bugün
- kin tutmayı beceremeyen insan8
- tai lung41
- askerliğin gençler için faydalı olması5
- mavi göz4
- ciddi ciddi voleybol maçı izleyen insan olması9
- en sevdiğiniz sözlük yazarı9
- yalnız ölmek4
- sözlükte psikolojik delilerin olması10
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- claudian clouds22
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok11
- yalnızlık edebiyatı3
- kadını kurtarmak isterken bıçaklanan'u y4
- entrylerimin hala beğenilmesi3
- islam'ın hak dini olması6
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- en sevmediğin insan tipleri3
- kitap kapakları2
- uludağ sözlük benim için ancak mezarda biter5
- namazın amacı6
- bir sonsuzluk ifadesi olarak antipanik depresyonu3
- uludağ itiraf10
- sözlüğün en hamarat yazarı8
- ikinci defa askere gitmek4
- askerde ahmet kaya dinleyen tip3
- bizim cacıklar2
- filenin sultanlarının avrupa şampiyonu olması6
- friedrich hegel la bi cay icek12
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- melissa vargas7
- hoşlanılan kıza atılan mesajın sevgiliye gitmesi3
- özbek kadınlar14
- demokrasinin meşruiyet sorunu5
- sözlük whatsapp grupları13
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı18
- düşün ki o bunu okuyor10
- türkiye ermenileri ve azerbaycan türkleri2
- filenin sultanları5
- özbek pilavına kaşık saplamak7
- libidosu olmasa true'nun aslında iyi insan olması6
- kendinle ilgili bir özellik bırak4
- islak kek2
- askerde çok fazla kürtçü olması2
- sarapci koala47
- aslında italyanın kazanması4
- şu an ki ruh halim2
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- sözlükteki kızlara çok mu yüz vermek3
- sözlüğün en tembel yazarı5
entry'ler (535)
çirkef cep herkülü.
atak beklentisindedir.
terbiye edilmiş dopamin isteğidir.
ankaradaki tumblr kullanıcılarının tek bir çatı altında toplandığı oluşum.emik bakış açısıyla,dışarıdan nasıl göründüklerini bilmiyordum fakat facebook gruplarına dahil olarak,aralarındaki anlaşmazlıkları gördüm.büyük bir bölümünün ergenlerden oluştuğu grup da,gündelik hayatlarıyla göstermelik yaşantıları arasında fark olanlar direkt kendilerini belli ediyor.birkaç gün öncesine kadar can ciğer kuzu sarması olan dostlar birbirlerine laf sokuyor ve egoları altında ezilip gidiyorlar.yazık...gruplaşma tabi ki olacaktır ama batıdaki ameriken gençlik filmleri misali bir gruplaşma olacaksa grubun başındaki de on dokuz,yirmi yaşlarında işşsiz güçsüz hiçbir baltaya sap olamamış bir eleman olacaktır.eskiden tumblr yoktu,blogspot vardı.blogspot da herkes kendi yağında kavrulurdu.popüler kültür mezelerini nasıl tükettiklerini anlatmayacağım veya altı adımda nasıl entel bir tumblr kızı olmayı da saymayacağım.hayatı onaon cafe olanların yanında fark göremiyorum.
adler in de dediği gibi,aile,cinsellik ve kariyer.
aramızda testosteron var adlı şarkı ithaf edilir.
che guevara'nın ardından bu furyaya snoop dogg ve cemaatin sırtı terli yeni transferi shagrath katılmıştır.
evlendiğinde mutfağında sarı bezi olmayacak kızdır.
tespitkar bir yazara benziyor,hoşgelmiş.
her gün bir yenisi çıkan karl marx kitapları gibi nereye baksam kendisiyle ilgili bir içerik gördüğüm şarkıcı.
kaş yaparken göz çıkartacak erkektir.her ne kadar ilişkisini sağlam temellere oturtmak istese de,yersiz evhamlıklarıyla ilişkisini kısa sürede bitirecektir.
saçını koklamak.
askerde parasını saklayan asker efsanesini yıkan eylemdir.
vicdanını rahatlatmaya çalışan sevgilidir.
duygular,karşısında elim kolum bağlı belki de elimden gelenin en iyisini yapmış gözlerinin içine bakarken ''sen o değilsin'' diyen bakışları içimi kemirmeye başlamıştı.statü,mesuliyet,hayattan beklentiler,toplum,ahlak ve aile gerekliliklerinin bir kısmını tamamlamış,borç hanemden adımın üstüne siyah bir çizgi çekmiştim.
erkeğin kemale ermesi uzun sürüyor,aşkın metafiziğini düşünürsek.körü körüne birine bağlanmak istememiştim.başlarda entelektüel arkadaşlığımız eşler arasındaki duygusal çekime dönüşmüştü.modern saçmalıkları bir kenara bırakıp,dünya görüşümüzle resmileştirmek için karşılıklı onay meselesini bile atlatmışık.
duyguların açıkça ifade edilmesinin aşkı öldüreceğini düşünürdüm.tezata düşerek,karşıtını yaptım.tam iki yıl boyunca bukleli saçlarını taradım,dizime yatırıp huzuru kaçan,karanlıktan korkan çocuklar misali uzak diyarların tasvirini yaptım.kaf dağının eteklerinde,ayrık vadide,don bölgesinde arşınları fersahladık.
