bugün
- erkeklerin annelerini aramadan duramamaları4
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor18
- bisikletle giderken arkadan daat yapan araba6
- talibanin kadınlara hemşire ve ebeliği yasaklaması9
- anın görüntüsü20
- mor semsiyeli yabanci21
- muharrem ince haklıydı3
- silivri belediyesi ne operasyon5
- zallın fake hesabı var mı2
- kinci bir insan olmak4
- vatan hainleri3
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi6
- 90lara damga vuran türk dizileri2
- meksika5
- değer bilmeyene yapılması gereken4
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum15
- afrika'ya kurban bağışı furyası5
- savaşta haklı olmak yetmez yenen haklıdır4
- siz hepiniz biz türkiye marşı2
- araba yerine bisikletle çıkmak3
- chp'nin hali ne olacak49
- kavga çıkarmaya çalışan partner3
- yusuf güney dinleyen insan2
- kızların erkeklere göre daha güzel kokması3
- türkiye12
- tekerin patlaması2
- sözlük kalitesinin düşmesi4
- bilecik te çelik fabrikasında patlama2
- içki içtikten sonra yeterince su içmeden uyumak2
- shakira nın taş gibi hatun olması3
- ona bir şey söyle13
- rıhtım hamalı amca2
- sigara içen kızla öpüşülür mü14
- ilk buluşmaya karnı aç gelen kezo2
- ai analizin tavsiyelerine kulak vermek2
- 40 yaşında bekar kadın5
- 11 haziran 2026 meksika güney afrika maçı5
- yıkaması en zor mutfak aracı14
- buddy dudeye övgü entrysi giren tipler17
- birbirlerinin nick altına şiir yazan yazarlar2
- 35 yaş üstü erkeklerin genç erkek gibi giyinmesi16
- recep tayyip erdoğan5
- cilgincapkin219
- kabuksuz kaplumbaga8
- amerikalıların yazın bot giymesi2
- 40 yaşında hala evlenebileceğini zanneden erkek18
- obsession film2
- memeleri füze gibi kadın13
- k k yerine kaka demek3
- yüzükoyun uyuyan erkekte gizli eşcinsellik vardır8
sevdiği entry'ler
Baba parası yiyen haylaz çocuğun olgunlaşıp kendi ayakları üzerinde durması neyse, istanbul'un yazdan çıkıp kışa girmesi de o benim gözümde.
Samimiyetsiz, vıcık vıcık aylardan sonra gelen yağmur ve rüzgar adeta kurtardı güzelim şehri o pis sıcağın ellerinden. Artık sokakları daha boş, yükü daha hafif. Kışın bir başka Güzelsin be istanbul.
Samimiyetsiz, vıcık vıcık aylardan sonra gelen yağmur ve rüzgar adeta kurtardı güzelim şehri o pis sıcağın ellerinden. Artık sokakları daha boş, yükü daha hafif. Kışın bir başka Güzelsin be istanbul.
istanbul feth/işgal edildikten sonra II. Mehmet bir ferman yayınlıyor ve bu fermanda Constantinople de yaşayan herkesin canına malına ve namusuna dokunulmayacak, bütün gayrimüslimler Osmanlı nın koruması altında olacaktır yalanı Türkiyede resmi tarihte geçmektedir. ilginç olan, II. Mehmet istanbul u aldıktan sonra Constantinople nin en büyük kilisesi Ayasofyayı camiye çevirmesi Türkiyede doğalmış gibi anlatılmaktadır. Hem başka bir dinin mabedini kendi dinin mabedine çevireceksin hem de II Mehmetin hoşgörülü olduğunu söylemeyi sürdüreceksin. Yine Sana ait olmayan bir şehri alacaksın ve buna fetih diyeceksin, işgal demeyeceksin ama başkası aynı şehri 13 Kasım 1918 de almaya kalktığında buna işgal diyeceksin. Esasında işgal ile fetih aynı manayı ifade etmektedir. Sana ait olmayan bir şehri zorla ele geçirmeye alan açısından fetih, şehri kaybeden açısından işgaldir.
istanbulun fethi/işgali ile ilgili Halil inalçık ın Tarihçilerin Kutbu ve Erdoğan Aydının Fatih ve Fetih: Mitler ve Gerçekler kitaplarında ayrıntılı bir bilgi verilmektedir. Constantinople, Osmanlı tarafından alındıktan sonra ki aşama için Erdoğan Aydın ne yazmış bakalım.
