bugün
- yeni parti55
- islam medeniyeti diye bir şey yoktur7
- ev işlerinde eşine yardım eden erkek3
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri3
- tekne turu8
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı14
- muz yiyen erkek4
- askeri ücretle evlenebilir mi5
- true'nin çaylak olması2
- imam maaşları2
- yeni parti için isim önerisi5
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası32
- ordu merkez3
- aykirikadin7
- tiramisu yiyen erkek3
- nickten isim tahmini yapmak72
- 64 yıl ilişki yaşayıp evlenmeyi kabul eden kadın4
- hayden panettiere2
- 2002 yılını özlemek3
- kel erkeklerin karizması3
- galericiler taksiciler emlakçılar ve telefoncular2
- herkesin birbirini fake hesapla suçlaması5
- bik bik'in mutfağına konuk olmak5
- sözlük kızlarının kendilerini güvenilir sanması8
- ucuza geliyor diye zinaya yönelen erkek2
- dhkp c'li ev arkadaşı2
- aynı bokun laciverti2
- yeni partinin amblemi2
- atatürk'ün alevi dedelerine de karşı olması5
- atm den para yollayanlar3
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak19
- fakir erkeğin karımı çalıştırmam demesi2
- eski kitaplar3
- mehdinin pforzheim da olması3
- çocuk kanallarının çok çocuksu olması2
- şeriatsız dünya2
- keki kabarmayan sözlük kızı3
- islam medeniyetinin varlığı2
- kova dolunayı4
- kel erkekler çirkinse johnny sins ne o zaman2
- gammazlar neden hiç çaylak olmuyor8
- 24 tane fake hesabı olan yazar6
- ben gerizekalıyım demenin en kolay yolu2
- bir erkeğin aşko demesi5
- açım diyen insana verikecek cevaplar2
- çağımızın hastalığı8
- hangi yazar hangi başlığa ait5
- sözlükteki herkesin 2 hesap kullanması6
- biraz şımardım6
- çikolata soslu ıslak kek2
istanbul feth/işgal edildikten sonra II. Mehmet bir ferman yayınlıyor ve bu fermanda Constantinople de yaşayan herkesin canına malına ve namusuna dokunulmayacak, bütün gayrimüslimler Osmanlı nın koruması altında olacaktır yalanı Türkiyede resmi tarihte geçmektedir. ilginç olan, II. Mehmet istanbul u aldıktan sonra Constantinople nin en büyük kilisesi Ayasofyayı camiye çevirmesi Türkiyede doğalmış gibi anlatılmaktadır. Hem başka bir dinin mabedini kendi dinin mabedine çevireceksin hem de II Mehmetin hoşgörülü olduğunu söylemeyi sürdüreceksin. Yine Sana ait olmayan bir şehri alacaksın ve buna fetih diyeceksin, işgal demeyeceksin ama başkası aynı şehri 13 Kasım 1918 de almaya kalktığında buna işgal diyeceksin. Esasında işgal ile fetih aynı manayı ifade etmektedir. Sana ait olmayan bir şehri zorla ele geçirmeye alan açısından fetih, şehri kaybeden açısından işgaldir.
istanbulun fethi/işgali ile ilgili Halil inalçık ın Tarihçilerin Kutbu ve Erdoğan Aydının Fatih ve Fetih: Mitler ve Gerçekler kitaplarında ayrıntılı bir bilgi verilmektedir. Constantinople, Osmanlı tarafından alındıktan sonra ki aşama için Erdoğan Aydın ne yazmış bakalım.