bilmiyordum.sevgi ebedi değildi.yüzüme veya dolaylı yoldan söylemesi,ona verdiğim değerin ve saf aşkın kaybolmasını etkilemedi.haklı olmayan sebeplerle sıyrılmaya çalıştı,flört ettiği kişiler onu mest ederken iki yıldan beri burnunun ucundaki adamı görememişti.kokusunu hatırlıyorum.teninin kokusunu.her zaman oturup felsefi-edebiyat münakaşalarımızın kamçılayıcısı çaylarımızı yudumlarken,boynundan gelen tatlı kokuyu içime çekip ciğerlerimi bayram ettirmek.
yıkılmıştım.üzerimde bir yük vardı,uzay boşluğunda terk edilen sondalar gibiydim.zaman geçiyordu ama ben yönlenmemeye devam ediyordum.tat alamamaya başladım.goethe nin genç werther in acılarını okuduğumda,içimden küçükte olsa böyle bir şeyin olacağını tahmin etmiştim ama gerçek olacağını zannetmiyordum.
arzularımla,tutkularımla beslediğim kişi aslında bana gülerken altında acı acı ağlıyordu,istemiyordu.
ne zaman onu görsem veya arkadaş ortamında sohbete katılsa dişlerimi sıkıp ağlamamak için kendimi tutarım.ama artık tutamıyorum.klişeleşmiş intiharlık vakaya geldiğim için kendimi suçluyorum.düşünmekten vazgeçerim.bedensel fonksiyonlarım durduğu zaman.
''bu dünyada senle bile olmasam,diğer dünyada da olmayacağım.çünkü benim ruh eşim beni bekliyor.'' demişti.hani maziyi hatırlatan veya bir olay yaşandığında hikayesi olan mekanlar,şarkılar vardır.köşe başında ona yalvardım.belki bir umut,devam ederiz diye.benle hala birlikte olması,bana acıdığı içindi.o gün vicdanını hafifletmek için gelmişti,benim için değil.
mutlu değilim,zevk alamıyorum.
elveda...
werthert desteyi ayırırken boş sandalyeyi kendime ayırmalıyım.
erkeğin kemale ermesi uzun sürüyor,aşkın metafiziğini düşünürsek.körü körüne birine bağlanmak istememiştim.başlarda entelektüel arkadaşlığımız eşler arasındaki duygusal çekime dönüşmüştü.modern saçmalıkları bir kenara bırakıp,dünya görüşümüzle resmileştirmek için karşılıklı onay meselesini bile atlatmışık.
duyguların açıkça ifade edilmesinin aşkı öldüreceğini düşünürdüm.tezata düşerek,karşıtını yaptım.tam iki yıl boyunca bukleli saçlarını taradım,dizime yatırıp huzuru kaçan,karanlıktan korkan çocuklar misali uzak diyarların tasvirini yaptım.kaf dağının eteklerinde,ayrık vadide,don bölgesinde arşınları fersahladık.
bilmiyordum.sevgi ebedi değildi.yüzüme veya dolaylı yoldan söylemesi,ona verdiğim değerin ve saf aşkın kaybolmasını etkilemedi.haklı olmayan sebeplerle sıyrılmaya çalıştı,flört ettiği kişiler onu mest ederken iki yıldan beri burnunun ucundaki adamı görememişti.kokusunu hatırlıyorum.teninin kokusunu.her zaman oturup felsefi-edebiyat münakaşalarımızın kamçılayıcısı çaylarımızı yudumlarken,boynundan gelen tatlı kokuyu içime çekip ciğerlerimi bayram ettirmek.
yıkılmıştım.üzerimde bir yük vardı,uzay boşluğunda terk edilen sondalar gibiydim.zaman geçiyordu ama ben yönlenmemeye devam ediyordum.tat alamamaya başladım.goethe nin genç werther in acılarını okuduğumda,içimden küçükte olsa böyle bir şeyin olacağını tahmin etmiştim ama gerçek olacağını zannetmiyordum.
arzularımla,tutkularımla beslediğim kişi aslında bana gülerken altında acı acı ağlıyordu,istemiyordu.
ne zaman onu görsem veya arkadaş ortamında sohbete katılsa dişlerimi sıkıp ağlamamak için kendimi tutarım.ama artık tutamıyorum.klişeleşmiş intiharlık vakaya geldiğim için kendimi suçluyorum.düşünmekten vazgeçerim.bedensel fonksiyonlarım durduğu zaman.
''bu dünyada senle bile olmasam,diğer dünyada da olmayacağım.çünkü benim ruh eşim beni bekliyor.'' demişti.hani maziyi hatırlatan veya bir olay yaşandığında hikayesi olan mekanlar,şarkılar vardır.köşe başında ona yalvardım.belki bir umut,devam ederiz diye.benle hala birlikte olması,bana acıdığı içindi.o gün vicdanını hafifletmek için gelmişti,benim için değil.
mutlu değilim,zevk alamıyorum.
elveda...
werthert desteyi ayırırken boş sandalyeyi kendime ayırmalıyım.