bugün
- sırrı süreyya önder26
- abdullah öcalan orospu çocuğudur15
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi10
- göğüs kıllarım çıkmıyor8
- dün gece ne oldu12
- son tüketim tarihi geçmiş ilaç8
- silver ile evlenecek erkek53
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- siyaset yüzünden çoğu arkadaşlığın bozulması8
- insan olmaya çeyrek kala8
- götünü yıkamayan bir kızla evlenir misiniz6
- cezerye2
- sarapci koala59
- arif kocabıyık9
- sözlükteki linç kültürü8
- true'nun çaylak olması5
- ıoçk katatese elbise dikti mi sorunsalı3
- true giderse sözlükte yürüyen cinsellik kim olacak11
- insan olmaya ceyrek kala3
- g'i l d'e d l'i l y'nin dudakları8
- araba sileceği5
- öbür sözlük2
- popeyes6
- iki tas çorba5
- gocu35
- islam sosyoloji ve psikolojiyi kabul ediyor mu4
- sedef hastalığı2
- babysharkdodododododod o2
- sapıklara empati kasan insan5
- fenerin türkiye'yi yine rezil etmesi5
- fikir değiştirmek döneklik midir8
- ayak fantezisi3
- müstehcen resim atmak3
- yazarlar şuan ne yapıyor3
- melekler insanlarla nasıl iletişim kuruyor4
- sözlükteki bayan azlığı6
- cincinnati cini3
- ismet gürbüz gürbüz mü sorunsalı3
- türkiye15
- gece banyo yapıp balkona çıkmak3
- sözlüğe bir kedi bırak2
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası23
- stt geçmiş kremle intihar etmek2
- sözlük sapığı kim5
- gayrimenkul2
- şeyhleri toplayıp istiklal mahkemelerine götürmek2
- saadetler dilemek4
- ellerim bos gonlum hos29
entry'ler (136)
gün itibarıyla açıklanmış olandır. hükümetin polyanna tahminleri bile bu noktaya yıllar sonra gelineceğini söylüyordu.
sabah işe gitmek istemeyen bir devlet başkanını da karikatürize etmek istemiş olabilirler. ama komik olmamış.
insanlık tarihinin gelmişini geçmişini okuyamamışların boş zahmete girmemeleri için sürdürülen uygulama.
tanımam beyefendiyi fakat bu isminin başındaki uzun sıfata işkillenmiyor değilim. çok cafcaflı.
karanfil oylum oylum adlı hicaz türkü de oylum'u hatırlatır her dinleyişimde.
son dönemde sık rastladığım güzel bir kız ismidir.
anti inci türevlerine karşı ancak onların konuştuğu dil ile durulmalıdır.
inci sözlüğe karşı bir bilinç(?) oluşturma çabasıdır.
özgür internet adı altında, sansürün dik alasıdır.
vasıfsız bloglar gibi gözüküp, tartışmaya zemin hazırlayandır.
son birkaç günde çeşitli yayın organları ve blog yazarları inci sözlük gibi oluşumlara karşı bir literatür geliştirmeye başladılar.
dün bu yayıldı > http://antiinciksozluk.blogspot.com/
bugün de bu > http://antincitakimi.blogspot.com/
özetle : fitnedir fesattır.
özgür internet adı altında, sansürün dik alasıdır.
vasıfsız bloglar gibi gözüküp, tartışmaya zemin hazırlayandır.
son birkaç günde çeşitli yayın organları ve blog yazarları inci sözlük gibi oluşumlara karşı bir literatür geliştirmeye başladılar.
dün bu yayıldı > http://antiinciksozluk.blogspot.com/
bugün de bu > http://antincitakimi.blogspot.com/
özetle : fitnedir fesattır.