Türkler şehirdeki pek çok Hıristiyanı kılıçtan geçirdiler. Yollar sanki yağmur yağmış gibiydi ve dereler kadar kan akıyordu. Gerek Hıristiyanların gerek Türklerin ölü vücutları Çanakkale denizine atıldılar. Bunlar kanallardaki havuzlar gibi suyun üstünde yüzüyorlardı (s.68)
Fetih sonrası talan meselesinde Aydın diğer yazarlardan aktarmalar yapmış:
yataklarında uyuyan kadınlar karabasanlar yaşamışlardır. Elleri insan kanıyla boyanmış kılıçlı insanlar, rastlantı sonucunda bir araya gelmiş olan bu her ırk ve milletten oluşan kalabalık, vahşi hayvanlar gibi evlere girmişler, kadınları acımasızca sürükleyerek caddelere çıkarmışlar ve orada kendilerine her türlü kötülüğü yapmışlardır Ve kiliselerin kirletilmesi, yağmalanması böyle bir şey nasıl anlatılabilir ki? ikonaları ve kutsal emanetleri ve diğer eşyaları saygısızca yere fırlattılar bazılarını ateşlere atarken, diğerlerini parçalayıp sokaklara saçtılar. Eski zamanın kutsal ölülerinin mezarları açıldı ve kemikleri parça parça edilip sokaklara atıldı. Kutsal kupaların kimi içmek için kullanıldı, kimi eritilip satıldı (1)
güneş doğalı çok olmamıştı ki, şehir Türkler tarafından ele geçiriliyor ve yağma başlıyor; mukavemet gösterenler öldürülüyor, ihtiyarlar ve cüzamlılarla hasta kimseler parça parça ediliyordu. Teslim olanları esir alıyorlardı. (2)
Küçükler ve çok yaşlılar para etmedikleri için orada öldürüldü. Erkekler iplerle bağlandılar, kadınlar ikişer üçer kişilik gruplar hâlinde birbirlerine saçlarından bağlandılar. Bizanslı görgü tanıkları, küçük kız ve oğlanların sunak masaları üstünde ırzlarına geçildiğini ve büyük kilisenin onların çığlıklarıyla çınladığını anlatırlar.(3)
Bunları hemen hemen aynı açıklıkla Osmanlı tarihçileri de yazmışlar:
Şehrin içine girdiler. Yağma ve talan ettiler. Oğlanlarını, kızlarını ve mallarını alıp esir ettiler. Sultan Mehmet dahi evleri için yağma buyurdu. O sırada tutabilen tuttu. Müslümanlar şöyle mala gark oldular ki, istanbulun yapıldığı 2400 yıldan beri toplanan mal hep gazilere nasip oldu. Üç gün yağma ettiler. Üç günden sonra yağmayı yasakladılar. (4)
Hisar fetholundu. iyi yağmalar ve doyumluklar oldu. Altın, gümüş ve mücevherler ve her türlü kumaşlar gelip pazara döküldü. Satmaya başladılar. Halkını esir ettiler. Tekfurunu öldürdüler. Güzel kızlarını gaziler bağırlarına bastılar. (5)
Bu Konuda Emine Çankaraın kitabında da istanbulun alındıktan sonra nasıl yağmaladığı anlatılmaktadır:
"O zaman Fatih'in yanında, meşhur Beylerbeyi Hamza Bey'in oğlu, Mahmut Paşa'nın katibi Tursun Bey. Tursun Bey Tarih-i Ebu'l-Feth'de gerçeği anlatıyor. imparatorlar o zaman kırmızı çizme giyerlerdi. Ölüsünü çizmelerinden teşhis ediyor, getiriyorlar. Fatih fetihte saltanat rakibi Emir Süleyman oğlu Orhan'ı da yakalattı ve idam ettirdi. (...) Orhan, Bayezid' in oğlu Süleyman Çelebi'nin oğlu. istanbul'a sığınmış, sultanlık iddia ediyordu. Fatih'e karşı surlarda savaştı. Fatih'in ilk işlerinden biri imparatorun ölüsünü buldurmak ve Orhan'ı buldurup idam ettirmek.. Çelebi Mehmed'in soyundan gelenler saltanatın hakiki sahibidir, Fatih bu soydan gelir. Halbuki Orhan, Çelebi Mehmed' in kardeşi Süleyman Çelebi'nin oğludur."(6)
II. Mehmetin istanbul u aldıktan sonra yağma yapmaması hem islam hukukuna hem de tarihe aykırıdır. Şehir alındıktan sonra 3 gün yağmalanmıştır. O devirde savaşların nedenlerinden birisi de yağmaydı. Askerlerin savaşa gitme nedeni ganimet elde etmekti. Bu ganimetin içinde para, mal mülk olduğu kadar erkek ve kadın köle (cariye) elde etmek de vardır. Çünkü askerler bekârdır ve cariyeleri cinsel ihtiyaçları için kullanacaklardır ki biz buna günümüzde tecavüz diyoruz, köleleri ise esirciyan pazarlarında satarlardı. II. Mehmet (Fatih) kundaktaki on bir aylık kardeşi Ahmeti boğdurmuştur, Hurifileri canlı canlı yaktırmıştır.
