede bütçene uyan bir arabaya bile belli kaygılarla binemiyorsun amk böyle bir kısıtlayıcılık var mı ? yani o özgürlük bile yok baktığın zaman.

    örneğin bir reno broadway ve ya tofaş kuş serisi ile bir mazda 323 aynı fiyat. ama mazda 323 hem performans hemde sunduğu diğer özellikler bakımından renaultla tofaşa bin beş yüz basıyor. ama arabadan anlayan baban, dayın, amcan kanına girer neymiş efendim ? mazda 323 ün piyasası yokmuş onu alma, parçası masraflı araba işte satamazsın bilmem ne. ya bu araba araba aq. hoşuna gideni al bin. ama yok piyasası var parçası ucuz kolay satılır diye odundan hallice arabalara biniyosun. insanlar birbirlerinin tercihini kısıtlıyor resmen. insanlar dediğim herkes. bu kaygılarla piyasaya etki eden herkes.
    quechua
    16267 - 6 saat önce
    ... 5  :)   :( 
  • http://galeri.uludagsozluk.com/r/1312776/+

    adamlar her seferinde gündem yaratma peşindeler ya. çok komik. yıllardır insanları zayıf takımları hedef gösterip, 1-2 ay ceza alıp hala takımın başında durabilen, sürekli birilerini hedef gösterip ipe götüren bir adamdan bahsediyoruz, bu adamın yaptığını günümüz, terör örgütleri yapıyor, daeş, pkk, ypg gibi. şimdi gelipte aziz yıldırım hakkında suikast istihbaratı aldık demek fetö'nün yaptığını yapmak demek, hem saldır hem şantaj, hem de bana iftira atıyorlar diye ortada gezinmektir. artık hükümetin devletin ve futboldan sorumluların bu adamdan hesap sorması gerekir.

    ee ne demişler, sürekli hedef gösterirsen hedef gösterilirsin.
    adanali
    30258 - 7 saat önce
    ... 3  :)  2  :( 
  • bizim eve internet benim üniversiteye başlamamla geldi sözlük. sene 2013.* o da şehir dışı değil evi kazandığım için. akıllı telefonu da üniversite üçüncü sınıfta aldım sanırım karıştırmıyorsam.* bilgisayar ne zaman aldık bilmiyorum ama sadece bilgisayar olup internetin olmadığı uzunca bi dönem vardı.* **
    neyse ben ilk okuldayken abim okuldan, arkadaşlarından flash belleğe oyun atardı. yüklemeye çalışırdık yükleyemezdik. video atardı. bazen film getirirdi. ben çok sevinirdim, çok değişik gelirdi. düşün yani ortaokuldayım daha internetin i sini bilmem, sosyal medyayla tanışmamışım. hatta kötü bi şey olduğunu düşünüyorum. bi yerde hadi takıl derlerse de kız giydirme mario falan oynuyorum.

    neyse abim bi video getirmişti. stop motion bi video. fonda çok güzel bi şarkı var. bi kadın var uyuyor ama hareket ediyor falan.
    ulan ne hoşuma gitmişti o video. biraz önce aklıma geldi. ya dedim belki bulurum. buldum.* saçma bi duygusallık var üstümde. hiç de ağlanacak bi şey değil ama ağlıyorum sözlük ya.

    https://youtu.be/C3Ue1AXSzyw
    speedy gonzalezz
    18827 - 7 saat önce
    ... 9  :)  1  :( 
  • artık ciddi ciddi düşünülmesi gereken olaydır. çocuk yapmak basit bir olay değildir. hele onu yetiştirmek bambaşka bir maharet ister.yetiştirdiğiniz çocuklar ilerde diğer insanların hayatını etkileyecek bu sebepten ötürü evlenirken nasıl ki aids testi vs sağlık raporu alınıyor. bu belgelerin yanına bir de çocuk yapabilir yada yapamaz raporu verilmelidir.
    sağlıklı ve gelişmiş toplumlar, sağlıklı ebeveynlerin yetiştirdiği insanlardan oluşur. ancak ülkemizde bu denetim mekanizması maalesef yok.

    (bkz: cumhurbaşkanı olup idamı getireceğim)