bugün
- rica etsem beni linçler misiniz14
- silver ile evlenecek erkek41
- ellerim bos gonlum hos29
- ruhun bir bedenden diğerine geçmesi5
- ne mutlu türküm diyene3
- ohooo biri gider biri gelir sayıları o kadar çokki12
- enayimiknatisi ile kavga etmek10
- sürü zekası7
- bik bik nedir niye bu kadar sevilesidir9
- sokakta dayak atılan kadın görsen karışır mısın6
- mesajla verilmiş en büyük ayarlar7
- avukat sevgili8
- imparatorice olmak ister miydiniz7
- sözlükte yapılacak en büyük hata4
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın3
- true giderse sözlükte yürüyen cinsellik kim olacak9
- bir kızdan kibarca nasıl domalmş fotoğrafı istenir9
- yazarların şu an dinlediği şarkılar5
- teomancalmasur5
- sözlüğün toplam zekası6
- ktç'nin iki ay çalyak yemesi olayı9
- sözlükteki en kaliteli nesil10
- can yok olmaz sadece biçim değiştirir2
- sözlükte tartışma kaybetmeme taktikleri5
- morkstar6
- silik yemek5
- tarihin üç kırılma noktası2
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası21
- katatespizartmasi16
- fenerbahçe nin transferi kapaması18
- arkadaşlar gammaz çetesi kuruyorum9
- bilim ve din üzerine düşünceler3
- psikopatlar neden klasik müzik sever7
- tuzlu kahve dizisi7
- üzdüğüm herkesten özür dilerim3
- technical debt3
- korkunçlu cinli roman yazmak5
- ortama girince herkesin susması11
- sarhoş olmak3
- parayla saadet olması18
- motordan düşmek6
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı30
- evli adamın sözlükte ne işi var8
- sözlük yazarlarının kombinleri12
- sözlük yazarlarının bıyıkları3
- özel mesaj ifşası5
- düşmüş melekler aynı anda tüm dünyayı işitebiliyor7
- sırplarda dusan isminin yaygın olması3
- sarapci koala61
- amedspor19
entry'ler (636)
Ölüm haberini aldım Su. Aslına bakarsan, hayatımın kalanında seninle bir daha karşılaşmayı ummuyordum, bunun üzerine düşünmüyordum bile. Ancak bir haberini almak gibi bir beklentim de yoktu zannederim. Gel gör ki, ardında dev bir krater bırakacak haberin düştü zihnimde haberleri biriktiren yere.
Bu haberle birlikte tetiklenen bir zaman yolculuğunda buldum kendimi öte yandan. Kendimi aldım, 2010’lara götürdüm. Öyle ensemden tutup öteye doğru sallayıp atmadım ama; peyder pey ilerledim. Yürüdüğüm yerleri bilerek ilerledim, şu an bulunduğum yerlere gelen adımlarımı takip ettim. Bildiğim insanları, tanıdıklarımı, bildiklerimi, gördüğüm yerleri… Vesilenle ilk şehirlerarası otobüs yolcuğuluğumu yapmıştım. Bir şişe votka içmiştim otobüste inanılmaz. Yanıma bir herif oturmuştu, koskoca otobüste insanların “konuşmayın beyefendi bır bır gece yarısı, uyuyamıyoruz” diye uyardıkları kişi, elbette benim yanımda oturuyordu. Adam bana hitap ederek konuştukça ben başımı ondan öte yöne, pencereye doğru çeviriyordum; çok iyi anımsıyorum. Ancak kendisinin enseyle sohbet etmek hususunda bir çekincesi yoktu.
Otobüs terminali sonrasına dair çok hatıram yok, lakin güvercinlerin fikfikleştiği ve sayıca mikroplarla rahatlıkla yarışacakları bir balkonlu yerde uyumak durumunda olduğum bir misafirliğim olmuştu onu hatırlıyorum. Engin’in stüdyosunda bateri çalmaya çalıştığım vakitler…
Nice hatıralar. Barlar sokağında gece yarısına değin oturduğumuz geldi aklıma. Limonlu birayı içtim ilk, senden gördüm. Sürekli patlamış mısır ikram eden o yer.