KAYNAK:
1- Kritovulos, istanbulun Fethi, istanbul, 1967, s. 72
2- Zorzi Dolfin, istanbulun Muhasarası ve Zaptı
3- Sndrew Wheatcroft, Osmanlılar, istanbul: Altın Yayınları, 1996, s. 37
4- Oruç Beğ Tarihi, istanbul: Tercüman Yayınları, s. 109
5- Aşık Paşaoğlu Tarihi, istanbul: M.E.B. Yayınları, 1992, s. 119
6- Emine Çaykara, Tarihçilerin Kutbu, "Halil inalcık Kitabı", Türkiye iş Bankası Kültür Yayınları, Nehir Söyleşi 16, 2005, Sayfa 460-461.
istanbulun fethi/işgali ile ilgili Halil inalçık ın Tarihçilerin Kutbu ve Erdoğan Aydının Fatih ve Fetih: Mitler ve Gerçekler kitaplarında ayrıntılı bir bilgi verilmektedir. Constantinople, Osmanlı tarafından alındıktan sonra ki aşama için Erdoğan Aydın ne yazmış bakalım.
Türkler şehirdeki pek çok Hıristiyanı kılıçtan geçirdiler. Yollar sanki yağmur yağmış gibiydi ve dereler kadar kan akıyordu. Gerek Hıristiyanların gerek Türklerin ölü vücutları Çanakkale denizine atıldılar. Bunlar kanallardaki havuzlar gibi suyun üstünde yüzüyorlardı (s.68)
Fetih sonrası talan meselesinde Aydın diğer yazarlardan aktarmalar yapmış:
yataklarında uyuyan kadınlar karabasanlar yaşamışlardır. Elleri insan kanıyla boyanmış kılıçlı insanlar, rastlantı sonucunda bir araya gelmiş olan bu her ırk ve milletten oluşan kalabalık, vahşi hayvanlar gibi evlere girmişler, kadınları acımasızca sürükleyerek caddelere çıkarmışlar ve orada kendilerine her türlü kötülüğü yapmışlardır Ve kiliselerin kirletilmesi, yağmalanması böyle bir şey nasıl anlatılabilir ki? ikonaları ve kutsal emanetleri ve diğer eşyaları saygısızca yere fırlattılar bazılarını ateşlere atarken, diğerlerini parçalayıp sokaklara saçtılar. Eski zamanın kutsal ölülerinin mezarları açıldı ve kemikleri parça parça edilip sokaklara atıldı. Kutsal kupaların kimi içmek için kullanıldı, kimi eritilip satıldı (1)
güneş doğalı çok olmamıştı ki, şehir Türkler tarafından ele geçiriliyor ve yağma başlıyor; mukavemet gösterenler öldürülüyor, ihtiyarlar ve cüzamlılarla hasta kimseler parça parça ediliyordu. Teslim olanları esir alıyorlardı. (2)
Küçükler ve çok yaşlılar para etmedikleri için orada öldürüldü. Erkekler iplerle bağlandılar, kadınlar ikişer üçer kişilik gruplar hâlinde birbirlerine saçlarından bağlandılar. Bizanslı görgü tanıkları, küçük kız ve oğlanların sunak masaları üstünde ırzlarına geçildiğini ve büyük kilisenin onların çığlıklarıyla çınladığını anlatırlar.(3)
Bunları hemen hemen aynı açıklıkla Osmanlı tarihçileri de yazmışlar:
Şehrin içine girdiler. Yağma ve talan ettiler. Oğlanlarını, kızlarını ve mallarını alıp esir ettiler. Sultan Mehmet dahi evleri için yağma buyurdu. O sırada tutabilen tuttu. Müslümanlar şöyle mala gark oldular ki, istanbulun yapıldığı 2400 yıldan beri toplanan mal hep gazilere nasip oldu. Üç gün yağma ettiler. Üç günden sonra yağmayı yasakladılar. (4)
