bugün
- sözlükte kavga olmayacak hissi14
- kiraz cicegi kolonyasi29
- kendini çok önemli sanan yazar15
- bazı insanların birbirini kırmaktan zevk alması5
- türkiye nin girişine yazılması gereken söz8
- üst geçit3
- yalanlarla yaşıyorum3
- kars kaşarı vs izmir kaşarı3
- tai lung'un sürekli yanlış bilgi vermesi4
- flört3
- beyaz giyince kesin üstüne yemek dökmek6
- ağırlık kaldıramayan erkek5
- pisa ortalamasında avrupaya çakmamız5
- hiç yalan söyleyememek ister miydin5
- şahin siyonistle islamcı kardeştir6
- fenerbahçe biraz sert biraz katı14
- porno sitelerine hükmeden katolik milyarderler2
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı76
- temel oran safsatası2
- uludağ sözlük için öneriler2
- üniversiteli eskort kadınlar10
- online listesi2
- burun sıkmak2
- ekmeği ayaklar altında çiğnemek2
- türk kızı6
- format at düzelir3
- modern çağın insanı3
- fikir paylaşma günü6
- sivas3
- woke2
- bir insanı tanımak5
- bütün dövmeli kızlar patlaktır7
- orta doğu teknik üniversitesi2
- kızılay avm2
- nineteen ninety four5
- ateizm sekülerizm deccaliyet ruhunun bi parçasıdır4
- türkiye'yi ışid zihniyeti yönetseydi nasıl olurdu4
- şehrin bağırsaklarını sevmek5
- allah tüm insanları isa'nın suretinde yaratmıştır4
- e r'e k t o r5
- küs olan yazarları öpüştürüp barıştırmak7
- kedi sevmeyen insan4
- yeni iş yerinde yaşanan olaylar ve klişeler2
- adalet bakanlığı'nın 15 bin alım süreci2
- leroy sane2
- osimhensiz galatasaray6
- mutfağına konuk olunan yazara arkadan sarılmak5
- okul zilinin pavlovsal etkisi7
- ey insan7
- 9 eylül 2026 barcelona feyenoord maçı2
entry'ler (17)
senin tümörün benim dediydi hey gidi hey, bir de salak demişti ama onu boşverelim. geçmişte kimin kime ne dediğinin ne önemi kaldı bugün?
fransızca ile on senedir uğraşan biri olarak naçizane tavsiyem, "öğrenmesinler."
Death Note, L elbette. Canım ciğerimdir.
Diğer isimleri için,
(bkz: hideki ryuga)
(bkz: eraldo coil)
(bkz: ryuzaki)
(bkz: death note)
Diğer isimleri için,
(bkz: hideki ryuga)
(bkz: eraldo coil)
(bkz: ryuzaki)
(bkz: death note)
Fiziksel olarak Uranüs'e de gitsek, kafa olarak olduğumuz yerde saydığımızı gözler önüne bir kez daha seren başlıktır.
insanların sevilmeye değip değmeyeceğini cinsel ilişkiye girip girmediği ile hesaplayan erkekler, ilk parasızlıklarında, ilk işşizliklerinde eşlerinden çelme yediklerinde üzülüp ağlamasın; kendilerindeki kafanın aynısından kullanan bir eş bulmuş olduklarına sevinsinler.
insanların sevilmeye değip değmeyeceğini cinsel ilişkiye girip girmediği ile hesaplayan erkekler, ilk parasızlıklarında, ilk işşizliklerinde eşlerinden çelme yediklerinde üzülüp ağlamasın; kendilerindeki kafanın aynısından kullanan bir eş bulmuş olduklarına sevinsinler.
Tarkan'ın Kış Güneşi şarkısı;
https://www.youtube.com/watch?v=-CxauCeQ_SQ
Sözleri Yıldız Tilbe'ye aittir, alt yapısı bir harikadır. Tarkan'ın en iyi şarkısıdır.
https://www.youtube.com/watch?v=-CxauCeQ_SQ
Sözleri Yıldız Tilbe'ye aittir, alt yapısı bir harikadır. Tarkan'ın en iyi şarkısıdır.
Sürekli aynı şeyler olsa da, birileri ölüyor, yeni birileri ile denk geliniyor, gruba katılma, dalaş, hop yine birileri ölüyor; kendini izleten dizi. On sene olmuş dile kolay, sağ kalmayı başaran karakterlerle akraba olduk, çoğunu amcamdan halamdan çok gördüm; şimdi nasıl vazgeçelim.
bir yenilik denemeye karar vermiş ve ya sadece canı öyle yapmak istemiş ve yapmış olan kadındır.
Oyunculuğu hobi gibi yapan, ressamdır bu arkadaş. Aynı zamanda performans sanatı da sergiler, geçen gün bir ekiple beraber balkondan aşağı karpuz attılar örneğin, bir kaç sene evvel de kendini komple sarıya boyayıp bir şeyler yapmış. :swh:
Kendisini (bkz: the 100) dizisinde (bkz: finn collins) olarak izledik, bunun dışında pek öyle bilinen yapımlarda rol almamış henüz.
Oyunculuğu bana kalırsa kasıntıdır, ağzını burnunu aşırı oynatır.
Ressamlığı, deli deli bakması, röportajlarında bariz şekilde belli olan içe kapanıklığı ile aslında başka biridir ve o başka biri oyuncu olandan daha hoştur.
Uzun bir süredir yine oyuncu olan (bkz: jane levy) ile sevgilidirler.
Kendisini (bkz: the 100) dizisinde (bkz: finn collins) olarak izledik, bunun dışında pek öyle bilinen yapımlarda rol almamış henüz.
Oyunculuğu bana kalırsa kasıntıdır, ağzını burnunu aşırı oynatır.
Ressamlığı, deli deli bakması, röportajlarında bariz şekilde belli olan içe kapanıklığı ile aslında başka biridir ve o başka biri oyuncu olandan daha hoştur.
Uzun bir süredir yine oyuncu olan (bkz: jane levy) ile sevgilidirler.
Kendisini çekici buluyordum evet lakin bütün olayının saçları olduğunu idrak edince yıkıldım.
Saçları kısaltınca çakal emlakçılara benzemiş olan eski yakışıklı.
Saçları kısaltınca çakal emlakçılara benzemiş olan eski yakışıklı.
yaşadığım en ağır hayal kırıklıklarından biridir. mektup yazıp ucunu yakarak bethesda'ya yollamayı düşündüm. Böyle harika bir efsane buraya mı varacaktı? Elimde odun meczup gibi tek başıma dolanıyorum bomboş haritada, ne bir npc ne bir hikaye. Sürekli holotape bulup bir şeyler dinliyorum, robotlarla falan muhatabız. Yanımdan zıplayarak başka bir oyuncu geçiyor. Neymiş grup olup beraber oynayacakmışız npc o yüzden yokmuş. Yavrum herkes solo takılmak istiyor bu tip oyunlarda yahu, rpg oynuyoruz. Tek başıma var olacağım olayım o, neden tanımadığım insanlarla kulakta kulaklık grup olup uçan kakalak öldüreyim? Eğer onu yapmak isteseydim moba oynardım. Kahroluyorum her gün.
uzun sözün kısası, fallout serisinin beklentiyi karşılayamayan yeni online oyunudur.
uzun sözün kısası, fallout serisinin beklentiyi karşılayamayan yeni online oyunudur.
Fikrimce en iyi rpg oyunlarından biridir. Senelerce oynadım, oyunda geçirdiğim süre üst üste konsa muhtemelen hayatımın 6-7 ayını buna vermişimdir. Oynadıkça yeni şeyler keşfediliyor kardeşim bir oyun hiç mi bitmez? Bunun tasarımı yapan çocuk kör oldu. Sürekli yeni mekanlar bir şeyler. Yarattığı dahil olma hissi de inanılmazdır, o hafif dandik grafiklere ve rezil dövüş motoruna rağmen kendimi dragonborn sanarak dolanıyorum senelerdir.
Kısacası harikadır, hikayesi harikadır, müzikleri harikadır, keşfetme duygusu harikadır, insanı içine çekişi harikadır.
Kısacası harikadır, hikayesi harikadır, müzikleri harikadır, keşfetme duygusu harikadır, insanı içine çekişi harikadır.
7 sezondur iması yapıldığı üzre şahsi fikrim bu şahıs (bkz: jon snow) delikanlısıdır. yakışıklı da kerata.
Bazı müzelerde öğrenci günüdür, ücretsizdir. Müzeye gidilebilir.