şimdi de emo bir ergeni köşeye sıkıştırmışlar. fazla üstüne gidiyorlar.
http://dadluumeleqh.blogspot.com
http://dadluumeleqh.blogspot.com
duman versiyonu 43. saniyesinde bir kadın kahkası* gizli.
civilization serisinin beşinci halkası. 2010 sonbaharında bekleniyor, tabi gelmeme ihtimali de var. şimdilik;
http://civilization5.com/
http://civilization5.com/
http://www.uludagsozluk.com/e/6955718/
şüphelerimi haklı çıkaran oluşum.
bu entry girildiği anda entry ve yazar yine uçuruldu.
ömrü uzun olmasın.
şüphelerimi haklı çıkaran oluşum.
bu entry girildiği anda entry ve yazar yine uçuruldu.
ömrü uzun olmasın.
geleceğinden şüphe duyduğum internet sitesi.
herşey uzun zaman sonra eko denilen o sözlük iddiasında internet sitesine tekrar girişimle başladı. sözlük formatı dahilinde açtığım inci akü başlığına tanım ardından şirket ile ilgili bir iki bilgi girdim. ardından inci turizm başlığı altına da bir entry yazdıktan sonra son olarak açacağım başlığa, inci konukoğlu lisesi'ne sıra geldiğimde şok oldum.
yazdığım yüzlerce entry ile birlikte
hiç bir şekilde uyarılmadan
girilerime en azından bir sahip çıkma fırsatı bırakılmadan
uçurulmuştum.
kişi hakları ve emeğine bu kadar saygısı olabilecek bir oluşuma saygılar sunarım.
herşey uzun zaman sonra eko denilen o sözlük iddiasında internet sitesine tekrar girişimle başladı. sözlük formatı dahilinde açtığım inci akü başlığına tanım ardından şirket ile ilgili bir iki bilgi girdim. ardından inci turizm başlığı altına da bir entry yazdıktan sonra son olarak açacağım başlığa, inci konukoğlu lisesi'ne sıra geldiğimde şok oldum.
yazdığım yüzlerce entry ile birlikte
hiç bir şekilde uyarılmadan
girilerime en azından bir sahip çıkma fırsatı bırakılmadan
uçurulmuştum.
kişi hakları ve emeğine bu kadar saygısı olabilecek bir oluşuma saygılar sunarım.
an itibarıyla uludağ sözlüğü dörde katlar gibidir.
ya bilgisizdir, ya da art niyetlidir.
çok komiktir.
x sabancı'nın milyonlarca lira borcu var. sokaktaki dilenci mehmetin hiç borcu yok. eee noldu sabancı battı, yandı bitti kül mü oldu? mehmet düze mi çıktı? ıssız acun kaldı mı? anlamayanlar devam etsin.
--spoiler--
son zamanlarda özellikle gazetelerde türkiye'nin rekor bir dış borcu olduğunu ve bunun büyük bir tehlike işareti olduğunu okumuş veya duymuşsunuzdur. bazı yazarlarımız yorumlarını yaparken toplam borç stokunua bakarak yorumlarını yapıyorlar. bunun nedeni belki bu değerin daha kolay anlaşılır olmasıdır, öyle ya toplam borç artıyorsa tehlike, azalıyorsa az tehlike var demektir. oysa ki, bir ülkenin (bir kişinin, toplumun vs.) borç durumunu anlamak için toplam borç/gsmh oranına bakmak gerekir. neden mi, umarım aşağıdaki örnek açıklayıcı olur.
kolaylık olsun diye 1 er kişilik iki toplum düşünelim. bu kişilerden birincisi a, ikincisi de b olsun. bu iki kişi de sene başında x'den (banka, finans kuruluşu vb.) dış borç alsınlar: (yine kolaylık olsun diye faizler 0)
a: 1.000 ytl
b: 1.000.000 ytl borç almış olsun. tabi bu adamlar borcu yemek için almıyorlar, yatırım yapcaklar, üretim için kullnacaklar.
a iyi kötü bir iş tutturuyor ve aldığı 1.000 ytl'yi kullanarak 1.5000 ytl lik üretim yapıyor. yani, a'nın gsmh 1.500 ytl.