Hisar fetholundu. iyi yağmalar ve doyumluklar oldu. Altın, gümüş ve mücevherler ve her türlü kumaşlar gelip pazara döküldü. Satmaya başladılar. Halkını esir ettiler. Tekfurunu öldürdüler. Güzel kızlarını gaziler bağırlarına bastılar. (5)
Bu Konuda Emine Çankaraın kitabında da istanbulun alındıktan sonra nasıl yağmaladığı anlatılmaktadır:
"O zaman Fatih'in yanında, meşhur Beylerbeyi Hamza Bey'in oğlu, Mahmut Paşa'nın katibi Tursun Bey. Tursun Bey Tarih-i Ebu'l-Feth'de gerçeği anlatıyor. imparatorlar o zaman kırmızı çizme giyerlerdi. Ölüsünü çizmelerinden teşhis ediyor, getiriyorlar. Fatih fetihte saltanat rakibi Emir Süleyman oğlu Orhan'ı da yakalattı ve idam ettirdi. (...) Orhan, Bayezid' in oğlu Süleyman Çelebi'nin oğlu. istanbul'a sığınmış, sultanlık iddia ediyordu. Fatih'e karşı surlarda savaştı. Fatih'in ilk işlerinden biri imparatorun ölüsünü buldurmak ve Orhan'ı buldurup idam ettirmek.. Çelebi Mehmed'in soyundan gelenler saltanatın hakiki sahibidir, Fatih bu soydan gelir. Halbuki Orhan, Çelebi Mehmed' in kardeşi Süleyman Çelebi'nin oğludur."(6)
II. Mehmetin istanbul u aldıktan sonra yağma yapmaması hem islam hukukuna hem de tarihe aykırıdır. Şehir alındıktan sonra 3 gün yağmalanmıştır. O devirde savaşların nedenlerinden birisi de yağmaydı. Askerlerin savaşa gitme nedeni ganimet elde etmekti. Bu ganimetin içinde para, mal mülk olduğu kadar erkek ve kadın köle (cariye) elde etmek de vardır. Çünkü askerler bekârdır ve cariyeleri cinsel ihtiyaçları için kullanacaklardır ki biz buna günümüzde tecavüz diyoruz, köleleri ise esirciyan pazarlarında satarlardı. II. Mehmet (Fatih) kundaktaki on bir aylık kardeşi Ahmeti boğdurmuştur, Hurifileri canlı canlı yaktırmıştır.
KAYNAK:
1- Kritovulos, istanbulun Fethi, istanbul, 1967, s. 72
2- Zorzi Dolfin, istanbulun Muhasarası ve Zaptı
3- Sndrew Wheatcroft, Osmanlılar, istanbul: Altın Yayınları, 1996, s. 37
4- Oruç Beğ Tarihi, istanbul: Tercüman Yayınları, s. 109
5- Aşık Paşaoğlu Tarihi, istanbul: M.E.B. Yayınları, 1992, s. 119
6- Emine Çaykara, Tarihçilerin Kutbu, "Halil inalcık Kitabı", Türkiye iş Bankası Kültür Yayınları, Nehir Söyleşi 16, 2005, Sayfa 460-461.
terk eden taraf genelde üzülmez.
üzülse de birkaç güne kadar vicdan mastürbasyonu yapacak bir şey bulur ve rahatlar.
bunun kızı erkeği de yoktur.
bu gibi kaideleri sözlükten öğrenecek kadar hayattan kopuksanız daha çok tepik yersiniz, uyandırayım.
ölen yakınlarının mezarı başında bile "ben şimdi sensiz ne yapacağım" diye ağlayan insanlarız, fazla da bir şey beklememek lazım.
üzülse de birkaç güne kadar vicdan mastürbasyonu yapacak bir şey bulur ve rahatlar.
bunun kızı erkeği de yoktur.
bu gibi kaideleri sözlükten öğrenecek kadar hayattan kopuksanız daha çok tepik yersiniz, uyandırayım.
ölen yakınlarının mezarı başında bile "ben şimdi sensiz ne yapacağım" diye ağlayan insanlarız, fazla da bir şey beklememek lazım.
Yıkıldı artık yolunu bekleyen şehir,
Artık gelsen de bir gelmesen de bir...
Artık gelsen de bir gelmesen de bir...