bugün
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı50
- sözlük erkeklerinin bicepsleri71
- kimsenin memleket takımı tutmaması13
- eski sevgilinin bıraktığı iz8
- introsu atlanılmayan diziler6
- üzüntüsünü kimseye anlatmayan insan8
- hiçbir şey yapmak istemediğinizde ne yapıyorsunuz7
- sevgili olmanın çok saçma bir şey olması6
- kendine hayır demek4
- akplisin yani27
- kürtaj hak mıdır sorunsalı11
- duanın bir şeye yaramaması28
- x de çinliler ve türklerin kavgası11
- hesabını gizleyen erkek yazar10
- ısparta da gece hayatı14
- victor osimhen'in derbi açıklaması2
- hakkari de gece hayatı3
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı15
- gaye su akyol4
- ajdar grup kursa muhtemel diğer üyeler6
- 1 kızın peşinden 10000 erkeğin koşması4
- lezbiyen arkadaşınızı kız arkadaşınızla tanıştırma5
- benim bileğim yamuk mu10
- reddedilince öldürmek7
- fon vurgunu52
- berke özer7
- azerbaycan'ın 31 türk vatandaşını istememesi4
- samsun gece hayatı5
- vücut geliştirme ve eşcinsellik8
- ya aşkım senin neden bicepslerin yok diyen kız9
- sözlükte sevişilecek kız olmaması4
- sözlükteki fenerbahçeliler6
- modacı erkeklerin top olması7
- arkadaşlar nerdesiniz4
- astrologların babasını sikiyim3
- sözlük erkeklerinin göğüs kasları12
- kendi kabuğuna çekilmek3
- gönlü zengin kalbi güzel erkek12
- işçileri köle gibi çalıştıran türk patronlar7
- internetin neden yavaş olması4
- bir oturuşta yarım ekmek tost yiyen erkek10
- kolye140
- ibrahim tatlıses'in 24 yaşında sünnet olması5
- fotosu yarım saatte 1500 beğeni alan kız5
- anın görüntüsü23
- fatma betül sayan kaya22
- sümeyye adındaki bir kızı tavlama yolları4
- bir tırcı sevmek6
- hiç uçağa binmemek7
- aykirikadin13
entry'ler (535)
çirkef cep herkülü.
atak beklentisindedir.
terbiye edilmiş dopamin isteğidir.
ankaradaki tumblr kullanıcılarının tek bir çatı altında toplandığı oluşum.emik bakış açısıyla,dışarıdan nasıl göründüklerini bilmiyordum fakat facebook gruplarına dahil olarak,aralarındaki anlaşmazlıkları gördüm.büyük bir bölümünün ergenlerden oluştuğu grup da,gündelik hayatlarıyla göstermelik yaşantıları arasında fark olanlar direkt kendilerini belli ediyor.birkaç gün öncesine kadar can ciğer kuzu sarması olan dostlar birbirlerine laf sokuyor ve egoları altında ezilip gidiyorlar.yazık...gruplaşma tabi ki olacaktır ama batıdaki ameriken gençlik filmleri misali bir gruplaşma olacaksa grubun başındaki de on dokuz,yirmi yaşlarında işşsiz güçsüz hiçbir baltaya sap olamamış bir eleman olacaktır.eskiden tumblr yoktu,blogspot vardı.blogspot da herkes kendi yağında kavrulurdu.popüler kültür mezelerini nasıl tükettiklerini anlatmayacağım veya altı adımda nasıl entel bir tumblr kızı olmayı da saymayacağım.hayatı onaon cafe olanların yanında fark göremiyorum.
adler in de dediği gibi,aile,cinsellik ve kariyer.
aramızda testosteron var adlı şarkı ithaf edilir.
che guevara'nın ardından bu furyaya snoop dogg ve cemaatin sırtı terli yeni transferi shagrath katılmıştır.
evlendiğinde mutfağında sarı bezi olmayacak kızdır.
tespitkar bir yazara benziyor,hoşgelmiş.
her gün bir yenisi çıkan karl marx kitapları gibi nereye baksam kendisiyle ilgili bir içerik gördüğüm şarkıcı.
kaş yaparken göz çıkartacak erkektir.her ne kadar ilişkisini sağlam temellere oturtmak istese de,yersiz evhamlıklarıyla ilişkisini kısa sürede bitirecektir.
saçını koklamak.
askerde parasını saklayan asker efsanesini yıkan eylemdir.
vicdanını rahatlatmaya çalışan sevgilidir.
duygular,karşısında elim kolum bağlı belki de elimden gelenin en iyisini yapmış gözlerinin içine bakarken ''sen o değilsin'' diyen bakışları içimi kemirmeye başlamıştı.statü,mesuliyet,hayattan beklentiler,toplum,ahlak ve aile gerekliliklerinin bir kısmını tamamlamış,borç hanemden adımın üstüne siyah bir çizgi çekmiştim.
erkeğin kemale ermesi uzun sürüyor,aşkın metafiziğini düşünürsek.körü körüne birine bağlanmak istememiştim.başlarda entelektüel arkadaşlığımız eşler arasındaki duygusal çekime dönüşmüştü.modern saçmalıkları bir kenara bırakıp,dünya görüşümüzle resmileştirmek için karşılıklı onay meselesini bile atlatmışık.
duyguların açıkça ifade edilmesinin aşkı öldüreceğini düşünürdüm.tezata düşerek,karşıtını yaptım.tam iki yıl boyunca bukleli saçlarını taradım,dizime yatırıp huzuru kaçan,karanlıktan korkan çocuklar misali uzak diyarların tasvirini yaptım.kaf dağının eteklerinde,ayrık vadide,don bölgesinde arşınları fersahladık.
bilmiyordum.sevgi ebedi değildi.yüzüme veya dolaylı yoldan söylemesi,ona verdiğim değerin ve saf aşkın kaybolmasını etkilemedi.haklı olmayan sebeplerle sıyrılmaya çalıştı,flört ettiği kişiler onu mest ederken iki yıldan beri burnunun ucundaki adamı görememişti.kokusunu hatırlıyorum.teninin kokusunu.her zaman oturup felsefi-edebiyat münakaşalarımızın kamçılayıcısı çaylarımızı yudumlarken,boynundan gelen tatlı kokuyu içime çekip ciğerlerimi bayram ettirmek.
yıkılmıştım.üzerimde bir yük vardı,uzay boşluğunda terk edilen sondalar gibiydim.zaman geçiyordu ama ben yönlenmemeye devam ediyordum.tat alamamaya başladım.goethe nin genç werther in acılarını okuduğumda,içimden küçükte olsa böyle bir şeyin olacağını tahmin etmiştim ama gerçek olacağını zannetmiyordum.
arzularımla,tutkularımla beslediğim kişi aslında bana gülerken altında acı acı ağlıyordu,istemiyordu.
ne zaman onu görsem veya arkadaş ortamında sohbete katılsa dişlerimi sıkıp ağlamamak için kendimi tutarım.ama artık tutamıyorum.klişeleşmiş intiharlık vakaya geldiğim için kendimi suçluyorum.düşünmekten vazgeçerim.bedensel fonksiyonlarım durduğu zaman.
''bu dünyada senle bile olmasam,diğer dünyada da olmayacağım.çünkü benim ruh eşim beni bekliyor.'' demişti.hani maziyi hatırlatan veya bir olay yaşandığında hikayesi olan mekanlar,şarkılar vardır.köşe başında ona yalvardım.belki bir umut,devam ederiz diye.benle hala birlikte olması,bana acıdığı içindi.o gün vicdanını hafifletmek için gelmişti,benim için değil.
mutlu değilim,zevk alamıyorum.
elveda...
werthert desteyi ayırırken boş sandalyeyi kendime ayırmalıyım.
erkeğin kemale ermesi uzun sürüyor,aşkın metafiziğini düşünürsek.körü körüne birine bağlanmak istememiştim.başlarda entelektüel arkadaşlığımız eşler arasındaki duygusal çekime dönüşmüştü.modern saçmalıkları bir kenara bırakıp,dünya görüşümüzle resmileştirmek için karşılıklı onay meselesini bile atlatmışık.
duyguların açıkça ifade edilmesinin aşkı öldüreceğini düşünürdüm.tezata düşerek,karşıtını yaptım.tam iki yıl boyunca bukleli saçlarını taradım,dizime yatırıp huzuru kaçan,karanlıktan korkan çocuklar misali uzak diyarların tasvirini yaptım.kaf dağının eteklerinde,ayrık vadide,don bölgesinde arşınları fersahladık.
bilmiyordum.sevgi ebedi değildi.yüzüme veya dolaylı yoldan söylemesi,ona verdiğim değerin ve saf aşkın kaybolmasını etkilemedi.haklı olmayan sebeplerle sıyrılmaya çalıştı,flört ettiği kişiler onu mest ederken iki yıldan beri burnunun ucundaki adamı görememişti.kokusunu hatırlıyorum.teninin kokusunu.her zaman oturup felsefi-edebiyat münakaşalarımızın kamçılayıcısı çaylarımızı yudumlarken,boynundan gelen tatlı kokuyu içime çekip ciğerlerimi bayram ettirmek.
yıkılmıştım.üzerimde bir yük vardı,uzay boşluğunda terk edilen sondalar gibiydim.zaman geçiyordu ama ben yönlenmemeye devam ediyordum.tat alamamaya başladım.goethe nin genç werther in acılarını okuduğumda,içimden küçükte olsa böyle bir şeyin olacağını tahmin etmiştim ama gerçek olacağını zannetmiyordum.
arzularımla,tutkularımla beslediğim kişi aslında bana gülerken altında acı acı ağlıyordu,istemiyordu.
ne zaman onu görsem veya arkadaş ortamında sohbete katılsa dişlerimi sıkıp ağlamamak için kendimi tutarım.ama artık tutamıyorum.klişeleşmiş intiharlık vakaya geldiğim için kendimi suçluyorum.düşünmekten vazgeçerim.bedensel fonksiyonlarım durduğu zaman.
''bu dünyada senle bile olmasam,diğer dünyada da olmayacağım.çünkü benim ruh eşim beni bekliyor.'' demişti.hani maziyi hatırlatan veya bir olay yaşandığında hikayesi olan mekanlar,şarkılar vardır.köşe başında ona yalvardım.belki bir umut,devam ederiz diye.benle hala birlikte olması,bana acıdığı içindi.o gün vicdanını hafifletmek için gelmişti,benim için değil.
mutlu değilim,zevk alamıyorum.
elveda...
werthert desteyi ayırırken boş sandalyeyi kendime ayırmalıyım.