bugün
- mesih düşmanı cinli türk ateistleri26
- dilbigisisi en iyi olan yazar19
- yazarların buluşmak istediği yazar11
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz35
- gece açlığı6
- chatgpt ile dertleşmek7
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri35
- anasonlu nargile4
- ölmek istemek ama ölememek4
- flörtöz erkek iticiliği5
- gecenin şarkısı6
- dahi anlamındaki de yi ayrı yazmayan sevgili14
- tutunamayanlar8
- kendi kendine nazar değdirmek3
- bol tereyağlı iskender4
- ben üşümem2
- boyumun 2 cm kısalması28
- kızlar bakar mısınız13
- freddy krueger ve kırmızı çizgili kazağı2
- tanrılar4
- bende eksik olan ne diye düşünmek4
- chp'nin türkiye'ye yaptıkları6
- sözlük yazarlarının ruh halini anlatan görsel11
- arkadaşlar hesabımı gizliyorum6
- eski sevgiliyle bakkalda karşılaşmak9
- orta doğu da 4 tane ulus devlet var9
- atatürk ün döneminde hiç üniversite kurulmaması15
- vahiy kitabına göre kıyamet alametleri4
- islamda namaz yoktur13
- istanbul da 2 ilçede denize girme yasağı4
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı21
- uludağ sözlük en popüler yazarını seçiyor9
- insanlar değişmez2
- ayrılık sonrası herkesi benzetmek2
- sözlük yazarlarını analiz eden yazar5
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı19
- israil'e saldıran her ulus helaka uğrayacak6
- beyin sinir ve omurilik cerrahisi uzmanı3
- sözlük yazarlarının mastürbasyon teknikleri6
- 12 eylül 2026 suudi arabistanın vurulması8
- varlığı iddia olarak kabul etme2
- lsd2
- nişantaşı nda 36 lı tuvalet kağıdıyla yürümek8
- her ilde üniversite kurulması6
- gammazlar bakar mısınız3
- arda güler2
- chatgptyle dertleşmenin artık cidden yapılması2
- sözlüğe fotoğrafımı atacağım12
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü36
- hakaret etmek7
sevdiği entry'ler
Baba parası yiyen haylaz çocuğun olgunlaşıp kendi ayakları üzerinde durması neyse, istanbul'un yazdan çıkıp kışa girmesi de o benim gözümde.
Samimiyetsiz, vıcık vıcık aylardan sonra gelen yağmur ve rüzgar adeta kurtardı güzelim şehri o pis sıcağın ellerinden. Artık sokakları daha boş, yükü daha hafif. Kışın bir başka Güzelsin be istanbul.
Samimiyetsiz, vıcık vıcık aylardan sonra gelen yağmur ve rüzgar adeta kurtardı güzelim şehri o pis sıcağın ellerinden. Artık sokakları daha boş, yükü daha hafif. Kışın bir başka Güzelsin be istanbul.
istanbul feth/işgal edildikten sonra II. Mehmet bir ferman yayınlıyor ve bu fermanda Constantinople de yaşayan herkesin canına malına ve namusuna dokunulmayacak, bütün gayrimüslimler Osmanlı nın koruması altında olacaktır yalanı Türkiyede resmi tarihte geçmektedir. ilginç olan, II. Mehmet istanbul u aldıktan sonra Constantinople nin en büyük kilisesi Ayasofyayı camiye çevirmesi Türkiyede doğalmış gibi anlatılmaktadır. Hem başka bir dinin mabedini kendi dinin mabedine çevireceksin hem de II Mehmetin hoşgörülü olduğunu söylemeyi sürdüreceksin. Yine Sana ait olmayan bir şehri alacaksın ve buna fetih diyeceksin, işgal demeyeceksin ama başkası aynı şehri 13 Kasım 1918 de almaya kalktığında buna işgal diyeceksin. Esasında işgal ile fetih aynı manayı ifade etmektedir. Sana ait olmayan bir şehri zorla ele geçirmeye alan açısından fetih, şehri kaybeden açısından işgaldir.
istanbulun fethi/işgali ile ilgili Halil inalçık ın Tarihçilerin Kutbu ve Erdoğan Aydının Fatih ve Fetih: Mitler ve Gerçekler kitaplarında ayrıntılı bir bilgi verilmektedir. Constantinople, Osmanlı tarafından alındıktan sonra ki aşama için Erdoğan Aydın ne yazmış bakalım.