Türkler şehirdeki pek çok Hıristiyanı kılıçtan geçirdiler. Yollar sanki yağmur yağmış gibiydi ve dereler kadar kan akıyordu. Gerek Hıristiyanların gerek Türklerin ölü vücutları Çanakkale denizine atıldılar. Bunlar kanallardaki havuzlar gibi suyun üstünde yüzüyorlardı (s.68)
Fetih sonrası talan meselesinde Aydın diğer yazarlardan aktarmalar yapmış:
yataklarında uyuyan kadınlar karabasanlar yaşamışlardır. Elleri insan kanıyla boyanmış kılıçlı insanlar, rastlantı sonucunda bir araya gelmiş olan bu her ırk ve milletten oluşan kalabalık, vahşi hayvanlar gibi evlere girmişler, kadınları acımasızca sürükleyerek caddelere çıkarmışlar ve orada kendilerine her türlü kötülüğü yapmışlardır Ve kiliselerin kirletilmesi, yağmalanması böyle bir şey nasıl anlatılabilir ki? ikonaları ve kutsal emanetleri ve diğer eşyaları saygısızca yere fırlattılar bazılarını ateşlere atarken, diğerlerini parçalayıp sokaklara saçtılar. Eski zamanın kutsal ölülerinin mezarları açıldı ve kemikleri parça parça edilip sokaklara atıldı. Kutsal kupaların kimi içmek için kullanıldı, kimi eritilip satıldı (1)
güneş doğalı çok olmamıştı ki, şehir Türkler tarafından ele geçiriliyor ve yağma başlıyor; mukavemet gösterenler öldürülüyor, ihtiyarlar ve cüzamlılarla hasta kimseler parça parça ediliyordu. Teslim olanları esir alıyorlardı. (2)
Küçükler ve çok yaşlılar para etmedikleri için orada öldürüldü. Erkekler iplerle bağlandılar, kadınlar ikişer üçer kişilik gruplar hâlinde birbirlerine saçlarından bağlandılar. Bizanslı görgü tanıkları, küçük kız ve oğlanların sunak masaları üstünde ırzlarına geçildiğini ve büyük kilisenin onların çığlıklarıyla çınladığını anlatırlar.(3)
Bunları hemen hemen aynı açıklıkla Osmanlı tarihçileri de yazmışlar:
Şehrin içine girdiler. Yağma ve talan ettiler. Oğlanlarını, kızlarını ve mallarını alıp esir ettiler. Sultan Mehmet dahi evleri için yağma buyurdu. O sırada tutabilen tuttu. Müslümanlar şöyle mala gark oldular ki, istanbulun yapıldığı 2400 yıldan beri toplanan mal hep gazilere nasip oldu. Üç gün yağma ettiler. Üç günden sonra yağmayı yasakladılar. (4)
Hisar fetholundu. iyi yağmalar ve doyumluklar oldu. Altın, gümüş ve mücevherler ve her türlü kumaşlar gelip pazara döküldü. Satmaya başladılar. Halkını esir ettiler. Tekfurunu öldürdüler. Güzel kızlarını gaziler bağırlarına bastılar. (5)
Bu Konuda Emine Çankaraın kitabında da istanbulun alındıktan sonra nasıl yağmaladığı anlatılmaktadır:
"O zaman Fatih'in yanında, meşhur Beylerbeyi Hamza Bey'in oğlu, Mahmut Paşa'nın katibi Tursun Bey. Tursun Bey Tarih-i Ebu'l-Feth'de gerçeği anlatıyor. imparatorlar o zaman kırmızı çizme giyerlerdi. Ölüsünü çizmelerinden teşhis ediyor, getiriyorlar. Fatih fetihte saltanat rakibi Emir Süleyman oğlu Orhan'ı da yakalattı ve idam ettirdi. (...) Orhan, Bayezid' in oğlu Süleyman Çelebi'nin oğlu. istanbul'a sığınmış, sultanlık iddia ediyordu. Fatih'e karşı surlarda savaştı. Fatih'in ilk işlerinden biri imparatorun ölüsünü buldurmak ve Orhan'ı buldurup idam ettirmek.. Çelebi Mehmed'in soyundan gelenler saltanatın hakiki sahibidir, Fatih bu soydan gelir. Halbuki Orhan, Çelebi Mehmed' in kardeşi Süleyman Çelebi'nin oğludur."(6)
II. Mehmetin istanbul u aldıktan sonra yağma yapmaması hem islam hukukuna hem de tarihe aykırıdır. Şehir alındıktan sonra 3 gün yağmalanmıştır. O devirde savaşların nedenlerinden birisi de yağmaydı. Askerlerin savaşa gitme nedeni ganimet elde etmekti. Bu ganimetin içinde para, mal mülk olduğu kadar erkek ve kadın köle (cariye) elde etmek de vardır. Çünkü askerler bekârdır ve cariyeleri cinsel ihtiyaçları için kullanacaklardır ki biz buna günümüzde tecavüz diyoruz, köleleri ise esirciyan pazarlarında satarlardı. II. Mehmet (Fatih) kundaktaki on bir aylık kardeşi Ahmeti boğdurmuştur, Hurifileri canlı canlı yaktırmıştır.