Sayısız hatıra işte… tek tek hatırladığım güzel izlerden bahsedecek gibi görünüyorum biliyorum, ancak niyetim bu değil. Şu an olduğum kişiye doğru biçimlenen halimde en eski hamleleri yapan çömlekçilerden birisin. Bir anda üşüme geldi üzerime. Neden bilmiyorum, hayatımda ilk kez birinin ardından duyabileceği şekilde veda etmek istedim. Çok üzülmekle ilgili değil, eksik kalmışlıkla ilgili de değil. Sanırım bana etkisi dokunmuş birini kaybetmek de değil. Farkındalık… Benden yana gelişen bir duyu hassasiyeti. Sanırım yazdıkça farkediyorum, yeryüzünde konuşabildiğim birkaç insandan bir tanesi olman da büyük bir etkiye sahip şu anki üzüntümde. Keşke boşluğa yazmak yerine halini, hatırını sorabilseydim.
Ansızın bir boşluk oldu zihnimde, geçmişin arşivlendiği bölgede. “bir zaman gelir de başıma birşey gelirse, arkamdan iki üç gözyaşı dök, beni hatırla “ demiştin, döktüm ve hatırlıyorum. Gittiğin yer sana huzur versin aşık olduğum ilk kadın.
Bu haberle birlikte tetiklenen bir zaman yolculuğunda buldum kendimi öte yandan. Kendimi aldım, 2010’lara götürdüm. Öyle ensemden tutup öteye doğru sallayıp atmadım ama; peyder pey ilerledim. Yürüdüğüm yerleri bilerek ilerledim, şu an bulunduğum yerlere gelen adımlarımı takip ettim. Bildiğim insanları, tanıdıklarımı, bildiklerimi, gördüğüm yerleri… Vesilenle ilk şehirlerarası otobüs yolcuğuluğumu yapmıştım. Bir şişe votka içmiştim otobüste inanılmaz. Yanıma bir herif oturmuştu, koskoca otobüste insanların “konuşmayın beyefendi bır bır gece yarısı, uyuyamıyoruz” diye uyardıkları kişi, elbette benim yanımda oturuyordu. Adam bana hitap ederek konuştukça ben başımı ondan öte yöne, pencereye doğru çeviriyordum; çok iyi anımsıyorum. Ancak kendisinin enseyle sohbet etmek hususunda bir çekincesi yoktu.
Otobüs terminali sonrasına dair çok hatıram yok, lakin güvercinlerin fikfikleştiği ve sayıca mikroplarla rahatlıkla yarışacakları bir balkonlu yerde uyumak durumunda olduğum bir misafirliğim olmuştu onu hatırlıyorum. Engin’in stüdyosunda bateri çalmaya çalıştığım vakitler…
Nice hatıralar. Barlar sokağında gece yarısına değin oturduğumuz geldi aklıma. Limonlu birayı içtim ilk, senden gördüm. Sürekli patlamış mısır ikram eden o yer.
Sayısız hatıra işte… tek tek hatırladığım güzel izlerden bahsedecek gibi görünüyorum biliyorum, ancak niyetim bu değil. Şu an olduğum kişiye doğru biçimlenen halimde en eski hamleleri yapan çömlekçilerden birisin. Bir anda üşüme geldi üzerime. Neden bilmiyorum, hayatımda ilk kez birinin ardından duyabileceği şekilde veda etmek istedim. Çok üzülmekle ilgili değil, eksik kalmışlıkla ilgili de değil. Sanırım bana etkisi dokunmuş birini kaybetmek de değil. Farkındalık… Benden yana gelişen bir duyu hassasiyeti. Sanırım yazdıkça farkediyorum, yeryüzünde konuşabildiğim birkaç insandan bir tanesi olman da büyük bir etkiye sahip şu anki üzüntümde. Keşke boşluğa yazmak yerine halini, hatırını sorabilseydim.
Ansızın bir boşluk oldu zihnimde, geçmişin arşivlendiği bölgede. “bir zaman gelir de başıma birşey gelirse, arkamdan iki üç gözyaşı dök, beni hatırla “ demiştin, döktüm ve hatırlıyorum. Gittiğin yer sana huzur versin aşık olduğum ilk kadın.
sahip olduğu vizyon ve yıllara adını kalıcı olarak kazıyan icraatları ile gönüllerde taht kurmuş, sektörlere hayat vermiş bir dahiden beklenmeyecek bir tercih.
partner, coğrafi konum, saat ve mevsim değişkenlerine bağlı olarak birbirinden farklı birçok etki gücüne sahip eylemdir.
örneğin spor salonundan çıkmayı müteakip o sıcak altında bir 50cc yudumlayınca bende müthiş bir ferahlama vuk'u bulacak; günün iş yorgunluğu, trafik stresi gibi unsurlar 800.000 keyif puanıyla silinip yok olacak.
