bugün
- osuruktan şiirler89
- vancouver'dan toronto'ya gitmek4
- 22 ağustos 20262
- kendi memleketinde yabancı hissetmek5
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı27
- pazartesi işe gidecek olmak4
- dolar isterse 100 olsun40
- dilek imamoğlunun ateş eden mayosu25
- game of thrones taki kerhaneci'nin annesi20
- tcg anadolu da robotik cerrahi denemesi2
- g i l d e d l i l y28
- kapıma beyaz toros gelseydi eğer11
- victor osimhen20
- kadınınızı çalıştırır mısınız14
- nasıl birisiniz15
- orospu çocuğu abdullah öcalan19
- diamond bosphorus8
- nah sana oy17
- kürtler8
- 185 ve üstü kadınların çok havalı olması8
- velvet mi güzel g'i l d'e d l'i l y mi8
- beybi leydi7
- game of thrones taki kerhaneci16
- velvet48
- kadın olmanın çok güzel bir şey olması6
- gürcistan göçmenleri13
- sözlüğün en düşük iq sahibi yazarları12
- uludağ sözlük bakanlıkları3
- yeni parti de bölünebilir10
- türk solcusu6
- simko320
- allah her şeyden çok tevhidi önemsiyor6
- tai lung mu güzel g'i l d'e d l'i l y mi6
- dolar 100 tl mazot 100 tl13
- evde kalmış olan 24 yaşında kız5
- güzel kızların mutsuz olması5
- ısrarla ne iş yaptığını soran insanlar4
- netanyahu'ya kırmızı bülten talebi10
- hiç çaylak olmamış yazar gizli eşcinseldir11
- osimhen lukaku vlahovic salah5
- miras davası5
- ankara6
- iyi günler arkadaşlar nasibimi arıyorum12
- sözlüğü bırakmaktan vazgeçmek12
- almancıları sevmemek11
- ölmedeyiz uludağ sözlük12
- öcalan isterse savunma bakanı olsun10
- 195 boyunda 134 kilo minnoş kalpli erkek5
- arkadaşlar ben mi selena gomez mi5
- kliniğe gittim klinikten geldim10
sevdiği entry'ler
Keşke bunun bir doğum sancısı olduğunu bilebilsem. En azından sonunda elimde avcumda ne olacak onu bilirdim. Ama bu bir doğum sancısı değil. Sonu güzel bitenlerden değil. Zihnin sancısı bambaşka oluyormuş meğer.
Aslında içimdekileri anlatmaya bayağı bir ihtiyacım var ama kimseye güvenemiyorum, duygusal mıyım bilmiyorum, kendi içimde belki ama dışarıya ağlayamıyorum, beceremiyorum yani; çünkü içimdekileri döktüğüm zaman içinde bana doğrultacak silahları, beni küçük görmeye çalışacak düşünceleri aramaya meylediyor insanlar. Yanlış şeyler yaptığımı düşündüğüm için böyle demiyorum, böyle diyorum çünkü içimizde yaşadıklarımızı, duygularımızı, hislerimizi bizi kırmak için kullanacak çok insan var. Ne yaşıyorsam içimde yaşıyorum, ne doğuyorsa içimde doğuyor, ne ölüyorsa onun mezarını da içimde kazıyorum. Bu da yanlış evet ama öyleyim işte, mesela çok konuşan birisi değilim çünkü insanları konuştuklarıyla tartmak için dinleme taraftarıyım. Dışarıdan dolu zannedilenlerin balon olduklarını anlamak için sadece ipi çözmek gerekiyor. Bugüne kadar kendimi açabileceğim çok kişi çıkmamıştır karşıma, yani seni iyisiyle kötüsüyle kabul edecek birisi, kötü olduğunda seni iyi edecek birisi. iyi olduğunda herkes iyi, her şey iyi. Vay ki az biraz kötü olasın, işler yolunda gitmesin; hemen başlıyor şikayetler.
Benim birisiyle 'bir' olmaya ihtiyacım var, ama öyle böyle değil. Hani nasıl ki sol ayak aksasa sağ ayak onu destekler, nasıl ki sağ el sol eli şikayet etmez işte öyle yekvücut olmam lazım birisiyle. Ama o birisi ?
Benim birisiyle 'bir' olmaya ihtiyacım var, ama öyle böyle değil. Hani nasıl ki sol ayak aksasa sağ ayak onu destekler, nasıl ki sağ el sol eli şikayet etmez işte öyle yekvücut olmam lazım birisiyle. Ama o birisi ?
hakkımızı yememenizi istiyoruz , sınava bile girmeden üniversitye girmenizi istemiyoruz , çalışmadan para kazanmanızı istemiyor , tc kimlik kartı almanızı istemiyoruz daha çok var.
Angut yetiştirme birimi.
Kabullenemedim bunu ve angut yerine diş hekimi oldum şimdiyse gerçek mesleğimde en iyilerden biri olduğuma inanıyorum. Kendi çabamla yoksa ordaki dinazorlar sayesinde değil. Hala oturur sistemik hastalıklar, diş hekimi yaklaşımları üzerinde çalışırım. En iyi anamnezi alır tedaviyi ona göre belirlerim. Devlet hastanesi şartlarında teşhis ve tedavide %100'e yakın başarı sağlıyorum. ve ben bu fakültenin en kötü öğrencisiydim belkide. Her yıl 8-9 bütle ya kalır ya zorla geçerdim. Şimdi hasbelkader tüm fakülte boyunca 2 bütü olmuş bir arkadaşla aynı yerde çalışıyoruz. Bazen soruyorum şu kafa çiftini hatırlıyor musun, şu hastalığın belirtileri nedir, şu durumda diş hekimi yaklaşımı nedir çok azına cevap verebiliyor yada unutmuşum hiç aklıma gelmiyor diyor. Performans az diye hasta bakmıyor, baksa bile başından savıyor.