Türkler şehirdeki pek çok Hıristiyanı kılıçtan geçirdiler. Yollar sanki yağmur yağmış gibiydi ve dereler kadar kan akıyordu. Gerek Hıristiyanların gerek Türklerin ölü vücutları Çanakkale denizine atıldılar. Bunlar kanallardaki havuzlar gibi suyun üstünde yüzüyorlardı (s.68)
Fetih sonrası talan meselesinde Aydın diğer yazarlardan aktarmalar yapmış:
yataklarında uyuyan kadınlar karabasanlar yaşamışlardır. Elleri insan kanıyla boyanmış kılıçlı insanlar, rastlantı sonucunda bir araya gelmiş olan bu her ırk ve milletten oluşan kalabalık, vahşi hayvanlar gibi evlere girmişler, kadınları acımasızca sürükleyerek caddelere çıkarmışlar ve orada kendilerine her türlü kötülüğü yapmışlardır Ve kiliselerin kirletilmesi, yağmalanması böyle bir şey nasıl anlatılabilir ki? ikonaları ve kutsal emanetleri ve diğer eşyaları saygısızca yere fırlattılar bazılarını ateşlere atarken, diğerlerini parçalayıp sokaklara saçtılar. Eski zamanın kutsal ölülerinin mezarları açıldı ve kemikleri parça parça edilip sokaklara atıldı. Kutsal kupaların kimi içmek için kullanıldı, kimi eritilip satıldı (1)
güneş doğalı çok olmamıştı ki, şehir Türkler tarafından ele geçiriliyor ve yağma başlıyor; mukavemet gösterenler öldürülüyor, ihtiyarlar ve cüzamlılarla hasta kimseler parça parça ediliyordu. Teslim olanları esir alıyorlardı. (2)
Küçükler ve çok yaşlılar para etmedikleri için orada öldürüldü. Erkekler iplerle bağlandılar, kadınlar ikişer üçer kişilik gruplar hâlinde birbirlerine saçlarından bağlandılar. Bizanslı görgü tanıkları, küçük kız ve oğlanların sunak masaları üstünde ırzlarına geçildiğini ve büyük kilisenin onların çığlıklarıyla çınladığını anlatırlar.(3)
Bunları hemen hemen aynı açıklıkla Osmanlı tarihçileri de yazmışlar:
Şehrin içine girdiler. Yağma ve talan ettiler. Oğlanlarını, kızlarını ve mallarını alıp esir ettiler. Sultan Mehmet dahi evleri için yağma buyurdu. O sırada tutabilen tuttu. Müslümanlar şöyle mala gark oldular ki, istanbulun yapıldığı 2400 yıldan beri toplanan mal hep gazilere nasip oldu. Üç gün yağma ettiler. Üç günden sonra yağmayı yasakladılar. (4)
Hisar fetholundu. iyi yağmalar ve doyumluklar oldu. Altın, gümüş ve mücevherler ve her türlü kumaşlar gelip pazara döküldü. Satmaya başladılar. Halkını esir ettiler. Tekfurunu öldürdüler. Güzel kızlarını gaziler bağırlarına bastılar. (5)
Bu Konuda Emine Çankaraın kitabında da istanbulun alındıktan sonra nasıl yağmaladığı anlatılmaktadır:
"O zaman Fatih'in yanında, meşhur Beylerbeyi Hamza Bey'in oğlu, Mahmut Paşa'nın katibi Tursun Bey. Tursun Bey Tarih-i Ebu'l-Feth'de gerçeği anlatıyor. imparatorlar o zaman kırmızı çizme giyerlerdi. Ölüsünü çizmelerinden teşhis ediyor, getiriyorlar. Fatih fetihte saltanat rakibi Emir Süleyman oğlu Orhan'ı da yakalattı ve idam ettirdi. (...) Orhan, Bayezid' in oğlu Süleyman Çelebi'nin oğlu. istanbul'a sığınmış, sultanlık iddia ediyordu. Fatih'e karşı surlarda savaştı. Fatih'in ilk işlerinden biri imparatorun ölüsünü buldurmak ve Orhan'ı buldurup idam ettirmek.. Çelebi Mehmed'in soyundan gelenler saltanatın hakiki sahibidir, Fatih bu soydan gelir. Halbuki Orhan, Çelebi Mehmed' in kardeşi Süleyman Çelebi'nin oğludur."(6)
II. Mehmetin istanbul u aldıktan sonra yağma yapmaması hem islam hukukuna hem de tarihe aykırıdır. Şehir alındıktan sonra 3 gün yağmalanmıştır. O devirde savaşların nedenlerinden birisi de yağmaydı. Askerlerin savaşa gitme nedeni ganimet elde etmekti. Bu ganimetin içinde para, mal mülk olduğu kadar erkek ve kadın köle (cariye) elde etmek de vardır. Çünkü askerler bekârdır ve cariyeleri cinsel ihtiyaçları için kullanacaklardır ki biz buna günümüzde tecavüz diyoruz, köleleri ise esirciyan pazarlarında satarlardı. II. Mehmet (Fatih) kundaktaki on bir aylık kardeşi Ahmeti boğdurmuştur, Hurifileri canlı canlı yaktırmıştır.
KAYNAK:
1- Kritovulos, istanbulun Fethi, istanbul, 1967, s. 72
2- Zorzi Dolfin, istanbulun Muhasarası ve Zaptı
3- Sndrew Wheatcroft, Osmanlılar, istanbul: Altın Yayınları, 1996, s. 37
4- Oruç Beğ Tarihi, istanbul: Tercüman Yayınları, s. 109
5- Aşık Paşaoğlu Tarihi, istanbul: M.E.B. Yayınları, 1992, s. 119
6- Emine Çaykara, Tarihçilerin Kutbu, "Halil inalcık Kitabı", Türkiye iş Bankası Kültür Yayınları, Nehir Söyleşi 16, 2005, Sayfa 460-461.
istanbulun fethi/işgali ile ilgili Halil inalçık ın Tarihçilerin Kutbu ve Erdoğan Aydının Fatih ve Fetih: Mitler ve Gerçekler kitaplarında ayrıntılı bir bilgi verilmektedir. Constantinople, Osmanlı tarafından alındıktan sonra ki aşama için Erdoğan Aydın ne yazmış bakalım.
Türkler şehirdeki pek çok Hıristiyanı kılıçtan geçirdiler. Yollar sanki yağmur yağmış gibiydi ve dereler kadar kan akıyordu. Gerek Hıristiyanların gerek Türklerin ölü vücutları Çanakkale denizine atıldılar. Bunlar kanallardaki havuzlar gibi suyun üstünde yüzüyorlardı (s.68)
Fetih sonrası talan meselesinde Aydın diğer yazarlardan aktarmalar yapmış:
yataklarında uyuyan kadınlar karabasanlar yaşamışlardır. Elleri insan kanıyla boyanmış kılıçlı insanlar, rastlantı sonucunda bir araya gelmiş olan bu her ırk ve milletten oluşan kalabalık, vahşi hayvanlar gibi evlere girmişler, kadınları acımasızca sürükleyerek caddelere çıkarmışlar ve orada kendilerine her türlü kötülüğü yapmışlardır Ve kiliselerin kirletilmesi, yağmalanması böyle bir şey nasıl anlatılabilir ki? ikonaları ve kutsal emanetleri ve diğer eşyaları saygısızca yere fırlattılar bazılarını ateşlere atarken, diğerlerini parçalayıp sokaklara saçtılar. Eski zamanın kutsal ölülerinin mezarları açıldı ve kemikleri parça parça edilip sokaklara atıldı. Kutsal kupaların kimi içmek için kullanıldı, kimi eritilip satıldı (1)
güneş doğalı çok olmamıştı ki, şehir Türkler tarafından ele geçiriliyor ve yağma başlıyor; mukavemet gösterenler öldürülüyor, ihtiyarlar ve cüzamlılarla hasta kimseler parça parça ediliyordu. Teslim olanları esir alıyorlardı. (2)
Küçükler ve çok yaşlılar para etmedikleri için orada öldürüldü. Erkekler iplerle bağlandılar, kadınlar ikişer üçer kişilik gruplar hâlinde birbirlerine saçlarından bağlandılar. Bizanslı görgü tanıkları, küçük kız ve oğlanların sunak masaları üstünde ırzlarına geçildiğini ve büyük kilisenin onların çığlıklarıyla çınladığını anlatırlar.(3)
Bunları hemen hemen aynı açıklıkla Osmanlı tarihçileri de yazmışlar:
Şehrin içine girdiler. Yağma ve talan ettiler. Oğlanlarını, kızlarını ve mallarını alıp esir ettiler. Sultan Mehmet dahi evleri için yağma buyurdu. O sırada tutabilen tuttu. Müslümanlar şöyle mala gark oldular ki, istanbulun yapıldığı 2400 yıldan beri toplanan mal hep gazilere nasip oldu. Üç gün yağma ettiler. Üç günden sonra yağmayı yasakladılar. (4)
Hisar fetholundu. iyi yağmalar ve doyumluklar oldu. Altın, gümüş ve mücevherler ve her türlü kumaşlar gelip pazara döküldü. Satmaya başladılar. Halkını esir ettiler. Tekfurunu öldürdüler. Güzel kızlarını gaziler bağırlarına bastılar. (5)
Bu Konuda Emine Çankaraın kitabında da istanbulun alındıktan sonra nasıl yağmaladığı anlatılmaktadır:
"O zaman Fatih'in yanında, meşhur Beylerbeyi Hamza Bey'in oğlu, Mahmut Paşa'nın katibi Tursun Bey. Tursun Bey Tarih-i Ebu'l-Feth'de gerçeği anlatıyor. imparatorlar o zaman kırmızı çizme giyerlerdi. Ölüsünü çizmelerinden teşhis ediyor, getiriyorlar. Fatih fetihte saltanat rakibi Emir Süleyman oğlu Orhan'ı da yakalattı ve idam ettirdi. (...) Orhan, Bayezid' in oğlu Süleyman Çelebi'nin oğlu. istanbul'a sığınmış, sultanlık iddia ediyordu. Fatih'e karşı surlarda savaştı. Fatih'in ilk işlerinden biri imparatorun ölüsünü buldurmak ve Orhan'ı buldurup idam ettirmek.. Çelebi Mehmed'in soyundan gelenler saltanatın hakiki sahibidir, Fatih bu soydan gelir. Halbuki Orhan, Çelebi Mehmed' in kardeşi Süleyman Çelebi'nin oğludur."(6)
II. Mehmetin istanbul u aldıktan sonra yağma yapmaması hem islam hukukuna hem de tarihe aykırıdır. Şehir alındıktan sonra 3 gün yağmalanmıştır. O devirde savaşların nedenlerinden birisi de yağmaydı. Askerlerin savaşa gitme nedeni ganimet elde etmekti. Bu ganimetin içinde para, mal mülk olduğu kadar erkek ve kadın köle (cariye) elde etmek de vardır. Çünkü askerler bekârdır ve cariyeleri cinsel ihtiyaçları için kullanacaklardır ki biz buna günümüzde tecavüz diyoruz, köleleri ise esirciyan pazarlarında satarlardı. II. Mehmet (Fatih) kundaktaki on bir aylık kardeşi Ahmeti boğdurmuştur, Hurifileri canlı canlı yaktırmıştır.
KAYNAK:
1- Kritovulos, istanbulun Fethi, istanbul, 1967, s. 72
2- Zorzi Dolfin, istanbulun Muhasarası ve Zaptı
3- Sndrew Wheatcroft, Osmanlılar, istanbul: Altın Yayınları, 1996, s. 37
4- Oruç Beğ Tarihi, istanbul: Tercüman Yayınları, s. 109
5- Aşık Paşaoğlu Tarihi, istanbul: M.E.B. Yayınları, 1992, s. 119
6- Emine Çaykara, Tarihçilerin Kutbu, "Halil inalcık Kitabı", Türkiye iş Bankası Kültür Yayınları, Nehir Söyleşi 16, 2005, Sayfa 460-461.
terk eden taraf genelde üzülmez.
üzülse de birkaç güne kadar vicdan mastürbasyonu yapacak bir şey bulur ve rahatlar.
bunun kızı erkeği de yoktur.
bu gibi kaideleri sözlükten öğrenecek kadar hayattan kopuksanız daha çok tepik yersiniz, uyandırayım.
ölen yakınlarının mezarı başında bile "ben şimdi sensiz ne yapacağım" diye ağlayan insanlarız, fazla da bir şey beklememek lazım.
üzülse de birkaç güne kadar vicdan mastürbasyonu yapacak bir şey bulur ve rahatlar.
bunun kızı erkeği de yoktur.
bu gibi kaideleri sözlükten öğrenecek kadar hayattan kopuksanız daha çok tepik yersiniz, uyandırayım.
ölen yakınlarının mezarı başında bile "ben şimdi sensiz ne yapacağım" diye ağlayan insanlarız, fazla da bir şey beklememek lazım.
Yıkıldı artık yolunu bekleyen şehir,
Artık gelsen de bir gelmesen de bir...
Artık gelsen de bir gelmesen de bir...