b ise, daha akıllı, yatırımını daha iyi planlamış ve sene sonunda 3.000.000 ytl lik üretim yapıyor. bu 3.000.000 ytl de b'nin gsmh tabii ki.
yazarlarımıza göre b borç batağında yüzüyor. a'nınsa durumu çok iyi, sadece 1.000 ytl borçlanmış, b ise, hangi akla hizmetse gitmiş 3.000.000 ytl lik borç almış. ama biz o kadar aceleci davranmayalım, bir de oranlara bakalım:
a: 1.000/1.5000=0,66 yani, a ürettiği gsmh'nın %66'sını borç ödemek için kullanıyor.
b: 1.000.000/3.000.000=0,33 yani, b ürettiği gsmh'nı %33'nü borç ödemek için kullanıyor.
şimdi, bu kişlerden hangisi borcu için daha fazla endişelenmeli. b'nin borcunu a'dan çok daha rahat ödeyeceği açık değil mi? adam çalışmış, çabalamış borç alarak aldığı parayı 3'e katlamış. siz gidip b'ye, sen borç batağına batmışsın, bak a'ya sadece 1.000 ytl borç almış, sen de bundan sonra 1.000 ytl de fazla borç alma derseniz, adam sizi kovalamakta haksız mı?
aslında insaflı davrandım. a daha yeteneksiz olsaydı ve borç aldığı 1.000 ytl ile sadece 900 ytl üretebilseydi, bu kez oran 1,1 olacaktı. yani, a ürettiği gsmh ile borcunun tamamını ödeyemeyecek, belki de ödeyebilmek için tekrar borç alcaktı, borcu borçla döndürme yani. ama bizim yazarlarımız toplam borç/gsmh oranını bakmaya değer bulmayacaklar ve a'ya durumunun çok iyi olduğunu, b'nin ise borç içinde kıvrandığını söyleyeceklerdi. peki gerçekten öyle mi: hayir: yukarıdaki örnekten de açıkça anlaşıldığı gibi bir ülkenin borç durumunu anlamak için toplamborç/gsmh oranına bakmak gerekir.
şimdi, bu bilgiyle türkiye'nin dış borç durumuna bakalım:
toplam borç/gsmh
2000 2001 2002 2003 2004 2005
53,3 78,0 71,9 60,5 54,2 47,3
kaynak: http://www.hazine.gov.tr
görüldüğü gibi 2002 yılından itibaren türkiye'nin dış borcunun gsmh'ya oranı düşüyor. bu da demek ki, türkiye borcunu daha rahat ödeyebilecek duruma geliyor. dış borç mutlak olarak bu dönemde artmış olabiliri (ki artmıştır) ancak bu türkiye'nin durumunun 2001'den daha kötü olduğunu göstermez, gösterir diyen yanlış yorum yapıyor demektir. önemli olan gsmh'ya orandır ki o da azalmaktadır.
http://ssgn.blogcu.com/to...s-toplam-borc-gsmh/953475
--spoiler--
x sabancı'nın milyonlarca lira borcu var. sokaktaki dilenci mehmetin hiç borcu yok. eee noldu sabancı battı, yandı bitti kül mü oldu? mehmet düze mi çıktı? ıssız acun kaldı mı? anlamayanlar devam etsin.
--spoiler--
son zamanlarda özellikle gazetelerde türkiye'nin rekor bir dış borcu olduğunu ve bunun büyük bir tehlike işareti olduğunu okumuş veya duymuşsunuzdur. bazı yazarlarımız yorumlarını yaparken toplam borç stokunua bakarak yorumlarını yapıyorlar. bunun nedeni belki bu değerin daha kolay anlaşılır olmasıdır, öyle ya toplam borç artıyorsa tehlike, azalıyorsa az tehlike var demektir. oysa ki, bir ülkenin (bir kişinin, toplumun vs.) borç durumunu anlamak için toplam borç/gsmh oranına bakmak gerekir. neden mi, umarım aşağıdaki örnek açıklayıcı olur.