Bense artı olarak hiçbir maddi katkısı olmamasına rağmen bir ilçe hastanesinde çocuklarda vital amputasyondan tutun da süt dişi kanal tedavisi bile yapıyorum ve çok şükür çok iyi sonuçlar alıyorum. Devamlı okuyor, daha iyi tedaviler için bilgi topluyorum. Bir dolgu yapıyorsam bir diş hekimi bile baksa dolgu olduğunu zor anlar, zaman ayırıp hakkını veriyorum. Dün 17 yaşında bir kızın üst ön iki orta keser dişine dolgu yeniledim, geçen hafta bizim fakültede yaptırmış, çamur gibi... bu işi öğretmesi gereken fakülte eğitim işini bir kenara atmış, performans derdine düşmüş.
bir saatten fazla uğraşıp dolguları yeniledim, kız hemen kalkıp aynadan baktı, o gözlerindeki mutluluk bana teşekkür ederek klinikten ayrılması yeter.
Ve ben bu üniversitenin bir fakültesinin en kötü öğrencisiydim. Çünkü ayak topuğundaki kalkaneus'un eklem yüzlerini ezberlemenin, tonla anlamsız bilgi verilirken çalışma pozisyonlarının bile doğru düzgün gösterilmemesinin aptalcalığını kabul edemiyordum. içine düştüğüm ortamın anlamsızlığı içimi yiyip bitiriyordu.
En iyi öğrencilerse en iyi üçkağıtçılığı, performans için en kısa sürede hasta savuşturmayı ve nabza göre şerbet vermeyi öğrendi. Halimden çok memnunum, vicdanım çok rahat... o fakültedekilerin de vicdanı rahattır ama dejenere bir vicdan olduğu için rahattır.
Sadece bize gerçekten anlamlı bilgileri öğreten ve onurlu bir hekim olmanın bilgisini aşılayan 2-3 hocaya ve bazıları hocalardan bile fazla yardımcı olan asistan abi-ablalarımıza sonsuz saygım var.
Kabullenemedim bunu ve angut yerine diş hekimi oldum şimdiyse gerçek mesleğimde en iyilerden biri olduğuma inanıyorum. Kendi çabamla yoksa ordaki dinazorlar sayesinde değil. Hala oturur sistemik hastalıklar, diş hekimi yaklaşımları üzerinde çalışırım. En iyi anamnezi alır tedaviyi ona göre belirlerim. Devlet hastanesi şartlarında teşhis ve tedavide %100'e yakın başarı sağlıyorum. ve ben bu fakültenin en kötü öğrencisiydim belkide. Her yıl 8-9 bütle ya kalır ya zorla geçerdim. Şimdi hasbelkader tüm fakülte boyunca 2 bütü olmuş bir arkadaşla aynı yerde çalışıyoruz. Bazen soruyorum şu kafa çiftini hatırlıyor musun, şu hastalığın belirtileri nedir, şu durumda diş hekimi yaklaşımı nedir çok azına cevap verebiliyor yada unutmuşum hiç aklıma gelmiyor diyor. Performans az diye hasta bakmıyor, baksa bile başından savıyor.
Bense artı olarak hiçbir maddi katkısı olmamasına rağmen bir ilçe hastanesinde çocuklarda vital amputasyondan tutun da süt dişi kanal tedavisi bile yapıyorum ve çok şükür çok iyi sonuçlar alıyorum. Devamlı okuyor, daha iyi tedaviler için bilgi topluyorum. Bir dolgu yapıyorsam bir diş hekimi bile baksa dolgu olduğunu zor anlar, zaman ayırıp hakkını veriyorum. Dün 17 yaşında bir kızın üst ön iki orta keser dişine dolgu yeniledim, geçen hafta bizim fakültede yaptırmış, çamur gibi... bu işi öğretmesi gereken fakülte eğitim işini bir kenara atmış, performans derdine düşmüş.
bir saatten fazla uğraşıp dolguları yeniledim, kız hemen kalkıp aynadan baktı, o gözlerindeki mutluluk bana teşekkür ederek klinikten ayrılması yeter.
Ve ben bu üniversitenin bir fakültesinin en kötü öğrencisiydim. Çünkü ayak topuğundaki kalkaneus'un eklem yüzlerini ezberlemenin, tonla anlamsız bilgi verilirken çalışma pozisyonlarının bile doğru düzgün gösterilmemesinin aptalcalığını kabul edemiyordum. içine düştüğüm ortamın anlamsızlığı içimi yiyip bitiriyordu.
En iyi öğrencilerse en iyi üçkağıtçılığı, performans için en kısa sürede hasta savuşturmayı ve nabza göre şerbet vermeyi öğrendi. Halimden çok memnunum, vicdanım çok rahat... o fakültedekilerin de vicdanı rahattır ama dejenere bir vicdan olduğu için rahattır.
Sadece bize gerçekten anlamlı bilgileri öğreten ve onurlu bir hekim olmanın bilgisini aşılayan 2-3 hocaya ve bazıları hocalardan bile fazla yardımcı olan asistan abi-ablalarımıza sonsuz saygım var.