bugün
- bir kadını sarhoş edip onunla birlikte olan erkek15
- kimseye borç vermeyen insan8
- chp'nin hali ne olacak33
- 35 yaşında şort giyen erkeklerin olması3
- mhp li yazarlar5
- sözlük erkeklerinin evlenme şartları3
- m r e r e c t o19
- hoşlanılan kızın ittihatçı çıkması3
- erkek adam dediğin3
- sonradan severim diyerek ilişkiye başlamak7
- el sıkıştığında ne hissediyorsun7
- vurdurmayan sözlük yazarları6
- özdemir asaf bir gün taksiye biner3
- gram altın5
- esat oktay yıldıran4
- stanley termos almanın mantıklı açıklaması4
- sözlükteki porno muhabbetlerini lanetlemek2
- bir gün onsuz kaç saattir sorunsalı5
- özgür özel den kılıçdaroğlu'na ihraç uyarısı4
- aisu2
- recycled plastic2
- 9 haziran 2026 kılıçdaroğlu'nun ihraç açıklaması3
- ırmak koparan3
- sözlükte erkekleri taciz eden kızlar tam liste9
- her evde en az iki araba olması5
- sedat pekmez24
- togg t10f3
- diamond bosphoruss denen yazar22
- 2000 ler rock2
- kayyum kemal8
- gürsel tekin2
- gocu28
- kaçak elektrik kullanan doğulu vatan haini3
- modern ilişkilerin zor başlaması ama çabuk bitmesi2
- bitik sözlük4
- hiç gelmeyecek birini beklemek2
- tai lung11
- en sevdiğiniz müzik türü5
- insan olmaya çeyrek kala5
- molayı mola olmanın ötesine taşımak3
- uykuyu alamamak2
- yazarların on üzerinden komiklikleri46
- 9 haziran 2026 kk'nın ayaklanma çağrısı ithamı7
- çapulcu hareket partisi2
- sözlükte erkekleri istemiyoruz24
- zall buraya bak aslanım7
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz15
- doğu görevinde kürtlerin türklere yaptığı mobbing6
- en gey özelliğiniz17
- kalın bacaklı kadın çekiciliği5
entry'ler (68)
kendinizi karbonhidrat, şeker ve yağ bombardımanına tutarsanız istediğiniz kadar kilo alırsınız. olayın özü vücudun ihtiyacından fazla kalori almak.
doğum günü 24 ekim olan yalnız yazardır yani bu yazar aynı zaman da benimdir. o değil de iyi ki doğmuş olan yazarlardır. (bkz: kendi kendinin doğum gününü kutlayan yazar) kısacası durum bu kadar vahim, yalnızım dostlarım yalnızım yalnız...
benimki bugün olan hayata başladığımız gün. tam tamına 24 olduğum gün. "24" benim hayatımın dönüm noktalarında her zaman karşıma çıkan bir rakamdır. bu yüzden 24 yaşında hep hayatımın değişeceğini düşünmüşümdür, bakalım gerçekten de değişecek mi? bekleyip göreceğiz.
yaşlandığını görmemek için evinde ayna bulundurmayacak kadar ölüm korkusunu yaşayan ve ölüm korkusunu en iyi anlatan şairimizdir. "yaş 35 yolun yarısı" dedikten 8 sene sonra 46 yaşında hayata veda etmiştir.
ve kordon'daki falcı teyzeden geliyor : "a be italyan güzeli bakayım bi falına, maşşallah güzelliğe" (bkz: mavi ekran)
"yalnızlıktan ölünür müymüş pehey" diye düşünürken son günlerde "evet lan, resmen ölüyorum." diye düşünmeye başladım. boş duvarların üstüne üstüne gelmesi, telefonunun gün içinde bir kere bile çalmaması, vakit geçsin diye tüm gün izlenen bilmem kaç tane film.. kedim bile terk edecek beni yakında.
muhteşem bir şeydir, ölmeden önce yapılması gerekenlerin başında gelmesi gerekir. ne zaman girsem sanki petrolün içinde yüzüyormuşum gibi gelir, sonra gökyüzüne bakarsın, milyonlarca yıldız. öylece yıldızları izlersin...
dünyada en çekilmeyecek olan erkek tiplerinden biridir. her şeyden şikayet ederler, devamlı mutsuzlardır. havanın çok sıcak olması bile onlar için en büyük sorun, mutsuzluk kaynağıdır. hele sevgilinizse hiç çekilmez, ayrılık sebebi olabilir.
insanların ne kadar vahşi bir yaratık olduğunun bir kanıtıdır. iki kuruş daha fazla para kazanmak için canları ölüm havuzuna kapatan insanoğlu, yunusların ölmelerini kendi çocuklarının gözleri önünde izlemek için üzerine para da verir. üstelik engelli çocukların yunuslarla birlikte yüzdürülmeleri zihinsel gelişimlerine de katkı sağlamaz. lütfen bu konuda duyarlı olalım. en azından (bkz: the cove) belgeselini izleyin, insanoğlu yunuslara ne gibi işkencelere maruz bırakıyor, görün.
kulak arkasına üç tane 8'lik nota.
her erkeğin hayatında en az 1 kere bu sancıyı çekmesini ve o malum günlerde erkeklerin bize karşı daha anlayışlı olmaları gerektiğini anlamalarını dilerdim. majezikmiş, apranaxmış hiç biri fayda etmez. her ay doğurmadığımız çocuklarımız için çektiğimiz çile bile kadınların tapılası bir varlık olduğunun göstergesi. not: bu bir feminist entrydir.
gözlerinin önünde annesinin ve babasının kavgasını izlemesi ve özellikle aile içi şiddete maruz kalmasıdır. o çocuk ömrü boyunca o günü unutmayacak ve ilerde kendi ilişkilerine de bunu ister istemez yansıtacaktır.
efendim, bir gün arkadaşın evinde misafirim. arkadaşımın babannesi yaklaşık olarak 100 yaşına gelmiş, yaşlılıktan gözlerine perde inmiş, 2-3 tel saçı olan kendi halinde bir teyzemiz. bir akşam salonda otururken babannemiz arka tarafta koltukta uyuyormuş. sonra sesimizden olacak uyandı. gözleri de görmediği için bana doğru yürümeye başladı. ben de yardım maksatlı kolundan tutarken teyze birden üzerime düştü! aman allahım, sanki üzerimde bir ceset varmış gibi hissettim! sonra böyle hissettiğim için utandım ama üzerimdeyken perdeli, mavi gözleriyle bana bakarken, ağzındaki tek dişi ve başındaki 2-3 tel saçıyla gerçekten zombiyle yanyanaymışım gibi hissettim. yaşlanınca hepimiz öyle olacağız tabi ki, ama gene de insan çok korkuyormuş, ben bunu gördüm.
izmir Sanat Çoksesli Korosu olarak çok sesli versiyonunu piyano eşliğinde söylediğimiz şaheser. ayrıca bakınız, http://www.youtube.com/watch?v=-uiG5jJavTU
itiraf ediyorum, farkında olmadan sözlüğü itiraflarımı yazdığım bir defter gibi kullanıyorum.
liselidir.
aşk acısı çekin.
yediği küfürler sayesinde yatacak yeri olmayandır.