örneğin spor salonundan çıkmayı müteakip o sıcak altında bir 50cc yudumlayınca bende müthiş bir ferahlama vuk'u bulacak; günün iş yorgunluğu, trafik stresi gibi unsurlar 800.000 keyif puanıyla silinip yok olacak.
"biz kaybettik, içimiz kan ağlıyor" gibi ülkece sanki dünyaya mahcup olunmuş edasına bürünüp, ibb başkanlık seçiminde tercih ettikleri adayın daha kalabalık bir seçmen tarafından tercih görmemesini kişiselleştiren zatların, ucuz saplantılarını ve hırslarını göz pınarları vasıtasıyla dışa vurmasıdır.
her ülkede bir ara gündem olan cahil sorusudur. genelde başarısız olan bireylerin matah bir şey yapmış doygunluğunu yaşamak adına tarihten bir takım bilgilerle, bizzat kan bağı olan kişilerin hamlelerini ve sonuçlarını kendilerine bağlamaları sonucu ortaya çıkan muhakeme noksanlığıdır.
coğrafi etkiler altında kalarak yöreye ve zaman bağlı olarak değişen din trendlerinden etkilenmeme olarak açıklanacak durumdur.
Henüz mitolojiye dönüşmemiş din mensubunun aklına gelebilecek muhtemel sorudur. çok dikkate almamak gerekir, herkese göre kendi itimat ettiği dinin tek gerçek din olmasına binaen tek tek Ra, zeus, ganeşa, allah...vb inanışçılarına ayrı ayrı anlatmak gerekecek ve beyhude bir çaba olacaktır.
toplamda 4700 kadar tanrı olduğu dikkate alınacak olursa ateist bir zat 4700 tl tane tanrıya inanmamaktadır. ancak bu soruyu ateiste yönelten şahıs 4699 adet tanrıya inanmıyor. yani çok da ahkam kesmemek gerek, neredeyse bir ateist kadar inançsız oluyor ortalama bir mümin.
Henüz mitolojiye dönüşmemiş din mensubunun aklına gelebilecek muhtemel sorudur. çok dikkate almamak gerekir, herkese göre kendi itimat ettiği dinin tek gerçek din olmasına binaen tek tek Ra, zeus, ganeşa, allah...vb inanışçılarına ayrı ayrı anlatmak gerekecek ve beyhude bir çaba olacaktır.
toplamda 4700 kadar tanrı olduğu dikkate alınacak olursa ateist bir zat 4700 tl tane tanrıya inanmamaktadır. ancak bu soruyu ateiste yönelten şahıs 4699 adet tanrıya inanmıyor. yani çok da ahkam kesmemek gerek, neredeyse bir ateist kadar inançsız oluyor ortalama bir mümin.
Hithlain elf ipi önerisi ile sonuçlanabilir merak konusudur.
insanın, zevkle ve istediğiyle yapamadığı her şey kötü yahut ayıptır. farklı inanışlarda farklı isimleri de oluyor, ancak gündelik çerçevede izahatı bireysel yetersizlik ve tatminsizliktir.
bir başka keyifli, kendine özgün mutluluk veren bir sürüştür. gerekli ekipman ve lastik desteği ile insanı yağmur kovalatan cinsten bir lezzete sahiptir.
ayşe, harun ve önal kardeşlerin serüvenlerini anlatan çocuk hikayesi serisi. hikayenin sonunda ayşe, kalbini kalbini kalbini kalbini ve kalbiniyor.
kazaya mahal vermemek adına, emniyet kemerlerini kontrol etmenin büyük bir fayda sağlayacağına dair bir hükme itibar sağlayacak önermedir.
farazi göğüsleri bir an olsun tasavvur etmeye insanı meylettiren önerme.
38 yıllık bir yazarı anımsatan pozun ürünüdür. Nedir bu özgüvenin kaynağı, merak konusudur.
kaşıyan kişinin stilinden hoşlanılmadığında zikredilen, emir kipiyle süslenmiş, ingilizce harflerle allanıp budaklanmış fiil.
ölüyü mezarından kaldıracak bir müzik grubu. şahane.
ayhan yener'in de mahir oktay'ın da ağızlarından bir başka ses veren, şahane, ürpertici bir şarkı. dinlemeden ölünmemesi gerek.
sesli harften aciz fakat notalardan nasibini almış, şahane müzik grubu.
(bkz: son 3)
müthiş bir rantın kanıtı. fedakarlıkları da olsa.