(bkz: istanbul modern)
(bkz: türkiye iş bankası müzesi)
(bkz: pera müzesi)
(bkz: sakıp sabancı müzesi)
(bkz: istanbul modern)
(bkz: türkiye iş bankası müzesi)
(bkz: pera müzesi)
(bkz: sakıp sabancı müzesi)
günün biçimsiz saatlerinde yaşlı ve hasta eşini azarlarken delirip haykırmaya başlayan komşudan iyidir.
Bizim Aile filminde Yaşar Usta karakterine can veren Münir Özkul'un meşhur tiradıdır,
"Bak beyim, sana iki çift lafım var." diye başlar,
"Koskoca adamsın. Paran var, pulun var, her şeyin var. Binlerce kişi çalışıyor emrinde. Yakışır mı sana ekmekle oynamak? Yakışır mı bunca günahsızı, çoluğu çocuğu karda kışta sokağa atmak, aç bırakmak? Ama nasıl yakışmaz?
Sen değil misin öz kızına bile acımayan, bir damlacık saadeti çok gören? Anlamıyor musun beyim, bu çocuklar birbirini seviyor! Ama ben boşuna konuşuyorum. Sevgiyi tanımayan adama sevgiyi anlatmaya çalışıyorum. Sen büyük patron, milyarderrrrrrrrr, para babası, fabrikalar sahibi Saim bey. Sen mi büyüksün? Hayır ben büyüğüm, ben, Yaşar Usta!
Sen benim yanımda bir hiçsin, anlıyor musun, bir hiç! Gözümde pul kadar bile değerin yok! Ama şunu iyi bil, ne oğluma ne de gelinime hiçbir şey yapamayacaksın.
Yıkamayacaksın, dağıtamayacaksın, mağlup edemeyeceksin bizi. Çünkü biz birbirimize parayla pulla değil, sevgiyle bağlıyız. Bizler birbirimizi seviyoruz. Biz bir aileyiz. Biz güzel bir aileyiz. Bunu yıkmaya senin gücün yeter mi sanıyorsun? Dokunma artık aileme! Dokunma çocuklarıma! Dokunma oğluma! Dokunma gelinime! Eğer onların kılına zarar gelirse ben, ömründe bir karıncayı bile incitmemiş olan ben, Yaşar Usta, hiç düşünmeden çeker vururum seni! Anlıyor musun? Vururum ve dönüp arkama bakmam bile!"
Her seferinde daha da harikadır.
"Bak beyim, sana iki çift lafım var." diye başlar,
"Koskoca adamsın. Paran var, pulun var, her şeyin var. Binlerce kişi çalışıyor emrinde. Yakışır mı sana ekmekle oynamak? Yakışır mı bunca günahsızı, çoluğu çocuğu karda kışta sokağa atmak, aç bırakmak? Ama nasıl yakışmaz?
Sen değil misin öz kızına bile acımayan, bir damlacık saadeti çok gören? Anlamıyor musun beyim, bu çocuklar birbirini seviyor! Ama ben boşuna konuşuyorum. Sevgiyi tanımayan adama sevgiyi anlatmaya çalışıyorum. Sen büyük patron, milyarderrrrrrrrr, para babası, fabrikalar sahibi Saim bey. Sen mi büyüksün? Hayır ben büyüğüm, ben, Yaşar Usta!
Sen benim yanımda bir hiçsin, anlıyor musun, bir hiç! Gözümde pul kadar bile değerin yok! Ama şunu iyi bil, ne oğluma ne de gelinime hiçbir şey yapamayacaksın.
Yıkamayacaksın, dağıtamayacaksın, mağlup edemeyeceksin bizi. Çünkü biz birbirimize parayla pulla değil, sevgiyle bağlıyız. Bizler birbirimizi seviyoruz. Biz bir aileyiz. Biz güzel bir aileyiz. Bunu yıkmaya senin gücün yeter mi sanıyorsun? Dokunma artık aileme! Dokunma çocuklarıma! Dokunma oğluma! Dokunma gelinime! Eğer onların kılına zarar gelirse ben, ömründe bir karıncayı bile incitmemiş olan ben, Yaşar Usta, hiç düşünmeden çeker vururum seni! Anlıyor musun? Vururum ve dönüp arkama bakmam bile!"
Her seferinde daha da harikadır.
bir takım estetik müdahaleler ile dürtülmezse, insanın tabiatı gereği her memenin zaman içerisinde gerek yavaş gerek hızlı şekilde aldığı yol, birinden diğerine.