kolaylık olsun diye 1 er kişilik iki toplum düşünelim. bu kişilerden birincisi a, ikincisi de b olsun. bu iki kişi de sene başında x'den (banka, finans kuruluşu vb.) dış borç alsınlar: (yine kolaylık olsun diye faizler 0)
a: 1.000 ytl
b: 1.000.000 ytl borç almış olsun. tabi bu adamlar borcu yemek için almıyorlar, yatırım yapcaklar, üretim için kullnacaklar.
a iyi kötü bir iş tutturuyor ve aldığı 1.000 ytl'yi kullanarak 1.5000 ytl lik üretim yapıyor. yani, a'nın gsmh 1.500 ytl.
b ise, daha akıllı, yatırımını daha iyi planlamış ve sene sonunda 3.000.000 ytl lik üretim yapıyor. bu 3.000.000 ytl de b'nin gsmh tabii ki.
yazarlarımıza göre b borç batağında yüzüyor. a'nınsa durumu çok iyi, sadece 1.000 ytl borçlanmış, b ise, hangi akla hizmetse gitmiş 3.000.000 ytl lik borç almış. ama biz o kadar aceleci davranmayalım, bir de oranlara bakalım:
a: 1.000/1.5000=0,66 yani, a ürettiği gsmh'nın %66'sını borç ödemek için kullanıyor.
b: 1.000.000/3.000.000=0,33 yani, b ürettiği gsmh'nı %33'nü borç ödemek için kullanıyor.
şimdi, bu kişlerden hangisi borcu için daha fazla endişelenmeli. b'nin borcunu a'dan çok daha rahat ödeyeceği açık değil mi? adam çalışmış, çabalamış borç alarak aldığı parayı 3'e katlamış. siz gidip b'ye, sen borç batağına batmışsın, bak a'ya sadece 1.000 ytl borç almış, sen de bundan sonra 1.000 ytl de fazla borç alma derseniz, adam sizi kovalamakta haksız mı?
aslında insaflı davrandım. a daha yeteneksiz olsaydı ve borç aldığı 1.000 ytl ile sadece 900 ytl üretebilseydi, bu kez oran 1,1 olacaktı. yani, a ürettiği gsmh ile borcunun tamamını ödeyemeyecek, belki de ödeyebilmek için tekrar borç alcaktı, borcu borçla döndürme yani. ama bizim yazarlarımız toplam borç/gsmh oranını bakmaya değer bulmayacaklar ve a'ya durumunun çok iyi olduğunu, b'nin ise borç içinde kıvrandığını söyleyeceklerdi. peki gerçekten öyle mi: hayir: yukarıdaki örnekten de açıkça anlaşıldığı gibi bir ülkenin borç durumunu anlamak için toplamborç/gsmh oranına bakmak gerekir.
şimdi, bu bilgiyle türkiye'nin dış borç durumuna bakalım:
toplam borç/gsmh
2000 2001 2002 2003 2004 2005
53,3 78,0 71,9 60,5 54,2 47,3
kaynak: http://www.hazine.gov.tr
görüldüğü gibi 2002 yılından itibaren türkiye'nin dış borcunun gsmh'ya oranı düşüyor. bu da demek ki, türkiye borcunu daha rahat ödeyebilecek duruma geliyor. dış borç mutlak olarak bu dönemde artmış olabiliri (ki artmıştır) ancak bu türkiye'nin durumunun 2001'den daha kötü olduğunu göstermez, gösterir diyen yanlış yorum yapıyor demektir. önemli olan gsmh'ya orandır ki o da azalmaktadır.
http://ssgn.blogcu.com/to...s-toplam-borc-gsmh/953475
--spoiler--
bugün yerine konulabilecek, muadili olabilecek bir kanattan entellektüele oldukça kuvvetle ihtiyaç duyulan insan.
2008 yıllıklarından daha kalitelidir.