KAYNAK:
1- Kritovulos, istanbulun Fethi, istanbul, 1967, s. 72
2- Zorzi Dolfin, istanbulun Muhasarası ve Zaptı
3- Sndrew Wheatcroft, Osmanlılar, istanbul: Altın Yayınları, 1996, s. 37
4- Oruç Beğ Tarihi, istanbul: Tercüman Yayınları, s. 109
5- Aşık Paşaoğlu Tarihi, istanbul: M.E.B. Yayınları, 1992, s. 119
6- Emine Çaykara, Tarihçilerin Kutbu, "Halil inalcık Kitabı", Türkiye iş Bankası Kültür Yayınları, Nehir Söyleşi 16, 2005, Sayfa 460-461.
istanbulun fethi/işgali ile ilgili Halil inalçık ın Tarihçilerin Kutbu ve Erdoğan Aydının Fatih ve Fetih: Mitler ve Gerçekler kitaplarında ayrıntılı bir bilgi verilmektedir. Constantinople, Osmanlı tarafından alındıktan sonra ki aşama için Erdoğan Aydın ne yazmış bakalım.
Türkler şehirdeki pek çok Hıristiyanı kılıçtan geçirdiler. Yollar sanki yağmur yağmış gibiydi ve dereler kadar kan akıyordu. Gerek Hıristiyanların gerek Türklerin ölü vücutları Çanakkale denizine atıldılar. Bunlar kanallardaki havuzlar gibi suyun üstünde yüzüyorlardı (s.68)
Fetih sonrası talan meselesinde Aydın diğer yazarlardan aktarmalar yapmış:
yataklarında uyuyan kadınlar karabasanlar yaşamışlardır. Elleri insan kanıyla boyanmış kılıçlı insanlar, rastlantı sonucunda bir araya gelmiş olan bu her ırk ve milletten oluşan kalabalık, vahşi hayvanlar gibi evlere girmişler, kadınları acımasızca sürükleyerek caddelere çıkarmışlar ve orada kendilerine her türlü kötülüğü yapmışlardır Ve kiliselerin kirletilmesi, yağmalanması böyle bir şey nasıl anlatılabilir ki? ikonaları ve kutsal emanetleri ve diğer eşyaları saygısızca yere fırlattılar bazılarını ateşlere atarken, diğerlerini parçalayıp sokaklara saçtılar. Eski zamanın kutsal ölülerinin mezarları açıldı ve kemikleri parça parça edilip sokaklara atıldı. Kutsal kupaların kimi içmek için kullanıldı, kimi eritilip satıldı (1)
güneş doğalı çok olmamıştı ki, şehir Türkler tarafından ele geçiriliyor ve yağma başlıyor; mukavemet gösterenler öldürülüyor, ihtiyarlar ve cüzamlılarla hasta kimseler parça parça ediliyordu. Teslim olanları esir alıyorlardı. (2)
Küçükler ve çok yaşlılar para etmedikleri için orada öldürüldü. Erkekler iplerle bağlandılar, kadınlar ikişer üçer kişilik gruplar hâlinde birbirlerine saçlarından bağlandılar. Bizanslı görgü tanıkları, küçük kız ve oğlanların sunak masaları üstünde ırzlarına geçildiğini ve büyük kilisenin onların çığlıklarıyla çınladığını anlatırlar.(3)
Bunları hemen hemen aynı açıklıkla Osmanlı tarihçileri de yazmışlar:
Şehrin içine girdiler. Yağma ve talan ettiler. Oğlanlarını, kızlarını ve mallarını alıp esir ettiler. Sultan Mehmet dahi evleri için yağma buyurdu. O sırada tutabilen tuttu. Müslümanlar şöyle mala gark oldular ki, istanbulun yapıldığı 2400 yıldan beri toplanan mal hep gazilere nasip oldu. Üç gün yağma ettiler. Üç günden sonra yağmayı yasakladılar. (4)
Hisar fetholundu. iyi yağmalar ve doyumluklar oldu. Altın, gümüş ve mücevherler ve her türlü kumaşlar gelip pazara döküldü. Satmaya başladılar. Halkını esir ettiler. Tekfurunu öldürdüler. Güzel kızlarını gaziler bağırlarına bastılar. (5)
Bu Konuda Emine Çankaraın kitabında da istanbulun alındıktan sonra nasıl yağmaladığı anlatılmaktadır:
"O zaman Fatih'in yanında, meşhur Beylerbeyi Hamza Bey'in oğlu, Mahmut Paşa'nın katibi Tursun Bey. Tursun Bey Tarih-i Ebu'l-Feth'de gerçeği anlatıyor. imparatorlar o zaman kırmızı çizme giyerlerdi. Ölüsünü çizmelerinden teşhis ediyor, getiriyorlar. Fatih fetihte saltanat rakibi Emir Süleyman oğlu Orhan'ı da yakalattı ve idam ettirdi. (...) Orhan, Bayezid' in oğlu Süleyman Çelebi'nin oğlu. istanbul'a sığınmış, sultanlık iddia ediyordu. Fatih'e karşı surlarda savaştı. Fatih'in ilk işlerinden biri imparatorun ölüsünü buldurmak ve Orhan'ı buldurup idam ettirmek.. Çelebi Mehmed'in soyundan gelenler saltanatın hakiki sahibidir, Fatih bu soydan gelir. Halbuki Orhan, Çelebi Mehmed' in kardeşi Süleyman Çelebi'nin oğludur."(6)
II. Mehmetin istanbul u aldıktan sonra yağma yapmaması hem islam hukukuna hem de tarihe aykırıdır. Şehir alındıktan sonra 3 gün yağmalanmıştır. O devirde savaşların nedenlerinden birisi de yağmaydı. Askerlerin savaşa gitme nedeni ganimet elde etmekti. Bu ganimetin içinde para, mal mülk olduğu kadar erkek ve kadın köle (cariye) elde etmek de vardır. Çünkü askerler bekârdır ve cariyeleri cinsel ihtiyaçları için kullanacaklardır ki biz buna günümüzde tecavüz diyoruz, köleleri ise esirciyan pazarlarında satarlardı. II. Mehmet (Fatih) kundaktaki on bir aylık kardeşi Ahmeti boğdurmuştur, Hurifileri canlı canlı yaktırmıştır.
KAYNAK:
1- Kritovulos, istanbulun Fethi, istanbul, 1967, s. 72
2- Zorzi Dolfin, istanbulun Muhasarası ve Zaptı
3- Sndrew Wheatcroft, Osmanlılar, istanbul: Altın Yayınları, 1996, s. 37
4- Oruç Beğ Tarihi, istanbul: Tercüman Yayınları, s. 109
5- Aşık Paşaoğlu Tarihi, istanbul: M.E.B. Yayınları, 1992, s. 119
6- Emine Çaykara, Tarihçilerin Kutbu, "Halil inalcık Kitabı", Türkiye iş Bankası Kültür Yayınları, Nehir Söyleşi 16, 2005, Sayfa 460-461.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar