bugün
- sokakta gocu ile karşılaşmak5
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- sözlük kavgalarındaki avamlık4
- en son alınan hediye4
- çırçıplak yatmak9
- deri ceketli serseri5
- türklerin ileri olduğu konular20
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı5
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel5
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- eski seni özlüyor musun6
- kişinin tipine yakıştırdığı meslek3
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- kültürün bireyi boğması4
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler3
- 1018 karma olmuş evvvet3
- bir kadının en güzel bölgesi8
- gocu pandela barışı4
- ak saçlı klavye delikanlısı3
- caner taslaman7
- dünyanın en güzel tatlısı8
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı5
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- sözlüğün kalitesindeki artış4
- seninle şurada olabilirdik5
- bir kadının kalitesiz oldugunu gösteren detaylar3
- vantilatörü kendine çevirmek6
- bir insanda en sevilen özellik3
- özlenen hissiyatlar6
- ruh hastası olan yazarlar6
- ioçke'nin elleri4
- strange academy2
- abd vizesi4
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- fransa ingilte üçüncülük maçı3
- evdeki alkolün bittiği anda yapılacaklar5
- antipanik'in hedef gösterdiği yazar kim3
- yazarların sevgilerini gösterme şekli2
- kasiyer kızdan hoşlanmak4
- dinsize inanır mısın17
- kültür seviyesi yüksek esprilerin havada kalması4
- geceye bir şiir bırak2
- basit bir olayı çok uzun anlatan insanlar3
- kim artıladı lan beni2
- ayak istiyorum ayak bulun bana ayak3
- kız yazarların daha çok artı oylanması3
- bülent ersoyun lolita estetiği4
- salak yazarlar7
- kadının en güzel yerinin ayak ve bacak olması4
- gocu meme ucu5
entry'ler (636)
Ölüm haberini aldım Su. Aslına bakarsan, hayatımın kalanında seninle bir daha karşılaşmayı ummuyordum, bunun üzerine düşünmüyordum bile. Ancak bir haberini almak gibi bir beklentim de yoktu zannederim. Gel gör ki, ardında dev bir krater bırakacak haberin düştü zihnimde haberleri biriktiren yere.
Bu haberle birlikte tetiklenen bir zaman yolculuğunda buldum kendimi öte yandan. Kendimi aldım, 2010’lara götürdüm. Öyle ensemden tutup öteye doğru sallayıp atmadım ama; peyder pey ilerledim. Yürüdüğüm yerleri bilerek ilerledim, şu an bulunduğum yerlere gelen adımlarımı takip ettim. Bildiğim insanları, tanıdıklarımı, bildiklerimi, gördüğüm yerleri… Vesilenle ilk şehirlerarası otobüs yolcuğuluğumu yapmıştım. Bir şişe votka içmiştim otobüste inanılmaz. Yanıma bir herif oturmuştu, koskoca otobüste insanların “konuşmayın beyefendi bır bır gece yarısı, uyuyamıyoruz” diye uyardıkları kişi, elbette benim yanımda oturuyordu. Adam bana hitap ederek konuştukça ben başımı ondan öte yöne, pencereye doğru çeviriyordum; çok iyi anımsıyorum. Ancak kendisinin enseyle sohbet etmek hususunda bir çekincesi yoktu.
Otobüs terminali sonrasına dair çok hatıram yok, lakin güvercinlerin fikfikleştiği ve sayıca mikroplarla rahatlıkla yarışacakları bir balkonlu yerde uyumak durumunda olduğum bir misafirliğim olmuştu onu hatırlıyorum. Engin’in stüdyosunda bateri çalmaya çalıştığım vakitler…
Nice hatıralar. Barlar sokağında gece yarısına değin oturduğumuz geldi aklıma. Limonlu birayı içtim ilk, senden gördüm. Sürekli patlamış mısır ikram eden o yer.
Sayısız hatıra işte… tek tek hatırladığım güzel izlerden bahsedecek gibi görünüyorum biliyorum, ancak niyetim bu değil. Şu an olduğum kişiye doğru biçimlenen halimde en eski hamleleri yapan çömlekçilerden birisin. Bir anda üşüme geldi üzerime. Neden bilmiyorum, hayatımda ilk kez birinin ardından duyabileceği şekilde veda etmek istedim. Çok üzülmekle ilgili değil, eksik kalmışlıkla ilgili de değil. Sanırım bana etkisi dokunmuş birini kaybetmek de değil. Farkındalık… Benden yana gelişen bir duyu hassasiyeti. Sanırım yazdıkça farkediyorum, yeryüzünde konuşabildiğim birkaç insandan bir tanesi olman da büyük bir etkiye sahip şu anki üzüntümde. Keşke boşluğa yazmak yerine halini, hatırını sorabilseydim.
Ansızın bir boşluk oldu zihnimde, geçmişin arşivlendiği bölgede. “bir zaman gelir de başıma birşey gelirse, arkamdan iki üç gözyaşı dök, beni hatırla “ demiştin, döktüm ve hatırlıyorum. Gittiğin yer sana huzur versin aşık olduğum ilk kadın.
Bu haberle birlikte tetiklenen bir zaman yolculuğunda buldum kendimi öte yandan. Kendimi aldım, 2010’lara götürdüm. Öyle ensemden tutup öteye doğru sallayıp atmadım ama; peyder pey ilerledim. Yürüdüğüm yerleri bilerek ilerledim, şu an bulunduğum yerlere gelen adımlarımı takip ettim. Bildiğim insanları, tanıdıklarımı, bildiklerimi, gördüğüm yerleri… Vesilenle ilk şehirlerarası otobüs yolcuğuluğumu yapmıştım. Bir şişe votka içmiştim otobüste inanılmaz. Yanıma bir herif oturmuştu, koskoca otobüste insanların “konuşmayın beyefendi bır bır gece yarısı, uyuyamıyoruz” diye uyardıkları kişi, elbette benim yanımda oturuyordu. Adam bana hitap ederek konuştukça ben başımı ondan öte yöne, pencereye doğru çeviriyordum; çok iyi anımsıyorum. Ancak kendisinin enseyle sohbet etmek hususunda bir çekincesi yoktu.
Otobüs terminali sonrasına dair çok hatıram yok, lakin güvercinlerin fikfikleştiği ve sayıca mikroplarla rahatlıkla yarışacakları bir balkonlu yerde uyumak durumunda olduğum bir misafirliğim olmuştu onu hatırlıyorum. Engin’in stüdyosunda bateri çalmaya çalıştığım vakitler…
Nice hatıralar. Barlar sokağında gece yarısına değin oturduğumuz geldi aklıma. Limonlu birayı içtim ilk, senden gördüm. Sürekli patlamış mısır ikram eden o yer.
Sayısız hatıra işte… tek tek hatırladığım güzel izlerden bahsedecek gibi görünüyorum biliyorum, ancak niyetim bu değil. Şu an olduğum kişiye doğru biçimlenen halimde en eski hamleleri yapan çömlekçilerden birisin. Bir anda üşüme geldi üzerime. Neden bilmiyorum, hayatımda ilk kez birinin ardından duyabileceği şekilde veda etmek istedim. Çok üzülmekle ilgili değil, eksik kalmışlıkla ilgili de değil. Sanırım bana etkisi dokunmuş birini kaybetmek de değil. Farkındalık… Benden yana gelişen bir duyu hassasiyeti. Sanırım yazdıkça farkediyorum, yeryüzünde konuşabildiğim birkaç insandan bir tanesi olman da büyük bir etkiye sahip şu anki üzüntümde. Keşke boşluğa yazmak yerine halini, hatırını sorabilseydim.
Ansızın bir boşluk oldu zihnimde, geçmişin arşivlendiği bölgede. “bir zaman gelir de başıma birşey gelirse, arkamdan iki üç gözyaşı dök, beni hatırla “ demiştin, döktüm ve hatırlıyorum. Gittiğin yer sana huzur versin aşık olduğum ilk kadın.
sahip olduğu vizyon ve yıllara adını kalıcı olarak kazıyan icraatları ile gönüllerde taht kurmuş, sektörlere hayat vermiş bir dahiden beklenmeyecek bir tercih.
partner, coğrafi konum, saat ve mevsim değişkenlerine bağlı olarak birbirinden farklı birçok etki gücüne sahip eylemdir.
örneğin spor salonundan çıkmayı müteakip o sıcak altında bir 50cc yudumlayınca bende müthiş bir ferahlama vuk'u bulacak; günün iş yorgunluğu, trafik stresi gibi unsurlar 800.000 keyif puanıyla silinip yok olacak.
