bugün
- babaların sorduğu ilginç sorular7
- true neden sevilmiyor sorunsalı29
- hava soğudu ulan11
- ay takvimine göre konserve yapmak5
- ailem güvende10
- evlenmek istememenin garip karşılanması9
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri20
- mazotun 100 lira olacağı tarih14
- sözlük yazarlarının kekleri7
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz29
- çalışmak istememek4
- sosyalleşmenin zorlaşması12
- sözlük yazarlarının normal kombinleri8
- restoran görünce çocuğunun gözlerini kapatan insan5
- viski kola12
- insan olmaya ceyrek kala7
- latince sözler3
- soğuk su içme mevsiminin sonuna gelmek7
- ak partililerin apoya villa yaptırması30
- geceye bir alıntı bırak2
- güneşlenmek3
- bir bela geliyor19
- sözlükte 15488 gammaz olması10
- cincinnati cini5
- fusya semsiyeli yabanci2
- ayıküyün mü3
- enayimiknatisii8
- türbanlıyla bakışmak4
- kot pantolon ve çıplak ayak2
- saadettin ustaosmanoğlu2
- video hazırlamak5
- çin üretimi elektrikli arabalar2
- naruto dayi7
- hamas19
- patronunuzun whatsapp profil fotoğrafı5
- kurtlar vadisi senaristlerinin ifadeye çağrılması3
- kürtaj dede6
- tanrı olsaydi dünyadaki kötülüklere ayar verirdi8
- hasta çocukları için el açtırılan babalar4
- nahl suresi 90 ayet2
- her akşam kocasına kuruyemiş hazırlayan kadın6
- g i l d e d l i l y12
- dün gece sözlükte yaşanan akıl almaz olay16
- izmir in kurtuluşunu yok sayan dinci2
- ılık su içen erkek8
- mal gelecek dükkanın önüne park etme9
- chp bu ülkenin geçmişi ve geleceğidir3
- mazotun litresi 96 lira13
- pipet kullanan erkek8
- gokyuzunun silinen rengi16
entry'ler (68)
kendinizi karbonhidrat, şeker ve yağ bombardımanına tutarsanız istediğiniz kadar kilo alırsınız. olayın özü vücudun ihtiyacından fazla kalori almak.
doğum günü 24 ekim olan yalnız yazardır yani bu yazar aynı zaman da benimdir. o değil de iyi ki doğmuş olan yazarlardır. (bkz: kendi kendinin doğum gününü kutlayan yazar) kısacası durum bu kadar vahim, yalnızım dostlarım yalnızım yalnız...
benimki bugün olan hayata başladığımız gün. tam tamına 24 olduğum gün. "24" benim hayatımın dönüm noktalarında her zaman karşıma çıkan bir rakamdır. bu yüzden 24 yaşında hep hayatımın değişeceğini düşünmüşümdür, bakalım gerçekten de değişecek mi? bekleyip göreceğiz.
yaşlandığını görmemek için evinde ayna bulundurmayacak kadar ölüm korkusunu yaşayan ve ölüm korkusunu en iyi anlatan şairimizdir. "yaş 35 yolun yarısı" dedikten 8 sene sonra 46 yaşında hayata veda etmiştir.
ve kordon'daki falcı teyzeden geliyor : "a be italyan güzeli bakayım bi falına, maşşallah güzelliğe" (bkz: mavi ekran)
"yalnızlıktan ölünür müymüş pehey" diye düşünürken son günlerde "evet lan, resmen ölüyorum." diye düşünmeye başladım. boş duvarların üstüne üstüne gelmesi, telefonunun gün içinde bir kere bile çalmaması, vakit geçsin diye tüm gün izlenen bilmem kaç tane film.. kedim bile terk edecek beni yakında.
muhteşem bir şeydir, ölmeden önce yapılması gerekenlerin başında gelmesi gerekir. ne zaman girsem sanki petrolün içinde yüzüyormuşum gibi gelir, sonra gökyüzüne bakarsın, milyonlarca yıldız. öylece yıldızları izlersin...
dünyada en çekilmeyecek olan erkek tiplerinden biridir. her şeyden şikayet ederler, devamlı mutsuzlardır. havanın çok sıcak olması bile onlar için en büyük sorun, mutsuzluk kaynağıdır. hele sevgilinizse hiç çekilmez, ayrılık sebebi olabilir.
insanların ne kadar vahşi bir yaratık olduğunun bir kanıtıdır. iki kuruş daha fazla para kazanmak için canları ölüm havuzuna kapatan insanoğlu, yunusların ölmelerini kendi çocuklarının gözleri önünde izlemek için üzerine para da verir. üstelik engelli çocukların yunuslarla birlikte yüzdürülmeleri zihinsel gelişimlerine de katkı sağlamaz. lütfen bu konuda duyarlı olalım. en azından (bkz: the cove) belgeselini izleyin, insanoğlu yunuslara ne gibi işkencelere maruz bırakıyor, görün.
kulak arkasına üç tane 8'lik nota.
her erkeğin hayatında en az 1 kere bu sancıyı çekmesini ve o malum günlerde erkeklerin bize karşı daha anlayışlı olmaları gerektiğini anlamalarını dilerdim. majezikmiş, apranaxmış hiç biri fayda etmez. her ay doğurmadığımız çocuklarımız için çektiğimiz çile bile kadınların tapılası bir varlık olduğunun göstergesi. not: bu bir feminist entrydir.
gözlerinin önünde annesinin ve babasının kavgasını izlemesi ve özellikle aile içi şiddete maruz kalmasıdır. o çocuk ömrü boyunca o günü unutmayacak ve ilerde kendi ilişkilerine de bunu ister istemez yansıtacaktır.
efendim, bir gün arkadaşın evinde misafirim. arkadaşımın babannesi yaklaşık olarak 100 yaşına gelmiş, yaşlılıktan gözlerine perde inmiş, 2-3 tel saçı olan kendi halinde bir teyzemiz. bir akşam salonda otururken babannemiz arka tarafta koltukta uyuyormuş. sonra sesimizden olacak uyandı. gözleri de görmediği için bana doğru yürümeye başladı. ben de yardım maksatlı kolundan tutarken teyze birden üzerime düştü! aman allahım, sanki üzerimde bir ceset varmış gibi hissettim! sonra böyle hissettiğim için utandım ama üzerimdeyken perdeli, mavi gözleriyle bana bakarken, ağzındaki tek dişi ve başındaki 2-3 tel saçıyla gerçekten zombiyle yanyanaymışım gibi hissettim. yaşlanınca hepimiz öyle olacağız tabi ki, ama gene de insan çok korkuyormuş, ben bunu gördüm.
izmir Sanat Çoksesli Korosu olarak çok sesli versiyonunu piyano eşliğinde söylediğimiz şaheser. ayrıca bakınız, https://www.youtube.com/watch?v=-uiG5jJavTU
itiraf ediyorum, farkında olmadan sözlüğü itiraflarımı yazdığım bir defter gibi kullanıyorum.
liselidir.
aşk acısı çekin.
yediği küfürler sayesinde yatacak yeri olmayandır.