bugün
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- bik bikle yemek yapmak6
- üşüyen erkek12
- adanalı ateist5
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası9
- dekolteye bakar mısınız6
- güzel kızların çaylaklığını merici çeksin5
- vergi iadesi doldurmak5
- gelecek partisi'nin kapanması12
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması9
- soyulacak devlet malının kalmaması3
- japonya21
- nervio hamferdi12
- kerhaneye gitmek3
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin16
- hiç porno izlememiş erkek3
- yaz yavaştan bitiyor eylül geliyor 20264
- çocuklarin ve ergenlerin manifest aşkı8
- ahmet davutoğlu7
- entry üstteki entrylere cevap niteliğinde3
- ketçap aromalı ruffles5
- sözlük yazarlarının kombinleri4
- sağa sinyal verip sola dönmek7
- genşlik dizisi2
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı3
- bulgaristan3
- klima çarpması5
- asla yapmam denilen şeyler6
- mal varlıklarınız nelerdir5
- battal gazi5
- selçuk bayraktar'ın siyasete atılması7
- en iyi simit hangi şehirdedir23
- hiç durmayan rüzgarın anlamı2
- vergicilerin kıl olduğu mal beyanı2
- gürcistan25
- arkadaşlar görüşürüz ben gidiyom2
- ctrlx22
- stackoverflow da geçen saatler2
- sudekiray2
- ağlamamak için kendini tutmak12
- kırgızistan8
- sabahın köründe entry giren işsizler3
- domdomusa'nın haksız yere çaylaklanması7
- kuran da namaz yok21
- hewal ebo18
- silah çekildiği zaman patlar3
- prensesler gibi uyanmak3
- geceniz nasıl geçiyor7
- aslında hayatta yapayalnız olmamız8
- latin atasözleri6
entry'ler (68)
kendinizi karbonhidrat, şeker ve yağ bombardımanına tutarsanız istediğiniz kadar kilo alırsınız. olayın özü vücudun ihtiyacından fazla kalori almak.
doğum günü 24 ekim olan yalnız yazardır yani bu yazar aynı zaman da benimdir. o değil de iyi ki doğmuş olan yazarlardır. (bkz: kendi kendinin doğum gününü kutlayan yazar) kısacası durum bu kadar vahim, yalnızım dostlarım yalnızım yalnız...
benimki bugün olan hayata başladığımız gün. tam tamına 24 olduğum gün. "24" benim hayatımın dönüm noktalarında her zaman karşıma çıkan bir rakamdır. bu yüzden 24 yaşında hep hayatımın değişeceğini düşünmüşümdür, bakalım gerçekten de değişecek mi? bekleyip göreceğiz.
yaşlandığını görmemek için evinde ayna bulundurmayacak kadar ölüm korkusunu yaşayan ve ölüm korkusunu en iyi anlatan şairimizdir. "yaş 35 yolun yarısı" dedikten 8 sene sonra 46 yaşında hayata veda etmiştir.
ve kordon'daki falcı teyzeden geliyor : "a be italyan güzeli bakayım bi falına, maşşallah güzelliğe" (bkz: mavi ekran)
"yalnızlıktan ölünür müymüş pehey" diye düşünürken son günlerde "evet lan, resmen ölüyorum." diye düşünmeye başladım. boş duvarların üstüne üstüne gelmesi, telefonunun gün içinde bir kere bile çalmaması, vakit geçsin diye tüm gün izlenen bilmem kaç tane film.. kedim bile terk edecek beni yakında.
muhteşem bir şeydir, ölmeden önce yapılması gerekenlerin başında gelmesi gerekir. ne zaman girsem sanki petrolün içinde yüzüyormuşum gibi gelir, sonra gökyüzüne bakarsın, milyonlarca yıldız. öylece yıldızları izlersin...
dünyada en çekilmeyecek olan erkek tiplerinden biridir. her şeyden şikayet ederler, devamlı mutsuzlardır. havanın çok sıcak olması bile onlar için en büyük sorun, mutsuzluk kaynağıdır. hele sevgilinizse hiç çekilmez, ayrılık sebebi olabilir.
insanların ne kadar vahşi bir yaratık olduğunun bir kanıtıdır. iki kuruş daha fazla para kazanmak için canları ölüm havuzuna kapatan insanoğlu, yunusların ölmelerini kendi çocuklarının gözleri önünde izlemek için üzerine para da verir. üstelik engelli çocukların yunuslarla birlikte yüzdürülmeleri zihinsel gelişimlerine de katkı sağlamaz. lütfen bu konuda duyarlı olalım. en azından (bkz: the cove) belgeselini izleyin, insanoğlu yunuslara ne gibi işkencelere maruz bırakıyor, görün.
kulak arkasına üç tane 8'lik nota.
her erkeğin hayatında en az 1 kere bu sancıyı çekmesini ve o malum günlerde erkeklerin bize karşı daha anlayışlı olmaları gerektiğini anlamalarını dilerdim. majezikmiş, apranaxmış hiç biri fayda etmez. her ay doğurmadığımız çocuklarımız için çektiğimiz çile bile kadınların tapılası bir varlık olduğunun göstergesi. not: bu bir feminist entrydir.
gözlerinin önünde annesinin ve babasının kavgasını izlemesi ve özellikle aile içi şiddete maruz kalmasıdır. o çocuk ömrü boyunca o günü unutmayacak ve ilerde kendi ilişkilerine de bunu ister istemez yansıtacaktır.
efendim, bir gün arkadaşın evinde misafirim. arkadaşımın babannesi yaklaşık olarak 100 yaşına gelmiş, yaşlılıktan gözlerine perde inmiş, 2-3 tel saçı olan kendi halinde bir teyzemiz. bir akşam salonda otururken babannemiz arka tarafta koltukta uyuyormuş. sonra sesimizden olacak uyandı. gözleri de görmediği için bana doğru yürümeye başladı. ben de yardım maksatlı kolundan tutarken teyze birden üzerime düştü! aman allahım, sanki üzerimde bir ceset varmış gibi hissettim! sonra böyle hissettiğim için utandım ama üzerimdeyken perdeli, mavi gözleriyle bana bakarken, ağzındaki tek dişi ve başındaki 2-3 tel saçıyla gerçekten zombiyle yanyanaymışım gibi hissettim. yaşlanınca hepimiz öyle olacağız tabi ki, ama gene de insan çok korkuyormuş, ben bunu gördüm.
izmir Sanat Çoksesli Korosu olarak çok sesli versiyonunu piyano eşliğinde söylediğimiz şaheser. ayrıca bakınız, https://www.youtube.com/watch?v=-uiG5jJavTU
itiraf ediyorum, farkında olmadan sözlüğü itiraflarımı yazdığım bir defter gibi kullanıyorum.
liselidir.
aşk acısı çekin.
yediği küfürler sayesinde yatacak yeri olmayandır.