örneğin spor salonundan çıkmayı müteakip o sıcak altında bir 50cc yudumlayınca bende müthiş bir ferahlama vuk'u bulacak; günün iş yorgunluğu, trafik stresi gibi unsurlar 800.000 keyif puanıyla silinip yok olacak.
"biz kaybettik, içimiz kan ağlıyor" gibi ülkece sanki dünyaya mahcup olunmuş edasına bürünüp, ibb başkanlık seçiminde tercih ettikleri adayın daha kalabalık bir seçmen tarafından tercih görmemesini kişiselleştiren zatların, ucuz saplantılarını ve hırslarını göz pınarları vasıtasıyla dışa vurmasıdır.
her ülkede bir ara gündem olan cahil sorusudur. genelde başarısız olan bireylerin matah bir şey yapmış doygunluğunu yaşamak adına tarihten bir takım bilgilerle, bizzat kan bağı olan kişilerin hamlelerini ve sonuçlarını kendilerine bağlamaları sonucu ortaya çıkan muhakeme noksanlığıdır.
coğrafi etkiler altında kalarak yöreye ve zaman bağlı olarak değişen din trendlerinden etkilenmeme olarak açıklanacak durumdur.
Henüz mitolojiye dönüşmemiş din mensubunun aklına gelebilecek muhtemel sorudur. çok dikkate almamak gerekir, herkese göre kendi itimat ettiği dinin tek gerçek din olmasına binaen tek tek Ra, zeus, ganeşa, allah...vb inanışçılarına ayrı ayrı anlatmak gerekecek ve beyhude bir çaba olacaktır.
toplamda 4700 kadar tanrı olduğu dikkate alınacak olursa ateist bir zat 4700 tl tane tanrıya inanmamaktadır. ancak bu soruyu ateiste yönelten şahıs 4699 adet tanrıya inanmıyor. yani çok da ahkam kesmemek gerek, neredeyse bir ateist kadar inançsız oluyor ortalama bir mümin.
Henüz mitolojiye dönüşmemiş din mensubunun aklına gelebilecek muhtemel sorudur. çok dikkate almamak gerekir, herkese göre kendi itimat ettiği dinin tek gerçek din olmasına binaen tek tek Ra, zeus, ganeşa, allah...vb inanışçılarına ayrı ayrı anlatmak gerekecek ve beyhude bir çaba olacaktır.
toplamda 4700 kadar tanrı olduğu dikkate alınacak olursa ateist bir zat 4700 tl tane tanrıya inanmamaktadır. ancak bu soruyu ateiste yönelten şahıs 4699 adet tanrıya inanmıyor. yani çok da ahkam kesmemek gerek, neredeyse bir ateist kadar inançsız oluyor ortalama bir mümin.
Hithlain elf ipi önerisi ile sonuçlanabilir merak konusudur.
insanın, zevkle ve istediğiyle yapamadığı her şey kötü yahut ayıptır. farklı inanışlarda farklı isimleri de oluyor, ancak gündelik çerçevede izahatı bireysel yetersizlik ve tatminsizliktir.
bir başka keyifli, kendine özgün mutluluk veren bir sürüştür. gerekli ekipman ve lastik desteği ile insanı yağmur kovalatan cinsten bir lezzete sahiptir.
ayşe, harun ve önal kardeşlerin serüvenlerini anlatan çocuk hikayesi serisi. hikayenin sonunda ayşe, kalbini kalbini kalbini kalbini ve kalbiniyor.
kazaya mahal vermemek adına, emniyet kemerlerini kontrol etmenin büyük bir fayda sağlayacağına dair bir hükme itibar sağlayacak önermedir.
farazi göğüsleri bir an olsun tasavvur etmeye insanı meylettiren önerme.
38 yıllık bir yazarı anımsatan pozun ürünüdür. Nedir bu özgüvenin kaynağı, merak konusudur.
kaşıyan kişinin stilinden hoşlanılmadığında zikredilen, emir kipiyle süslenmiş, ingilizce harflerle allanıp budaklanmış fiil.
ölüyü mezarından kaldıracak bir müzik grubu. şahane.
ayhan yener'in de mahir oktay'ın da ağızlarından bir başka ses veren, şahane, ürpertici bir şarkı. dinlemeden ölünmemesi gerek.
sesli harften aciz fakat notalardan nasibini almış, şahane müzik grubu.
(bkz: son 3)
müthiş bir rantın kanıtı. fedakarlıkları da olsa.